# Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim
- **Tarih:** 16 Aralık 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK TÜRKİYE İMAR BANKASI T.A.Ş. HAKKINDA KAN.TAS. (S.SAYISI : 304 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2003-12-16-bazi-kanunlarda-degisiklik-turkiye-imar-bankasi-t-a-s-hakkinda-kan-ta

> Muharrem Kılıç (CHP), 16 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK TÜRKİYE İMAR BANKASI T.A.Ş. HAKKINDA KAN.TAS. (S.SAYISI : 304 )); konuşma 461 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 1 inci maddesiyle ilgili olarak, şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, BDDK'nın 3.7.2003 tarihli kararıyla, İmar Bankası Türk Anonim Şirketinin bankacılık faaliyetlerine son verilerek, bankanın yönetim ve denetimi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmiştir. Karar tarihine kadar mevduat sigorta kapsamı 50 milyar TL olduğu halde, aynı gün alınan kararla, 15.1.2001 tarihinden geçerli olmak üzere, tüm mevduatlar sigorta kapsamına alınmıştır.

El koymadan itibaren beş ayı aşkın bir süre geçtiği halde, İmar Bankasında parası olan vatandaşların sorunlarına bir çözüm getirilememiştir. Çözüme ilişkin olarak getirilen bu tasarı, ne yazık ki, bu vatandaşlarımızın sorunlarını çözecek yapıda değildir.

Tasarının 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, mevduat sahibi vatandaşlarımızın paralarına hangi faiz oranlarının uygulanacağının, ödemelerin ne şekilde yapılacağının takdiri Bakanlar Kuruluna bırakılmaktadır; ancak, hükümetin bu beş ayı aşkın süredeki uygulamalarına baktığımızda, ödemelerin yakın zamanda yapılacağına dair bir ışık görülmemektedir, uygulanacak faiz oranları da belli değildir. Bu mevduatlara, kamu bankalarındaki mevduatlara uygulanan faiz oranları veya devlet borçlanmasındaki hazine bonolarına uygulanan faiz oranları uygulanmalıdır; çünkü, vatandaşlarımızın mevduatları, 3.7.2003 tarihî itibariyle, yasal olarak kamunun üzerinde bulunmaktadır.

Tasarının 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise, tam bir hukuksuzluk göze çarpmaktadır. Yapılan düzenlemeyle, İmar Bankasının bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı 3.7.2003 tarihi itibariyle geriye doğru bir ay içerisinde kıyı bankalarındaki hesaplarını İmar Bankasındaki hesaplarına aktaranlara Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödeme yapılmaz, denilmektedir.

İmar Bankası, 4.7.2003 tarihine kadar, hiçbir kısıtlama olmadan reklamlarını yapmış, tüm bankacılık işlemlerini yürütmüştür. Bu nedenle, kıyı bankalarında parası olanlardan parasını İmar Bankasına mevduat hesabı olarak yatıranlara "siz, bankanın kapatılmasından bir ay önceki süre içinde paranızı bu bankaya neden getirdiniz" diyerek ödeme yapmamak hukuk mantığıyla bağdaşmamaktadır.

Aynı fıkrada, bir ay öncesinde kıyı bankacılığından İmar Bankasına getirilen paraların ödenmesiyle ilgili ileri sürülen şartlar, muhabir bankaca paranın nakit olarak bankaya yatırılması veya İmar Bankası dışındaki bir banka tarafından ödenmesidir. Bu şartlar, banka kayıtları üzerindeki hesap hareketlerinin gerçek değil, danışıklı olduğunu ileri sürmekten kaynaklanmaktadır. Oysa, hepimizin malumu olduğu üzere, banka işlemleri kayıtlar üzerinden yapılır. Hiç kimse, fon hesabını, döviz hesabını veya başka bir hesabını bozdurup nakit olarak aldıktan sonra başka bir hesap açtırmaz. Bunlar, elektronik ortamda, kayıtlar üzerinden yapılır. Hatta, günümüzde, bu tür işlemleri, artık, bankaya bile gitmeden, İnternet şubeleri yoluyla, evde veya ofisinizde bile, kendi bilgisayarınızdan yapabilmektesiniz. Oysa, bu düzenlemede, hükümetin bu hususları hiç dikkate almadığı anlaşılmaktadır.

Yanıma uğrayan İmar Bankası mağdurlarından birisinin elindeki belgelere baktığımda, 26.6.2003 tarihinde kıyı bankasındaki parasını İmar Bankasından aldığına dair ödeme fişi bulunmaktadır. Bu vatandaş, aynı gün, ödeme fişiyle tahsil ettiği parasını, İmar Bankasında 1 aylık vadeli hesaba yatırmıştır. Buna dair dekont ve bankaca verilen vadeli mevduat cüzdanı da elindedir. Bankaya ise 3.7.2003 tarihinde -8 gün sonra- el konulmuştur. Şimdi, bu durumdaki vatandaşı, hiçbir kanıt olmadan, muvazaalı işlem yaptı diye suçlamak mümkün müdür?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2003-12-16-bazi-kanunlarda-degisiklik-turkiye-imar-bankasi-t-a-s-hakkinda-kan-ta (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
