# Tük ceza kanununa geçici iki madde eklenmesi hakkında kanun tas.(ss.361)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mart 2004
- **Gündem:** TÜK CEZA KANUNUNA GEÇİCİ İKİ MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TAS.(SS.361)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2004-03-04-tuk-ceza-kanununa-gecici-iki-madde-eklenmesi-hakkinda-kanun-tas-ss-36

> Muharrem Kılıç (CHP), 4 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜK CEZA KANUNUNA GEÇİCİ İKİ MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TAS.(SS.361)); konuşma 664 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 361 sıra sayılı Türk Ceza Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifinin 2 nci maddesi üzerinde, Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, toplumun kanayan yaralarından biri olan 12 Eylül mağdurlarının bu sorunlarına aynı duyarlılıkla yaklaşarak, kanun teklifi veren Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilleri Sayın Oğuz Oyan ile Sayın Haluk Koç'a, yine, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Sayın Eyüp Fatsa'ya teşekkürlerimi sunuyorum.

Muhalefetin ve iktidarın, sorunlara bu şekilde, ortak yaklaşım gösteriyor olması, demokrasimiz açısından olumlu ve sevindirici bir yaklaşımdır. Cumhuriyet Halk Partisi, olumlu ve yapıcı muhalefet anlayışıyla, toplum yararına olarak, her alanda, iktidarın yapacağı yasal çalışmalara katkı sunmaya hazırdır ve bunun örneklerini de vermiştir. Nitekim, Meclise sunulan pek çok yasa tasarısı ve teklifinde gerek komisyonlarda gerekse Genel Kurulda her türlü olumlu katkıyı sunarak, oylarıyla desteklemiştir; özellikle, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla uygulanması ve Avrupa Birliğine uyuma ilişkin yasal düzenlemelerde tam destek vermiştir.

Sayın milletvekilleri, gerek 1970'lerde gerekse 1980 öncesi ve sonrası yıllarda yaşanan olaylar, toplumun çok büyük bir kesimini etkilemiştir. Bu insanların büyük çoğunluğu, ellerine silah da almamış olan fikir ve düşünce suçlularıdır. Bu memleketin gazetecileri, yazarları, bilimadamları, sendikacıları, dernek yöneticileri, öğretmeni, öğrencisi, düşüncelerini açıkladığı, görüşlerini yazıya döktüğü için, toplumsal sorunlara el attığı için, ağır cezalara çarptırılmışlardır. Bu vatandaşlarımızın yargılamaları, ne yazık ki, adil biçimde de yapılmamıştır. Yüzbinlerce insan, günlerce, haftalarca, hatta, bazen aylarca süren sorgulamalardan geçirildi; gerek zabıta sorgulamalarında gerekse savcılık aşamasında avukatları yanlarında bulunamadan, baskı ve zora dayalı biçimde ifadeleri alındı; kanıt

(x) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

olarak kabul edilmemesi gereken bu ifadelere dayanılarak mahkemelere davalar açıldı. Ne yazık ki, bu insanların çoğunluğunun yargılandığı askerî mahkemeleri, bağımsız ve tarafsız mahkemeler olarak kabul etmek de mümkün değildir. Askerî mahkemelerin hâkim ve savcıları o dönemdeki askerî hiyerarşi içinde atanıyor, yer değiştiriyor ve görevden alınıyordu. Bu nedenle, doğal hâkim ilkesine de uyulmamıştır. Yine, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 10 uncu maddesinin "herkesin bağımsız ve yansız bir mahkemede yargılanma hakkı bulunmaktadır" ilkesine rağmen, bu yargılanmalarda ne doğal hâkim ilkesine ne de tarafsız ve yansız mahkeme ilkelerine uyulmuştur. İşte, bu koşullarda yapılan olağanüstü yargılamalarla, bu insanlar, çok ağır cezalara mahkûm oldular. Bazıları on yılı aşkın süreler cezaevinde yatarak tahliye oldular. Ancak, bu insanlar, cezaevinden çıktıktan sonra da, almış oldukları cezaların feri hükümleri olarak Türk Ceza Kanununun 31 inci ve 33 üncü maddeleri uyarınca verilmiş bulunan kısıtlılıklarla karşılaştılar. Bu kısıtlılıklar kamu görevlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme haklarından yoksun kılınma, babalık ve kocalık haklarını kullanamama, vasi olamama gibi durumlardı. Cezaevinde cezalarını çekerek çıkmış olan bu insanların bu haklarına kavuşabilmeleri için, ceza sürelerinin tümüyle dolması ve bu süreden sonra da Türk Ceza Kanununun 122 nci ve 123 üncü maddelerindeki sürelerin geçmesi; ayrıca, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 417 nci maddesinde belirlendiği biçimde, bu süreler içinde iyi halli olduklarını kanıtlamaları gerekmekteydi. Birkısım hükümlüler için, Türk Ceza Kanununun 122 nci ve 123 üncü maddelerindeki sürelerin dolması 2016 yılını bile geçmektedir. 1980'li yıllardan bu yana yirmi yılı aşkın bir süre geçmiştir. Bu nedenle, bu süreleri beklemek mağduriyetlerini artıracağından, bu süreleri beklemeden, çoğunluğu o günlerin olağanüstü şartlarında cezalandırılmış bulunan bu insanları toplumla barıştırarak, bir an önce normal yaşama dönmelerini sağlamak doğru bir hareket tarzıdır.

Bunun yanında, hiçbir kamu hizmeti vermediğimiz, normal yaşama geçme şartlarını oluşturmadığımız bu insanlardan bir de iyi hal belgesi istemek açık bir çelişkidir. Bu nedenle de, bu yasa teklifiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 417 nci maddesindeki iyi hal şartı da aranmayacaktır.

Yasa teklifi, 31.12.1987 tarihinden önce işlenmiş suçlara ilişkindir. Bundaki amaç, 12 Eylül döneminin olağanüstü uygulamalarının bu tarihte sona erdiğinin kabul edilmiş olmasıdır. Zira, 1987 yılında yapılan referandumla siyasî yasaklıların yasakları sona erdirilmişti.

Getirilen kanun teklifi, bu vatandaşların hükümlülüğünü ve geçmişteki sabıkasını kaldırıcı bir nitelik taşımaktadır; sadece, geçmişe yürütülmeksizin geri verilen haklardan, bu vatandaşlarımızın, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yararlanmalarını sağlamaya yöneliktir.

Sayın milletvekilleri, her iki grup tarafından da desteklenen bu teklife Parlamentomuzdaki tüm milletvekillerimizin olumlu oy vereceklerine inanıyorum. Böylece, hem demokrasimizin çıtasının yükseltilmesine katkıda bulunmuş hem de en az 25 000 vatandaşımızın mağduriyetlerine son vermiş olacağız.

Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Tük ceza kanununa geçici iki madde eklenmesi hakkında kanun tas.(ss.361)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2004-03-04-tuk-ceza-kanununa-gecici-iki-madde-eklenmesi-hakkinda-kanun-tas-ss-36 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
