# Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 13 Aralık 2004
- **Gündem:** CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710-3

> Muharrem Kılıç (CHP), 13 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710); konuşma 403 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; efendim, tasarının bu maddesi "hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" diye başlıyor ve cezaevi uygulamasında, gerçekten, bu gözlem ve sınıflandırma önemli bir olay. Hükümlülerin işlemiş oldukları suçun türü, hükümlünün itiyatları, sosyal yapısı, gençliği-yaşlılığı; yani, hükümlüler, A'dan Z'ye bir değerlendirmeye tabi tutuluyor; ona göre de, sınıflandırılmış cezaevlerinde veya cezaevlerinin ilgili bölümlerinde hükümlülükleri infaz ediliyor. Buraya kadar normal; zaten, şu anda da uygulanmakta olan bir sistem müşahede dediğimiz olay; ancak, burada bir husus var ki, buna katılmamız mümkün değil. Bu maddenin (e) fıkrasında "gözlem süresi altmış günü geçemez" deniliyor. Değerli arkadaşlar, yine bu maddenin (d) fıkrasında ise "hükümlülerin gözlemleri, gözlem kurulunca kuruma kabul tarihinden başlayarak tek kişilik odalarda yapılır" deniliyor; yani, gözlem yapılacak hükümlü tek kişilik bir odaya bırakılır ve bu hükümlü altmış güne kadar gözlenebilir diyoruz.

Değerli arkadaşlar, deminki konuşmalarımızda, tek kişilik odalardaki infazın ne gibi sakıncalı sonuçlar doğurabileceğini anlatmaya çalışmıştık. Ucu açık bir biçimde, bir günden altmış güne kadar... Bunun kıstası nedir? Altmış güne kadar; bir insanın, başka bir ceza almadan, mahkeme veya hâkim kendisine hücre cezası vermemiş, tek kişilik oda cezası vermemiş; ama bir cezaevinde, sanki, bu olağan bir şeymiş gibi, çok kısa süreli bir uygulamaymış gibi, oradaki psikoloji uzmanları, eğitim uzmanları ve diğer uzmanlar bunu altmış güne kadar tek kişilik odada gözlesinler diyoruz.

Değerli arkadaşlar, zaten, bir insan, cezaevine gelirken, suç dosyası beraberinde geliyor, hüküm özeti geliyor, orada hükümlünün hangi suçlardan hüküm aldığı belli, yaşı belli, cinsiyeti belli, her şeyi belli; yani, bu kadar her şeyiyle ortada olan, hatta, hüküm gerekçesinde, hâkimler, bu indirim sebeplerini orada sayarken, hükümlünün genel yapısı hakkında da zaten bilgi veriyorlar. Elimizde bu kadar done varken, bir de bunları altmış güne kadar gözlemleyeceğiz diye tek kişilik odada tutmak ne kadar insanca bir davranış, onu takdirinize sunuyorum. Buradaki altmış gün olayı, mutlaka kötüye kullanılır demiyorum; fakat ucu açık bir süre; altmış gün çok uzun bir süre, basit bir suçtan dolayı da olsa cezaevine girmiş bir insanın altmış gün gibi uzun bir süre tek kişilik odada barındırılması uygun değildir. Sayın Bakanım da burada, komisyon üyelerimiz de burada; bu sürenin, mutlaka, beş gün, on gün, bir hafta gibi bir süreye indirilmesi gerekiyor, ki, ondan sonra, o insanları, hükümlerini nerede çekmek istiyorlarsa oraya gönderebilelim; yani, altmış güne kadar dersek, bunun bir kıstası yok; oradaki görevliler, bir gün de tek kişilik odada tutabilirler, altmış gün de. Bunun sınırını kim koyacak; yani, keyfî bir uygulama söz konusu olabilir. Bunu dikkatinize sunmak istiyorum.

Bunun yanlışlığını belirtiyor, saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
