# Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim
- **Tarih:** 27 Haziran 2005
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-06-27-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina

> Muharrem Kılıç (CHP), 27 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)); konuşma 1.194 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan Hâkim ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 28 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, dün, çok özür dilerim, bir önceki gün bu kanunun geneli üzerinde yaptığım konuşmada ve 5 inci maddesi üzerinde yaptığım konuşmada birtakım hususlara değinmiştim. Onunla ilgili birkaç hususu daha belirtmek istiyorum; çünkü, bir zaruret doğdu. Bugün, Danıştayın bir kararı elime geçti yapılan mülakatlarla ilgili.

Biz, dün yaptığımız konuşmalarda, hâkim ve savcı alımlarındaki mülakatın Anayasaya uygun olmadığını, hukukun genel ilkelerine uygun olmadığını belirtmiştik. Şu anda, elimde olan Danıştay İdarî Dava Dairelerinin bir kararını, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma kararının birkaç bölümünü okumak istiyorum izninizle: "2004 yılı adlî yargı hâkim adaylığı mülakat sınavının sonuçlarının tamamının ve bu mülakat sınavının dayanağı olan Adlî ve İdarî Yargıda Hâkim ve Savcı Adaylığı Yazılı Sınav, Mülakat ve Atama Yönetmeliğinin 8 inci maddesindeki 've mülakat şeklindeki iki kademede' ibaresinin, mülakat kurulunun oluşumunu düzenleyen 27 nci maddesinin, 28 inci maddesindeki "mülakat (...) Adalet Bakanlığınca yapılır" ibaresinin ve mülakatın değerlendirilmesini düzenleyen 31 inci maddesinin birinci fıkrasının iptali; ayrıca Hâkimler ve Savcılar Kanununun 8 inci maddesinin (ı) bendindeki 'mülakatta başarı göstermek' ibaresi ile 9 uncu maddenin son fıkrasında yer alan düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğunun saptanarak iptaline karar verilmesi için, dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istemiyle açılan davaya ait dosya incelendi." Yani, burada, mülakatı düzenleyen Adalet Bakanlığınca çıkarılmış olan yönetmelik ve Hâkimler ve Savcılar Kanununun 8 inci ve 9 uncu maddeleri Anayasaya aykırıdır deniliyor.

Değerli arkadaşlar, niçin aykırı? Bu Anayasaya aykırılık hususuna değinirsek, yazılı yarışma sınavını kazandıktan sonra davalı idarece yapılan mülakatta başarısız bulunan davacının açmış olduğu bu davada "öncelikle, Adalet Bakanlığınca mülakatla hâkim adayı atama uygulamasının Anayasaya uygunluğunun irdelenmesi gerekmektedir" deniliyor. Niye böyle deniliyor; çünkü, Adalet Bakanlığı yürütmenin bir parçası, yürütmenin içindedir Adalet Bakanlığı. Oysa, hâkim ve savcı adaylığında, bu adaylığın sonunda, stajın sonunda bu insanlar hâkim ve savcı olarak atanacaklar. Bunlar hangi bölüme girecekler; yargı bölümüne girecekler. Uygulama ne yapıyor; uygulama, yürütmenin içindeki bakanlardan biri, yargının ana unsurunu oluşturan hâkim ve savcıların alımında kesin söz sahibi oluyor. Bu, apaçık, yürütmenin yargı üzerindeki hegemonyasını oluşturur.

Değerli arkadaşlar, bizde bir söz vardır; "mahkeme kadıya mülk değildir" denir. İnanıyorum ki, geçmiş dönemde, sizin aranızda bulunan arkadaşlarımız da, daha önceki iktidarların yapmış olduğu uygulamaları şu anda benim eleştirdiğim gibi eleştiriyorlardı "efendim, yürütme siyasî davranıyor, yürütme yanlı davranıyor, yürütme kendi düşüncesindeki hâkim ve savcı adaylarını almaya çalışıyor" diye şikâyetlerde bulunuyorlardı.

Değerli arkadaşlar, iktidar, sonsuza kadar baki değil; şu anda iktidarsınız, bir dönem sonra, bakarsınız ki, muhalefete geçmişsiniz. Biz, burada, yasaları çıkarırken, içinde bulunduğumuz koşullara göre değil, hukukun genel ilkelerine göre, hukukun evrensel ilkelerine göre davranmak durumundayız.

Şimdi, Hâkimler ve Savcılar Kanununun mülakatla ilgili maddelerinin iptali için dava açıldı. Peki, bu davayı Anayasa Mahkemesi kabul ederse, Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun vermiş olduğu bu başvuruyu Anayasa Mahkemesi yerinde görür de bu maddeleri iptal ederse ne olacak arkadaşlar?! Biz, şu anda, aynen eski kanunda olduğu gibi, yine, adaylık sürecinde, bu adayların alımının Adalet Bakanlığınca yapılacağına dair bir düzenleme getiriyoruz. Oysa, bu Danıştayın İdarî Dava Dairelerinin başvurusunu incelediğimizde, gerçekten de, çok ciddî iddialar var. Çok muhtemeldir ki, bu maddeler, Anayasa Mahkemesince de iptal edilecektir. Yine, Adalet Bakanlığınca hâkim savcı adayı alımlarını düzenleyen mülakatın iptali için de, yine Danıştaya, yönetmeliğin iptali için -bildiğim kadarıyla- İstanbul Barosunca dava açıldı. Şu anda iptali muhtemel olan yönetmelikle, iptali muhtemel olan kanun maddeleriyle biz hâkim ve savcı almaya devam edeceğiz; hem de bu hâkim ve savcı alımı öyle az bir sayı da değil. Şu anda mevcut hâkim ve savcı sayımız 9 000 civarında. Biz, bu hâkim ve savcılarımızın sayısının yarısına yakın bir miktar kadar alım yapacağız; yani, 4 000 hâkim ve savcı alınacak. Biz, 4 000 hâkim ve savcı alınmasın demiyoruz, daha fazlası alınsın; çünkü, Türkiye'nin mevcut nüfusuna göre, Türkiye'deki dava sayısına göre, bu hâkim ve savcıların 4 000 değil, belki 14 000 daha alsak, yine hâkim ve savcı ihtiyacını tam olarak karşılayamayız; ancak, bu hâkim ve savcıların alımına mutlaka objektif kriterler getirmemiz gerekiyor.

Bir önceki günkü yaptığımız konuşmada, bazı arkadaşlar "niçin geçmişteki uygulamalara karşı çıkılmadı" dediler. Değerli arkadaşlar, biz doğrusunu yapmak durumundayız. Bazı uygulamalar, geçmişteki birtakım iktidarların yapmış olduğu yanlış uygulamaların, yanlış değerlendirmelerin bizi bağlamaması gerekir. Biz, şu anda yeni bir Meclisiz, önümüze de bu tasarı gelmiş, bu tasarıyı görüşüyoruz. Bu tasarıyı görüşürken, geçmişte nasıl yapılmış, yanlış mı yapılmış doğru mu yapılmış; bunları gözönünde bulundurmamız yanlış olur diye düşünüyoruz. Bu nedenle, yanlışın neresinden dönülürse, bu toplumun, bu ülkenin o kadar menfaatına olur. Gelin, hep beraber, Yüce Meclis olarak, bu yanlıştan bir an önce dönelim ve yargı üzerindeki yürütmenin egemenliğini ortadan kaldıralım.

Değerli arkadaşlar, yine, genelinde yaptığım konuşmada, 25 inci maddede, hâkim ve savcılarımıza verilen birtakım imkânların ellerinden alınmak istendiğinin duyumunu aldığımızı söylemiştik, bu duyumlarımızın doğru olduğu ortaya çıktı. 24 üncü maddenin görüşülmesi sırasında, hâkim ve savcılarımıza nöbet tazminatı olarak getirilen düzenlemeden dönüldü. Oysa, bu düzenlemeyle, hâkim ve savcılarımıza çok fazla bir şey de verilmiyordu.

Dün, savcı ve hâkimlerin maaş durumlarını, burada arkadaşlarımın bilgisine sunmuştum. Hâkim ve savcılarımız, 1 000 YTL civarında; yani, eski parayla 1 000 000 000 ile 1 700 000 000 lira arasında bir maaş alıyorlar. Getirilen düzenlemeyle, bunlara nöbet tazminatı olarak en fazla 350 000 000 lira civarında bir getirisi oluyordu; bunu bile hâkim ve savcılarımıza çok gördük.

Yine, adlî personelimiz, mübaşirler, zabıt kâtipleri ve diğer adlî personelin almış olduğu maaşların da çok cüzi olduğunu belirtmiştik ve bunlara da, tazminat olarak, tuttukları nöbet karşılığında, fazla mesai karşılığında, hâkim ve savcıların aldığı tazminatın üçte 2'si civarında bir miktar ödeneceği belirtilmişti; şimdi, bundan da dönülüyor. Bundan da dönülürken ne deniliyor; efendim, hâkim ve savcılara, tuttukları nöbet karşılığında günlük olarak ücret ödenecek. Nüfusu 100 000'in üzerinde olan illerde, ilçelerde, bu günlük olarak 40 000 000 TL, daha az nüfuslu olan yerlerde de 20 000 000 TL hâkim ve savcılara nöbet karşılığı ücret ödenecek, personele de bunun yarısı ödenecek. Değerli arkadaşlar, küçük ilçelerimizde özellikle, hâkim ve savcılarımız ayın yarısını nöbetle geçiriyorlar. Oysa, bu getirilen düzenlemede bu nöbet karşılığı ücret miktarı da 7 günü geçemeyecek diyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu getirilen düzenleme, hâkim ve savcılarımızın özlük haklarındaki çok cüzî iyileştirmeleri de geri alıcı bir mahiyettedir. Yine, 7 gün için ücret vereceğiz, 15 gün için hâkime, savcıya nöbet tutturacağız. Peki, bu 7 günü geçen nöbetler ne olacak, bunların karşılığında bir ücret ödenecek mi; ödenmeyecek. Oysa, Anayasamızın 18 inci maddesi açık; "angarya yasaktır" diyor; yani, biz, bunları angarya karşılığında, hiçbir ücret ödemeden, hâkim ve savcılarımıza nöbet tutturmuş olacağız.

Değerli arkadaşlar, hâkim ve savcılarımıza ne versek azdır. Onlar ülkemizde çok önemli görevler icra ediyorlar. Her hâkimin arkasında "adalet mülkün temelidir" yazar; yani, mülkteki (ülkedeki) tüm sorunların güvencesi adalettir. Kaldı ki, hâkim ve savcılarımızın vermiş olduğu kararlarla, bütçenin önemli bir kısmı da bu kararlar sonucu verilen tazminatlarla, cezalarla karşılanıyor; yani, buralardan, hâkim ve savcıların vermiş olduğu kararlardan sağlanan kaynaklardan bile bu kesimin özlük hakları iyileştirilse, hiçbir sorun ortaya çıkmaz; çünkü, ne kadar maddî imkânları iyi olursa, verecekleri kararları da o denli gönül rahatlığı içinde, vicdan rahatlığı içinde vereceklerdir; çünkü, kendi ekonomik sorunlarını düşünmeyecektir. Hâkim ve savcı, ev kirasını düşünüyorsa, aldığı eşyaların taksitini düşünüyorsa, bu sorunlarla iç içe olan bir hâkimin çok sağlıklı bir karar vermesi zor olur diye düşünüyoruz.

Bu düşüncelerle, Yüce Heyete saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-06-27-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
