# Gündemdeki çalışma konularına ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2005
- **Gündem:** GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-06-29-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin

> Muharrem Kılıç (CHP), 29 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN); konuşma 935 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM KILIÇ (Malatya)- Söyleyeceğim.

Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; öncelikle, Hüsrev Bey arkadaşımızın şahsıma yönelik beyanlarına teşekkür ediyorum. Gerçekten de, ben, yaşamım boyunca yalan söylememeye çok özen gösterdim ve bunu bir ilke olarak kabul ediyorum. Olayı da kısaca arkadaşlarımıza izah etmek istiyorum. Yalnız, buna girmeden önce, tüm buna rağmen, Türkiye Büyük Millet Meclisinde dokunulmazlıktan yararlanan milletvekillerinin isimlerine, dosyalarına baktığımda, şu anda 117 sayın milletvekili aleyhinde 209 tane, Türkiye Büyük Millet Meclisinde dokunulmazlık dosyası bulunmakta. Bu milletvekillerinden birisi benim, dosyalardan bir tanesi de yine benim dosyam.

Değerli arkadaşlar, biz, bu dosyaları gündeme getirirken, bu sayın milletvekillerinin mutlaka suçlu olduğu, mutlaka bu iddia edilen suçları işledikleri kanısında değiliz. Biz, burada bir ilkeden söz ediyoruz. Benimle ilgili, dokunulmazlıktan yararlanan milletvekilleriyle ilgili iddia basında yer aldığında, Malatya'dan, beni tanıyan çok sayıda dostum, ahbabım, arkadaşım beni arayıp, sordular "Muharrem Bey, hayırdır, nedir bu; sen de dokunulmazlıktan faydalanan milletvekillerinin içindesin, olay nedir" dediler. Olayla ilgili, ben, Malatya basınına ve o zamanki tüm basın ve televizyon kuruluşlarına açıklama gönderdim.

Olay özetle şöyleydi: Arkadaşım da demin belirtti. Gerçekten de, bir avukat olarak… Avukatlar, sadece kendilerine iletilen konuları yargıca veya soruşturma makamına iletirler, yoksa kendiliklerinden bir şey katmazlar. 2001 yılında Diyarbakır'a gitmiştim, Türkiye Barolar Birliğinin toplantısı vardı, ben de Malatya delegesiydim. İki gün Diyarbakır'da kaldık. Biraz da hava şartlarına uyum sağlayamadık, rahatsız oldum. Geldiğimde, bir yakınım, bir dostum "bir arkadaşımız kavgadan dolayı cezaevine girdi, bununla ilgilen" dedi. Rahatsız olmama rağmen, sabahleyin apar topar cezaevine gittim. Bekleme odasında, infaz koruma memurları "Muharrem Bey, üzerinde bir şey var mı" dediler. Zaten yaz günü, üzerimde ceket de yok; dedim ki içeriye girecek herhangi bir şey yok, ceketim bile yok üzerimde. Yanımda çantam var, Diyarbakır'dan getirdiğim çantam öyle duruyor. O zaman, ben, cep telefonu da taşımıyorum. Sadece bir araç telefonum var, mobil araç telefonu; onu da, gelirken, çantaya koymuştum. Üzerimde bir şey yok deyince "tamam, geçebilirsin" dediler. Cezaevine girerken, değerli arkadaşlar, avukatlar duyarlı kapıdan geçerler, çantaları da x-ray cihazından geçer ve çantada, 25 kuruş dahil, her şey ayan beyan görünür. Ben, yirmi yıllık avukatım. Avukatlığımın büyük bölümünü de ceza avukatlığında geçirdim; yani, bunu bilebilecek durumdayım; çünkü, sürekli gidip geliyorum. Orada, x-ray cihazında araç telefonu, mobil araç telefonu görününce, memurlar ikaz ettiler; çıkardık, görevlilere teslim ettik; ondan sonra, gittik, vatandaşla görüştük, ayrıldık. Arkasından, oradaki jandarma görevlileri bir tutanak tutuyorlar "avukat, cezaevine girerken, cezaevine araç telefonunu sokmaya teşebbüs etmiştir" denilerek…

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman) - Telefonu araçla beraber mi sokmuştunuz; yoksa, tek mi?!

MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Hayır; mobil araç telefonunu, tek...

Değerli arkadaşlar, onun üzerine, Malatya'da, Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı; ancak, oradaki görevlileri dinlediler, beni dinlediler; bunu, ciddî bir iddia olarak görmediler, bunda bir suç kastı görmediler; Malatya Cumhuriyet Savcılığı takipsizlik kararı verdi. Ancak, Jandarma Alay Komutanı "nasıl buna takipsizlik verirsiniz" dedi, Adalet Bakanlığına itirazda bulundu; Adalet Bakanlığı "avukat hakkında dava açın" dedi. Ben, o zaman, Adalet Bakanlığındaki ilgili genel müdürle görüştüğümde "avukat bey, biz, sadece cep telefonu için değil, üzerinde hesap makinesi bulunan, hesap makinesiyle cezaevine girmeye çalışan veyahut da girerken üzerinde hesap makinesi görülen avukat hakkında bile dava açtırdık, bunda da açtırmamız gerekiyor; buradaki, Adalet Bakanlığındaki yüksek hâkimlerimiz bunu böyle takdir buyurdular" dediler. Mahkemede yargılanırken de, o ara, milletvekili seçildim. O da son oturumdu, yani, bir ay sonra milletvekili seçilseydim, muhtemelen beraat edecektim. Son oturumda, milletvekili mazbatasını alınca, otomatikman dava durdu. Olay, bundan ibaret.

Değerli arkadaşlar, demin de belirttim, biz, buradaki dosyası bulunan 117 arkadaşımızın suçlu olduğu iddiasında hiçbir zaman bulunmadık; bunlar, iddiadır, isnattır. Ancak, bu iddianın, bu isnadın da mutlaka ortadan kaldırılması gerekiyor. Kamuoyunda milletvekilleriyle ilgili, siyasetçilerle ilgili hoş olmayan bir kanı oluşmuş: "Ülkemiz yolsuzluk batağına bulaşmış, yolsuzluk batağının bir ayağında da politikacı var" diyorlar. İşadamına, diğer kamu görevlilerine zabıta, kolluk el uzatabiliyor, onlarla ilgili gerekli tahkikat yapılabiliyor, soruşturma yapılabiliyor, haklarında dava açılabiliyor; ama, işin ucunda milletvekili olunca, milletvekiline dokunulamıyor; biz, bunu söylüyoruz. Meclisin üzerindeki, milletvekillerinin üzerindeki bu ağır iddianın, bu ağır ithamın mutlaka kaldırılması gerekiyor.

Değerli arkadaşlar, ben, bununla ilgili olarak karma komisyona dilekçe verdim ve dedim ki, benim dokunulmazlığımı kaldırın. Karma komisyon dokunulmazlığımı kaldırmadı. Karma Komisyon bu işi âdeta otomatiğe bağladı. Şu ana kadar karma komisyon 194 adet karar vermiş, bu kararların tamamı dönem sonuna erteleme. Peki, değerli arkadaşlar, madem tüm dosyalarla ilgili, dosyadaki sanıkların konumuna bakmadan, dosyadaki iddiaların konumuna bakmadan, tüm dosyalar hakkında dönem sonuna erteleme kararı vereceksek, o zaman, karma komisyonunun çalışmasının bir anlamı kalıyor mu? Kaldı ki, ben, şahsen, dokunulmazlık zırhından faydalanan milletvekillerinin arasında olmak istemiyorum; bu, beni lekeliyor, bu, beni, toplum karşısında küçük düşürüyor. Herkese, bu şekilde, size anlattığım gibi anlatmak durumunda mı kalacağım yani, herkese ayrı ayrı bunu izah mı edeceğim? Bu mümkün mü değerli arkadaşlar? Bana yapılan insan haklarına aykırı bir uygulamadır. Anayasanın 36 ncı maddesindeki hak arama özgürlüğüne aykırılıktır değerli arkadaşlar.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman) - Siz de dava açın o zaman.

MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesindeki adil yargılanma hakkına aykırılıktır. Ben, yargılanmak istiyorum arkadaşlar. Ben yargılanmak istiyorum, iki seneye kadar benim üzerimdeki bu töhmet kalmasın istiyorum. Yani, bunda gocunacak bir şey yok arkadaşlar. Biz, milletvekili olduk diye tüm suçlardan , tüm olaylardan kendimizi hariç tutamayız. Türkiye'nin dışında yaşamıyoruz, biz toplumun dışında birileri değiliz, toplumla iç içe olmalıyız. Halktan ayrı, kendimize değişik zırhlar bulmamalıyız değerli arkadaşlar. Hem de her iki partinin milletvekilleri olarak bu topluma söz verdik hep beraber, dedik ki, dokunulmazlık zırhına sığınmayacağız. Bu sözümüzde durmamız gerekiyor. Bunda, değerli arkadaşlar, gerçekten ben samimiyim.

Kaldı ki, bu Meclisteki dosyaların tamamı, benim dosyam gibi, sadece bir yanlışlık eseri telefonla gitmek veya seçim suçları filan değil, bu dosyaların içinde, gerçekten, Anayasamızın 76 ncı maddesindeki milletvekili seçilmeyi engelleyecek suçlar da var; zimmet suçu var, ihtilas suçu var, dolandırıcılık suçu var, sahtecilik suçu var, dolanlı iflas var, otobüs biletinde kalpazanlık var…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Gündemdeki çalışma konularına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-06-29-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
