# Bilgi edinme hakkı kanununda değişiklik yap.dair kan.tas.(ss.914)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2005
- **Gündem:** BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİR KAN.TAS.(SS.914)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-11-10-bilgi-edinme-hakki-kanununda-degisiklik-yap-dair-kan-tas-ss-914

> Muharrem Kılıç (CHP), 10 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİR KAN.TAS.(SS.914)); konuşma 852 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Bilgi Edinme Hakkı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının geneli hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Bilgi Edinme Kanununu 9.10.2003 tarihinde kabul etmiştik. Bu Parlamentonun 2002'den bu yana çıkarmış olduğu önemli yasalardan bir tanesi de Bilgi Edinme Kanunu idi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu yasayı çok önemsemiştik, gerek komisyon aşamalarında gerekse Parlamentodaki görüşmeleri sırasında mümkün olduğu ölçüde bu yasanın olumlu bir şekilde çıkması yönünde katkımızı sağlamaya çalıştık; ancak, bu katkılarımızı verirken birtakım eleştiriler de getirmiştik. Bu yasanın daha demokratik, daha kapsayıcı çıkması yönünde taleplerimiz olmuştu. Bu taleplerimizin bir tanesi de, şu anda görüşmekte olduğumuz bu kanun tasarısının 1 inci maddesinde yer alan Bilgi Edinme Kanununun 16 ncı ve 17 nci maddelerindeki istisnaların çıkarılmasıydı; ancak, görüyoruz ki, bu tasarıyla, bizim, Genel Kurulda bu Bilgi Edinme Kanunu görüşülürkenki ileri sürmüş olduğumuz hususlar şu anda düzeltiliyor. Bu, sevindirici bir olay. Bu maddelerin yeniden düzenlenmesi muhalefetin talepleri doğrultusunda mı veya iktidar tarafından birtakım arkadaşlarımızın önerisiyle mi veya Brüksel'in talepleriyle mi, onu bilemiyoruz; ancak, kimin talebi olursa olsun, böyle bir düzenlemenin gelmiş olması olumludur, bunu doğru buluyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu tasarının 2 nci maddesiyle, kamu görevi bulunanlara 1 000, kamu görevi bulunmayanlara da 2 000 olarak düzenleniyordu önceki 14 üncü maddede harcırahlar; ancak, şu anda, ayırım yapılmadan, uhdesinde kamu görevi bulunanlara da, uhdesinde kamu görevi bulunmayanlara da 3 000 gösterge rakamı olarak harcırah uygulanacak. Bu da eşitlik sağlamak açısından olumlu bir gelişme diye düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, bizim, Bilgi Edinme Kanunu görüşülürken ileri sürmüş olduğumuz, eleştirdiğimiz hususlardan bir tanesi de, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun yapısıyla ilgiliydi. 14 üncü maddede, şu anda harcırahlarla ilgili bir düzenleme getirilmiş. Ben, beklerdim ki, ümit ediyordum ki, bu düzenleme yapılırken, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun yapısı da değiştirilseydi; çünkü, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun yapısına baktığımızda değerli arkadaşlar, bu kurul 9 üyeden oluşuyor ve bu kurulun 9 üyesinin tamamını da Bakanlar Kurulu seçiyor. Birisi Yargıtaydan seçiliyor, Danıştaydan seçiliyor, yine, üniversitelerdeki ceza hukuku, idare hukuku, anayasa hukuku hocalarından, profesörlerden ve doçentlerden seçiliyor. Yine, Barolar Birliğinden ve genel müdür düzeyindeki bürokratlardan ve Adalet Bakanlığı bürokratlarından oluşan 9 kişilik bir heyet. Yani, bu heyetin tamamını Bakanlar Kurulu seçiyor. Oysa, biz şöyle önermiştik; demiştik ki: Yargıtaydan gelecek üyeyi Yargıtay belirlesin; Danıştaydan gelecek üyeyi Danıştay belirlesin; yine, Barolar birliğinden gelecek üyeyi Barolar Birliği kendisi belirlesin; üniversitelerden gelecek olan hocaları Üniversitelerarası Kurul belirlesin. Ancak, İktidar Partili arkadaşlarımızın oylarıyla bizim bu önerimiz reddoldu.

Değerli arkadaşlar, bizim bu önerimizin mantığı şuydu: Bilgi Edinme Kanununu kime karşı çıkarıyoruz değerli arkadaşlar; yürütmenin gücüne karşı, idarenin gücüne karşı çıkarıyoruz. Yani, idare, vatandaşı yeteri kadar bilgilendirmezse, bu konuda zorluk çıkarırsa, taleplerini reddederse, vatandaş bu reddolan taleplere karşı bu kurula itirazda bulunacak. Eğer, bu kurul da idarenin seçtiği, Bakanlar Kurulunun seçtiği kişilerden oluşursa, bu kurul yürütmenin etkisinde kalmayacak mıdır değerli arkadaşlarım?

Bu nedenle, eğer bir işi yapıyorsak, objektif kriterlere göre yapmamız gerekiyor. Mahkeme kadıya mülk değil değerli arkadaşlar. Bugün siz varsınız, yarın siz gidersiniz başka birileri iktidar olur. O zaman, ya, bu kurul keşke biraz daha objektif kriterlerle oluşturulsaydı diye mutlaka siz de bunları dile getirirsiniz. Öyleyse, yasaları çıkarırken, sadece kendi dönemimizi dikkate alarak değil, bu yasaların bizden sonra da uygulanacağını düşünerek, bunları ona göre oluşturmamız gerekiyor. Ancak, zaman da geçmiş değil, şu anda bu kanunu görüşürken bu 14 üncü maddenin yapısını değiştirirsek, olumlu bir hizmet yapmış oluruz diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, yasaları çıkarmada bir sorun yaşamıyoruz, yasaları çok rahatlıkla çıkarıyoruz; ancak, bu yasaların uygulanmasında aynı duyarlılığı, maalesef, gösteremiyoruz. Demin dinlediğimiz arkadaşlardan gelen şikâyetleri hep beraber burada değerlendirdiğimizde, idarenin, bu duyarlılığı gösteremediği açık ve net olarak ortada. İdare, bu duyarlılığı göstermiyor da, biz, parlamenter olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisine vermiş olduğumuz soru önergelerine aynı ölçüde, kısa süre içinde cevap alabiliyor muyuz; yani, biz, milletvekilleri olarak, Türkiye Cumhuriyetinin milletvekilleri olarak, sormuş olduğumuz soruların hemen karşılıklarını alıyor muyuz?! Öyleyse, burada bir sıkıntı var. Dün baktım, sözlü soruların miktarı 370'in üzerinde. Bunların içinde, soruların sorulmasından iki yıl geçtiği halde cevap verilmeyen sorular var. Demek ki, değerli arkadaşlar, burada bir sıkıntı var.

Biz, Bilgi Edinme Kanununu çıkarırken, bunun müeyyidesini de koymuştuk; bu konuda, Bilgi Edinme Kanununa muhalefet edenler, yasal süresi içinde cevap vermeyenler, başka bir cezaî müeyyide gerektirmiyorsa, bunlarla ilgili disiplin işlemleri uygulanır demiştik. Ancak, merak ediyorum. Bu kanun çıktığından bu yana iki yıllık bir süre geçti. Acaba, bu iki yıllık süre içinde, bu kanunun uygulanmasından dolayı, bu kanunun uygulanmasına muhalefet eden, süresi içinde cevap vermeyen, vatandaşı bilgilendirmeyen devlet memurları hakkında veya özel kurumlar hakkında, yani, bağımsız özel kurumlar hakkında şimdiye kadar herhangi bir işlem yapıldı mı? Bunu merak ediyorum.

Değerli arkadaşlar, Bilgi Edinme Kanunu, demokrasinin işlemesi için en önemli kanunlardan bir tanesi; çünkü, demokrasi, açıklık rejimidir, şeffaflık rejimidir. Eğer, şeffaflıktan, açıklıktan kaçınırsak, gizli olan yerlerde her zaman pislik ürer, yolsuzluklar, rüşvetler, tüm olumsuzluklar o gizli ortamlarda oluşur. Bu nedenle, bu yasayı çok önemsiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, şu anki yapılan değişikliği de olumlu buluyoruz; çünkü, yasanın olumlu yönde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kılıç.

MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Bu getirilen yasa tasarısı, mevcut yasayı olumlu yönde genişletiyor. Bu anlamda, bu yasa tasarısını Cumhuriyet Halk Partisi olarak destekliyoruz. Şahsım adına da bu tasarıyı destekliyorum.

Beni dinlediğiniz için, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Bilgi edinme hakkı kanununda değişiklik yap.dair kan.tas.(ss.914)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-11-10-bilgi-edinme-hakki-kanununda-degisiklik-yap-dair-kan-tas-ss-914 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
