# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mahkemesi)birinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 15 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAHKEMESİ)BİRİNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-tbmm-rtuk-cumhurbaskanligi-sayista

> Muharrem Kılıç (CHP), 15 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAHKEMESİ)BİRİNCİ TUR); konuşma 882 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2006 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısındaki Anayasa Mahkemesi Başkanlığı bütçesiyle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına, Yüce Meclisin saygıdeğer üyelerini ve ekranları başında bütçe görüşmelerini izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anayasamızın 2 nci maddesinde "Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir" denilmektedir. Bu devlet şeklinin esası, ülkede yaşayan kişilere hukuk güvenliği sağlanması ve yöneticilerin de hukuka bağlı davranmasıdır. Bu devlet sisteminin zıttı ise polis devletidir. Buradaki polis, zabıtayı değil zorbalığı, devlet gücünün keyfî ve sınırsız kullanılmasını ifade eder. Hukuk devletinin karşılığı kanun devleti de değildir; çünkü, en baskıcı rejimlerde bile uyulması zorunlu yasalar bulunmaktadır. Hukuk devleti olmak, bir devlette, yürürlükte olan normların yanında, evrensel nitelik kazanmış değerlere de uygun hareket etmeyi gerektirir.

Değerli milletvekilleri "hukuk devleti" kavramı Anayasamıza 1961 Anayasasıyla girmiştir. Bu kavramın 1961 yılında Anayasamıza girmesi tesadüfî değildir. 1960 öncesindeki iktidarın, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki çoğunluğuyla, muhalefeti ve basını susturmak üzere kurduğu tahkikat komisyonlarıyla, Osman Bölükbaşı'yı milletvekili seçen Kırşehir İlini ilçe yapması ve benzeri keyfî yönetim anlayışıyla rejimi tehdit etmesi nedeniyle, 1960 hareketinden sonra, 1961 Anayasasıyla, hem hukuk devleti kavramı hem de hukuk devleti sistemine uygunluğu denetlemek üzere Anayasa Mahkemesi kurumu Anayasamıza girmiştir. Anayasa Mahkemesi gibi iktidarı frenleyecek kurumlar olsaydı, muhtemeldir ki, 1960 ihtilali de olmayacaktı.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anayasamızın 6 ncı maddesinde "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır" denilmektedir. Anayasamızın 7 nci maddesinde yasama yetkisi, 8 inci maddesinde yürütme yetkisi ve görevi, 9 uncu maddesinde ise yargı yetkisi düzenlenmektedir. Anayasamızın “Başlangıç” kısmında ise, bu kuvvetlerin konumuyla ilgili olarak, "kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu belirtilmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anayasamızda durum bu kadar açık ve net iken ve seçildikten sonra hepimiz Anayasaya sadakatten ayrılmayacağımıza yemin etmiş olmamıza karşın, AKP İktidarı ve parti kimliğinden sıyrılamamış Sayın Meclis Başkanı tarafından, hukuk devleti olgusu, Anayasa Mahkemesi olgusu, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin ve bağlayıcılığı olguları benimsenmiş görünmemektedir. Sayın Anayasa Mahkemesi Başkanının türbanla ilgili bir değerlendirmesi, Meclis Başkanımız Sayın Bülent Arınç'ın hoşuna gitmemiş olacak ki, bir televizyon programında, "Bu Anayasa Mahkemesini ben Meclisin yapabileceği bir anayasa değişikliğiyle kaldırabilir miyim; kaldırabilirim. Üye sayısını değiştirebilir miyiz; değiştirebiliriz. Görev sahasını değiştirebilir miyiz; değiştirebiliriz. Yüce Divan yetkisini alabilir miyiz; alabiliriz. Her yasanın Anayasa Mahkemesine gitmesini engelleyebilir miyiz; engelleyebiliriz. Her şeyi yapabilirim. Ben Meclisim. Ben, yasama organı olarak istediğim yasa değişikliğini yaparım, istediğim yasağı koyarım, istediğim yasağı kaldırırım" demektedir. Bunlar, Sayın Meclis Başkanının sözleri.

Bu değerlendirmeleri eleştirenlere de "Meclisimiz sahipsiz değildir. Meclis, kimsenin şamar oğlanı değildir" diyerek, çok ünlü bir özdeyiş geliştirmiş oluyor.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu sözler, Sayın Meclis Başkanının hukukçu kişiliğine yakışmamaktadır. Bu beyanlar, Meclisi yücelten sözler de değildir. Anlaşılıyor ki, ya parlamenter sistemimiz ve Anayasamızın özü ve ruhu yeterince anlaşılamamış ya da Parlamento diktatörlüğü, çoğunluk diktatörlüğü özlemi anlaşılmaktadır. Bu anlayış, kuvvetlerden birisini mutlak hâkim görmek anlayışından kaynaklanmakta olup, doğru bir anlayış değildir.

Sayın Arınç'a şunu sormak gerekiyor: Aynı doğrultuda görüş açıklayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını da kapatacak mısınız?! Barolar Birliğini de mi kapatacaksınız?! Yine, Sayın Arınç'a şunları da sormak gerekiyor: Anayasamızın 174 üncü maddesinde sayılan Atatürk devrimlerini de Meclis çoğunluğuyla kaldırabilir misiniz?! Kadınlarla erkekler aynı işyerinde çalışamaz, kadınların seçme ve seçilme haklarını kaldırıyorum diye bir kanun çıkarabilir misiniz?! Hilafeti yeniden getirebilir misiniz?! Çünkü, Sayın Meclis Başkanı "ben her şeyi yaparım, her yasağı koyarım, her yasağı kaldırırım" diyor. Bu anlayış bunu gerektiriyor. (AK Parti sıralarından gürültüler)

Meclis çoğunluğunun her istediğini yapabildiği, denetimin yapılmadığı bir rejime demokrasi diyebilir miyiz?! Böyle bir rejimin adı demokrasi olabilir mi? Olsa olsa parlamenter diktatörlük olur. Devletin tek gücü, sadece yasama gücü değildir.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - 1950'den önceki halinizi anlatıyorsun.

MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; aynı hukuk dışı anlayışı sık sık hükümette de görüyoruz. Kanun tasarı ve tekliflerinin hazırlık aşamalarında, komisyon ve Meclis çalışmalarında yeterli özen gösterilmemekte, Anayasamız, Anayasa Mahkemesi kararları ve hukukun genel ilkeleri gözardı edilmektedir. Uyarılarımız yeterince dikkate alınmamaktadır.

Bu nedenledir ki, bu iktidar döneminde çıkarılan kanunlardan 41 kanun, hukuk devleti ilkelerine özen gösteren Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından veto edilerek, geri gönderilmiştir. 67 kanun hakkında Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesinde dava açılmış, bu davalardan, 12 davayla ilgili iptal, 5 dava hakkında da yürürlüğün durdurulması kararı verilmiştir.

Bunlar da AKP İktidarını uyarmaya yetmemektedir. Sayın Cumhurbaşkanının vetosundan sonra, çoğunlukla veto gerekçeleri dikkate alınmadan iade edilen kanun aynen Meclisten geçirilmeye çalışılmakta, Anayasa Mahkemesince kanun iptal edilinceye kadar da icraat sürdürülmektedir.

Nitekim, Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Bakanlığı Teşkilat Kanununda da aynı uygulamayı somut olarak gördük. Cumhurbaşkanımızın vetosundan sonra, kanun aynı mahiyette yeniden çıkarıldı, Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulması kararı verilinceye kadar da, Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerindeki şef ve şef yardımcılıkları siyasî kadrolaşma anlayışıyla dolduruldu.

Değerli milletvekilleri, hukuk devleti anlayışından uzak yöntemler, AKP İktidarı için olağan bir durum haline gelmiştir. Bu da, Anayasa Mahkemesinde açılan dava sayısını giderek çoğaltmaktadır. Bir de Yüce Divan olarak baktığı kapsamlı dosyaları dikkate alacak olursak, Anayasa Mahkemesinin iş yükü giderek artmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2005 malî yılına göre, 2006 malî yılı bütçesiyle, Anayasa Mahkemesi Başkanlığının bütçesi, önemli ölçüde artmıştır. Anayasa Mahkememizin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Tamam…

MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Daha bitmedi. (AK Parti sıralarından "devam et" sesleri)

Siz de gelip konuşursunuz beyefendi.

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mahkemesi)birinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-tbmm-rtuk-cumhurbaskanligi-sayista (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
