# Çiftçilerin kredi borçlarına ilişkin (6/122)sözlü soruda

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim
- **Tarih:** 19 Mart 2003
- **Gündem:** ÇİFTÇİLERİN KREDİ BORÇLARINA İLİŞKİN (6/122)SÖZLÜ SORUDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2003-03-19-ciftcilerin-kredi-borclarina-iliskin-6-122-sozlu-soruda

> Muhsin Koçyiğit (CHP), 19 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇİFTÇİLERİN KREDİ BORÇLARINA İLİŞKİN (6/122)SÖZLÜ SORUDA); konuşma 543 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Sayın Başkan, söz istiyorum.

Sayın Koçyiğit, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de, sözlerime başlamadan önce, bir öğretmen okulu mezunu olarak, öğretmen okullarımızın, köy enstitülerinin kuruluşunun 155 inci yılını kutlarım. Gerçekten de, öğretmen okulları, eski deyimle, köy enstitüleri, Türkiye'nin ilk kuruluş yıllarında, emeğe dönük, üretime dönük, bilgiye dönük eğitim yaparak, bilgi ile üretimi birleştirerek, Anadolu'nun uyanmasında çok büyük görevler üstlendiler; fakat, Anadolu'nun uyanmasından, köylünün uyanmasından korkan egemen sınıflar, bu okulları zaman içinde yok etmeye çalıştılar. Köy enstitüsünden öğretmen okuluna, öğretmen okulundan öğretmen lisesine, öğretmen lisesinden de yatılı bölge okuluna dönüştürmek suretiyle amaçlarına ulaştılar. Umarım ki, bundan sonra, tekrar, özlediğimiz bu köy enstitüleri, öğretmen okulları, eski fonksiyonlarına uygun olarak tarihteki yerini alır, geleceğe yönelik de tekrar bizlerle beraber olurlar.

Bu kısa hatırlatmadan sonra, çiftçi borçlarına ilişkin olarak verdiğimiz soru önergemize Sayın Bakanımız üç birleşimde cevap vermediğinden burada söz almış bulunuyorum.

Gerçekten de bugün çiftçilerimiz çok zor durumdalar. Çiftçiler, ürünü ekip, doğa şartlarının acımasız koşullarına bırakıyorlar. Çok yağmur yağarsa batıyor, ürün alamıyorlar, az yağarsa kuraklıktan ekin alamıyorlar. Bunun için, doğal olarak, banka sistemine ve kredi kuruluşlarına başvurarak buralardan borç alıyorlar; fakat, bu borçlarını da zamanında ödeyemediklerinden, faizleri birikerek bunları çok zor durumda bırakıyor. Bu nedenle, bunlara tez elden el atıp, borçlarının ana paralarını taksite bağlayıp, faizlerini ise silmek gerekir. Buna inanıyorum.

Hepimizin bildiği gibi, çiftçilerin hasat mevsiminde ürünleri çok bol olmakta, burada arz ile talep karşılaştığı zaman, arz fazlası olduğu için, talebe baskı yaparak ürün fiyatlarını düşürmektedir. Ürün fiyatları düştüğü zaman, düşük fiyattan tüccar almakta ve daha sonra, bunu, yüksek fiyattan satarak, esas payı, esas kârı tüccar elde etmektedir.

Öncelikle, ürün geliştirme borsaları kurarak, arz ve talebi, daha hasat mevsiminde bir araya getirerek, bu ürünlerin, gerçek değeri üzerinden çiftçinin elinden çıkmasını ve bu gerçek geliri çiftçinin kazanmasını sağlamamız lazım.

Çiftçilerimizin, bir yandan Ziraat Bankasına ve kredi kuruluşlarına borçları varken, bir yandan da devletten alacakları vardır. Hepimizin bildiği gibi, çiftçilerimiz, 2002 yılı doğrudan gelir desteklerinin tümünü alamadılar; bazı iller hiç alamadı, bazı iller tam aldı, bazı illerimiz de yüzde 40, yüzde 50 civarında aldı. Çiftçilerimizin, devletten 2,4 katrilyon liralık bir alacağı bulunmaktadır; yani, şu anda, devlet, çiftçilere borçludur.

Bir yandan da sıkıştırarak, bunlardan, faizlerini ana borçla beraber almaya çalışıyor. Burada, devletimizi insafa çağırıyoruz; bir an önce çiftçilerin gerçek sorunlarına el atarak, bunların borç faizlerini silmesini istiyoruz. Bu konuda, gerek Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak bizler ve gerekse AK Parti milletvekilleri olarak sizler, gerek seçim konuşmalarımızda ve gerekse hükümet programlarımızda, çiftçilere, emeklerinin karşılığının verileceğini, doğrudan gelir desteklerinin zamanında ödeneceğini vaat ettik; vaadimizi yerine getirmemiz lazım. Çiftçilerimize bunu dediğimiz zaman -işte, para yok, bütçede para yok- tabiî, onlar da doğal olarak bize şunu söylüyorlar: "Tamam, bize para yok da holdinglere parayı nereden buluyorsunuz?"

Daha dün burada, bir holdingin borçlarını yeniden yapılandırarak, 5,2 milyon dolarlık, yani, 9 katrilyon liralık borcunu, 3 yılı ödemesiz 15 yıl vadeye yaydık. Bir yanda bir kişiye 9 katrilyon verirken, bir yanda da yüzbinlerce çiftçinin -nüfusuyla beraber milyonlarca çiftçinin- aşağı yukarı 4 katrilyon liralık faiz borcunu silmek gözümüze geliyor. Yani, bir kişiye 9 katrilyon verirken, yüzbinlerce, milyonlarca çiftçiden 4 katrilyonu esirgiyoruz.

Burada, hükümetimizin, gerçekten, elini vicdanına koyarak, bu insanların sorununu çözmesini istiyoruz; çözüldüğü zaman, bizler de rahat ederiz, sizler de rahat edersiniz.

Bu nedenle, burada, hepinizi tekrar selamlar, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır). “Çiftçilerin kredi borçlarına ilişkin (6/122)sözlü soruda”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 19 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2003-03-19-ciftcilerin-kredi-borclarina-iliskin-6-122-sozlu-soruda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
