# Bazı kanunlarda değişiklik yapılması hak. kan. ile katma değer vergisi kan.değ.yap. hak. kan tas.( s.sayısı : 113 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 9 Nisan 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAK. KAN. İLE KATMA DEĞER VERGİSİ KAN.DEĞ.YAP. HAK. KAN TAS.( S.SAYISI : 113 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2003-04-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak-kan-ile-katma-deger-vergisi

> Muhsin Koçyiğit (CHP), 9 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAK. KAN. İLE KATMA DEĞER VERGİSİ KAN.DEĞ.YAP. HAK. KAN TAS.( S.SAYISI : 113 )); konuşma 820 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 10 uncu maddesiyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bağış ve yardımlara ilişkin 89 uncu maddesine eklenen bentlere ait görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamusal hizmetler, varlığını, bu hizmetlerin finansmanı sonucunda beraberinde getirir. Bu açıdan, vergi, tarih boyunca, en güvenilir kamu finansman aracı olarak kullanılmıştır.

Kamu hizmetlerinin finansal yükünün topluma yüklenmesi ve bu yükün hangi vergi karmasıyla dağıtılacağı önemli bir konudur. Kamu harcamalarının sürekli artması, belirli gelir kaynaklarının önemini kaybetmesi, sürekli yeni vergi olanaklarının aranmasına yol açmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gelir ve Kurumlar Vergisinde, vergiye tabi kazancın tespitinde, gayri safî irattan indirilebilecek giderlerin neler olduğu, ilgili maddelerde belirtilmiştir. Bu giderlerin tümünün, genel kural olarak, kazancın elde edilmesi ve idamesiyle ilgili olması gerekmektedir.

Kanun, bu giderlerin yanı sıra, gelirin elde edilmesi, idamesiyle ilgili doğrudan ilgisi bulunmayan, bağış ve yardım niteliğindeki birtakım giderlerin de indirilmesine bazı sosyal amaçlarla izin vermiştir. Mükelleflerin dönem içerisinde yaptıkları bağış ve yardımları dönem vergi matrahından indirebileceklerine dair hükümler Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde yer almış bulunmaktadır. Aynı şekilde, Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinde de, hangi bağış ve yardımların indirilebileceği açıkça belirtilmiştir.

Her iki mükellefiyet türünde de, yapılan bağış ve yardımların indirilebilmesi için, bunun makbuz karşılığında ve karşılıksız olarak yapılması zorunludur. Gerek Gelir Vergisi Kanunu gerekse Kurumlar Vergisi Kanununda belirtilen kurum ve kuruluşlara yapılan bağış ve yardımların gider olarak indirilebilmesinin bir sınırı varken, özel bazı kanunların öngördüğü şekilde yapılan bağış ve yardımların matrahtan indirilmesinde herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Gerek Gelir Vergisi Kanununda ve gerekse Kurumlar Vergisi Kanununda, bağış ve yardımların matrahtan indirilebilmesi için, ilgili kanunlarda belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarına belge karşılığında, bir karşılık beklenmeksizin yapılan bağışlar maddeler halinde sayılmıştır.

Kurumlar Vergisi mükelleflerinin yaptıkları bağış ve yardımlar kurum kazancının tespitinde bir bütün olarak indirilirken, Gelir Vergisi uygulamasında, ortaklık halindeki teşebbüslerde yapılan bağış ve yardımlar ortakların hisseleri oranında paylaştırılmak suretiyle, her ortak, kendi payına düşen tutar oranında kendi Gelir Vergisi beyannamesinden düşmektedir.

Gelir Vergisi Kanununda, yapılan bağış ve yardımın üst sınırı, beyan edilen gelirin yüzde 5'i olarak tespit edilmişken, Kurumlar Vergisi Kanununda bu, giderler arasında sayılmıştır, kKurum kazancından hangi giderlerin indirileceği belirtilmiştir. Burada bir gider unsuru olarak da bağış ve yardımlar vardır. Oysa, Gelir Vergisi Kanununda bu bağış ve yardımlar gider olarak değil, sadece, verilen yıllık Gelir Vergisi beyannamesinden indirilmektedir. Bu da, beyan edilen gelirin yüzde 5'iyle sınırlanmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vergi, kamu kesimi tarafından, karşılığı olmaksızın ve yaptırım gücüne dayanılarak alınan gelir demektir. Verginin, ekonomik, sosyal ve malî amacı vardır. Vergiler toplanırken bu amaçlara hizmet etmesi büyük önem arz etmektedir. Bağış ve yardımların ilgili kişi ve kurumların gelirlerinden indirilebilmesi, bir bakıma vergi niteliğine bürünmektedir. Eğer bu bağış ve yardımlar olmazsa, devletin, kendi hazinesinden bu giderleri karşılaması gerekecektir. Bu bakımdan, bağış ve yardımlar, bir bakıma, devlete dolaylı şekilde verilmiş bir vergi olarak da düşünülebilir.

Kamunun, sadece gelir elde etme amacı yoktur; kamu kesiminin, aynı zamanda, sosyal amaçları da vardır. Anayasamızda yerini bulan sosyal devlet ilkesi gereği, devletin, sosyal adalet ve gelirin ve servetin yeniden dağıtımı hedefleri vardır. Bu bakış açısıyla, verginin de, sadece kamu harcamalarını karşılama fonksiyonuyla sınırlı olduğu söylenemez. Vergi de bir maliye politikası aracı olarak, devletin sosyal ve ekonomik amaçları doğrultusunda önemli işlevler görür. Bunun için, vergide adalet, genellik, eşitlik ve ödeme gücü ilkelerini benimseyen bir vergi sisteminin getirilmesi amaçlanmalıdır.

Bunun için, vergi sistemimizi tehdit eden ve dar ve sabit gelirliler aleyhine işleyen dolaylı dolaysız vergiler ayırımındaki dengenin dolaysız vergilere doğru kaydırılması büyük önem arz etmektedir. Bugün, vergi gelirlerinin yüzde 70'i dolaylı vergilerden, yüzde 30'u ise dolaysız vergilerden oluşmaktadır. Bu, yoksullar ve düşük gelirliler aleyhine işleyen bir sistemdir; adaletsizdir; çünkü, bakkaldan bir paket sigara alan en zengin kişi de aynı vergiyi ödemekte, en fakir kişi de aynı vergiyi ödemektedir. Bu adaletsiz durum, gerçek ve tüzelkişileri, vergiden kaçınmaya, vergi kaçakçılığına ve kayıtdışı ekonomiye doğru yöneltmektedir. Bu da doğal olarak, vergi gelirlerinin azalmasına neden olmaktadır. Vergi gelirlerinin azalması sonucu, devlet, vergi alamadığı kesimlerden borç almak suretiyle, içborçları döndürmeye çalışmaktadır. Bunun için, öncelikle kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınmasına yönelik önlemlerin tez elden alınması gerekmektedir. Bunun için, vergi kanunlarında geniş şekilde yer alan muafiyet ve istisnaların ya tümden kaldırılması ya da mümkün olduğu kadar daraltılması gerekir.

İkincisi, bugün, vergi oranları oldukça yüksek düzeydedir. Vergi oranlarının yüksekliği, mükelleflerde vergiye karşı bir direnç oluşturmaktadır. Vergi oranları düşürülmek suretiyle bu direncin ortadan kaldırılması, kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması için gerekmektedir.

Ayrıca, vergi yönetiminin yeniden yapılandırılarak, kendisini tamamen vergi toplamaya bahşetmesi gerekir. Bunun için, vergide, özellikle, yaygın ve yoğun vergi denetimi genişletilmeli, vergi inceleme oranları artırılmalıdır. Vergi incelemeleri yapılırken, mümkün olduğu kadar yeni inceleme teknikleri geliştirilerek, sektör incelemeleri önplanda tutulmalıdır.

Bu kanun tasarısıyla getirilen bağış ve yardımlar, kanımızca olumlu olmaktadır. Çünkü, bu bağış ve yardımların, bir yerde, manevî değeri de olduğu için, devlete vergi vermek istemeyen bazı kesimler, bağış ve yardım yapmak suretiyle kendilerini manen tatmin etme yoluna gitmektedirler. Bu, tarafımızdan olumlu olarak görülmektedir.

Bu vesileyle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlar, hepinize teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılması hak. kan. ile katma değer vergisi kan.değ.yap. hak. kan tas.( s.sayısı : 113 )”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2003-04-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak-kan-ile-katma-deger-vergisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
