# Iıı.tur. (hazine müst.gümrük müst.dıştic.müst.dpt müst.die bşk.lığı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2003
- **Gündem:** III.TUR. (HAZİNE MÜST.GÜMRÜK MÜST.DIŞTİC.MÜST.DPT MÜST.DİE BŞK.LIĞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2003-12-19-iii-tur-hazine-must-gumruk-must-distic-must-dpt-must-die-bsk-ligi

> Muhsin Koçyiğit (CHP), 19 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: III.TUR. (HAZİNE MÜST.GÜMRÜK MÜST.DIŞTİC.MÜST.DPT MÜST.DİE BŞK.LIĞI); konuşma 922 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 2004 malî yılı bütçesiyle ilgili olarak, Gümrük Müsteşarlığı bütçesi üzerinde CHP Grubu adına söz almış bunuyorum. Grubum ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ayrıca, bizleri televizyonları başında izleyen yurttaşlarımızı da en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gümrükler, ulusal devletin ekonomik sınırları içerisinde ortaya çıkmıştır. Bir yandan ileri teknoloji ve bilimsel gelişmelerin ülke sınırlarının çok ötesinde evrensel bir boyut kazanması, öte yandan da uluslararası terörizm, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, nükleer madde artıklarının uluslararası ticarete konu olması ve içinde bulunduğumuz coğrafî konum, gümrüklerimizin önemini her geçen gün daha da artırmaktadır.

Gümrükler, sadece, vergi toplayan, giriş ve çıkışları kontrol eden bir kurum olmayıp, aynı zamanda, bir ülkenin tarımdan turizme, sanayiden hayvancılığa, güvenlikten çevreye, insan sağlığına kadar birçok alanda da hizmet vermektedir.

Uluslararası ticarî ilişkilerin birebir uygulama alanı olan gümrük denilince akla, yolsuzluk, rüşvet, kaçakçılık, vurgun ve soygun düzeni gelmektedir. Son yıllarda gümrük teşkilatımız, otomasyon dahil, teknolojik gelişmeleri hizmete sunmak suretiyle bu görüntülerden kurtulmaya çalışmaktadır; çünkü, bu görüntülerden gümrük teşkilatımız da rahatsız olmaktadır.

Gümrüklerin otomasyonunda, malların gümrükte bekleme süresinde önemli mesafe alınmasına karşın, malların kontrol ve analizinde aynı başarının sağlandığını söylemek mümkün değildir. Son beş altı yıldır gümrüklerdeki otomasyon ve teknolojik gelişmeleri takdirle karşılamakla birlikte, nitelikli işgücü ve eğitime gerekli önemin verilmesini de belirtmek isteriz; çünkü, teknolojik değişmelere koşut olarak düşünce ve davranış şeklinin de değişmesini beklemekteyiz.

Tüm bunlara karşın, bugün yolsuzluk denildiği zaman ilk akla gelen gümrüklerimizdir. Bu teşkilatımızda sayılarının çok fazla olduğuna inandığımız dürüst ve özverili çalışanları tenzih ettikten sonra belirtmek isterim ki, gümrükçü denilince, toplumuzda değişik çağrışımlar oluşmakta, akla, şaibeye, vurguna, soyguna ve rüşvete bulaşmış insanlar gelmektedir. Son yıllarda gümrüklerde yaşanan ve ortaya çıkarılan malî portresi milyarlarca doları bulan "Paraşüt Operasyonu", "Balina Operasyonu", "Kartal Operasyonu", "Buffalo Operasyonu", "Fırtına Operasyonu", "Hasat Operasyonu", "Sis Operasyonu", "Sarkaç-1 Operasyonu" ve Sarkaç-2 Operasyonu" gibi operasyonlarla çok değişik yolsuzluklar ortaya çıkarılmıştır.

Değerli arkadaşlarım, yakın geçmişte yaşadığımız tüm bu operasyonların bir daha yaşanmamasını istiyorsak, başta uyuşturucu ve silah kaçakçılığı olmak üzere, yasadışı eşya ve araç trafiğini önlemeye yönelik önlemleri tez elden alarak, yasadışı girişimlere yol vermemeliyiz.

Sayın milletvekilleri, son yirmi yılda, ithalat ve ihracat işlemlerinde yapılan yolsuzlukların yanında, malî sistemimizi büyük zaafa uğratan bir de hayalî ihracat felaketi yaşanmıştır. Kayıtdışı ekonomiyi pompalayan, vergi sistemini altüst eden, köşe dönmeciliği teşvik ederek toplumun etik değerlerini yozlaştıran hayalî ihracat yolsuzluğunda da, gümrük teşkilatımızın sorumluluğu vardır.

Türkiye'deki ekonomik krizlerin altında, büyük ölçüde yolsuzluklar; yolsuzlukların altında da, Dünya Bankasının araştırmalarına göre, tüm dünyada, birinci sırada gümrükler yer almaktadır. Bugün, ekonomik kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biri yolsuzluklardır; çünkü, yolsuzluklar, yatırımlara gidecek kaynakları kurutmakta, büyümenin önüne set çekerek, ülkemizdeki eşitsizlik ve dengesizlikleri daha da artırmak suretiyle, sosyal sınıflar arasındaki uçurumun iyice derinleşmesine neden olmaktadır.

Bugün, gümrüklerimiz, yaklaşık 120 milyar dolar dışticaret hacmine ev sahipliği yapmakta, 2 000 000 TIR giriş çıkışı yapmakta, 2 000 000 dolayında gümrük giriş beyannamesi düzenlenmekte, KDV'nin yüzde 35'i, vergilerin yüzde 15'ine yakını Gümrük Müsteşarlığınca toplanmaktadır.

Gümrüklerdeki milyarlarca dolarlık yolsuzluk ve vurgunların ortaya çıkarılmasında gümrük müfettişleri, gümrük kontrolörleri, maliye hesap uzmanları ve maliye müfettişlerinin özverili çalışmalarının büyük katkısı olmuştur. Yakında Meclis gündemine getirilecek olan Kamu Yönetimi Temel Kanunuyla bu güzide ve köklü denetim kuruluşlarımızın denetiminin ortadan kaldırılmak istenmesini, iyi niyetle ve akılla açıklamak mümkün değildir. Teftiş ve denetimin sadece psikolojik yönden varlığı bile, ülkemiz ekonomisine her yıl katrilyonlarca lira para kazandırmaktadır. Denetimin kaldırılması değil, tam tersine, bilimsel yöntemlerle, hızlı, etkin, analiz ve değerlendirmeye yönelik, işlevsel bir denetim yapısının oluşturulmasını gerekli görmekteyiz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizde yirmi yıla yakın süren olağanüstü hal koşullarında, terörün ve ekonomik krizin etkisiyle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde köyler boşaltılmış, köyden kente göçler sonucu, şehirlerimizin etrafında çarpık ve sağlıksız varoşlar oluşmuştur. Bu varoşlarda, 25-30 nüfuslu 3-4 aile aynı evi paylaşmaktadır. İnsanlar, aç, sefil ve işsizdir. Bu insanlarımızı bir nebze olsun rahatlatmak için, başta nakliye sektörü olmak üzere, komşu ülkelerle sınır ticareti teşvik edilmeli, özellikle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, sınır ticaretinin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; biraz da, gümrük birliğinden bahsetmek istiyorum. Bilindiği üzere, ülkemiz, gümrük birliğine, 1995 yılında girmiş bulunmaktadır. Avrupa Çelik Birliği ve Avrupa Ekonomik Topluluğundan Avrupa Birliğine gelinen süreçte, AB'ye giren veya aday olan ülkeler içerisinde, Avrupa Birliğine girmeden gümrük birliğine giren tek ülke Türkiye'dir. Sanırım, sadece tek başına bu bile, Avrupa Birliğinin Türkiye'ye bakış açısını göstermektedir; çünkü, Türkiye, pazara ortak değil, ortaklığa pazar olarak düşünülmektedir.

Avrupa Birliğine tam üye ülkeler arasında, malların serbest dolaşımı, sermayenin serbest dolaşımı ve işgücünün serbest dolaşımı esastır; yani, gümrük birliği demek, birliğe dahil ülkeler arasında, malların, sermayenin ve işgücünün serbest dolaşımı demektir. Burada, Avrupa ülkeleri lehine, Türkiye aleyhine işleyen bir durum söz konusudur. Avrupa ülkeleri lehine serbest dolaşım hakkı tam işlemesine karşın, ülkemiz, işgücünün serbest dolaşım hakkını elde edememiştir. Yani, Avrupa Birliği ile ülkemiz arasındaki dışticarette ülkemiz aleyhine işleyen bir durum vardır. Bu, ticaretin serbestleştirilmesi ve eşit koşullarda rekabet ilkelerine de aykırıdır; çünkü, ülkemiz ihracatçısı, sermaye ve malların serbest dolaşımının yanına işgücünü de alarak, Avrupa ülkelerine açılım yapamamaktadır. 1995 yılından beri yürürlükte olan bu uygulamanın ülkemiz ekonomisine maliyeti, doğrudan 77 milyar doları, dolaylı olarak ise 100 milyar doları bulmaktadır.

Türkiye dışında hiçbir ülke, Avrupa Birliğine girmeden önce gümrük birliğine girmemiştir. Hatta, Yunanistan ve İspanya gibi bazı ülkeler, Avrupa Birliğine üye olduktan sonra, belli bir uyum sürecine tâbi tutulmuş; bu ülkelere, uyum sağlamaları için finansman desteği bile sağlanmıştır. Gümrük birliği, aynı zamanda, Avrupa Birliğinin karar organlarında yer almayı da gerektirir; ancak, şu anda, Avrupa kararları alıyor, biz sadece uyguluyoruz. Yani, bizi karar alma sürecine dahil etmiyorlar. Sormak istiyorum: Bu nasıl bir birliktir; bu nasıl bir ortaklıktır; bu nasıl bir rekabettir?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır). “Iıı.tur. (hazine müst.gümrük müst.dıştic.müst.dpt müst.die bşk.lığı”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2003-12-19-iii-tur-hazine-must-gumruk-must-distic-must-dpt-must-die-bsk-ligi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
