# Bazı kanunlarda ve 178 sayılı khk'de değ.yap.hk.kan.tas.( ötv ) (ss.645)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim
- **Tarih:** 14 Temmuz 2004
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KHK'DE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.( ÖTV ) (SS.645)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2004-07-14-bazi-kanunlarda-ve-178-sayili-khk-de-deg-yap-hk-kan-tas-otv-ss-64

> Muhsin Koçyiğit (CHP), 14 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KHK'DE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.( ÖTV ) (SS.645)); konuşma 774 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 645 sıra sayılı Bazı Kanunlarda ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 15 inci maddesi üzerinde görüşlerimizi belirtmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sizleri, Grubum ve şahsım adına selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tasarının 14 üncü maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanununun 13 ve 17 nci maddelerinde çeşitli değişiklikler ve ilaveler yapılmak suretiyle, vergi sistemimizdeki mevcut istisnaların kapsamı oldukça genişletilmektedir. Görüşülmekte olan bu vergi tasarısıyla, çok sayıda KDV istisnası getirilmektedir. Bunların başlıcaları; petrol aramaları, altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri arama, rafinaj gibi faaliyetler, liman ve hava meydanları inşası için yapılan mal ve hizmet teslimleri, savunma amaçlı uçak, tank ve yedek parça alımları şeklinde özetlenebilir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bilindiği üzere, genel kural olarak, ekonomik faaliyetler sonucu oluşan katmadeğerin tümü vergiye tabidir; ancak, ekonomik ve toplumsal nedenlerle ve Avrupa Birliği normları dikkate alınarak, bazı ekonomik faaliyetlerin vergi dışında bırakılması amacıyla vergi istisna ve muafiyetleri getirilebilmektedir. Hepimizin bildiği gibi, istisna konu bazında, muafiyet ise kişi bazında bir faaliyetin vergi dışında bırakılmasını anlatmaktadır. İstisnaların kapsamı belirlenirken, çok iyi düşünülüp ona göre ayarlanmalıdır; çünkü, istisnaların kapsamının geniş tutulması mükellefleri kayıtdışına iterek kayıtdışı ekonominin büyümesine neden olmaktadır. Hepimizin bildiği gibi, bugün, ülkemizin sorunlarının en başında kayıtdışı ekonomi gelmektedir. Hükümet programında, bir taraftan kayıtdışıyla mücadele edileceği belirtilirken, öte yandan da bu tasarıyla yapıldığı gibi istisna ve muafiyetlerin kapsamının genişletilmesini bir çelişki olarak görüyoruz.

Değerli milletvekilleri, bugün vergi sisteminde yaşanan sorunların başında, muafiyet ve istisnalar, vergi oranları, kentsel rantların vergilendirilmesi, vergi denetimi ve vergi idaresinin etkinliğinin artırılması gelmektedir. Vergi sistemimizde çok sayıda ve belirli bir amaç doğrultusunda, aralarında eşgüdüm sağlanmamış vergisel muafiyet ve istisnalar bulunmaktadır. Bu şekilde, 148 değişik kanunla, devlet, büyük meblağlarda vergi alacağından vazgeçmektedir. Aynı şekilde, 16 değişik kanun hükmünde kararnamede de çok sayıda vergi ayrıcalığı bulunmaktadır.

Vergi sisteminde bulunan bu tür vergi muafiyet ve istisnalarının, ülkemizin içinde bulunduğu şartlar, ekonominin gerekleri ve kamu finansman ihtiyaçları dikkate alınarak, yeniden değerlendirilmesi gerekirken, bunun tam tersine, görüşmekte olduğumuz bu vergi tasarısıyla, muafiyet ve istisnalarının kapsamı genişletilmek suretiyle, âdeta, kayıtlı ekonomiden kayıtdışı ekonomiye geçiş teşvik edilmektedir.

Değerli milletvekilleri, bugün, ekonomimizin sorunlarından biri, hiç kuşkusuz, kayıtdışının büyüklüğüdür. Evet, ekonominin yaklaşık yarısı kayıtdışındadır. Bunun anlamı, ekonominin tüm yükünü kayıtlı mükelleflerin yüklenmesi demektir; bir başka deyişle, daha yüksek oranda vergi, yoksulluk, gelir dağılımındaki bozukluk, daha az ve kalitesiz kamu hizmeti demektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizin yıllardır süregelen temel sorunu, kamu finansmanını vergilerle finanse edememesidir. Vergiyle finanse edilemeyen kamu finansmanı, uzun yıllardan beri borçlanma yoluyla sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu kısır döngü, ülkemizi bir borç çıkmazı içine sokmak suretiyle, ekonomiyi kırılgan bir duruma getirerek krizlerin doğmasına neden olmaktadır. Yaşanan ekonomik krizlerin temelinde kamu finansman dengesindeki bozukluk yatmaktadır. Kamu giderlerinin, borçlanma yerine, tek sağlam kaynak olan vergilerle finanse edilmesi, hep ihmal edilmiştir. Oysa, yüksek bütçe açıklarından kurtulmanın yolu vergi gelirlerini artırmaktan geçiyor. Mükelleflerin üzerinde zaten ağır olan vergi yükünü artırmanın imkânı olmadığına göre, yapılması gereken, mükellef olmayanları, yani kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına almaktır. Kayıtdışı ekonomiye karşı kararlı ve sürekli bir mücadeleyi sergilemek gerekmektedir. Ancak, yapılan bu değişiklikte görüyoruz ki, hükümet tarafından, kayıtdışı ekonomi, öncelikli konular arasında bulunmamaktadır. Oysa, toplumun hemen hemen her kesimi bu olgudan rahatsız ve şikâyetçidir; çünkü, kayıtdışı ekonomi, kamu finansman dengesinde meydana getirdiği olumsuzluğun yanı sıra, devlete karşı vergi dahil her türlü malî yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getiren vatandaşlar aleyhine de haksız bir rekabet doğurmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, ülkemizdeki kayıtdışı ekonominin büyüklüğü ciddî boyutlara ulaşmış olup, giderek, kayıtlı ekonomiyi, âdeta, tehdit eder düzeye gelmiştir. Kayıtdışı ekonomi büyüdükçe, devletin vergi kaynakları da dolaysız vergilerden dolaylı vergilere doğru kaymaktadır. Bugün, dolaylı vergilerin oranı yüzde 65'lerden yüzde 75'lere çıkmış bulunmaktadır. Bilindiği gibi, harcama üzerinden alınan dolaylı vergiler çok adaletsiz olup, zengini az, yoksulu ise yüksek oranda vergilemek suretiyle de, aynı zamanda çok haksız bir vergidir. Tüketim üzerinden alınan dolaylı vergiler, gelir dağılımını dargelirliler aleyhine bozduğundan, yaşamı onlar için âdeta çekilmez duruma getirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz bu yasa tasarısının 15 inci maddesinde yapılan değişikliklerle, istisna ve muafiyetlerin kapsamı ekonomik ve sosyal nedenler dikkate alınmadan oldukça genişletildiğinden, hükümet programıyla çelişerek, kayıtlı ekonomiden kayıtdışı ekonomiye geçiş teşvik edilmiştir. Oysa, tam aksine, yapılması gereken, kayıtlı ekonomiyi büyüterek, kayıtlı mükellefler üzerindeki vergi yükünü yeni kayda alınan mükelleflere dağıtmaktır. Böyle hareket edilerek, vergi oranları düşürülmek suretiyle, vergiye karşı olan direnç kırılacağından, verginin tabana yayılması da kolaylaşacaktır. Verginin tabana yayılması sonucu vergi gelirleri artacağından, kamu finansmanı, borç yerine, vergilerden finansa edilerek, bütçe borç, ekonomi de faiz yükünden kurtulacaktır. Ayrıca, artan vergilerle yatırım, üretim ve ihracatın önündeki engeller kaldırılmak suretiyle de, işsizliğe ve istihdama kesin çözüm bulunacaktır. Ancak, hükümetin getirdiği bu vergi tasarısında, muafiyet ve istisnaların kapsamının genişletilmesi vergi kaybına neden olacağından, bütün bunları sağlamanın mümkün olmadığını belirtir, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır). “Bazı kanunlarda ve 178 sayılı khk'de değ.yap.hk.kan.tas.( ötv ) (ss.645)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2004-07-14-bazi-kanunlarda-ve-178-sayili-khk-de-deg-yap-hk-kan-tas-otv-ss-64 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
