# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Muhsin Koçyiğit, 9 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.057 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 827 sıra sayılı yasa tasarısının 3 üncü maddesinin geçici 220 nci maddesiyle ilgili olarak Grubum ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; kamu yönetimi, devlet örgütünün yönetimi demektir. Kamu yönetimi, bireylerin özgürlüğünü, mutluluğunu, yaşamın kolaylaştırılmasını, daha güzel, daha aydınlık, daha bolluk, daha gönençli bir yaşam sağlanmasını güvenceye almaya yöneliktir. Bu nedenle, kamu yönetimi, tüm bireyleri ilgilendirir, tüm yaşamsal düzeyi ilgilendirir. Toplumsal yapımızı ilgilendiren bir düzeni konuşuyoruz; o nedenle, tüm toplum tarafından kabul edilmelidir. Tüm toplumun uzlaşmaya varacağı ortak bir metin olmalıdır.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan yasa tasarısının 3 üncü maddesinin geçici 220 nci maddesinde "bu maddenin yürürlük tarihinden önce daha düşük ekgöstergeli veya ekgöstergesi olmayan bir kadro, görev ya da dereceye atanmış veya seçilmiş olanlar için ek 67 nci maddenin uygulanmasında ekgöstergeli veya yüksek ekgöstergeli kadro, görev ya da derecede en az altı ay görev yapmış olma şartı aranmaz" hükmü getirilmektedir. Buna göre, bu maddenin, yani, 3 üncü maddeye bağlı geçici 220 inci maddenin yürürlük tarihinden önce daha düşük ekgöstergeli veya ekgöstergesi olmayan bir kadro, görev ya da dereceye atanmış veya seçilmiş olanlar için ek 67 nci maddenin uygulanmasında, ekgöstergeli veya yüksek ekgöstergeli kadro, görev ya da derecede en az altı ay görev yapmış olma şartı aranmayacaktır. Bir başka anlatımla, 3 üncü maddede, emeklilik hakkının kazanılması için aranılan altı aylık süre, bu maddenin uygulanmasında aranmayacaktır; yani, bunların emeklilik yönünden kazanılmış hakları korunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada, önemli olan, kamu görevlilerinin sadece emeklilik haklarına ilişkin düzenlemeler yerine, onların sorunlarının giderilmesine, ekonomik, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin köklü ve kalıcı düzenlemeler yapmaktır.

Değerli milletvekilleri, hükümet, son otuz yılda, konsolide bütçeden kamu personeline en az ödenek ayıran hükümet olma unvanını elinde bulundurmaktadır. 1999 yılında yüzde 24,6 olan personel giderlerinin konsolide bütçe payı, IMF programının uygulanmaya konulmasıyla, izleyen beş yılda sürekli gerileyerek, 2004 yılında yüzde 19'la en düşük düzeye gerilemiştir. Bu, aynı zamanda, IMF programını uygulayan hükümetin kamu çalışanlarına bakış açısını da sergilemektedir.

Değerli arkadaşlarım, kamu çalışanlarının sorunları, sadece gelir düzeylerinin düşüklüğünden, emeklilik haklarının düzenlenmesinden ibaret değil. Bunlar kadar önemli olan bir diğer konu da, ücretlerin artan oranda, yüksek oranda vergilendirilmesidir. Hepimizin bildiği gibi, bugün, ücretli kesimin vergilendirilmesinde bir paradoks yaşanmaktadır. Şöyle ki; bir yandan yıl sonuna doğru enflasyon artarken, öte yandan da, matrah diliminin artması sonucu, müterakki vergi sisteminden dolayı, ücretliler yüksek oranda vergilendirildiği için, bu, gelirlerinin, yani, satın alma güçlerinin düşmesine neden olmaktadır. Bunu önlemek için, eskiden olduğu gibi, ücretlilerin, yıl boyunca, sabit, düz oranlı, örneğin, yüzde 10 gibi sabit bir vergi oranıyla ya da yüzde 5'ten başlayan yüksek dilimli tarifeler içinde vergilendirilmesinin yolu açılmalıdır; çünkü, bugün, ülkemizde, vergi verenler arasında korunmaya en muhtaç kesim ücretlilerdir. Bunların, gelirinden düşecek ne bir amortismanı ve ne de bir gider unsuru mevcuttur.

Ücretliler, vergisini, enflasyona karşı değer yitirmeden, peşin, kaynaktan kesilmek suretiyle ödemektedir. Bu nedenle, ücretliler üzerindeki aşırı vergi yükü aşağıya çekilerek, bir an önce azaltılmalıdır; çünkü, üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği ülkelerinde, ücretliler üzerindeki vergi yükü, ortalama yüzde 10'lar düzeyindedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, kamu çalışanları ve emekliler geçinememektedirler. Memur maaş artışları, sözde, memur sendikalarıyla yapılan toplugörüşme sonucu belirlenmektedir. Bu toplugörüşmeler ve uzlaşma kurulu kararları on onbeş günlük formalite bir süreçten öteye gidememektedir; çünkü, memurların sadece göstermelik bir sendika kurma hakkı vardır. Özgür sendikacılığın sadece üç ayağından birisi mevcuttur, o da, toplugörüşme hakkıdır. Sendikalaşmanın olmazsa olmaz koşullarından olan diğer iki ayağı, toplupazarlık ve grev hakkı ise hiç mevcut değildir.

Üzülerek belirtmeliyim ki, bugün, memur sendikalarının, hükümetle eşit koşullarda masaya oturarak toplupazarlıkla ücretlerini belirleme hakları yoktur. Hele, anlaşmazlık halinde, greve gitme hakları hiç yoktur. Yani, kamu çalışanlarının ve emeklilerin maaşları, eskiden olduğu gibi hükümetin iki dudağı arasında belirlenmektedir. Hatta, burada hükümet bazen öyle ileri gitmektedir ki, maaş artışları konusunda anlaşmazlık halinde, kendi atadığı, kendi görevlendirdiği uzlaşma komisyonunun kararlarını bile hiçe sayabilmektedir.

Bunun için, acilen, Avrupa Birliği standartları ve ILO sözleşmeleri esas alınarak, kamu çalışanlarına grevli, toplusözleşmeli, özgür ve icazetsiz bir sendikalaşma hakkı verilmelidir, ancak böyle bir sendikalaşmayla, kamu çalışanları, hükümetle toplupazarlık masasına oturarak, kendi ücretlerinin belirlenmesinde söz sahibi olabilecektir.

Değerli milletvekilleri, kamu çalışanları, demokrasidışı yöntemlerle, örgütsüz bırakılmamalıdır. Bilinmelidir ki, ancak toplumun tüm kesimlerinin hakları korunarak ve güvence altına alınarak demokrasi ve özgürlükleri yaşatabiliriz.

Ücret artışı konusunda, sıra kamu çalışanlarına ve emeklilere gelince bütçe dengeleri, ekonomik kriz, IMF programı ve dayatmaları gündeme getirilmek suretiyle, âdeta, kamu çalışanları sindirilmek istenmektedir.

Değerli milletvekilleri, hükümet kamu çalışanlarına ilişkin düzenleme yaparken, sürekli bir şekilde, memur sayısının fazlalığından yakınmaktadır. Oysa, bu yakınma ve iddia kesinlikle doğru değildir; çünkü, 2002 yılı verilerine baktığımızda, ülkemizde toplam 2 750 885 memur bulunmaktadır. Bu rakamı diğer ülkelerle kıyaslayacak olursak, ilginç sonuçlara varacağız. Şöyle ki; kamu personelinin nüfusa oranı Finlandiya'da yüzde 10, Fransa'da yüzde 8, Almanya'da yüzde 5, Amerika Birleşik Devletlerinde yüzde 7 ve Türkiye'de ise, sadece yüzde 3'tür. Görüldüğü gibi, bu iddia kesinlikle doğru değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; memurların ve kamu çalışanlarımızın sorunları oldukça fazladır. Bunlardan biri de, memurların kadro koşulu aranmaksızın sözleşmeli personel olarak atanmak suretiyle, memur güvencesinin ve memur sendikacılığının yok edilmek istenmesidir.

Yine, amirlere, emrindeki memurları sınırsız bir şekilde başka kurumlarda geçici olarak görevlendirme yetkisi verilmek suretiyle, âdeta, sürgünlere davetiye çıkarılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bakanlık merkez ve taşra teşkilatları ile ilgili ve bağlı kuruluşlarının yeniden düzenlenmesi sonucunda, çok sayıda, şahsa bağlı kadro oluşmaktadır. Şahsa bağlı kadroların meydana gelmesiyle, bir yandan, bilgili ve deneyimli kamu görevlilerinin birikimlerinden yararlanılmamakta, öte yandan, boşaltılan ve ihdas edilen yeni kadrolara bilgisiz ve deneyimsiz yeni elemanlar atanmak suretiyle de, âdeta, kadrolaşmaya gidilmektedir.

Değerli milletvekilleri, kamu görevinde memurluğun istisnaî, sözleşmeliliğin ise esas duruma getirilmemesi gerekir. Yine, kamu görevlilerinin "geçici görev" adı altında başka kurumlarda görevlendirmesinin objektif kurallara bağlanarak, sürgünü andıran geçici keyfî görevlendirmelerin önüne geçilmelidir.

Değerli milletvekilleri, kamu çalışanlarımızı geleceğe yönelik olarak tedirgin eden bir diğer konu da, performans ücreti verilmek istenmesidir. Kamu yönetiminde getirilmek istenen performans ücreti, kamu kesiminde çalışanlar arasında örgütlenmeyi ve dayanışmayı azaltan bir etki yaratarak, siyasî kayırmacılığa ve eşit değerdeki işe eşit ücretten daha da uzaklaşılmasına neden olacaktır. Bu farklılıkların yaratılması sürecinde, özellikle alt gelir grubundaki memurlar giderek daha düşük ücretlerle çalışmaya mahkûm edilecektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ücret ve maaşlara ilişkin sorunların çözümünde temel yaklaşım, performansa dayalı ücret değil, kamu çalışanlarının sendikal haklarının tanınması ve sosyal devlet anlayışıyla tüm kamu çalışanlarının nitelik ve kıdemlerine uygun, eşit değerdeki işe eşit ücreti temel alan, aileleriyle birlikte insanca yaşamalarına imkân verecek düzeyde ücret almalarının en kısa zamanda sağlanması olmalıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
