# Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 14 Nisan 2005
- **Gündem:** GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2005-04-14-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s

> Muhsin Koçyiğit, 14 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 474 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 861 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesi üzerinde, şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, günümüzde, beyan esasına dayanan çağdaş vergi sistemlerinin başarılı olması için, vergi kanunlarının, basit, adil ve verimli olması yeterli olmayıp, vergi idaresinin de güçlü bir şekilde örgütlenerek, bir taraftan mükelleflere çağdaş bir vergilendirme hizmeti sunması, diğer taraftan da mükelleflerin beyanlarının denetlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, vergi idaresinin modernizasyonu ve vergilendirme hizmetinin etkin bir şekilde sunulması, son yıllarda, tüm çağdaş vergi dairelerinin üzerinde durdukları konuların başında gelmektedir.

Değerli arkadaşlarım, vergi idaresinin çağdaşlaşması çalışmalarına paralel olarak, günümüzde, vergi idaresinin amaçları, temel ilke ve stratejileri önemli değişikliklere uğramakta ve vergi idaresinin etkinlik anlayışında, klasik hazineci yaklaşımdan, mükellef memnuniyeti ile performans ölçümünü esas alan bir yönetim anlayışına doğru gidilmektedir. Bu çerçevede, vergi idaresinin misyonu, vizyonu ve stratejik önceliklerinin önplana çıkarılması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, gelir idaresini yeniden yapılandırma çalışmalarının, IMF niyet mektuplarında ve kredi koşullarında gelir idaresiyle ilgili yapılanmanın şart koşulmuş olması, hatta, bunun, hükümetin performans kriteri olarak belirlenmesi, ayrıca, bu yapılanmanın IMF'nin sürdürülebilir borç politikasının devamını güvence altına almak üzere yapılan bir düzenleme olduğu da açıktır.

Tasarıların hazırlanması aşamasında, hükümetin tüm katılımcılık ve şeffaflık söylemlerine rağmen, hazırlık aşamasında çalışmalar gizlilikle yürütülmüş, ilgili Bakanlık da dahil, sendikalardan ve ilgili taraflardan gizlenerek, bunların görüş ve önerilerinin alınmasına gerek duyulmamıştır.

Değerli milletvekilleri, gelir idaresinin yeniden yapılandırılması, mevcut bütçe ve ekonomi politikalarından soyutlanmış bir şekilde, sanki, teknik bir tartışmaymış gibi yürütülmeye çalışılmıştır. Tasarıda ise, adaletli bir gelir sistemi ve vergi politikasına ilişkin düzenlemelere yer verilmemiştir.

Tasarıya göre, önemli olan, gelir idaresinin en az giderle, yani, en az maliyetle en çok geliri sağlayacak şekilde mükellefi memnun etmeye yöneliktir.

Yine, tasarıya göre, verginin kimden toplanıp kimden toplanmadığı, toplanan değerin kime gidip kime gitmediği, uygulanan vergi politikalarının neoliberal ekonomi politikalarıyla bağı tümüyle gözardı edilmektedir.

Ayrıca, tasarıda, kamu ve sosyal devlet anlayışına da yer verilmemiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; burada, gelir idaresinin yeniden yapılandırılması kadar önemli olan bir diğer konu da vergi sisteminin yapısıdır; yani, vergi sisteminin kimden yana olduğu ya da kimden yana olmadığıdır.

Tasarıda, kayıtiçi ekonomiyi, vergi yükünü, dolaylı dolaysız vergi ayırımı ile adaletli gelir dağılımını esas alan vergi sistemine yer verilmemiştir.

Bilindiği üzere, bugün, kayıtdışı ekonominin boyutları her geçen yıl artmaya devam etmektedir. Yüzde 50'ler civarında olan kayıtdışı ekonomi, tırmanarak yüzde 60'lara doğru yükselişe geçmiş bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, kimileri, kayıtdışı ekonomiyi Türkiye'nin dinamizmi olarak niteliyor. Oysa, bu tutum, makro dengeleri bozarak ve krizler yaratarak, istihdam ve üretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca, Türkiye'de toplayamadığımız vergiler, dışborç olarak sırtımıza yüklenmektedir. Bu, bir yandan haksız rekabete neden olurken, öte yandan da Hazinenin finansmanı sürekli olarak kayıtlı ekonomi içindeki mükelleflerden sağlandığı için, artan vergi yükü nedeniyle de eşit işlemeyen bir ekonomik yapının sürdürülmesi teşvik edilmektedir. Bu durum, aynı zamanda, yatırım, üretim, istihdam ve yabancı sermayenin önünde bir engel olarak durmaya da devam etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2005-04-14-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
