# İşsizlik sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mümin İnan (MHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2008
- **Gündem:** İŞSİZLİK SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2008-07-01-issizlik-sorunlari-hakkinda

> Mümin İnan (MHP), 1 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞSİZLİK SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 576 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MÜMİN İNAN (Niğde) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; ülkemizdeki işsizlik sorunları ve asgari ücret hakkında gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Bugün en önemli sorunlarımızdan birisi olan işsizliğin insan yaşamı üzerinde önemli ölçüde ekonomik ve psikososyal sorunlara yol açtığı bilinmektedir. Son yıllarda küreselleşme ve ekonomide yeniden yapılanma adı altında uygulanan denetimsiz ve kontrolsüz aşırı liberal ekonomik politikalar Türkiye’de işsizliğin boyutlarını çok ciddi sorunlar çıkaracak bir düzeye yükseltmiştir.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre güya sürekli büyüyoruz. Dün de 2008 yılının ilk çeyreğindeki büyüme oranları yüzde 6,6 olarak açıklandı. Hâlbuki, aynı TÜİK 2008 dönemi itibarıyla yani 6,6 oranında büyüdüğümüz dönemdeki işsizlik oranını yüzde 11,6 olarak hesapladı. Bu hesaplamalara göre ülkemizdeki işsizlik oranları geçen yıllara göre sürekli artış göstermektedir. Üstelik iş bulma umudu olmayanlar, iş arayıp son üç ay içinde iş arama kanallarını kullanmayanlar ya da işe başlamaya hazır olup da iş aramayanlar, mevsimlik işsizler ve iş bulamayıp da ailelerinin yanında ücretsiz çalışanlar işsiz sayılmadığı için bu hesaplamalara dâhil edilmemektedir. Bu kesimler de dikkate alındığında, 2008’in ilk üç ayı içinde işsizlik oranının yaklaşık yüzde 25 düzeyine ulaştığı bir gerçektir.

Ülkemizde yaşanan işsizlik boyutlarında özellikle üniversite mezunu kişilerin hiç de azımsanmayacak bir şekilde önemli bir yere sahip olması, işsizliğin eğitim ya da başka bir sınırlamaya gidilerek açıklanmasının mümkün olmadığını göstermektedir.

Ülkemiz öyle bir hâle gelmiştir ki insanlar iş yapamaz, iş bulamaz durumdadırlar. Oysa gerçekten büyüme varsa işsizliğin azalması gerekmektedir. Son bir yılda ülkemizdeki tüm ekonomik göstergelerde bozulmalar vardır. Bir taraftan üretimdeki büyüme oranları düşmüş, diğer taraftan enflasyon ve işsizlik oranları yükselmiştir. Dar gelirlinin enflasyonu ise zorunlu tüketim mallarındaki aşırı yükselmeler sebebiyle daha da fazla artmıştır. Bugün yürürlüğe giren elektrik zammı da bu göstergelerden bir tanesidir. Bu zamla birlikte sanayimizin artan maliyetleri ekonomimizin rekabet gücünü çok olumsuz etkileyecek, son dönemlerde sıkıntıya düşen sanayicilerimiz fabrikalarını kapatmak durumunda kalacaklardır. Nitekim Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi Niğde’de de en büyük sanayi kuruluşlarından birisi olan Koyunlu İplik ve Halı Fabikası 1972’den bu yana ilk defa işçilerini, 600 işçisini ücretsiz izne çıkarmak durumunda kalmıştır. Maalesef uygulanan yanlış ekonomik politikalar sonucu çiftçi ve esnaf kan ağlarken, sanayicimiz de bu duruma düşürülmüş ve bugün ekonomide gelinen noktada işsizlerin iş bulma şansı olmadığı gibi, çalışan insanlarımızın birçoğu da işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; ülkemizin içinde bulunduğu şartlarda işsizlik acil çözüm bekleyen en önemli sosyal sorun olarak karşımızda durmaktadır. Bu sorunun ciddiye alınmaması ya da ertelenmesi toplumun tüm dengelerini altüst edecek, önemli toplumsal sıkıntılara yol açacaktır. Hiç vakit kaybetmeden üretim ve istihdamı arttırarak ülkemizin en önemli sorunu olan işsizliğe çare bulmak zorundayız.

Ayrıca, bu milletin vekilleri olarak, işsizliği çözmeye yönelik politikaların yanında, asgari ücretle çalışan ve aldığı parayla karnını bile doyuramayan vatandaşlarımızın aldığı ücretler konusunda da hemen bir iyileştirme ve çözüm arayışına gitmeliyiz. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yapmış olduğu araştırmalar sonunda, haziran ayında 710 YTL ile 750 YTL açlık sınırı olarak belirlenmiş, yoksulluk sınırı olarak da 2.300 YTL ile 2.400 YTL civarında hesaplanmıştır. Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararı doğrultusunda bugünden itibaren yıl sonuna kadar geçerli olacak asgari ücret ise yüzde 5 artırılarak on altı yaşından küçükler için net 414,92 YTL’den 432,97 YTL’ye, on altı yaşından büyük bekâr bir işçi için -asgari geçim indirimi dâhil- net 481,55 YTL’den 503,26 YTL’ye yükseltilmiştir. Bu vatandaşlarımız aldıkları bu ücretle hangi ihtiyaçlarını karşılayabilirler? Bunu sizlerin takdirine bırakıyorum. Yoksulluk sınırından vazgeçtik, neredeyse iki asgari ücretin toplamı ancak açlık sınırını karşılayacak durumdadır. Hiç kimsenin bu insanları açlık sınırında, altında yaşatmaya hakkı yoktur. Çünkü, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23’üncü maddesine göre…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mümin İnan (MHP, Niğde). “İşsizlik sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2008-07-01-issizlik-sorunlari-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
