# 2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mümin İnan (MHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim
- **Tarih:** 18 Aralık 2009
- **Gündem:** 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2009-12-18-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi

> Mümin İnan (MHP), 18 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 1.158 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MÜMİN İNAN (Niğde) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı kuruluşlar olan Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü ile Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 2010 yılı bütçeleri hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.

Ekonomi yönetimleri tarafından hazırlanan bütçeler gelecek için devletin amaçlarına, hedeflerine ve politikalarına uygun olarak gerçekleştirilecek faaliyetleri ve sonuçları gösterir. Hedeflenen durum ile gerçekleşen durum arasındaki sapmalar ve nedenleri tespit edilip gerekli tedbirler alınarak ileriye yönelik daha akılcı ve sağlıklı politikalar geliştirilir.

2009 bütçesi görüşülürken, şahsım da dâhil olmak üzere, birçok milletvekili arkadaşımız hedeflenen yüzde 4’lük ekonomik büyümenin gerçekleşmeyeceğini, yine bütçe açığının 10,4 milyar TL’nin çok üstünde gerçekleşeceğini, bu bütçenin ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durumla alakasının olmadığını; plansız, programsız bütçeyle hiçbir yere varılamayacağını, böyle hayalî bir ekonomi yönetiminin acısını vatandaşların çekeceğini ifade etmiştim. Maalesef, 2010 yılı bütçesinin de hazırlanırken, 2009 bütçesi gibi ülkenin içinde bulunduğu ekonomik gerçeklere göre hazırlanmadığını görmekteyiz.

Her ne kadar Sayın Başbakan, inatla krizin ülkemize etkisiyle ilgili geometrik terimler kullanmaya devam etse de vatandaşın durumunun hangi geometrik şekle uyduğu pek belli değildir. “Dünya krizden inim inim inliyor, bizde kriz yok.” diyenlere, örnek verenlere, geçen gün milletvekili arkadaşımız Hüseyin Yıldız çok güzel bir cevap verdi: “Keşke Sayın Başbakanımız arkadaşı Sayın Obama’ya bunları anlatsa da Amerika da dünya da krizden kurtulsa, biz de kurtulsak.” Sayın Başbakan ısrarla “Kriz yok.” dese de Sayın Maliye Bakanı 2010 bütçesinin krizden çıkış bütçesi olacağını ifade etmektedir. Biz de hangisine inanacağımıza milletvekilleri olarak şaşırmış durumdayız. Takdiri sizlere bırakıyorum değerli arkadaşlar.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; bütçenin geneline baktığımızda, karşı karşıya olduğumuz sorunları Hükûmetin dünyadaki ekonomik krize bağladığını yani sıkıntıların dış dinamiklerden kaynaklandığını ve bunları kabul ettiğini görüyoruz. Eğer gerçek böyle olsaydı ülkemizde yaşanan küçülme krizin kaynağı olan ülkelerden daha fazla gerçekleşir miydi? İşsizlik oranlarımız bu ülkelerdeki işsizlik oranlarından çok daha yüksek olur muydu? Dünya ekonomisinde yüzde 1,1 küçülme gerçekleşirken Türkiye ekonomisinin yüzde 6’nın üzerinde küçülmesi gerçekleşir miydi? Aradaki bu 6 katlık sapma ülke ekonomisinin ve gelişen ekonomik krizin kötü yönetildiğinin ve bu sebeple Türkiye ekonomisinin kırılgan hâle geldiğinin çok açık bir göstergesidir.

Bütçe hazırlanırken krizin ülke ekonomisinde yarattığı çöküntünün görmezden gelindiği anlaşılmaktadır. Küresel ekonomik krizin olumsuz etkilerinin bir iki yılda düzelmesi ve küresel göstergelerdeki gelişmelerin hemen yansıması mümkün değildir. Bu bütçede yüzde 3,5 büyüme öngörülmüş ve bütçedeki gelir kalemleri bu öngörünün gerçekleşeceği hatta çok fazla aşılacağı üzerine bina edilmiştir. 2010 yılında vergi gelirlerinde yüzde 18 civarında bir artış beklenmektedir. Acaba Hükûmet almayı öngördüğü bu vergileri siftah yapmadan dükkân kapatan esnaftan mı, fabrikasında üretime son veren sanayiciden mi yoksa zorunlu tüketim ihtiyaçlarını bile karşılayamayan tüketicilerden mi almayı planlamaktadır?

Bütçede her zamanki emekliler, çalışanlar, köylüler, çiftçiler ve esnaflar unutulmuştur. Öngörülen zamlarla emekliler ve memurlar yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmektedir. Tarım kesimine ayrılan destek ise gayrisafi millî hasılanın yüzde yarımından bile daha aşağıdadır. Bu bütçede görülüyor ki Hükûmet, çiftçiyi de köylüyü de tamamen gözden çıkarmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ülkemizin maden ve ham madde kaynaklarını kuruluş kanununa uygun olarak araştırmak ve ekonomiye kazandırmak görevini sürdüren MTA Genel Müdürlüğü, madencilik sektörünün gelişmesi için gerekli her türlü bilgiyi üreten ve altyapı hizmetlerini de sunan araştırmacı bir kuruluştur. Bu kuruluşumuza bütçeden geçen yıl yaklaşık 228 milyon TL ayrılmışken bu yıl yüzde 1,5 artışla 231 milyon TL ödenek ayrılmaktadır. Kurum bu kadar bütçeyle personel maaşlarını mı yoksa cari giderlerini mi karşılayacaktır yoksa yukarıda belirttiğimiz görevlerini mi yerine getirecektir?

Yine, ülkemizin petrol ve doğal gaz kaynaklarının hızlı ve etkin, güvenli bir şekilde aranması, üretilmesi ve ekonomiye kazandırılması konularında sorumlulukları bulunan Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 2009 yılı bütçesi 5,6 milyon TL iken bu yıl kesinti yapılarak 5,5 milyon TL’ye düşürülmüştür. Dolayısıyla, hiçbir görev yapmayıp kendi hâlinde idare etmeye bırakıldığı apaçık bir gerçektir. Anlaşılan Hükûmet devleti bu alandan bertaraf edip bu sektörleri de tamamen özele bırakmak istemektedir.

Bu dönemde ülkemizde maden konusu ne rezervler ne ruhsatlar ne de ülke ekonomisine katkısı açısından gerçekçi sonuçları olan bir şekilde ele alınmamaktadır. İzin verilirken maden aramalarıyla ilgili çevre konusundaki ilkeler, sağlıklı olarak ortaya konulmadığı için elinde izin olan madenciler, kimi zaman Çevre Bakanlığı ve kamudaki diğer kurumlarla karşı karşıya geliyor, kimi zaman da çevreci kuruluşlar ve yöre halkıyla sorunlar yaşıyor. Oysa belge ve arama ruhsatları, bütün sorunları ele alıp bertaraf edecek şekilde madencileri başka kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla karşı karşıya getirmeyecek biçimde düzenlenmelidir.

İşletilen maden sahalarının işçi sağlığı ve çevresel etkileri açısından denetimlerinin çok daha ciddiyetle yapılarak son günlerde hepimizin içini acıtan Bursa Mustafakemalpaşa ilçesindeki gibi faciaların önüne geçilmesi gerekmektedir.

Dünyada ve Orta Doğu’daki bütün olayların arkasında petrol paylaşımının ve kavgalarının olduğu bilinen bir gerçektir ama maalesef Hükûmet bu konuda petrol işlerini de bir tarafa bırakmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihini neredeyse AKP’nin kuruluşuna indirgemeye çalışan arkadaşlara bazı konuları hatırlatmak ve soru sormak istiyorum.

İktidara gelir gelmez bir yabancı bankanın milyar dolarlık vergi cezasını sıfırlamak ülke kaynaklarını heba etmek değil midir?

2002 yılı sonu itibarıyla 57 hükûmetin seksen yılda yaptığı borç stoku 222 milyar dolar, 2008 yılı sonu itibarıyla borç stoku 480 milyar dolar, aradaki fark 258 milyar dolar. AKP İktidarı ülkeyi seksen yıllık hükûmetlerin tamamının 2 katından fazla borçlandırmıştır. Düşük kur yüksek faiz politikasıyla yaptığımız bu borçlanma ve ülkeyi ithal cenneti hâline getirmek, ülke kaynaklarını heba edip ülkeyi soydurmak değil midir? İç borç seksen yılda 91,7 milyar dolar, bugün 2 katına çıkarak 181 milyar dolar. İktidarda kim var arkadaşlar?

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – AKP.

MÜMİN İNAN (Devamla) – AKP.

Özel sektörün borç yükü 2002 sonunda 43 milyar dolar, 2008 sonu 4 katının üzerine çıkarak 185 milyar dolar.

2002 yılında kişi başına düşen borç miktarı 3.200 dolar iken 2008 sonunda ne kadar? 6.800 dolar. İktidarda kim var?

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – AKP.

MÜMİN İNAN (Devamla) – Ekonominin büyümesi 2002 sonunda yüzde 7,5; bugün eksi yüzde 6’nın üzerinde.

Kapasite kullanım oranları 2002’de yüzde 85’lerin üzerindeyken bugün yüzde 70’lerde.

İşsizlik oranı 2002’de 10,7; bugün 13,5. Tarım dışı işsizlik ise yüzde 20’lerde. İktidarda kim var?

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – AKP.

MÜMİN İNAN (Devamla) – Evet.

Değerli arkadaşlar, 1923-2002 arası 250 milyar dolar dış ticaret açığı veren Türkiye, 2002-2009 yılları arasında 300 milyar doların üzerinde dış ticaret açığı vermiştir. İktidarda yine kimin olduğunu biliyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bu tersine rekor listesini çok daha fazla uzatmak mümkündür. Hatta Offerlere kadar uzanabilir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yukarıda bahsettiğimiz konular ve olumsuzluklar ülkemizde ne kadar ağır darbeler vursa da bunların üstesinden gelmek mümkündür.

Bugün, karşı karşıya kaldığımız en büyük tehlike bölücülüğün almış olduğu mesafedir.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – İktidarda kim var?

HALİL MAZICIOĞLU (Gaziantep) – AK PARTİ.

MÜMİN İNAN (Devamla) – Hükûmet birçok konuda gerçekleri görmediği gibi, Türkiye'nin geleceğini doğrudan ilgilendiren devlet ve millet için bir beka sorununa dönüşen terörü ve bölücülüğü, onun iç ve dış yapılanmalarını taleplerinde doğru okuyamamakta ya da okumamaktadır.

Bugün, yaşadığımız terör olaylarının arkasında yatan bağımsız Kürt devleti taleplerinin yeri olmayıp yüz yıla yakın bir geçmişe sahip olduğu bilinmektedir.

PKK’nın ve Kürt etnisitesinin üzerinden politika yapanların nihai hedefinin, topraklarımız üzerinde bağımsız devlet kurma hayali olduğu asla unutulmamalıdır. PKK ve yandaşları bu hedeflerini şimdilik dondurarak ülkemizin bir bölgesinde özerklik…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mümin İnan (MHP, Niğde). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2009-12-18-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
