# Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mümin İnan (MHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mart 2010
- **Gündem:** SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471

> Mümin İnan (MHP), 10 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 602 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MÜMİN İNAN (Niğde) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 7’nci maddesinde verdiğimiz önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.

Tasarının 7’nci maddesinin birinci fıkrasında, belediyelerce semt pazarları kurulmasına yönelik düzenleme bulunmaktadır. Burada, tüketici piyasasının büyüklüğü, pazar sayısı, altyapı ve trafiğe etkisi gibi kriterler göz önünde bulundurularak belediyelere pazar kurma yetki ve görevi verilmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, buna ilave, pazarlarda ticaret yapacak esnafın fikirlerinin de alınmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca, vatandaşın, kendisiyle ilgili konularda alınacak kararlarda temsilcileri aracılığıyla yönetime katılması, demokrasi kültürünün yerleşmesi ve gelişmesi açısından son derece önemlidir.

Bu düzenleme, sabahın köründen gecenin yarısına kadar çoluk çocuğuyla beraber ekmek kavgasında olan esnafımızı ve onların temsilcisi esnaf ve sanatkâr odalarını da memnun edecektir diye düşünüyoruz.

Bu önergeyle, semt pazarları kurulması konusunda, esnaf ve sanatkârlar odasının da temsil ettikleri kişiler adına konu hakkında söz sahibi olmalarını sağlamak istemekteyiz.

Kanunun 4’üncü maddesinin 7’nci fıkrasındaki, “Herhangi bir toptancı halinden satın alındığı veya herhangi bir toptancı haline bildirildiği belgelenen malların satışı engellenemez, bu mallar üzerinden mükerreren hal rüsumu alınamaz ve bunlar toptancı haline girmeye zorlanamaz.” hükmü için de, kanunu hazırlayanlara, şahsım, partim Milliyetçi Hareket Partisi ve Niğdeli hemşehrilerim adına teşekkür ederim.

Geçmişte, 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5 ve 17’nci maddeleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi görevlileri tarafından üreticiler için âdeta zulüm maddelerine dönüştürülmekteydi. Özellikle, Niğde’den satmak için İstanbul’a elma, patates ve lahana götüren üreticilerimiz, Ankara girişinde belediye ekipleri tarafından durdurulup, hiçbir belirti ve emare olmadığı hâlde, mallarını Ankara’da perakende sattıkları için değil, satacakları gerekçesiyle hale çekilip, orada 1-2 milyarı bulan cezalar kesilmekteydi. Üreticilerimiz, alın teriyle, emekleriyle yetiştirdikleri ürünlerini acaba daha iyi bir fiyata satabilir miyim umuduyla İstanbul’a götürürken, ürününün yarı parasını ceza olarak Ankara’da ödemekteydi. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Konu hakkında Sayın İçişleri Bakanının cevaplaması talebiyle verdiğim (7/11105) esas numaralı soru önergemin cevabını beklediğimi de buradan Sayın Bakana ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; ülkemizin meyve ve sebze üretiminde çok önemli rakamlara ulaştığı artık bilinen bir gerçektir, ancak yanlış tarım politikaları neticesinde üretimin çok önemli bir kısmı tüketiciye ulaşmadan yolda yok olmaktadır. Aslında bu yok oluş, Türk tarımı ve Türk çiftçisinin yok oluşudur. Bu durum, tüm ülkemizde olduğu gibi, benim seçim bölgem olan Niğde’de de üretim yapan çiftçi sayısını her geçen gün azaltmaktadır. Bu nedenle topraktan kopan vatandaşlarımızın, farklı alanlarda iş bulamadıkları için, işsizliğe ve açlığa mahkûm edildiğini görmekteyiz. Bu durumun vahameti, Sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in, Hazineden sorumlu Devlet Bakanı iken Niğde'yi ziyaretinde, her yıl ülkemizde 1,5-2 milyona yakın vatandaşımızın köyünü, toprağını bırakarak çiftçiliği terk ettiğini itiraf etmesiyle kabul edilmiş durumdadır. Üretimini devam ettiremeyip tarlasını, toprağını yok pahasına satıp veya icra yoluyla kaptırıp ortada kalan insanların durumları, işsizliğin bugün cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırmasına neden olmaktadır. Çiftçilerimiz, yüksek maliyetli gübre, ilaç, mazot ve elektrik fiyatlarıyla üretim yapmanın artık mümkün olmadığını ifade etmektedirler.

Bu feryat sadece Niğde'de değil, Türkiye'nin her tarafından yükselmektedir. Yıllardır hasat zamanı üreticilerimiz ürünlerini maliyetlerinin çok altında satmak zorunda kalırken, yurt dışından dengesiz bir biçimde tarımsal ve hayvansal ürünlerin ülkemize girmesine müsaade edenler rekabet ortamını altüst edip Türk çiftçisini perişan etmektedirler.

2009 yılı sonu itibarıyla, TEDAŞ sulama ve zirai kredi borçlarından dolayı Niğde’de ve ülkemizin birçok bölgesinde icralık olan ve takibe uğramayan çiftçi kalmamıştır. Tarımsal üreticilerimizin ekimden pazarlamaya kadar birçok sorunu yıllardan beri, büyük beklentilere rağmen çözüme hâlâ kavuşturulamamıştır. Vatandaşlarımız, sulama elektrik ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının ödenebilir yapıya dönüştürülmesini hâlâ ümitle beklemektedirler. Bu borçlardan dolayı icra takiplerinin en kısa sürede durdurulması ve haczedilen üretim araçlarının çiftçimize iade edilmesi, ekonomiye yeniden kazandırılması gerekmektedir.

Üreticilerin devletten aldığı tarımsal destekleme paralarına bile haciz yoluyla el konulması çiftçinin ne hâle düşürüldüğünün çok açık bir göstergesidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mümin İnan (MHP, Niğde). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
