# Sakarya ili sapanca ilçesinin ekonomik, sosyal ve kültürel durumu hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mümin İnan (MHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim
- **Tarih:** 15 Temmuz 2010
- **Gündem:** SAKARYA İLİ SAPANCA İLÇESİNİN EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL DURUMU HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2010-07-15-sakarya-ili-sapanca-ilcesinin-ekonomik-sosyal-ve-kulturel-durumu-hakk

> Mümin İnan (MHP), 15 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAKARYA İLİ SAPANCA İLÇESİNİN EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL DURUMU HAKKINDA); konuşma 761 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MÜMİN İNAN (Niğde) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; Milliyetçi Hareket Partisi olarak gruplar hâlinde Türkiye’nin bütün illerini gezmekteyiz. Bu vesileyle, Türkiye’mizin sorunlarının Türkiye Büyük Millet Meclisinde dile getirilmesi noktasında tespitler yapmaktayız.

Geçtiğimiz günlerde de Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri olarak Sakarya ili ve ilçelerine yapmış olduğumuz ziyaretler sırasında, Sakarya ili ve Sapanca ilçesiyle ilgili olarak tespitlerimizi ve sorunları yüce heyetinizle paylaşmak üzere gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.

Sapanca, Sakarya iline bağlı, kuzeyinde Sapanca Gölü, doğusunda Sakarya merkez ilçesi Adapazarı, güneyinde Samanlı Dağları, Geyve ve Pamukova ilçesi, batısında da Kocaeli merkez ilçesi İzmit yer alır. Yüzölçümü 14 kilometrekare, denizden yüksekliği 36 metredir. Sakarya’nın alan olarak yüzölçümü en küçük, nüfus yoğunluğu olarak da en fazla olan ilçesidir.

Sapanca, İstanbul başta olmak üzere, civar kentlere olan yakınlığı ve Sapanca Gölü, yeşillikler beldesi olması sebebiyle son dönemlerde kısa süreli tatiller için tercih edilmektedir.

Adapazarı ile Kocaeli arasında, İstanbul’a yakın Sapanca Gölü, adını Sapanca ilçesinden almış, kendi kendini besleme özelliğine sahip dünyada iki gölden biridir. Gölün etrafındaki irili ufaklı dereler bu göle akmaktadır. Kızılkanat, Yayın ve diğer balıklar buranın zenginlikleridir. Özellikle Sapanca sahil kesiminde çok sayıda otel, pansiyon, restoran ve tatil siteleri gibi turizme yönelik tesisler bulunmaktadır.

Sapanca ilçesi, Türkiye’nin coğrafi konumu itibarıyla ulaşım yollarının üzerinde olması, tabiatın güzelliği, iklimi, gölü ve sosyal yaşantısıyla problemsiz yerlerden biri olması gerekirken, özellikle son yıllardaki AKP hükûmetlerinin uygulamış olduğu yanlış ekonomik politikalar sonucunda Türkiye'nin genel, ağır ve ekonomik, sosyal sorunlarını aynen yaşamaktadır. İstanbul’a yakınlığı turizmi yüksek seviyeye çıkarması beklenirken bundan gerekli kazancı elde edememekte, geçtiğimiz dönemlerde ön planda olan meyvecilik artık bitme noktasına gelmiş, esnaf ise aylarca siftah etmeden dükkân kapatmakta, üstüne üstlük yerli ve yabancı büyük marketlerin ilçeye göz dikmesi sonucu küçük esnaf tamamen bitme noktasına gelmiştir.

Yörede bulunan su şişeleme tesislerinin zaman zaman kontrolsüz ve kaçak su çekme işleri vatandaşlar tarafından şikâyet edilen diğer bir konudur. Dünyada kendi kendini besleyebilen iki tatlı su gölünden birisi olan Sapanca Gölü’nün çevre kirliliğine maruz kaldığı ve ilgililerin bu konuya karşı duyarsız kalmaları vatandaş tarafından en çok şikâyet edilen konular arasında yer almaktadır. Zaman zaman göl seviyesinin altından geçen kanalizasyon sızıntılarının da göle karıştığı iddialar arasındadır. Tamamen koruma altında olan, doğal sit alanına sahip Sapanca Gölü’nün İstanbul’dan gelen hafriyat kamyonlarınca gölü doldurduğu ve bu konuda, Sapanca Belediyesinin haberi olmasına rağmen, tedbir alınmadığı ya da bilerek bir çıkar ilişkisi içerisinde bu işe göz yumulduğu Sapanca halkının tamamı tarafından dile getirilmektedir. Hatta bu hafriyat kamyonlarının sahibinin AKP üst düzey parti yöneticilerinden birisi, İstanbul’daki bir iş adamı olduğu da söylenmektedir.

Bahsetmiş olduğumuz bu konular hakkında İçişleri Bakanlığına belediye meclis üyeleri tarafından müracaat edilmesine rağmen soruşturma izni verilmediği de bilinmektedir. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın cennet köşelerinden birisi olan Sapanca yöresinin olumsuz çevre etkilerinden dolayı yok olmaması için ilgilileri şahsım ve Sapanca halkı adına göreve davet ediyorum.

Sapanca’da emeklilerin de hayatlarından ciddi anlamda şikâyetçi oldukları, ay başını getiremedikleri, Hükûmetin kendilerini kandırdıklarını, sözünde durmadığını, açlık sınırı altında ücretleriyle ayakta kalma mücadelesi verdiklerini gözledik. İşsizlerin gelecekten umut kestikleri ve morallerinin son derece bozuk olduğunu tespit ettik. Kısacası, ülkesine, milletine karşılıksız sevdayla bağlı, Sapanca’da yaşayan insanlarımızın daha iyi şartlarda yaşamalarının hakları olduğuna inanıyorum.

Ayrıca, seçim bölgem olan Niğde’de de benzer sorunların defalarca dile getirilmesine rağmen, bırakınız Hükûmet tarafından çözüme kavuşturulmayı, sorunlar gittikçe ağırlaşıp çekilmez bir hâl almaktadır. İşsizlik, siftah etmeden dükkânını kapatan ve iflas eden esnaf ve sanatkârlarımız, yabancı ithal ürünlerden dolayı üretimini durduran ve küçülen fabrikalarımız, hâlâ çözülemeyen ve yapılandırılamayan Ziraat Bankası, tarım kredi, elektrik ve sulama borçları yüzünden yakalanmamak için kahvehaneye çıkamayan ve şehre inemeyen çiftçilerimiz…

Evet, değerli arkadaşlar, özellikle son dönemlerde “Açılım” adı altında da millete dayatılmaya çalışılan küresel projelerin sonuçlarını da, açıklarını da hep beraber Türkiye genelinde de yaşıyoruz. Türkiye'nin sorunlarını çözme iddiasıyla sekiz yıldır iktidarda bulunan AKP hükûmetleri bu sorunları daha da ağırlaştırmış ve milletimizi hayalî olaylarla aldatmaya çalışmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın İnan.

MÜMİN İNAN (Devamla) – Teşekkür ediyorum.

AKP hükûmetleri başımıza gelecek felaketleri göremiyor, sırf, siyaset olsun diye günübirlik politikaların peşine takılarak ucuz hesaplaşmaların tuzağında Türkiye’nin küresel bir sarmalın dibine çekildiğini göremiyor ve bu oyunun bir oyuncusu oluyor. Artık, aziz milletimiz, AKP’nin anlattığı hikâyelerin kendi hikâyesi olmadığını bilmektedir ve bundan dolayı 12 Eylülde kanlı küresel oyunlara “Hayır” diyecektir, peşmergeyle iş birliğine “Hayır” diyecektir, bölünmüş Türkiye projelerine “Hayır” diyecektir, yeni Habur törenlerine “Hayır” diyecektir, AKP’ye “Hayır” diyecektir ve Sayın Başbakana da “Hayır” diyecektir ve büyük Türk milleti 12 Eylülde Anayasa değişikliğine “Hayır” diyerek, sonsuza kadar kardeşçe, birlikte, bölünmeden yaşamak için “Var ol Türkiye” diyecektir, ülkem için bir “Hayır” diyecektir.

AHMET YENİ (Samsun) – Darbe anayasası değişecek…

MÜMİN İNAN (Devamla) – Bu vesileyle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mümin İnan (MHP, Niğde). “Sakarya ili sapanca ilçesinin ekonomik, sosyal ve kültürel durumu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2010-07-15-sakarya-ili-sapanca-ilcesinin-ekonomik-sosyal-ve-kulturel-durumu-hakk (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
