# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mümin İnan (MHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2010
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku-2

> Mümin İnan (MHP), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 1.164 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MÜMİN İNAN (Niğde) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili 395 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Dünyanın ve ülkemizin her geçen gün daha çok enerjiye ihtiyaç duyduğu bilinen bir gerçektir. Hızla artan dünya ve Türkiye nüfusunun ve buna bağlı olarak gelişen sanayinin ve teknolojinin enerji ihtiyaçlarının sonu belli olan kaynaklarla karşılanamayacağı görülmektedir.

Bugün küresel enerji ihtiyacının yüzde 80’i doğal gaz, kömür, petrol gibi fosil yakıtlar kullanılarak karşılanmaktadır. Bu kaynakların sonlu olması, ayrıca çevre kirliliği sorunlarını da gittikçe büyütmesi ve çözümsüz hâle getirmesi, ülkeleri “Farklı, alternatif yenilenebilir enerji kaynaklarından daha çok nasıl faydalanılabilir?” düşüncesine itmiş, bir çok gelişmiş ülkede de yenilenebilir enerji miktarının, toplam kullanılabilir enerji miktarı içerisinde önemli bir paya ulaşmasını sağlamıştır.

Rüzgâr, güneş, akarsular ve denizler hatta henüz bilemediğimiz farklı enerji kaynaklarından faydalanma istekleri gittikçe artmaktadır. Nükleer enerjide araştırmalar ve geliştirme çalışmaları hâlâ atıkların depolanması konusunda devam ederken, özellikle güneş ve rüzgâr enerjisinden enerji üretme üzerine yapılan araştırma ve geliştirmeler hem rüzgârı hem de güneşi bugün nükleerle yarışabilir konuma getirmiştir.

Rüzgâr ve güneşten elde edilen enerji, gerek çevre sağlığını gerekse canlı ve insan sağlığını olumsuz anlamda etkilemediğinden dolayı tüm dünyada uygulama sahaları bulmaya başlamış ve hızla yayılmaktadır. Çevrenin öneminin gittikçe arttığı dünyamızda çevrenin en önemli enerji dostu olarak güneş, rüzgâr ve akarsu kaynakları görülmektedir.

Yenilenebilir enerji kaynakları açısından oldukça zengin bir dünyanın önemli bir bölgesinde bulunan ülkemizde yapılan bu düzenlemeler çevre dostu ve ucuz enerji üretimini artıracaktır. Ancak yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak amacıyla daha fazla araştırma geliştirme çalışması yapılması, bu amaçla yenilenebilir enerji kaynakları master planının oluşturulması, özel sektörün bu alanda yapacağı yatırımlara sübvansiyon, düşük faizli kredi, vergi iadesi ve muafiyeti gibi uygulamalar getirilmesi faydalı olabilecektir.

Yerli üretimin artırılabilmesi, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması, ayrıca çevreye daha az zarar verilmesi nedeniyle yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanılması teşvik edilmeli, bu amaçla, işletme masrafları çok düşük, ulusal kaynaklarımızdan olan ancak hâlâ yüzde 35'ini değerlendirebildiğimiz hidroenerji kaynaklarımıza yönelik yatırımlar desteklenmelidir. Enerji talebindeki hızlı artışın karşılanması için yenilenebilir enerji kaynaklarından en etkin ve rasyonel biçimde yararlanılması amacıyla kamu ve özel sektör yatırımlarının bu alana yönlendirilmesi de faydalı olacaktır.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; Türkiye nüfusu hızla artan ve gelecekte daha çok enerjiye ihtiyacı olacak bir ülkedir. Bu nedenle, yeni enerji kaynakları bulmak ve bu kaynakları en etkin ve verimli bir şekilde kullanmak zorundadır. Bu uygulamaya geçerken de enerji sektöründe mümkün olduğu kadar bağımsız olmaya önem vermelidir. Bunun için, AKP İktidarının, ivedilikle, enerji tesislerinin özelleştirilmesi merakı ve uygulamalarından vazgeçerek, kamunun elindeki tesislerde teknolojik altyapının geliştirilmesi ve gerektiğinde devlet eliyle yeni enerji tesislerinin kurulması gerekmektedir.

Türkiye, gerçekten coğrafik konumuyla -özellikle Akdeniz ve Ege sahilleri- yenilenebilir enerji bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Eğer Türkiye, yenilenebilir enerji sektörünü harekete geçirirse, enerji konusundaki dışa bağımlılığı büyük ölçüde yenebilir; yakın bir gelecekte de enerji ithaline ihtiyaç duymayacak noktaya gelebilir. İlk bakışta bir hayal gibi gözüken bu görüşü, bilinçli yatırım politikalarıyla ve çok iyi düşünüp milletimizin lehine çıkarılabilecek enerji yasalarıyla bu hayali gerçekleştirmek mümkün olabilir. Bu konuda atılacak her adım, Türkiye’nin enerji sektöründe hedeflediği millî bağımsızlığa ulaşmasına çok önemli katkılar yapacaktır. Türkiye’nin bugünkü enerji kaynaklarının kullanımının çeşidine artık, acilen yenilenebilir enerji kaynakları da eklenmelidir.

Bu yasa teklifi, aslında burada yıllar önce gelmeliydi. Bugün, bu konuda teknolojik standartlara ulaşılmıştır. Ülkemizin birçok bölgesi bu konuda biçilmiş kaftandır. Ancak hemen özelleştirilmeden vazgeçilmeli ve bağımsız bir enerji politikası oluşturulmalıdır. Enerji üretim tesisi yatırımlarına hız verirken aynı anda çevre kirliliğine yol açabilecek uygulamalardan kaçınılmalı, çevreyi koruyacak tedbirler de alınmalıdır.

Diğer taraftan, küresel elektrik enerjisinin yüzde 20’ye yakınını üretse de bazı nükleer kazalar sonucu ortaya çıkan olumsuz gelişmeler nükleer enerjiye de hep kuşkuyla yaklaşılmasına sebep olmuştur. Bu konuda işletmeye açılacak yeni tesisler için tartışmalar hâlâ devam etmektedir.

Bu sebeple, ülkemizin Rusya ile yaptığı ve son günlerde Japonlarla sürdürülen nükleer santral anlaşma çalışmaları konusunda, kamuoyu yeterince bilgilendirilmelidir. Bu santrallerin maliyeti ne kadar olacaktır? Üretilen enerjiyi kim satın alacaktır? Kaça satın alacaktır? Ödemeler hangi para birimiyle yapılacaktır? Bu santrallerin dünyadaki kurulum maliyeti ile bizdeki maliyeti arasında farklar var mıdır? Üretilen enerji dünya fiyatlarının üzerinde mi satılacaktır? En önemlisi, nükleer atıklar nerede ve nasıl güvenli bir biçimde saklanacaktır? Bu santrallerin kullanım teknolojisi bize verilebilecek midir? Enerji bağımsızlığımıza bunların bir katkısı olacak mıdır? Buna benzer birçok soru kamuoyunu meşgul etmektedir. Maalesef, vatandaşlarımız bu konuda yeterince bilgilendirilmemiştir. Yetkililerin acilen bu konuda kamuoyuna bilgi vermeleri gerekmektedir.

Sayın Bakanım, bu konulardan sonra, bir de Türkiye'nin genelinde ve Niğde’de özellikle sulama elektrikleriyle ilgili üç buçuk yıldan beri defalarca dile getirdiğimiz sorunlar hâlâ, olduğu gibi yerinde durmaktadır. Özellikle çiftçilerimiz şu anda bizleri de, sizleri de dinlemektedir. Buradaki sorun, yaklaşık on yıldır sulama elektrik borçları zaman zaman yapılandırmaya tabi tutulmasına rağmen, ağır koşullar ortaya getirildiği için üreticilerimiz ve çiftçilerimiz bu yükün altından kalkamamaktadırlar, özellikle uzun vadeli yapılandırmayı beklemektedirler ve mümkünse faizlerin silinebilmesini istemektedirler çünkü 2006 ve 2007’de takibe uğrayan elektrik alacaklarının faizlerini şu anda özel sektör tamamen silmektedir. Bu uygulama vardır ve vatandaş devletten de bir baba şefkati beklemektedir. Özellikle istirham ediyoruz çünkü şu anda Niğde’de sulama elektrik borcundan dolayı icra takibine uğramamış bir çiftçi kesinlikle yoktur, bunu açık söylüyorum efendim. Dolayısıyla, şu anda Niğde Ovası… Ana caddelere insanlar çıkamamaktadır, ya jandarma ya polis takibine uğramaktadır ve yakalamalar vardır. Yani açıkçası bir açık hava hapishanesine dönmüştür, bunu açıklıkla ifade ediyorum. Özellikle sizden bir müjdeli haber bekliyor bu torba yasasında bir destek vermenizi ve vadenin uzun olmasını özellikle talep ediyorlar ve faizlerin de mümkünse silinmesini.

Ayrıca, özel sektör trafo kayıp ve kaçaklarını neye göre belirliyor? Vatandaşlarımızdan yüksek oranda trafo kayıp ve kaçak paraları alıyor. Bunu birkaç defa dile getirdik ama maalesef bu konuda da olumlu bir adım atılmadı. Ciddi bir para oluşturuyor çünkü. Trafo başına, okuma zamanlarında 700-800 bin lira ücret gelmektedir.

Diğer taraftan, Niğde Belediye Başkanlığı yaptığım dönemde…

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Niğde’de mi bu?

MÜMİN İNAN (Devamla) – Niğde’de var efendim.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Kayıp kaçak trafo paraları?

MÜMİN İNAN (Devamla) – Kayıp kaçak trafo paraları, evet efendim.

Niğde Belediye Başkanlığı yaptığım dönemde Niğde’de artezyen olarak sıcak su termal kaynakları vardı, bütün prosedürleri yerine getirdik, İller Bankası sıcak su sondajını başlattırdık. Bize, üniversite raporlarına göre, belli bir seviyeye inildikten sonra 60 ile 80 derece arasındaki sıcaklıkta bir su bulunacağı söylendi. Çok özür dileyerek söylüyorum yani bunu söylemek istemem ama siyasi baskılardan dolayı sondaj yarım bırakıldı ve maalesef geri çekildi. Bu sondajın -şu anda AKP belediyesi olduğu için herhangi bir siyasi şeye de gerek yok, Niğde için söylüyorum- bu sıcak su sondajının bir an önce vurdurulması için bir katkı verirseniz Niğdeliler adına son derece memnun olacağımı da ifade etmek istiyorum efendim.

Diğer taraftan, Niğde Bor Emen Ovası’nda petrol çalışmaları devam etmektedir. Bunların daha geniş alanlara yayılmasının -bulgulara rastlandığı söylenmektedir kamuoyunda, bizim sizlere yazdığımız yazılarda da bunları söylüyorsunuz- bu konularda farklı alanlarda da araştırma yapılmasının hem Niğde açısından hem de Türkiye’nin enerji çeşitliliği ve desteği açısından önemli olacaktır diye düşünüyorum.

Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlarken, ülkemizin gönlünden geçen bütün güzel işlerin yeni yılda gerçekleşmesi dileğiyle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mümin İnan (MHP, Niğde). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
