# Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Münir Kutluata (MHP, Sakarya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mart 2008
- **Gündem:** BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-23-2008-03-04-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu

> Münir Kutluata (MHP), 4 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 487 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MÜNİR KUTLUATA (Sakarya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 117 sıra sayılı büyükşehir belediyesi sınırları içinde ilçe kurulmasıyla ilgili Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bu kanun tasarısıyla, Belediye Kanunu’yla ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Sakarya’da da birçok belde belediyesi kapanmaktadır. Ama onların hepsinin ayrı sıkıntıları var diğer belediyelerimiz gibi. Ama benim üzerinde durmak istediğim husus, Sakarya’da kurulmakta olan ilçeler konusunda gösterilen dikkatsizliktir. Yeni ilçeler ihdas edilirken, Sakarya’nın, özellikle Adapazarı şehrinin büyük Marmara depreminde yaşadığı afet hiç dikkate alınmamıştır. Adapazarı’nda “Adapazarı”, “Erenler”, “Serdivan” ve “Arifiye” adlarıyla dört ilçe kurulmaktadır. Bu dört ilçe de şehrin eski merkezi ve depremin yoğun hasara sebep olduğu, büyük ölümlere sebep olduğu yerlerdir.

Adapazarı’nda bir başka yerleşim alanı var ki depremden sonra devletin büyük gayretleriyle tespit edilen, Bayındırlık Bakanlığının büyük çabalarıyla tespit edilen, bölgenin tek sağlam zemini üzerine kurulmuş olan yeni yerleşim bölgesidir. Bunlar “Camili”, “Karaman” ve “Korucuk” adlarıyla bilinen, şimdi bölgede “Yenikent” adıyla genel olarak ifade edilen bu yerleşim bölgesinde 70 binin üzerinde insanımız yaşamaktadır. 18 okulu vardır sadece oradaki saydığım bu üç mahallenin, 18 camisi olmuştur, 1 spor salonu vardır. Yıkılan Hükûmet konağı bile, valilik binası bile oraya inşa edilmiştir. 2 tane hastanesi vardır. Yani büyük yatırımların da yapıldığı bir yerdir. Bunun sebebi, bunların yapılmasının sebebi, Adapazarı’nın bundan böyle buraya kayması arzusu idi. Şimdi, böyle bir bölgenin ilçe yapılmadan, mademki ilçe yapılıyor, buranın atlanarak eski yerleşim bölgelerinin üzerinde durulması, nüfusun tekrar buralarda yoğunlaşacağını ve yeni depremlerle büyük afetlerin yeni baştan yaşanacağını göstermektedir. Bu bakımdan bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bunun gözden kaçmış bir husus olabileceğini ümit ediyor ve bunun düzeltilmesini arzu ediyorum.

Bu, Türkiye için ve Sakarya için çok önemli bir husustur. Ayrıca bölgede yaşayan insanların, burayı yeni yerleşim bölgesi ve yeni gelişim alanı olarak kabul etmeleri sonucu yerleşen insanların beklentileri açısından bakarsak, şehre 15 kilometre mesafede ve bütün ihtiyaçlarını belirli bir mesafeyi giderek karşılamak durumunda olan insanlar… Ama esas önemlisi yeni depremlerdir, yeni afetlerdir; ki burası afet bölgesidir. 1967 yılında yaşanan depremden sonra Adapazarı bunu unutmuş, devamlı yeni kat ilaveleri yapılmıştır. Şimdi, yine şehirde ilave kat talepleri başlamıştır. Dolayısıyla, bu hususun, bir vesileyle düzeltilmesini, önergemiz vasıtasıyla düzeltilmesini, önergemiz vesilesiyle düzeltilmesini arzu ediyoruz.

Diğer taraftan, Sapanca Gölü kenarında, başta İstanbul olmak üzere, geniş bir iç turizm hinterlandına sahip olan Kırkpınar ve Kurtköy Belediyeleri de ortadan kalkmak üzeredir. Ülkemizin bu cennet köşesini her türlü arsa rantı yağmasından korumayı başarmış, modern şehirciliğe azami dikkat göstermiş, borç batağına batmamış bu belediyelerimizin sakinleri, farklı bir belediyecilik anlayışına terk edilmek üzeredir. Bugüne kadar gösterdikleri hassasiyet, ödüllendirilmek yerine cezalandırılmaktadır. Bu beldelerimizin özelliklerinin, çevre koruma hassasiyetlerinin sürdürülebilmesi için bunların belediye olarak muhafaza edilmesi gerekiyor. Ancak, bu, bu görüntü altında mümkün olmadığına göre, Kurtköy ve Kırkpınar’ın ikisinden birinin adıyla -bizim teklifimizde “Kırkpınar” adıyla- ilçe yapılması hususu da önemli bir noktadır. Sakarya’nın bir şanssızlığı olan Marmara Bölgesi’nin sanayi kirliliğinin ve kirli sanayilerinin bölgeye kayma riski yaşanırken ve gözlenirken, bölgenin tabii özelliklerinin korunmasına fayda sağlayacak bu tedbirlerin alınmasında büyük zaruret görüyoruz. Önergemizde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Münir Kutluata (MHP, Sakarya). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-23-2008-03-04-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
