# İst mvçetin soysal ve 21 mv.nin, istanbul'da depreme yönelik çalışmaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/60),ant mvtayfur süner ve 26 mv.nin, deprem riskinin ve alınması gereken önlemlerin araştırılması amacıyla (10/63),bursa milletvekili ismet büyükataman ve 31 mv.nin, bursa ve çevresinde yaşanacak muhtemel bir deprem felaketine yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/99),yalova milletvekili ilhan evcin ve 20 mv.nin, deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla . (10/242), sakarya milletvekili ayhan sefer üstün ve 23 mv.nin, deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla . (10/243), ist mvnusret bayraktar ve 20 mv.nin, özellikle istanbul ve marmara bölgesindeki deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla . (10/244),bursa milletvekili kemal demirel ve 19 mv.nin, depr

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Münir Kutluata (MHP, Sakarya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim
- **Tarih:** 22 Temmuz 2008
- **Gündem:** İST MVÇETİN SOYSAL VE 21 MV.NİN, İSTANBUL'DA DEPREME YÖNELİK ÇALIŞMALARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/60),ANT MVTAYFUR SÜNER VE 26 MV.NİN, DEPREM RİSKİNİN VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA (10/63),BURSA MİLLETVEKİLİ İSMET BÜYÜKATAMAN VE 31 MV.NİN, BURSA VE ÇEVRESİNDE YAŞANACAK MUHTEMEL BİR DEPREM FELAKETİNE YÖNELİK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/99),YALOVA MİLLETVEKİLİ İLHAN EVCİN VE 20 MV.NİN, DEPREM RİSKİNİN ARAŞTIRILARAK DEPREM YÖNETİMİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA . (10/242), SAKARYA MİLLETVEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN VE 23 MV.NİN, DEPREM RİSKİNİN ARAŞTIRILARAK DEPREM YÖNETİMİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA . (10/243), İST MVNUSRET BAYRAKTAR VE 20 MV.NİN, ÖZELLİKLE İSTANBUL VE MARMARA BÖLGESİNDEKİ DEPREM RİSKİNİN ARAŞTIRILARAK DEPREM YÖNETİMİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA . (10/244),BURSA MİLLETVEKİLİ KEMAL DEMİREL VE 19 MV.NİN, DEPR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-23-2008-07-22-ist-mvcetin-soysal-ve-21-mv-nin-istanbul-da-depreme-yonelik-calismala

> Münir Kutluata (MHP), 22 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İST MVÇETİN SOYSAL VE 21 MV.NİN, İSTANBUL'DA DEPREME YÖNELİK ÇALIŞMALARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/60),ANT MVTAYFUR SÜNER VE 26 MV.NİN, DEPREM RİSKİNİN VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA (10/63),BURSA MİLLETVEKİLİ İSMET BÜYÜKATAMAN VE 31 MV.NİN, BURSA VE ÇEVRESİNDE YAŞANACAK MUHTEMEL BİR DEPREM FELAKETİNE YÖNELİK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/99),YALOVA MİLLETVEKİLİ İLHAN EVCİN VE 20 MV.NİN, DEPREM RİSKİNİN ARAŞTIRILARAK DEPREM YÖNETİMİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA . (10/242), SAKARYA MİLLETVEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN VE 23 MV.NİN, DEPREM RİSKİNİN ARAŞTIRILARAK DEPREM YÖNETİMİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA . (10/243), İST MVNUSRET BAYRAKTAR VE 20 MV.NİN, ÖZELLİKLE İSTANBUL VE MARMARA BÖLGESİNDEKİ DEPREM RİSKİNİN ARAŞTIRILARAK DEPREM YÖNETİMİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA . (10/244),BURSA MİLLETVEKİLİ KEMAL DEMİREL VE 19 MV.NİN, DEPR); konuşma 705 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MÜNİR KUTLUATA (Sakarya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; deprem ile ilgili Meclis araştırması önergeleri vesilesiyle Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Depremler dünyanın her yerinde görülmekle birlikte, sismik yönden aktif bulunan bölgelerde çok daha sık ve çok daha şiddetli olarak meydana gelmektedir. Dünyada oluşan depremlerin yüzde 90’ı tektonik depremler olarak nitelendirilmekte ve ülkemizdeki depremler de bu grup içinde yer almaktadır.

Yurdumuzun dünyanın en etkin deprem kuşaklarının biri üzerinde bulunması, konunun Türkiye açısından öneminin herhangi bir ülkeye göre çok daha büyük olduğunu ortaya koymaktadır. Gerçekten yurdumuzun coğrafi olarak yüzde 92’sinin deprem bölgesi sayıldığı, nüfusumuzun ise yüzde 95’inin deprem tehlikesi altında yaşadığı kabul edilmektedir. Bir başka tespite göre ise sanayi bölgelerimizin yüzde 98’i, barajlarımızın da yüzde 93’ü deprem bölgesi üzerindedir. Bu rakamlar, çeşitli kaynaklarda farklılık göstermekle birlikte hepsi yüzde 90 civarında değerler olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla, Türkiye açısından deprem fevkalade ciddi bir risktir.

Depremin sebebi ortadan kaldırılamayacağına göre, yani yer kabuğundaki kırılmaların önüne geçilemeyeceğine göre depremle ilgili tartışmalar, depremlerin önceden bilinip bilinmeyeceği noktasında yoğunlaşmaktadır. Bir başka ifadeyle insanlığın beklentisi depremlerin önceden bilinebilmesi yönündedir. Dünyada bu yöndeki çalışmalar 1960’lardan sonra çok artmış olmasına rağmen henüz yakın zamanda sonuç alınabileceğini gösteren gelişmeler kaydedilebilmiş değildir. Bazı ilerlemeler elde edilmiş olmasına rağmen henüz bu noktaya gelinmemiştir. Ülkemizdeki çalışmaların 1999 Marmara Depreminden sonra daha bilimsel bir hüviyet kazanmakta olduğunu da bu arada belirtmekte fayda görüyorum. Bilimsel çalışmalardan yakın gelecek için en net beklenti, depremin oluş anının yıkıcı etki gelmeden bir an önce haberdar olunabilir mi noktasındadır. Bu arada saniyelerle ölçülebilecek bir zaman kazanmanın bile can kaybını azaltmak bakımından büyük faydalar getireceği biliniyor.

Bütün bu olumsuzluk ve yetersizlikler arasında mesafe kaydedilebilen bir nokta vardır. O da olabilecek bir depremde can ve mal kaybına sebep olacak ağır hasar bölgelerinin belirlenmesi konusunda alınan mesafedir. Hangi bölgelerin deprem açısından daha mahzurlu, hangi bölgelerin deprem güvenliği açısından güvenilir hâlde olduğu bilinir duruma gelmiştir. Bu hususa dikkat eden ülkelerle dikkat etmeyenler arasında depremlerin yıkıcı etkileri açısından çok farklı sonuçların yaşandığını görüyoruz. Dünyanın çeşitli yerlerinde meydana gelen depremlerin şiddet-sonuç ilişkisine baktığımız zaman çok açık bir gerçekle karşı karşıyayız: Aynı şiddetteki bir deprem bir ülkede can ve mal kaybı bakımından çok hafif sonuçlarla atlatılabilirken bir başka ülkede büyük afetlere sebep olmaktadır. Aynı büyüklükteki depremi hafif hasarlarla savuşturan ülkelerin gelişmiş ülkeler, orta ve büyük şiddette her depremin bir afete dönüştüğü ülkelerin de fakir ülkeler olduğu dikkate alınacak olursa sorunun depremin ciddiyetini kavrayacak bilince sahip olup olmamakla ilgili olduğu görülür.

Biraz önce ifade ettiğim deprem hâlinde ağır hasar bölgesi sayılacak yörelerin biliniyor olmasını değerlendirip şehirleşme politikalarını ve yapılaşma uygulamalarını ona göre yapan bilinçli ülkeler grubunda bu afetler yaşanmamaktadır. Türkiye’deki depremlerin elim sonuçları dikkate alınırsa ülkemizin yüzde 92’sinin deprem bölgesi içinde olması gerçeğine karşılık söz konusu bilince sahip olunmadığı görülecektir.

Dünyada tarih boyunca meydana gelen depremlerde milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Bir seferde bile milyonun üzerinde veya milyona yakın insanın hayatını kaybettiği birçok şiddetli deprem meydana gelmiştir. Üzülerek belirtmek gerekir ki ülkemizdeki depremler de hem şiddeti hem de can kaybı ve bina yıkımı bakımından dünya sıralamasında önemli yer tutmaktadır. Bu, tarihî dönemler için de bu dönem için de böyledir.

1939 büyük Erzincan depremi ile 1999 büyük Marmara depremi ve birkaç ay sonra gelen Düzce depremlerini içine alan altmış yıllık dönemde 5,1 ile 7,9 arasında değişen şiddetlerde 67 deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerde yitirilen can sayısı 74 bin 709, yıla bölerseniz 1.246 rakamı çıkıyor. Bu altmış yıl içerisinde 67 depremden sadece 12 tanesinde can kaybı yok, yani altmış yıl içinde 55 depremde can kaybımız var. 1939’da Erzincan’da 32.968 kişi, 1999’da Kocaeli, Sakarya ve çevre illerde 17.480 kişi hayatını yitirmiştir. Her biri 3-4 bin cana mal olan diğer birçok deprem gerçekleşmiştir. Bu depremlerde yıkılan ve ağır hasar gören bina sayısı 519.195’tir. Herhangi bir can kaybı olmayan sözünü ettiğim 12 depremde de 5.038 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Bu rakam bile bize bina stokumuzun kalitesi hakkında fikir vermektedir.

Tabii depremler 1999 yılından sonra da devam etti, bu süre içerisinde onun üzerinde deprem meydana geldi ve birkaç yüz vatandaşımızı daha kaybettik. 5 civarında şiddete sahip bir deprem yıkıcı sayılmaz ama mesela 2004’te Doğubeyazıt’ta 17 can ve bin binaya mal olan depremin şiddeti sadece 5,1’dir.

Şimdi, önce dokuzuncu yıl dönümüne yirmi beş gün kalmış bulunan 1999 Marmara depremine temas etmek istiyorum, ardından da beklenen İstanbul depremi ve o çerçevede…

---

**Kaynak gösterme:** Münir Kutluata (MHP, Sakarya). “İst mvçetin soysal ve 21 mv.nin, istanbul'da depreme yönelik çalışmaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/60),ant mvtayfur süner ve 26 mv.nin, deprem riskinin ve alınması gereken önlemlerin araştırılması amacıyla (10/63),bursa milletvekili ismet büyükataman ve 31 mv.nin, bursa ve çevresinde yaşanacak muhtemel bir deprem felaketine yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/99),yalova milletvekili ilhan evcin ve 20 mv.nin, deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla . (10/242), sakarya milletvekili ayhan sefer üstün ve 23 mv.nin, deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla . (10/243), ist mvnusret bayraktar ve 20 mv.nin, özellikle istanbul ve marmara bölgesindeki deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla . (10/244),bursa milletvekili kemal demirel ve 19 mv.nin, depr”. TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-23-2008-07-22-ist-mvcetin-soysal-ve-21-mv-nin-istanbul-da-depreme-yonelik-calismala (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
