# CHP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Murat Bakan (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 21 Haziran 2022
- **Gündem:** CHP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=108522
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/murat-bakan-27-2022-06-21-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Murat Bakan (CHP), 21 Haziran 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 578 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MURAT BAKAN (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bundan tam bir sene önce, 23 Haziran 2021’de, Cumhuriyet Halk Partisi olarak polis intiharlarının araştırılmasıyla ilgili Meclis araştırması önergemizi yine Genel Kurula indirdik. O zaman, ben yaptığım konuşmada “Arkadaşlar, polis intiharlarıyla ilgili bugün bu önergeye olumsuz oy verirseniz, yarın her intihara teşebbüs eden ve intihar eden polisin sorumlusu siz olursunuz.” dedim, AKP ve MHP milletvekili arkadaşlarıma seslendim. O gün, bizim verdiğimiz önerge AK PARTİ ve MHP oylarıyla reddoldu arkadaşlar, o günden bugüne 100’e yakın polis intihar etti. Sadece geçen hafta 4 polis canına kıydı arkadaşlar, bunlardan 2’si eşlerini, çocuklarını öldürdüler, sonra kendi canlarına kıydılar. 2’si Özel Harekât polisiydi, 1’i Alparslan Soylu, arkasında bir not bırakarak da intihar etti.

Şimdi, kendi canını korumak için eğitilmiş bir polis niye intihar eder? Hayatının baharında gencecik yaşında bir polis niye intihar eder? Emekliliği gelmiş polis niye intihar eder? Hiç mi bunun nedenini merak etmiyorsunuz değerli arkadaşlar? Bu soruların yanıtı sizi ilgilendirmiyor mu? Bakın, defalarca dile getirdik, polisin çalışma koşulları ağır, angarya, ek görev, ağır amir baskısı, amir tahakkümü altındalar. Bunu sadece biz mi dile getiriyoruz?

Ben 2015 yılında milletvekili oldum. 2014 yılında polislerin çalışma koşullarıyla ilgili kamu denetçisinin raporu var. Kamu denetçisi raporunda diyor ki: “Haftada kırk saat çalışması gereken polis, haftada elli dokuz saat çalışıyor.” Yine, aynı raporda, polisin ağır çalışma koşulları sebebiyle psikolojisinin bozulduğunu, cinnet ve intihar vakalarının artış gösterdiğini söylüyor.

Değerli arkadaşlar, kamu denetçisi yazıyor, biz buradan senelerdir haykırıyoruz, polis feryat ediyor, polis cinnet geçiriyor, polis intihar ediyor; görmezden geliyorsunuz, yok sayıyorsunuz, “Bana ne!” diyorsunuz. 24 yaşında, hayatının baharında yine canına kıyan Semanur, bakın, bıraktığı notta ne diyor? “Ben mesleğime aşıktım, küçük düşürdüler, tükendim, ruhumu erittiler, Allah’ım sen yardım et.” demişti. 28 yaşında, yine hayatına son veren Cumhurbaşkanlığı koruması Mehmet Ali, ne dediğini hatırlayalım: “Personelini aşağılamak, tehdit etmek, meslekten etmek, küçük düşürmek, yalancı konumuna koymak en iyi yaptığınız iş olsa gerek. Her insanın bir gururu vardır ve ben o lafları kaldıramadım.” demişti. Arkadaşının yerine Mezitli AK PARTİ İlçe Başkanlığında nöbet tutan Nagihan’a diyor ki amiri: “Sen sokak kadını gibi sokak kadını ağzıyla konuşuyorsun.” ve AKP İlçe Sekreterinden özür diletiliyor. Nagihan, müdürüne diyor ki: “Müdürüm, ben ay yıldızlı üniforma taşıyan şerefli bir Türk polisiyim.” ve birkaç gün sonra intihar ediyor değerli arkadaşlar.

Bakın, sizin için intihar eden polislerin istatistikten öte bir anlamı yok. Bakın, şu elimdeki dosyada onlarca polis intiharıyla ilgili verdiğim soru önergesine Süleyman Soylu'nun verdiği yanıtların tamamı matbu yanıtlar hepsi ruhsuz, duygusuz. Her polis için aynı yanıtı vermiş yani bunların ayrı ayrı insanlar olması, bunların ana-babaları, kardeşleri, evlatları… Bunların hiçbir önemi yok, hepsi aynı yanıtlar değerli arkadaşlar. Bu çocuklar boğazda yalısı olanların çocukları değil, o yaptığınız lüks TOKİ konutlarında, rezidanslarda oturanların çocukları değil; o polisler bu ülkenin esnafının, çiftçisinin, memurunun, köylüsünün çocukları, bu vatanın evlatları değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Ve o polislerin hepsinin bir hikâyesi var.

Geçen hafta arkasında bir not bırakarak hayata veda eden Alparslan Soylu, o notunda nasıl bir amir tahakkümüne uğradığını, nasıl hakaretlere uğradığını anlatıyor. Babasını aradım, Tayyip ağabey, bana dedi ki: “Ben otuz sene çelik yeleği sırtında taşımış bir Özel Harekât polisiyim. 4 evlat büyüttüm, 2’si polis, 1’i güvenlik müdürü, 1’i anaokulu öğretmeni; onlara haram lokma yedirmedim. Başımı sokacak evim yok. 28 yaşında aslan parçası evladımı toprağa verdim.”

Değerli arkadaşlar, Alparslan bıraktığı mesajda ne diyor, biliyor musunuz? “Ben aç yaşarım, susuz yaşarım ama onuruma, şerefime, davama yapılan aşağılamayla yaşayamam.” diyor. Bu çocuk bu şekilde canına kıydı ve işaret ettiği amirleri hâlâ görevde.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Murat Bakan (CHP, İzmir). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-bakan-27-2022-06-21-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=108522

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
