# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 14 Mart 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2003-03-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Murat Başesgioğlu (AK Parti), 14 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 1.532 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; şahsım ve Bakanlığım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünkü sunuş konuşmamda, bu yasanın önemini, bu yasaya hangi süreçte dahil olduğumuzu yüksek bilgilerinize sunmaya çalıştım. Şu ana kadarki görüşmelerimizde ortaya şöyle bir resim çıktı: Bir siyasî parti grubumuzun değerli temsilcileri, bu yasanın olabildiğince uzaması veyahut da çıkmaması adına İçtüzüğün kendilerine vermiş olduğu imkânı kullanma gayreti içerisinde oldular.

OĞUZ OYAN (İzmir) - Yanlış... Biz kullanmıyoruz Sayın Bakan. 7 önerge verirdik...

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Bunu kesinlikle yadırgamıyorum. Yıllarca siyasî partilerde grup başkanvekilliği yapmış bir arkadaşınız olarak, bunu bir hak olarak da görüyorum, bunu hiç yadırgamıyorum. Burada Komisyon üyelerimizin çoğunluğu teşkil edilerek önergelerle ilgili tasarruflarda bulunmaları da tartışma konusu olmakla birlikte, İçtüzüğün verdiği bir imkândır. Bu, geçmiş dönemlerde bu Parlamentoda sergilenmiştir.

Aslında, arkadaşlarım, ben, biraz geç geldim. Bu konuşmayı yaptıktan sonra, bu konunun hassasiyetini sizlerle son bir kez daha paylaştıktan sonra, bu İçtüzüğün bize tanımış olduğu imkânı kullanmayı düşünüyorduk; ama, ben, dışarıda çok önemli bir toplantıda olduğum için, arkadaşlarımız biraz erken bu şekilde Komisyondaki yerlerini almışlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada yine ikinci bir fotoğraf; bir siyasî parti grubumuz, sadece işçi haklarını koruma adına söylem geliştirdiler, Grubumuzu da, sanki işçi haklarını kısıtlayan, sadece işveren haklarını koruma konusunda bu süreci götüren bir grup olarak takdim etme gayreti içerisinde oldular. Bu, insaf ölçüleri içerisinde baktığımız zaman, haksız bir nitelemedir. Buradaki arkadaşlarımız, emek dünyasını iyi bilen, işçinin alınterinin kutsallığını bilen, hepsi iş hayatıyla, işçi hayatıyla yakından ilgilenen arkadaşlarımız; en başta ben. Ben, bir işçi ailesinin çocuğuyum. Eğer, sınıfsal içgüdüyle hareket edersek, bu, kimin hangi noktada hangi hakları koruma konusundaki düşüncelerini objektif bir şekilde yargılarsak, AK Parti Grubuna bu şekilde bir nitelemenin haksız olduğu kanaatindeyim.

Siz, muhalefet partisisiniz, elbette, partinizin politikalarını, felsefelerini dillendirme konusunda tamamen serbestsiniz; ama, emin olun arkadaşlar, şu görüştüğümüz yasa, gerçekten, çalışma hayatımızı çok yakından ilgilendiriyor. Dün de ifade ettim, hâlâ, işletmelerden, işçilerimizin iş akitleri feshediliyor. Şimdi, dışarıda bir gazeteci arkadaşımla konuştum "Sayın Bakanım, dün siz söylediniz; ama, şu anda benim iş akdim feshedildi" dedi.

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Cesaret aldılar Sayın Bakan; bu tutumdan cesaret aldılar da yapıyorlar.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Ben, bu tasarıyı, bütün sıkıntılarıyla sizin yüksek huzurunuza getirirken, bu tartışma süreci içerisinde bu sıkıntıların devam etmesini kastetmedim. Ben, Parlamentomuzun, siyasî parti gruplarımızın bu işe bir hakemlik yapması arzusuyla geldim ve size, derdimi, sıkıntılarımı bu çerçeve içerisinde anlatmaya çalışıyorum; ama, görüyorum ki, maalesef, beş sene evvel, on sene evvel bir kanun nasıl görüşüldüyse, yine, klasik muhalefet-iktidar anlayışı içerisinde, maalesef, bu kanunu görüşüyoruz.

HASAN AYDIN (İstanbul) - Ne yapalım peki, bırakalım mı?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, biz, yeni bir Parlamentoyuz.

VEZİR AKDEMİR (İzmir) - Söz hakkı vermiyorsunuz.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - İki partili bir Meclisin oluşması, Türk demokrasisi açısından, siyasî istikrar açısından büyük bir kazanım.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Böyle kazanım olmaz olsun Sayın Bakan.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Bunu heba etmememiz gerektiği kanaatindeyim.

Niye acele ediliyor? Acele edilmesinin maksadını anlatayım. Daha önce çıkmış bir İş Güvencesi Yasası var, yürürlük tarihî 15 Mart. Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu yasa eşzamanlı olarak yürürlüğe girmezse, birtakım hukukî ihtilafların, hak kayıplarının olacağını şimdiden görmeniz lazım.

VEZİR AKDEMİR (İzmir) - Ayın 1'inde getirseydiniz Sayın Bakan.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Bunu anlatmaya çalışıyorum. Yoksa, beş gün, on gün, bir ay sonra yürürlüğe girmesinin bizim açımızdan hiçbir sakıncası yok.

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyon) - Daha geriye götürüyorsunuz; 1475'i uyguladınız mı mesele biter.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Müsaade eder misiniz sayın milletvekilim.

İş güvencesini çok ısrarla savunuyorsunuz; ama, bu tutumunuzla, zamana yayılan bu davranışınızla, emin olunuz, iş güvencesinin akıbetini de belirsiz bir ortama sürüklüyorsunuz; bunu ifade etmek istiyorum.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - İşverenle biz görüşmüyoruz Sayın Bakan sadece!..

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyon) - Tertip ediyorsunuz, tertip...

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, ben, size, olabildiğince konunun nazikliğini anlatma gayreti içerisindeyim; takdir sizin. Hiç kimseye şu şekilde hareket etme diye dikte ettirecek bir şeyimiz olmaz; bunu da, kendimize hadsizlik olarak sayarız. Onun için, takdir sizin; grup olarak nasıl davranırsanız, bu, tamamen parti grubunuzun tercihidir, takdiridir, bunu da saygıyla karşılarız. Ama, benim derdim, demin de ifade ettiğim gibi, eğer, olabiliyorsa, Parlamentomuzun bu işe bir hakemlik etmesidir, bu yasaların sorunsuz bir şekilde çalışma hayatımıza kazandırılmasıdır, çalışma hayatımızda yeni sorunlara yol açacak hususların, bu Parlamentodan toplumun işçi ve işveren kesimine yayılmamasıdır. Herhalde, hepimizin üzerinde böyle bir sorumluluğun olduğunu kabul etmemiz gerektiği kanaatindeyim.

İş güvencesiyle ilgili çok tartışmalar yapıldı, çok spekülasyonlar yapıldı. Değerli arkadaşlarım "işçinin haksız feshe karşı korunması" kavramı, bütün Avrupa ülkelerinde yerleşmiş bir kavramdır. Bu, bütün Avrupa ülkelerinin kendi hukuklarına yerleşmiş durumdadır. Biz, 1994 yılında, iş güvencesini kapsayan 158 sayılı ILO Sözleşmesini imzalamak suretiyle, bunu, iş hukukumuza kazandırma yükümlülüğü altına girmiş bulunmaktayız. Ayrıca, açıklanmış bulunan ulusal programın kısa vadeli hedefleri arasında da İş Güvencesi Yasasının hayata geçirilmesi yükümlülüğüyle, Parlamento olarak karşı karşıyayız.

Değerli arkadaşlar, dünyadaki çağdaş gelişmelere zamanında tepki vermezseniz, zamanında uyum gösteremezseniz, çağın gerisinde kalırsınız. Çağın gerisinde kaldığınız zaman da, bunun bedelini, hangi sektör olursa olsun, ödemeye hazır olmanız lazım. Dünyadaki bütün iş kavramları, iş kurumları, iş süreçleri, üretim şekilleri, çalışma şekilleri değişmiş durumda. Bütün Avrupa ülkeleri, bu değişen teknolojiye uygun olarak, kendi çalışma hayatındaki kuralları düzenlemek durumundalar ve bunu düzenlemiş durumdalar. Türkiye, bu gelişmeden geri kalamaz. Mutlaka, çalışma hayatımızı da, dünyadaki bu gelişmelere uygun olarak düzenlemek zorundayız.

Çok tartışılan İş Yasası çalışma hayatımıza neler getiriyor; birkaç satırbaşıyla bunları da ifade etmek istiyorum.

Neler getiriyor; ifade etmeye çalıştığım gibi, esnek çalışma usullerini getirerek, işletmelerimize uluslararası pazarlarda rekabet etme imkânını getiriyor; işletmelerimize, atıl işgücünün yüklemiş olduğu fazla maliyeti indirme imkânını getiriyor ve bunun dışında, herhangi bir talep yoğunluğu karşısında, talep azalması karşısında işgücü planlaması imkânını veriyor. İşçimiz açısından da, kendisine daha fazla zaman ayırabilme, sosyal zamanlarını daha iyi değerlendirme imkânını veriyor. Ayrıca, bir işçimizin değişik işlerde, işletmelerde çalışması imkânını getiriyor. Özellikle gençlerimizin işsiz olduğu, kadınlarımızın istihdama katılım oranlarının çok düşük olduğu ülkemizde, genç işsizlerimize ve kadınlarımıza değişik işyerlerinde kısmî çalışma imkânı sağlayan düzenlemeler getiriyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Peki, devlet olarak, bu yasal düzenlemeden, iş Yasasından ne bekliyorsunuz; devlet olarak da, hepimizin yakındığı işsizlik sorununa bir yasal zemin oluşturması hedefini bekliyoruz ve ayrıca, en önemlisi de, yine, hepimizin şikâyet ettiği, toplam istihdamın yarısından fazlasının kayıtdışı olduğu ülkemizde, devlet olarak, kayıtdışı sektörle, kayıtdışı istihdamla yüzleşmek için, bu kayıtdışılığı azaltmak için yasal bir zemin oluşturması hedefini güdüyoruz.

Ha, denilecektir ki, esnek çalışma usullerinin geldiği çalışma hayatlarında sendikal örgütlenme zafiyete uğramıştır; doğrudur, bu tespite katılıyorum. Hollanda'da, diğer ülkelerde esnek çalışma usullerinin getirildiği ülkelerde, sendikal örgütlenme açısından sıkıntılar yaşanmıştır; çünkü, tam zamanlı çalışan işyerlerinde örgütlenme başkadır, kısmî zamanlı (part-time) çalışan işyerlerinde, işletmelerde başkadır; bu tip işletmelerde sendikalarımızın örgütlenmede zorlukları vardır.

Esnek çalışma usullerinin getirildiği bütün ülkelerde, sendikal örgütlenmedeki sıkıntılar nedeniyle, sendikalarımız bu işe tepki koymuşlardır. Bu konuda Hollanda'dan çok örnek verilir. Hollanda da zamanında sendikal tepkilerle karşılaşmış; ama, Hollanda'daki sendikalar, bu yeni düzene kendilerini ayarlayarak tekrar örgütlenmişler ve işçi sayılarını artırma konusunda büyük bir performans göstermişlerdir.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Hollanda'nın 250 milyar dolar iç ve dış borcu yok Sayın Bakan.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Tabiî, onların şartlarıyla bizim şartlarımızı kıyaslamamız mümkün değil değerli arkadaşlarım; ama, dünyadaki bu gerçekten de kaçmamız mümkün değil.

Bu yasa da olmasa, bu yeni düzenlemeler de olmasa, Türk sendikacılığının mutlaka kendi kendiyle yüzleşmesi lazım. Arkadaşlarımızın kendi ifadesi: "Bugün 5 000 000 civarında kayıtlı işçimiz var; ancak, bunların 650 000-750 000'i sendikalı." O halde, Türk sendikacılık hareketinin de, sendikal örgütlenme adına yapılacak faaliyetlerinde, mutlaka, önümüzdeki süreç içerisinde karşılıklı olarak tartışılması lazım.

V. HAŞİM ORAL (Denizli) - 12 Eylülden sonra oldu o Sayın Bakan.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, hem Türk sendikacılığının, Türk sendikal hareketinin önümüzdeki dönemdeki faaliyetleri açısından hem de çalışma hayatımızdaki barış açısından bu görüşmekte olduğumuz yasa, çok önem arz etmektedir.

Biz, Parlamento olarak, toplumun önüne, çalışma hayatımızın önüne, sorunlarla dolu bir yasayı sunarsak buradaki görevlerimizi yerine getirmemiş sayılırız. Burada, gruplarımız içerisinde sendika kökenli birçok arkadaşımızın bulunmasını hem Bakanlık olarak hem de şahsım itibariyle memnuniyetle karşılıyorum. Bunca birikimlerini, bunca tecrübelerini Parlamentoya taşıyarak hem çalışma hayatımızla ilgili hem de sendikal örgütlenmeyle ilgili bu kazanımlarını burada bizlerle paylaşmaları çok önemli sonuçlar doğuracaktır diye düşünüyorum; ama, bunu yaparken sadece bir pencereden, tek bir gözlükle bakarsak çalışma hayatımızda istediğimiz kalıcı barışı sağlamamız mümkün değildir.

Değerli arkadaşlarım, sözlerimi şu şekilde bitirmek istiyorum: Ben, tartışmalı, tarafları çok olan, tarafların ortak iradelerini birleştirme konusunda büyük zorluk çektiğimiz bu tasarıda Parlamentonun yüce hakemliğinin gerçekleşmesini istiyorum.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Susarak; susturarak mı Sayın Bakan?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Eğer, bu konudaki katkılarınızı, bu konudaki desteklerinizi bu tasarıdan esirgemezseniz, çalışma hayatımıza çok önemli bir kazanım hediye etmiş olacağız; ama, yok, biz sadece kendi çerçevemiz içerisinde, kendi politikamız içerisinde bu stratejimizi devam ettireceğiz, bizim muhalefet anlayışımız budur derseniz bu da sizin kendi görüşünüzdür, buna da saygı duyarım; ama, benim arzum, bütün grupların, çözüm üretme konusunda elbirliği içerisinde hareket etmeleridir ve şu kritik günlerde, bu kritik yasayı, çalışma hayatımıza en az zarar verecek şekilde geçirmenin mutluluğu, payesi hepimizin olacaktır diye düşünüyor; sabrınız için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2003-03-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
