# Bağ-kur ve ssk borçlularına ödeme kolaylığı sağlanması hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mayıs 2003
- **Gündem:** BAĞ-KUR VE SSK BORÇLULARINA ÖDEME KOLAYLIĞI SAĞLANMASI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2003-05-22-bag-kur-ve-ssk-borclularina-odeme-kolayligi-saglanmasi-hk

> Murat Başesgioğlu (AK Parti), 22 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAĞ-KUR VE SSK BORÇLULARINA ÖDEME KOLAYLIĞI SAĞLANMASI HK.); konuşma 1.081 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biliyorum, uzun bir görüşme süreci yaşadık; zihinlerimiz yoruldu, sabrımız zorlandı; ama, biraz sonra yüksek oylarınıza sunulacak bu yasa tasarısının görüşmeleri sona erecek. Böylece, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında, ulusal programda ve hükümetimizin acil eylem planında yer almış olan temel bir tasarı da, yasalaşarak çalışma mevzuatımıza kazandırılmış olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, bu temel tasarıyla ilgili çok şey söylendi; belki de, bu tasarıya, hiç hak etmediği, yüklenilmesi gerekmeyen birçok anlam, ifade yüklendi. Burada, bunu şuna bağlıyorum: Sendikacı arkadaşlarımızın hassasiyeti nedeniyle, bu tasarının bütün maddeleri, bütün fıkraları, bütün bentleri en ince detayına kadar tartışma konusu yapıldı. Aslında, biz, bu tasarıyı Yüce Meclise getirdiğimiz gün, tansiyon bu kadar yüksek değildi. Buradaki tartışmaların, görüşmelerin ışığında tansiyonun yükselmesi neticesinde, bu, dışarıya da yansıdı, dışarıdan da tepki buldu; ama, bütün bunlara rağmen, burada değerli görüşlerini ifade eden, önerge vermek suretiyle bu tasarının daha anlamlı, daha olumlu çıkmasına katkı veren, özellikle muhalefet partisi milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Nitekim, Komisyonumuzca ve Hükümetimizce makul bulunan 8 önerge kabul edilmiş ve bu tasarıya monte edilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, İş Yasası Tasarısı gibi temel bir yasa konusunda, gönlümüz arzu ederdi ki, bütün sosyal tarafların ve Parlamentoda temsil edilen bütün partilerin görüşleri çakışsın; ama, hepimiz de biliyoruz ki, böyle bir tasarıda, bütün tarafların görüşlerinin, noktasına virgülüne kadar çakışması mümkün değildir. Böyle olmasına rağmen, 126 maddelik temel bir yasada, sosyal tarafların, genel manada, bir uzlaşma iradesi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. Özellikle bu akşam yapmış olduğumuz tekriri müzakere neticesinde, iyileştirme getirilen maddelerle birlikte, sosyal taraflar arasındaki uzlaşmazlık maddeleri daha da aza inmiştir. Burada belki en çok tepki çeken, İş Güvencesi Yasasının kapsamıyla ilgili husustur.

Ülkemizin gerçeklerini dikkate alarak, küçük işletmeleri korumak ve belki ileriki dönemlerde onları bu yasanın getirdiği konsepte hazırlamak bakımından bir geçiş sürecine ihtiyaç olabilir. Ben, Bakanlık olarak, İnşallah, önümüzdeki süreçte, bütün işletmelerde, iş akitlerinin haksız feshe karşı korunması konusunda, genel bir anlayışın hâkim olmasını diliyorum ve hiçbir işçimiz, nedensiz, haksız bir sebeple işinden olmasın, iş akti feshedilmesin.

Değerli arkadaşlarım, bu yasayla ilgili olarak "kölelik yasası" denildi, çok ağır ithamlarda bulunuldu. Bu yasa, ne bir kölelik yasasıdır ne bir angarya yasasıdır. Bu yasa, Türk çalışma mevzuatının, dünyadaki gelişmelere uygun olarak uyarlanmasıdır. Bu yasaya bunun dışında başka anlamlar yüklerseniz, haksızlık etmiş olursunuz. İnşallah, ömrümüz yeterse hepimiz göreceğiz. Bu yasa yürürlüğe girince, çalışma hayatımızda ne gibi değişiklikler yapacağını hep birlikte göreceğiz; ama, ben, bu şekilde, ifade edildiği manada, çalışma hayatımızda olumsuzluklara sebep olmayacağını, aksine, çalışma hayatımızda barışın sağlanması için bir platform olacağını, bir yasal zemin oluşturacağını şimdiden ifade etmek istiyorum.

Tabiî, yasalara ne kadar güzel amaçlar yazarsanız yazın, bu yasanın önemi, uygulamadaki pratiğinden, uygulamadaki performansından gelecek. Biz de, bu yasaları denetlemekle görevli olan bir Bakanlık olarak, elbette, bu yasanın uygulanmasını en ince detaylarına kadar takip edeceğiz. Bu yasayı Parlamentodan çıkardık, işçimiz, işverenimiz ne hali varsa görsün demeyeceğiz; aksine, onu kontrol etmek için, üçlü danışma dediğimiz, işçi, işveren ve hükümetten oluşan kurumsal bir mekanizmayı da bu tasarıya monte ettik. Çalışma hayatında hem bu yasayı izlemek hem de doğabilecek ihtilafları da gidermek için böyle bir kurumsal yapı, sosyal diyalog adına önemli bir kazanımdır.

Şunu da kesinlikle ifade edeyim ki, ne hükümet olarak ne de Grup olarak, oylarınızla geçen bu maddeler konusunda, hiçbirinin vazgeçilmez, hiçbirinin değiştirilmez maddeler olduğunu söylemek istemiyoruz. Bu maddeler, eğer uygulamada ihtilaf yaratırsa, çalışma barışını zedeleyecek bir hal alırsa, en kısa zamanda da Yüce Meclisin huzuruna gelip, bunu da değiştirmek için, Yüce Meclisin onayına başvuracağımızı da buradan ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa, 1475 sayılı Yasadaki koruyucu hükümleri muhafaza ediyor. Bunun dışında, burada en çok tartışma konusu olan "esnek istihdam" dediğimiz yeni çalışma biçimlerini de çalışma mevzuatımıza getiriyor. Belki bunların birçoğu, bu yasa çıkmazdan evvel fiilen çalışma hayatımızda mevcut olan uygulamalar. Örneğin, taşeron uygulaması, bugünkü mevzuatımızda olan bir husus. Ödünç iş ilişkisi, Borçlar Kanununa göre yapılabilen bir esnek çalışma modeli. Bunun gibi, diğer yeni esnek çalışma usullerinden birçoğunun da çalışma hayatımızda olduğunu görüyoruz.

Şimdi, burada, bu esnek çalışma biçimlerini külliyen reddetmek, külliyen bunların çalışma hayatımıza girmesine karşı durmak, bence mümkün değil. Felsefe olarak buna karşı çıkabilirsiniz; ama, bu, hayatın bir gerçeğidir. Özellikle Avrupa Birliğindeki gelişmeler, bütün çalışma hayatlarına, esnek istihdamla ilgili yeni kurumları ve yeni kavramları getirmiştir. Bunları çalışma mevzuatınıza almazsınız; bu da bir siyasî takdirdir, bir parlamentonun tercihidir. O zaman, karşılaşacağımız manzara şudur: İşletmelerinizi uluslararası pazarlarda rekabet etme imkânından yoksun bırakırsınız. Dünyadaki bütün çalışma şekilleri, artık, işletmeleri, pazarları bu noktaya getirmektedir. Onun için, işletmelerimizin uluslararası pazarlarda rekabet edebilme imkânını sağlamak için, Parlamento olarak, böyle yasal bir imkânı onlara kazandırmak zorundayız. Ha, hükümete, Parlamentoya düşen nedir; bu esnek çalışma usulleri içerisinde, iş ilişkileri içerisinde bunların istismar edilmemesi, işçilerimizin kazanılmış haklarından geriye gidilmemesi konusunda tedbir almaktır, uygulamayı izlemektir. Hükümet olarak da, Bakanlık olarak da bunu yapacağımızı ifade ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, diğer bir husus, bizim, hükümet olarak bu yeni yasadan beklediğimiz, işsizliği azaltma konusunda bir rol oynamasıdır, bunu amaçlamasıdır. Bugün, işsizlik konusunda, burada, çok değişik görüşler ifade edildi; doğrudur, işsizlik konusu, ülkemizin en önemli sorunlarından biridir. Bugün, ülkemizde, her yıl işgücüne 700 000 kişi katılmaktadır; yani, ekonomimiz, her yıl 700 000 kişiye istihdam yaratmak gibi bir mecburiyetle karşı karşıyadır. Bir de, bunun üzerine, birikmiş olan, şu anda resmî kayıtlarımıza göre 3 500 000 işsizimizi ilave ederseniz, demek ki, ekonomimiz, her yıl 1 000 000 kişiye iş üretmek zorundadır. O halde, Parlamento olarak ve hükümet olarak, işsizliği çözme adına bütün imkânları zorlamak zorundayız. Hükümetimiz de bunun bilincindedir. İşte, ilave istihdamı teşvik eden yasa tasarısı hazırdır; geliri 1 500 doların altında olan illerimizde uygulanacak, 4325 sayılı Yasanın geçmişteki uygulamasını tekrar ihya edecek bir çalışma söz konusudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Bir iki dakika daha izin verirseniz, konuşmamı bitireceğim.

Doğrudan Yabancı Sermaye Kanunu Tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonumuzdan geçmiştir. Bütün bunların hepsi ve bu iş yasası da dahil olmak üzere bu paket, ülkemizde işsizliği önlemek için yasal platformlardır. Bundan sonra da, işsizliği önlemek için, hükümet olarak, yasal ve idarî tedbirleri almaya devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, bu yasanın, işçimize, işverenimize, çalışma hayatımıza barış ve esenlikler getirmesini diliyorum.

Bu yasayı uzun bir emek ve uğraş sonucu hazırlayan değerli bilim adamlarına, değerli hocalarımıza teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum.

Yine, bu süreçte, bizimle, sosyal diyalog adına, uzlaşma adına, sabırla, gecelere kadar uzun görüşmelerde bulunan, olumlu katkılar veren Türk-İş, TİSK, TOBB, Hak-İş ve DİSK'in değerli konfederasyon başkanlarına çok teşekkür ediyorum.

Yine, buradaki iki güzide grubumuzun grup yöneticilerine, grup başkanvekillerine ve sabırla, gecelere kadar, bu tasarının çıkması için mesai harcayan siz değerli milletvekili arkadaşlarıma, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bürokratlarına çok teşekkür ediyorum ve bu tasarının hepimize hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “Bağ-kur ve ssk borçlularına ödeme kolaylığı sağlanması hk”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 22 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2003-05-22-bag-kur-ve-ssk-borclularina-odeme-kolayligi-saglanmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
