# 2005 mali yılı bütçe kan.tas. ( 11 inci tur görüşmelerinde ) sağlık bakanlığı,çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. ( 11 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) SAĞLIK BAKANLIĞI,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-11-inci-tur-gorusmelerinde-saglik-ba

> Murat Başesgioğlu (AK Parti), 26 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. ( 11 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) SAĞLIK BAKANLIĞI,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI); konuşma 2.456 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2005 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının görüşülmesi dolayısıyla Bakanlığımın çalışmaları ve ileriye yönelik projeleri kapsamında bilgiler sunmak üzere huzurlarınızda bulunmaktayım; sözlerime başlarken, hem şahsım hem de Bakanlığımız çalışanları adına Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Bakanlık görevini devraldığım 19 Kasım 2002 tarihinde Bakanlığımız ve bağlı ilgili kuruluşlarının teşkilat yasalarının dahi olmadığı malumlarınızdır. Bu ortamda çok kısa bir süre içinde, sosyal güvenlik ve çalışma yaşamı açısından, hepsi birbirinden önemli İş Kanunu, Türkiye İş Kurumu Kanunu, Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu, Bağ-Kur Kanunu, Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunu, sizlerin de desteğiyle çıkardık.

Bakanlığımda yapmış olduğumuz mevzuat çalışmaları yalnız yasalarla sınırlı kalmamış, bugüne kadar toplam 129 adet yönetmelik çıkarılmış bulunmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sosyal diyaloğa ve katılımcılığa verdiğimiz önem doğrultusunda, Bakanlık Teşkilat Kanununda yer almasına rağmen oniki yıldır toplanamayan Çalışma Meclisini, bu yıl, 15 - 16 Eylül günlerinde topladık.

Diğer taraftan, 2004 yılının, Hükümetimiz tarafından işsizlikle ve kayıtdışılıkla mücadele yılı olarak ilan edilmesine paralel olarak, Bakanlığımda iki komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyonlar, Türkiye'de işsizliğin önlenmesi ve istihdamın artırılması ile kayıtdışı istihdam ve yabancı kaçak işçi istihdamı konularında iki rapor hazırlamışlardır. Bu raporlar, Çalışma Meclisinde, sosyal taraflar, üniversiteler ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görüşüne sunularak tartışılmıştır. Raporlarda yer alan öneriler hayata geçirilmeye başlanmıştır.

Yine, çalışma hayatı ve endüstri ilişkileriyle ilgili konularda, hükümet, işveren, kamu görevlileri ve işçi sendikaları konfederasyonları arasında istişare ve etkin çalışmayı sağlamak üzere, yeni İş Kanunumuzla çalışma hayatımıza kazandırılmış Üçlü Danışma Kurulu, bu yıl da iki kez toplanmıştır.

Hepinizin bildiği gibi, 4857 sayılı yeni İş Kanunu, 10 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe girerek, Türk çalışma ilişkilerinde yeni bir dönemi de başlatmış oldu.

Yeni İş Kanunumuz, teknolojik gelişmelere, çağdaş normlara ve Uluslararası Çalışma Örgütü ile Avrupa Birliği müktesebatına uygun bir şekilde hazırlanmıştır. Bu kanunla, Türk çalışma hayatına yeni kavramlar ve yeni çalışma biçimleri getirilmiştir. Katı ve tam süreli çalışmaya ilişkin mevzuatın yerini, esnek ve yeni çalışma biçimleri almıştır.

4857 sayılı İş Kanunuyla, genel ekonomik kriz ve zorlayıcı sebeplerin meydana gelmesi, işyerinde geçici olarak en az dört hafta işin durması veya kısa çalışma hallerinde, en fazla üç aylık bir süreyle, işsizlik ödeneği miktarı kadar kısa çalışma ödeneği ödenmesi imkânı sağlanmıştır.

Konkordato ilanı, işveren için aciz vesikası alınması veya iflas nedenleriyle işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde ise, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan son üç aylık ücret alacaklarını karşılamak amacıyla, İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında Ücret Garanti Fonu oluşturulmuştur. Bu fonun kaynağı, işsizlik sigortası prim ödemelerinin işveren hissesinin yıllık toplamının yüzde 1'i olarak belirlenmiştir.

Kısa çalışma ödeneği ve Ücret Garanti Fonuyla ilgili yönetmelikler bu yıl çıkarılarak, daha önce çalışma hayatımızda olmayan bu uygulamalar hayata geçirilmiştir.

Malumlarınız olduğu üzere, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun, 6 Eylül 2003 tarihinde yürürlüğe konulmuştur. Bu sayede, daha önce, diğer kurum ve kuruluşlar ile ilgili merciler tarafından çalışma izni verilen ancak kayıt altına alınamayan yabancılar, kayıt altına alınmaya başlanmıştır. Bu kapsamda çalışma izni verilen yabancıların, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kurla bağlantısı kurularak, takip ve denetimi ile prim borçlarının tahsil edilmesi sağlanmıştır.

4817 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana, 18 Kasım 2004 tarihi itibariyle, toplam 7 984 yabancıya çalışma izni verilmiş olunmakla birlikte, izin verilen yabancıları istihdam eden işverenlerin 5 000'i aşan yerli işgücünü istihdam etmeleri de sağlanmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu 13 Ağustos 2001 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, uygulamadan kaynaklanan sıkıntıların giderilmesi bakımından, kamu sendikalarının da mutabakatıyla, bu kanunda bazı değişiklikler bu yıl yapılmıştır.

2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun, Avrupa Birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü normlarıyla uyumlaştırılması ve ülkemizin gelişen ihtiyaçlarına cevap verebilmesinin önemi hepimizin malumlarıdır. Bu amaçla, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinin katılımıyla Bilim Komisyonu oluşturulmuştur. Söz konusu Komisyon tarafından son şekli verilen kanun tasarısı ve gerekçesi, görüşleri alınmak üzere sosyal taraflara gönderilmiştir. Bu görüşler çerçevesinde tasarıya son hali verilerek Yüce Meclisimizin takdirlerine sunulacaktır.

Yine, aynı şekilde oluşturulan diğer bir komisyon tarafından hazırlanan Kıdem Tazminatı Fon Kanun Tasarısıyla ilgili olarak da, işçilerimizin müktesep haklarını ve işletmelerimizin rekabet gücünü koruyacak şekilde, sürdürülebilir bir aktuaryel denge içerisinde fonun oluşturulması için sosyal taraflarla çalışmalarımız devam etmektedir.

Ayrıca, Hava İş Kanunu Tasarısı Bakanlığımızca hazırlanarak, Başbakanlığa sunulmuştur. Böylece, bu sektörde çalışanların da kanun kapsamına alınmaları gerçekleşmiş olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2004 yılı içerisinde, asgarî ücret konusunda da önemli çalışmalar yaparak, asgarî ücretlimizin önceki dönemler içerisinde bu alanda uğradığı kayıpları telafi eden düzenlemeler yaptık. Burada, özellikle asgarî ücret konusu üzerinde, değerli muhalefet sözcüleri konuştuğu için, bu konuda biraz daha ayrıntıya girmek istiyorum izninizle.

Değerli arkadaşlar, 2004 yılında, brüt asgarî ücrette yüzde 45,1 oranında bir artış gerçekleştirdik. Bu artış, belki de son on yılın en yüksek miktardaki artışını göstermektedir. Asgarî ücretin bizden önceki dönemlerde uğradığı yüzde 30 oranındaki kayıp da, bu yapmış olduğumuz artırımla birlikte tamamen telafi edilmiş bulunmaktadır. Söz konusu artış, 2004 yılında hedeflenen enflasyon rakamının 3,4 katıdır. Burada, geçmiş yıldaki uygulamalar da dikkate alındığında, 2004 yılında asgarî ücretin bu seviyelere çıkmış olmasını takdirle karşılamak gerekir. Şu gerçeği hepimiz biliyoruz: İlan edilen asgarî ücretin, satın alma gücü itibariyle, bir çalışanımızın -özellikle de ailesi de dikkate alındığında- bütün ihtiyaçlarını karşılamadığı malumdur; ama, bu konuyu tenkit ederken, geçmiş yıllarda yapılmış olan artışları da dikkate almamız ve değerlendirmemizi buna göre yapmamızın hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatindeyim.

Değerli arkadaşlarım, yine, 2005 yılında uygulanacak olan asgarî ücreti tespit etmek üzere kurulan Asgarî Ücret Tespit Komisyonumuz çalışmalarına devam etmektedir. Umuyorum, Komisyonumuz da, çalışanımıza, özellikle enflasyonun üzerinde, onun hak kayıplarına engel olacak bir ücreti tespit edecek diye temenni ediyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak büyük bir önem veriyoruz. 4857 sayılı İş Kanununda, çocukların asgarî çalışma yaşı, çalıştırma yasağı ve çalışma yaşamında korunmasına ilişkin düzenleyici hükümler ile bu hükümlerin etkili bir şekilde uygulanması için cezaî yaptırımlar getirilmiştir. Buna ilave olarak, Bakanlığım tarafından, çocuk işçiliğinin önlenmesi için zamana bağlı politika ve program çerçevesi hazırlanmıştır. Hazırlanan bu programla, Türkiye'deki çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin önlenmesi amaçlanmış ve yürütülecek faaliyetler ile bu faaliyetleri yürütecek kurumlar ve sorumlulukları belirlenmiştir.

Uluslararası Çalışma Örgütü Türkiye Temsilciliğiyle ortaklaşa yürütülmesine karar verilen çocuk işçiliğini önlemeye yönelik proje, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ile Avrupa Birliği Komisyonu Türkiye Temsilciliğine sunulmuş ve önkabulü yapılmıştır. Projenin ilk aşamasının Ocak 2005'te 7 ilde iki yıl süreyle uygulanması planlanmaktadır.

Belirlenen çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin önlenmesine yönelik olarak yürütülecek olan faaliyetlere katkı vermek üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa, Kocaeli, Çorum ve Antalya'dan oluşan 11 ilde program kapsamında çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından proje hazırlıklarına başlanılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımız İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, 4947 sayılı Kanunla hukukî bir zemine oturtulmuş ve yeniden yapılandırılarak güçlendirilmiştir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğümüze bağlı olarak faaliyetini sürdüren İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezinin "Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi ve Araştırma Merkezi" haline dönüştürülmesini planlamaktayız. Bu amaçla, Avrupa Birliği Komisyonundan 7 000 000 euroluk hibe sağlanmış bulunmaktadır. 2004 Ocağında başlattığımız projeyi 2005 yılı sonunda tamamlamayı amaçlıyoruz.

Proje kapsamında, özellikle KOBİ'lere yönelik işyeri incelemesi ve sağlık taramaları hizmetlerinin yurt çapında yürütülmesi için mobil hizmet sağlayacak teknik donanımlı gezici laboratuvar ve gezici araştırma ve kontrol ekiplerinin oluşturulması, Kocaeli İlimizde yerleşik ve gezici birer laboratuvar kurulması çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmaların 2005 yılı eylül ayında tamamlanması hedeflenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çalışma hayatının denetimiyle görevli olan İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, 2004 yılının ilk sekiz ayında 29 921 işyerinde işin yürütümü ile iş sağlığı ve güvenliği denetimini gerçekleştirmiş, bu denetimler sonucunda, 1 587 işyerine 11 trilyon 807 milyar Türk Lirası idarî para cezası uygulanmış, 841 işyeri hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Ayrıca, 286 işyerinde toplam 1 411 sigortasız işçi belirlenerek, ilgili sosyal sigorta müdürlüklerinde kayıt altına alınmaları sağlanmıştır.

İş Teftiş Kurulu Başkanlığında başlattığımız yeni denetim şekliyle, ferdî alacaklara ilişkin şikâyetlerdeki yığılmalar eritilerek, 12 613 işyerinden yapılan toplam 19 128 şikâyet başvurusu sonuçlandırılmıştır.

İş sağlığı ve güvenliği yönünden yapılan denetimlerde ise, 1 578 işyerine işletme belgesi, 93 işyerine kurma izni verilmiş olup, 18 işyeri için kapatma, durdurma talep edilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3 000 000'u Avrupa Birliği üyesi ülkelerde olmak üzere, halen yurtdışında 3 550 000 vatandaşımız yaşamaktadır. Buna ilaveten, 1 100 000'in üzerindeki vatandaşımız yaşadıkları ülkenin vatandaşlığına geçmiş bulunmaktadır.

Türkiye'nin imzaladığı ve bugün itibariyle yürürlükte olan ikili sosyal güvenlik sözleşmelerinin sayısı 16'dır. Ülkemiz, ayrıca, Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesine de taraftır.

2004 yılı içerisinde, Çek Cumhuriyeti, Bosna-Hersek, Kanada, Kebek ve Lüksemburg'la imzaladığımız sosyal güvenlik sözleşmelerinin onay süreçleri tamamlanmıştır.

Yine, bu yıl, Çek Cumhuriyeti ile Azerbaycan'la idarî anlaşmalar imzalanmış, ayrıca, Lüksemburg ve İsveç'le yürürlükte olan sosyal güvenlik sözleşmesinde sigortalılar lehine iyileştirme yapılmasına imkân sağlayan ek sözleşme yapılmıştır.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği üzere, Uluslararası Çalışma Örgütü, dünyada ve öncelikle üye ülkelerde yaşama ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi, sosyal adaletin yaygınlaştırılması ve bu suretle evrensel barışın sağlanması amacıyla kurulmuştur.

Uluslararası Çalışma Örgütü, bugüne kadar 185 sözleşme ve 196 tavsiye kararı kabul etmiştir. Örgüte 1932 yılında üye olan ülkemiz, göreve başladığım güne kadar bu sözleşmelerden 40'ını onaylamıştı. Bakanlığım dönemine rast gelen son iki yılda onaylanan 16 sözleşmeyle bu rakamın 56'ya çıktığını bilgilerinize sunmak isterim.

Uluslararası Çalışma Örgütünün 1-19 Haziran 2004 tarihleri arasında Cenevre'de düzenlenen 92 nci Genel Konferansına, hükümet, işçi ve işveren temsilcilerinden oluşan başkanlığımdaki bir heyetle katılım sağlanmıştır. Bu konferansta, sözleşme ve tavsiye kararlarına uymayan 24 ülke, Sözleşme ve Tavsiye Kararlarının Uygulanması Komitesinin kamuoyunda "kara liste" olarak adlandırılan gündemine alınmıştır.

Türkiye'nin son otuz yıl içinde ilk defa, geçen yıl ve bu yıl olmak üzere aralıksız iki kez şikâyetlerin görüşüldüğü bu komitenin gündemine alınmamış olmasının da ülkemiz açısından gurur verici bir tablo olduğunu ifade etmek istiyorum.

Ülkemiz tarafından onaylanan Avrupa Sosyal Şartının uygulanmasına ilişkin 11 inci Ulusal Rapor, ilgili tarafların görüş ve değerlendirmesi esas alınarak, Bakanlığım tarafından hazırlanmış ve Avrupa Konseyine iletilmiştir.

Yine bilindiği üzere, Avrupa Konseyinin sosyal alandaki temel belgesi niteliği taşıyan ve 1961 tarihli Avrupa Sosyal Şartının yerine geçen 1996 tarihli Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı, ülkemiz tarafından 6 Ekim 2004 tarihinde imzalanmıştır. Yüce Meclisimizin onayının ardından, üye ülkelerde bulunan vatandaşlarımıza yeni haklar kazandırılmış ve durumları güçlendirilmiş olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliğine tam üyelik hedefi doğrultusunda çalışma hayatı ve sosyal politikalar alanında Birlik mevzuatına uyum çalışmaları, Bakanlığımızca en üst seviyede gerçekleştirilmektedir.

6 Temmuz 2004 tarihinde, Ankara'da, Bakanlığımız ile Avrupa Birliği Komisyonu arasında yapılan 4 üncü alt komite toplantısında, Bakanlığımızın görev alanını ilgilendiren uyum durumunu gösteren 25 adet ayrıntılı mevzuat tablosu tartışılmış ve sonuçlandırılmıştır.

Bakanlığımız, Avrupa Birliğinin istihdam ve sosyal işler alanında yürütmekte olduğu 4 Topluluk programına, 2003 yılında dahil olmuştur. 2004 yılından itibaren fiilen katılım sağlamaya başladığımız bu programlardan Ayırımcılıkla Mücadele, Sosyal Dışlanmayla Mücadele ve Kadın-Erkek Eşitliği Programları, Bakanlığımız eşgüdümünde yürütülmektedir.

2004 yılı malî işbirliği çerçevesinde, Bakanlığımızca sunulan ve Avrupa Birliği Komisyonunca önkabulü yapılan Sosyal Diyalog Projesi de komisyona gönderilmiştir.

İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili olarak 2004 yılında 30 adet yönetmelik hazırlanarak yürürlüğü konulmuş; ayrıca, bu yönetmeliklerle bağlantılı olarak 4 adet tebliğ yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu çalışmalar sonunda, Avrupa Birliğinin Bakanlığımız ilgi alanına giren iş sağlığı ve güvenliğine yönelik müktesebatı büyük oranda uyumlaştırılmıştır.

Avrupa birliği iş sağlığı ve güvenliği müktesebatının uyumlaştırılmasında alınan mesafe, Avrupa Birliğinin 2004 yılı Düzenli İlerleme Raporuna da yansımış ve raporda bu alandaki gelişmelerden son derece olumlu ifadelerle bahsedilerek, yapılan çalışmalardan takdirle söz edilmiştir.

Bakanlığımız, Yeni Ulusal Programda ele alınan 29 müktesebat başlığından 8'ine katkı sağlayacaktır. Bunlardan bazılarında sınırlı sayıda taahhüdümüz yer alırken, sosyal politika alanında uyum çalışmalarının büyük çoğunluğu Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işsizlikle mücadele, hükümetimizin öncelik verdiği konuların başında gelmektedir. İşsizliği azaltmada en etkin çözüm, şüphesiz, ekonominin büyümesi, yeni yatırımlarla iş alanlarının yaratılmasıdır. Ancak, tek başına ekonomik büyüme, mevcut işsizlere ve iş piyasasına giren gençlere iş temini için yeterli değildir.

Bu itibarla, ekonomik büyümeye paralel olarak, başta insan kaynaklarına yatırım olmak üzere, aktif istihdam politikalarının etkin olarak uygulanması gerekmektedir. Temel felsefesi istihdam edilebilirliği artırmak olan aktif işgücü programları, işgücü piyasasına müdahale etmenin en etkin yollarından biridir.

Aktif istihdam politikalarının başarıyla uygulanmasında en önemli görev, istihdam kurumlarına düşmektedir. Türkiye İş Kurumu, bu amaçla, dünyadaki gelişmeler doğrultusunda yeniden yapılandırılmıştır.

Böylece, İŞKUR, klasik iş ve işçi bulma hizmetlerinin yanı sıra, işgücü ve istihdam piyasasının izlenmesi ve işgücü piyasası bilgi sisteminin oluşturulması, işgücüne vasıf kazandırma ve işbaşında eğitim, meslek ve kariyer danışmanlığı, iş yaratma tedbirleri gibi aktif işgücü programları yanında, işsizlik sigortası ve iş kaybı tazminatı gibi pasif işgücü programlarını da etkin bir şekilde uygulamaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2004 yılı ocak-eylül döneminde İŞKUR'a 495 576 kişi iş isteğiyle başvurmuş, özel ve kamu işyerlerinden 86 054 açık iş intikal etmiş ve 180 449 kişi işverene yönlendirilmiş, bunlardan 58 941 kişi işe yerleştirilmiştir.

Daimî işçi sınavı 10-11 Temmuz 2004 tarihlerinde kamu personeli seçme sınavıyla birlikte yeniden yapılmış olup, sınav sonuçlarına göre 6 083 işçi, 418 özürlü, 199 eski hükümlü olmak üzere toplam 6 700 kişilik işgücü talebi alınmış olup, bunların işe yerleştirilme çalışmaları devam etmektedir.

Ülkemizde uygulanmakta olan ekonomik istikrar programını desteklemek, özelleştirme programındaki hedeflerin başarıyla tamamlanmasına katkıda bulunmak amacıyla, Dünya Bankasından sağlanan krediyle, Özelleştirme Sosyal Destek Projesi uygulanmaktadır. Projeyle danışmanlık, eğitim ve toplum yararına çalışma programı hizmetleri verilerek, işsizlerin, tekrar, istihdama kazandırılmasına çalışılmaktadır. Bugüne kadar 20 838 kişinin yararlandığı 590 proje uygulamaya konulmuştur. 2005 yılında da bu çalışmalar devam edecektir.

İŞKUR'un kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla, Avrupa Birliği Aktif İşgücü Programları Projesi hazırlanmıştır. Projenin bütçesi, 40 000 000 eurosu Avrupa Birliği hibesi, 10 000 000 eurosu da Hükümetimizin katkısı olmak üzere, toplam 50 000 000 eurodur. 2003-2005 yılları arasında uygulanacak olan proje kapsamında, 20 model istihdam ofisinin oluşturulması ve en az 25 000 işsizin yararlanacağı 250-300 aktif işgücü programının uygulanması hedeflenmektedir. Yapılan birinci hibe çağrısı sonucu teklif edilen 675 projeden uygun görülen 194 proje Avrupa Komisyonunca onaylanmış bulunmaktadır. İkinci hibe çağrısı sonucu teklif edilen 707 projenin ise değerlendirme çalışmaları devam etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa İstihdam Stratejisine uyum çalışmalarımız İŞKUR koordinatörlüğünde devam etmektedir. Bu sürecin ilk adımı olan İstihdam Durum Raporu hazırlanmış, ikinci aşama olan Ortak Değerlendirme Belgesi hazırlama çalışmaları ise bu yıl başlatılmış olup, 2005 yılı başlarında tamamlanacaktır. Belgenin imzalanmasıyla ülkemiz, Avrupa İstihdam Stratejine ilk adımı atmış olacaktır. Bunu takip edecek olan Ulusal Eylem Planının hazırlık çalışmalarına ise şimdiden başlanılmıştır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; burada, yeri gelmişken, işsizlik sigortasıyla da ilgili birkaç konuyu bilgilerinize sunmak istiyorum. Arkadaşlarımız, burada, işsizlik sigortasının fon varlığından bahsettiler; doğrudur, şu anda, İşsizlik Sigortası Fonunda, işsizlik ödemeleri düşüldükten sonra yaklaşık 12,5 katrilyonluk bir fon varlığı söz konusudur. Biz de Bakanlık olarak, şu anda İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanma şartlarının ağır olduğuna, buradan daha çok kaynak ayrılması ve bu ayrılan kaynağın da daha çok meslekî eğitim alanlarında kullanılması gerektiğine inanıyoruz; bu görüşleri paylaşıyoruz. Umuyorum, 2005 yılı içerisinde İşsizlik Sigortası Fonuyla ilgili bir değişikliği Yüce Meclisin gündemine getireceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere bir ülkede sosyal refah ve sosyal adaletin sağlanmasının en önemli araçlarından biri de sosyal güvenliktir. Sosyal güvenlik sistemimizin yapısı ve sorunları, uzun zamandır kamuoyunda tartışılmakta ve çözüme yönelik adımlar atılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, yine hepimizin paylaştığı bir gerçek de, bugünkü sosyal güvenlik sistemimizin bu parametreleriyle sürdürülemez olduğudur. Toplumuzda genel kabul, bugünkü sosyal güvenlik sistemimizde bir reform yapılması gerçeğidir; bunu, siyasî partilerimiz ve toplumun bütün sosyal kesimleri de paylaşmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. ( 11 inci tur görüşmelerinde ) sağlık bakanlığı,çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-11-inci-tur-gorusmelerinde-saglik-ba (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
