# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim
- **Tarih:** 19 Nisan 2006
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2006-04-19-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139-4

> Murat Başesgioğlu (AK Parti), 19 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)); konuşma 1.239 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul) - Sağ olun Başkanım.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bu büyük reform tasarısının son bölümüne gelmiş bulunuyoruz, altıncı bölüm. Teşekkür konuşmasını -şayet yüksek onayınız olursa- uzun tutmamak için, söyleyeceklerimi bu bölümde söylemeyi tercih ettiğim için söz aldım; ama, olabildiğince kısa tutup sabrınızı da taşırmayacağım. Takdir edersiniz ki, bu kadar kapsamlı yasayla ilgili sorulan soruları da cevaplandırmamız lazım, açık kalmaması lazım, vatandaşın zihin bulanıklığını da gidermemiz lazım.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bundan evvelki konuşmamda, üzerinde odaklaşan konulardan birinin emekli aylıklarıyla ilgili olduğunu ifade etmiştim. Gerçi, Sayın Özcan, bunu, çok açık bir şekilde, net bir şekilde, bürokratik deneyimine de dayanarak çok güzel bir şekilde açıkladı; ama, izin verirseniz, ben de bunu teyit ederek birkaç cümle söylemek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu emekli aylıkları düşecek mi düşmeyecek mi noktasında, üç kategori emeklimizi göz önüne almamız lazım: Birincisi, şu anda mevcut emekli olan, emekli aylığı alan vatandaşlarımız. Bu vatandaşlarımızın emekli aylıklarının düşmesi söz konusu değil; onlar emekliliği hak etmişler, emekli aylıkları, belirlenen yasalarımıza göre, her yıl artırılmakta veyahut da Hükümet olarak bunu yeterli bulmadığımız zaman, bu enflasyon oranlarına bağlı kalmıyoruz, enflasyon oranları üzerinde kendilerine zam yapıyoruz; bu bir.

İkincisi; halihazır, emekliliği hak etmiş, 25, 26, 27 nci yılını çalışan vatandaşlarımız açısından da herhangi bir sorun yok. Aksine, onların sistemde daha fazla çalışmaları kendi lehlerine. Şu andaki sistemimiz, her yılı artı 1 puan olarak, 1,5 katsayıyla çarpmasını öngörüyor. Yeni sistemimiz, her yılın karşılığında 2,5 katsayıyı öngörüyor ki, dolayısıyla, sistemde uzun süre çalışma ödüllendirilmiş oluyor.

Üçüncü kategori, 2007 yılından sonra, yani, yasa yürürlüğe girdikten sonra emekli olacak vatandaşlarımızla ilgili. Bu, teknik bir konu olduğu için, zaman zaman karışıyor; olabildiğince, bunu, size, açık bir şekilde izah etmeye çalışacağım.

Tasarımızda, emekli aylığı bağlama oranlarını düşürüyoruz, bu bir gerçek. Yani, Emekli Sandığında 3, Bağ-Kur ve SSK'da 2,6 olan, her yılın karşılığı çarpılması gereken katsayıyı, 2007 ile 2015 yılları arasında 2,6'ya düşürüyoruz. Ondan sonra da, 2 olarak bu uygulanacak. Şimdi, buradan hareketle, emekli aylıklarının matematiksel olarak bir düşüşü karşımıza çıkar mı çıkmaz mı, bu, zaman içerisindeki değişkenlere bağlı olacak. Eğer her şeyin sabit kaldığını varsayarsanız, yani, sıfır enflasyon ve sıfır ücret artışı olarak şey yaparsanız, bu, matematiksel olarak, emekli aylıklarında, işte, çok cüzî de olsa, 50 000 000, 70 000 000, 100 000 000, neyse, beş on sene sonra bir düşüşü beraberinde getirebilir; ama, hepimiz biliyoruz ki, enflasyon konusundaki değişkenlik, ücretlerdeki değişkenlik ve 25 yıl değil, 26 yıl, 27 yıl çalışmak ve özellikle kamu çalışanları için bugün kendilerinden yapılmayan, prim matrahına dahil olmayan kalemlerden de prim kesilmesi neticesinde bu söylediğimiz hususun değişik bir tabloyla karşımıza çıkacağı muhakkaktır. Yani, şunu demek istiyorum; yüzde 3 olan bu katsayının 2,6'ya düşürülmüş olması, tek başına, emekli aylıklarında da düşüşü beraberinde getirmemektedir. Belki, bazı derecelerde, bazı bölümlerde karşımıza aylıkların artmış olarak çıkması da muhtemeldir; ama, bunu yaşayıp göreceğiz. Yani, önümüzdeki beş yıl, on yıl, onbeş yıl içerisinde bu süreci yaşayacağız ve bu süreç içerisinde bu ekonomik değişkenlerin hangi oranda gerçekleşmesine göre bu tablo ortaya çıkacaktır.

Sistemde 20 yıl çalışmış bir çalışanımız, 20 yıllık müktesebatına göre bir hesaplama yapılacaktır. 5 yılı ise, yeni sistemin getirdiği parametrelere göre bir değişiklik kendisinde gerçekleşmiş olacaktır. Bunu belki çok tartışacağız; çünkü, 170 küsur maddelik tasarıda cımbızla çekilen madde budur; ajite edilmek istenilen, tahrik edilmek istenilen madde budur. Emekli aylıklarının düştüğü konusunda devamlı olarak bir tepki ileri getirilmektedir; ama, değerli arkadaşlarım, emekli aylıklarının düşük veya fazla olması, satın alma gücünün az veya çok olması, çalışırken alınan ücretlere bağlı bir husustur. Emekli maaşı, ücretin bir fonksiyonudur. Çalışırken emekli keseneği yüksek olursa, bunun paralelinde, emekli aylığı da yüksek olur. İnşallah, yeni sistem yürürlüğe girdiği zaman, artık, herkes kendisine ödenen ücreti kontrol edecektir; bunu kontrol etme imkânı şu anda sistemimizde vardır. Bunu yaptığı zaman, emekliliği geldiğinde bu konuda bir hak kaybına uğramamış olacaktır.

Diğer bir konu, genel sağlık sigortası konusudur. Sayın milletvekilleri, genel sağlık sigortası, ister kişi bazında bakalım, ister temel teminat paketi bazından bakarsak bakalım, çok geniş bir muhteva içermektedir. Arkadaşlarım da ifade ettiler; risk olarak karşılamadığı çok az şey vardır; bir, estetik… Tıbbî gerekliliği olmayan estetikî müdahaleleri karşılamamaktadır. Bir de, sağlık otoritelerinin tıbbî gereklilik duymadığı alternatif tıp uygulamaları konusundaki tedavi ve muayene bedellerini karşılamamaktadır. Bunun dışında, akla gelebilecek bütün riskleri, yurt dışında tedavi dahil olmak üzere, tüp bebek dahil olmak üzere, bütün muayene ve tedavi faturalarının bedellerini karşılamaktadır. Bu, yabancıların bizi tenkit ettiği "bu kadar geniş sağlık sigortası kapsamı olur mu" dediği bir husustur.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Amerika'da bile yok.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Evet.

Ama, bizim ülkemizin bir gerçeği var. Biz, hastane kapısında, sokakta hiçbir vatandaşımızın kalmasını istemiyoruz; bu sebeple de, bu kadar geniş bir muhteva çizdik.

Deniliyor ki: "Zamanla temel teminat paketi içerisinden bazı sağlık yardımları çıkarılır." Arkadaşlarım, bu süreci biliyorsunuz; Türkiye'de verilen bir haktan geri gitmek söz konusu değildir. Bizim de Bakanlık olarak ve Hükümet olarak bu teminat paketini daraltma konusunda bir irademiz yoktur. Bu konudaki yorumların doğru olmadığını ifade etmek istiyorum.

"Efendim, katkı payı alıyorsunuz" diye itirazlar var. Bugün de alınıyor bu katkı payı; ilaçta alıyoruz, iyileştirici malzemelerde, ortezde, protezde alıyoruz. Bu, dünyanın her tarafında alınan bir katkı payıdır. Onun dışında, raporlu vatandaşlarımızdan, ödeme gücü olmayan birkısım vatandaşlarımızdan da bu katkı payının alınmadığını biliyoruz. Bir esneklik getirdik; yüzde 20 ile yüzde 10 arasında bu katkı paylarını da ayarlamaya, Kuruma, yetki verilmiş bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım "sağlık piyasalaştırıldı; işte, hastalarımız müşteri gibi görülüyor" filan, çeşitli klasik itirazlar var. Asla; biz, sağlık hizmetini bir kamu hizmeti olarak görüyoruz. Bu kamu hizmetini, ister özel sağlık kuruluşu versin ister devlet kuruluşu versin; bizim aradığımız, bunun standardının kamu sağlık hizmeti şeklinde olmasıdır. Yani, hiç kimse, ister devlet hastanesi olsun ister özel hastane olsun, vatandaşı, sigortalıyı müşteri gibi görmeyecektir, göremeyecektir. Onu, hastalığını tedavi edip sağlığına kavuşturulması gereken bir insan olacaktır. Sözleşme yaptığımız herkesten arayacağımız husus budur. Bunu yapmayan insanlarla sözleşmemizi devam ettirmeyeceğiz.

Fark konusunda… Nelerden fark alınacak; otelcilik hizmeti, bir; öğretim üyesi farkı, iki. Bunun dışında hiçbir konuda vatandaşlarımızdan sağlık merkezleri fark talep edemeyeceklerdir. Bunun aksine davrananlar olursa, bu kişilerle de sözleşme konusundaki aktimizi bozarak sözleşmelerini feshedeceğiz.

Bütün bu hususlar, emeklilikte ve genel sağlık sigortasındaki bütün bu hususlar, yeni bir ilave prim yükü getirmemektedir. Aksine, Bağ-Kurlu vatandaşlarımız açısından, yüzde 20 olan sağlık primi yüzde 12,5'e indiği için, 7,5 puanlık bir indirim söz konusudur.

Diğer taraftan, bireysel emeklilik ve özel sağlık sigortalarını destekleyen bir sistem getirdik. Yüzde 30 oranında hem bireysel emekliliğe hem de özel sağlık sigortalarına bir destek getiriyoruz. Ola ki, hali vakti yerinde, ben daha iyi şartlarda, otelciliği daha iyi sağlık kuruluşunda hizmet almak istiyorum, benim özel sağlık sigortam var diyen vatandaşa da bu şekilde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) - Sayın Başkan, bir iki dakika daha müsaade ederseniz toparlayacağım.

Sistem, bu şekilde, ülkemizde hem bireysel emeklilik sisteminin hem de özel sağlık sigortasının gelişmesine de katkı vermek istiyor. Tekelci bir anlayış içerisinde bulunmaktan kurtularak, bu konuda müteşebbis insanlarımızın da sistem içerisinde yer almasına imkân tanınmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, sabrınızı fazla zorlamadan sözlerimi şöyle toparlamak istiyorum: Hükümet olarak, uygulamakta olduğumuz başarılı ekonomik politikalara eş olarak sosyal politikaları da hayata geçirmek istiyoruz. Huzurlarınıza getirmiş olduğumuz Sosyal Güvenlik Tasarısı, bunun önemli temel taşlarından biridir. Bunu yaptıktan sonra, Sendikalar Kanunu, istihdam piyasasına yönelik, işgücü piyasalarımıza yönelik yeni bir paket hazırlayacağız. Bunu yaptığımız zaman, sosyal politika konusundaki çalışmalarımızı büyük ölçüde tamamlamış olacağız. Hem ekonomik hem de bu sosyal politika düzenlemeleriyle birlikte, inşallah, Türkiye, içinde barındırdığı büyük potansiyelle hem bölgesinde hem de dünyada hatırı sayılır ekonomik potansiyeliyle, insan sermayesiyle layık olduğu yerini alacaktır.

Bu konuda destek veren herkese, bir kez daha, şükranlarımı sunuyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2006-04-19-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
