# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu (s.s 1189)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 31 Mayıs 2006
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU (S.S 1189)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2006-05-31-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-s-s-1189-6

> Murat Başesgioğlu (AK Parti), 31 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU (S.S 1189)); konuşma 1.185 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; değerli konuşmacıların konuşmalarında geçen veyahut da şahsıma soru olarak yöneltilen bazı hususlara cevap vermek üzere huzurunuzu tekrar işgal ettim; bu vesileyle, Yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu kolesterol ilacıyla ilgili birkaç milletvekilimiz konuyu dile getirdi, biz de arkadaşlarımızla değerlendirdik; bu, bütçe uygulama talimatına ilişkin bir konu. Zannediyorum, bir anlama, bir algılama konusunda bir sıkıntı var, yazım konusunda. Bunu ilgili arkadaşlarımıza da ileteceğiz, bir yanlış anlama varsa bunu ortadan kaldırıp eski uygulamanın devamını sağlayacağız diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yeni düzenlememiz, çok dağınık ve parçalı olan ve yaklaşık 950 maddeyi bulan sosyal güvenlik mevzuatımızı 172 maddeye indirmektedir. Gayet basit, gayet anlaşılabilir bir sosyal güvenlik mevzuatı sizlerin de onayıyla Yüce Genel Kuruldan geçtikten sonra mevzuatımıza kazandırılmış olacaktır.

Tutanaklara geçmesi açısından bazı rakamları Genel Kurulumuzla paylaşmak istiyorum. Bunlardan birisi, ortalama yaşam süresi veyahut da teknik adıyla doğuşta hayatta kalma beklentisidir. 2004 yılı TÜİK verilerine göre, Türkiye'de doğuşta hayatta kalma beklentisi 66 değil 71,1'dir. 2004 yılı verilerine göre sıfır yaşında 71,1 olan hayatta kalma beklentisi, 55 yaşında 77,6; 60 yaşında 77,7; 65 yaşında ise 79,2 yıl olarak gerçekleşecektir bu resmî kurumumuzun vermiş olduğu bilgilere göre.

Diğer bir husus, sayın milletvekilleri, Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılara borcu olması durumunda sağlık hizmetinin verilmeyeceğine ilişkin konudur. Bugün, bildiğiniz üzere, Bağ-Kura borcu olan vatandaşlarımız ve yakınları sağlık hizmetlerinden istifade edemiyor idi. Borç Yapılandırma Yasamızda buna kısmen bir iyileştirme getirdik. Borcun dörtte 1'ini ödediği takdirde sağlık hizmetlerinden yararlanma imkânı kendisi açısından ve çocukları açısından söz konusu olacak. Yeni düzenlememizde, sağlık hizmetlerinden, yani bu Bağ-Kur kapsamındaki vatandaşlarımız açısından konuşuyorum, yeni düzenlememizde sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri şu şekilde olacak: Eğer bu kişilerin 18 yaşın altında çocukları varsa, bu çocukların muayene ve tedavileri için "borcu vardır-yoktur" noktasına bakmayacağız; yani, bizim taahhüdümüz, Sayın Başbakanımızın söylediği, bizim söylediğimiz noktalardan biri budur. Yani, 18 yaşındaki çocukların anne babası Bağ-Kurlu olsa, başka sosyal güvenlik kurumuna bağlı olsa ve bunların borcu dahi olsa, bunların tedavileri ve muayeneleri karşılanacaktır.

İkincisi, acil hallerde, yani, Bağ-Kurlu vatandaşımızın acil hallerde sağlık kurumlarına müracaatı halinde yine tedavisi karşılanacaktır. Analık halinde, tıbben başkasının bakımına muhtaç olan kişiler, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklarda, kişisel koruyucu sağlık hizmetlerinde, afet ve savaş halinde, iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde, grev ve lokavt hallerinde de bu kişilerin borcu olup olmadığına bakmaksızın kendilerine sağlık hizmetleri verilecektir.

Sayın milletvekilleri, diğer bir konu kız çocuklarının durumu. Bu konu da çok dile getiriliyor. Sanki kız çocuklarının bugünkü uygulamadan daha aşağıya düşürüldüğü ve bunların mağdur olacakları konusunda bazı eleştiriler geldi. Bu eleştirilere katılmıyoruz. Bu, doğru da değildir. Böyle bir amacımız da yoktur. Genel sağlık sigortası bakımından, çocuklar, 18 yaşına kadar, anne ya da babalarının GSS kapsamında tescil olup olmadığına bakılmaksızın, demin de ifade ettiğim gibi, sağlık hakkından yararlandırılacaklardır. Çocuğun anne ya da babası yoksa, primi devlet tarafından ödenmek suretiyle, genel sağlık sigortası kapsamında sağlık haklarından yararlandırılacaktır.

18 yaşından sonra ise, evli olmamak, kendisinin çalışmaması, gelir ya da aylık bağlanmamış olması şartları ile lise veya dengi öğrenim görmesi, çıraklık eğitimi görmesi, meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşına kadar, yükseköğrenim görmesi halindeyse 25 yaşına kadar anne ya da babasının üzerinden sağlık hakkından yararlanacaktır. Yani, bu saydığım şartlar içerisinde bulunan çocuklar, yine, eskide olduğu gibi, anne ya da babasının üzerinden sağlık haklarından yararlanacaktır.

Malul olduğu tespit edilen çocuklara ise, kız ya da erkek olmasına, yaşına bakılmaksızın, anne ya da babasının üzerinden sağlık hakkından yararlanma imkânı verilecektir.

Kişi, 18, 20 ya da 25 yaşından sonra ise, sağlık hakkının vatandaşlık temeline dayandırılması nedeniyle bir vatandaş olarak ele alınacak, GSS kapsamında olmaya devam edecektir. Yani, bu sayılan yaşlardan itibaren eğer bir geliri varsa, prim sorumlusu olarak kendinden prim alınacak; hayır, herhangi bir işi yoksa, prim ödeme gücü ve bir geliri yoksa, bunun da sağlık primi genel sağlık sigortası tarafından, daha doğrusu, devlet tarafından karşılanacaktır.

Bütün bu saydığım alternatiflerde, kız çocuklarının hiçbir şekilde sağlık hizmetlerinden mahrum edilmesi kesinlikle söz konusu değildir; sadece 25 yaşından sonra, kendi gelirine göre, bir durum değişikliği karşımıza çıkmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarıya üçbuçuk yıldır emek verdik, hep birlikte emek verdik, komisyonlarda emek verdik, alt komisyonlarda emek verdik, Genel Kurulda emek verdik. Bu konuda emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

"Niye geç kaldı" dediler. Geç kalmasının nedenini konuşmamın başında da ifade ettim. Katılımcı bir anlayışla, bütün sosyal taraflarla, konfederasyonlarla görüşmemizin bir zaman maliyeti vardı, bir uzlaşma arıyorduk. Bu uzlaşmayı sağlamak adına, üçbuçuk yıllık bir süreci takip ettik.

Geldiğimiz nokta itibariyle, sosyal tarafların hâlâ itiraz ettiği noktalar vardır, bu doğaldır; hükümet ile sosyal tarafların bir tasarı hakkında, noktası, virgülüne kadar anlaşmaları her zaman mümkün olmayabilir; ama, biz şunu yaptık değerli arkadaşlarım: Belki de Türkiye'de ilk defa duyulan ve kurumsallaşmasına özen gösterdiğimiz sosyal diyalog mekanizmasını işlettik. Yani, bütün ilgili taraflarla, bir masa etrafında oturarak, bu tasarıyı tartıştık ve gelen önerilerin, yine, daha önce de ifade ettiğim gibi, sosyal taraflardan gelen önerilerin yüzde 65'ini biz bu tasarıya monte ettik. Bu önemli bir gelişmedir.

Peki, bundan sonra, bu kadar bir süreci yaşadıktan sonra… Evet, sosyal tarafların, sendikaların hâlâ rezervlerini kamuoyuyla paylaşmaları doğaldır; ama, artık, halktan yetki almış, yasa yapma konusunda yetkisi olan, sorumluluğu olan bir iktidarın da sorumluluk anlayışını hoş görmeleri gerekmektedir.

Şimdi, burada, aşağı yukarı itiraz edilen maddeler açıkça ortaya çıkmıştır. Aslında 4 veya 5 madde vardır değerli arkadaşlarım, 172 maddenin içerisinde 4, bilemediniz 5 madde vardır. Kurumsal yapıya ilişkin bir madde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından iade edilmiş ve iade gerekçeleri doğrultusunda, o yasayı, bildiğiniz gibi, Genel Kurulumuzdan geçirmiştik. Şimdi, bu konuda 4 veya 5 madde var, birbirleriyle ilintili olduğu için 15 maddeyi bulmaktadır. Bu maddelere ilişkin görüşlerimizi daha önce de açıkladım. Biz, bu tasarıları, geleceğe bir sorumluluk duygusu içerisinde, bu anlayış içerisinde yapıyoruz. Eğer popülist olmaya kalksak, bunun 50 türlü yolu var; ama, biz, bugünü hoş etmek, kısa dönemde aferin almak adına bu popülist yaklaşıma yanaşmadık. Aslında, bu, takdir edilmesi gereken bir konudur. Bu anlamda, Hükümetin cesaretlendirilmesi ve takdir edilmesi gerekir. üçbuçuk yılını devirmiş bir Hükümet, sosyal güvenlik reformu gibi bütün vatandaşlarımızı ilgilendiren, spekülasyona ve istismara açık bir konuda, cesaretle bu konunun üzerine gitmiştir. Bunun için, bu hususun da, zannediyorum zamanı geldiğinde, Yüce Milletimiz tarafından takdir edileceğine inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun, tekrar, sizin oylarınızla Yüce Genel Kuruldan geçecek. Bunun uygulanması için önümüzde yedi aylık bir süre var. 2007 yılı ocak ayında, herhangi bir değişiklik olmazsa, yürürlüğe girecek. Bu zamana kadar, yani, önümüzdeki yedi aylık dönemi de, biz, gelecek her türlü eleştiriye açık olarak bekleyeceğiz.

Ayrıca, Ekonomik Sosyal Konseyi bu gelen görüş ve öneriler doğrultusunda son kez bir kere daha toplayıp, en son şekliyle olgun ve hak kaybına meydan vermeksizin hayata geçmesini, sürdürülebilir olması için Ekonomik Sosyal Konseyde son kez bu kanunu bir kez daha görüşeceğimi, bu vesileyle, bu Yüce Meclisin kürsüsünden, bütün sosyal taraflara, bütün kamuoyuna açıklamak istiyorum.

Amacımız herhangi bir dayatma değildir, herhangi bir hazır metni size onaylatmak değildir, Türkiye'nin gerçeklerine uygun, sürdürülebilir, vatandaşımızın hakkını, hukukunu koruyan, gelecek kuşaklara da fazla yük devretmeyen bir sosyal koruma sistemini hayata geçirmektir; bunun dışında başka, açık kapalı, hiçbir amacımız yoktur. Yüce Meclisimiz tarafından ve milletimiz tarafından bu hususun böyle bilinmesini özellikle istirham ediyoruz.

Değerli zamanlarınızı almadan, belki son konuşmada söyleyeceğim hususları burada tekrar ederek sözlerimi bitiriyorum.

Bu tasarının bu aşamaya gelinceye kadar geçen süreçte emeği geçen bütün arkadaşlarıma, grup başkanlarına, gruplara çok teşekkür ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu (s.s 1189)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 31 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2006-05-31-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-s-s-1189-6 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
