# Balıkesir'de bu sabah yaşanan patlamaya, işçi sağlığı ve iş güvenliğine, Yargıtayın IŞİD'li militanlarla ilgili geçen hafta verdiği karara, Muğla'da kaza sonucu düşen ambulans helikoptere ve gazetecilere ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Murat Emir (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2024
- **Gündem:** Balıkesir'de bu sabah yaşanan patlamaya, işçi sağlığı ve iş güvenliğine, Yargıtayın IŞİD'li militanlarla ilgili geçen hafta verdiği karara, Muğla'da kaza sonucu düşen ambulans helikoptere ve gazetecilere ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=131081
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2024-12-24-balikesir-de-bu-sabah-yasanan-patlamaya-isci-sagligi-ve-is-guvenligin

> Murat Emir (CHP), 24 Aralık 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Balıkesir'de bu sabah yaşanan patlamaya, işçi sağlığı ve iş güvenliğine, Yargıtayın IŞİD'li militanlarla ilgili geçen hafta verdiği karara, Muğla'da kaza sonucu düşen ambulans helikoptere ve gazetecilere ilişkin açıklaması); konuşma 573 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu sabah Balıkesir'de 12 vatandaşımızı kaybettiğimiz ve 5 vatandaşımızın da ağır bir şekilde yaralandığı, işçilerimizin yaralandığı haberle derinden sarsıldık; büyük acı ve üzüntü içerisindeyiz. Ben buradan ölen vatandaşlarımıza, işçilerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve yaralılara da acil şifalar diliyorum. Ama bu vesileyle Meclisin sadece bir başsağlığı dileme yeri olmaması gerektiğini ve Meclisin iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda tedbir alması gereken en yüksek makam olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Maalesef, dünyada iş cinayetlerinde 1'inci olan ülkeyiz ve ülkemizde iş cinayetleri son derece yüksek seviyede. Her defasında gündeme geliyor, burada taziyeler bildiriliyor ama hiçbir şey yapılmıyor. Bakınız, istatistiklere göre Türkiye'de günde ortalama -maalesef- 4 işçimiz iş cinayetinde yaşamını yitiriyor. Raporlara göre on bir ayda 1.708 işçi yaşamını yitirmiş, sadece kasım ayında 164 işçi yaşamını yitirmiş. Dünyada olmayan, bırakın gelişmiş ülkeleri, gelişmekte olan ülkelerde dahi olmayan fıtrat niye Türkiye'deki işçilere fıtrat oluyor? Niye Türkiye'deki işçilerin kaderi ölmek oluyor iş cinayetlerinde? Bunun üzerinde durmamız lazım. Birinci sebebi, iş güvenliği önlemlerinin alınmamasıdır. İkinci sebebi de cezasızlıktır. Buna benzer kazalara baktık Sayın Başkan, 2020'de Sakarya Hendek'te 7 işçimiz öldü, 127 işçimiz yaralandı, daha önce o fabrikada ölen işçilerimizin olduğunu biliyoruz. Ne yapılmış? Bir sanık sekiz yıl ceza almış, diğerleri beraat etmiş; işte, bugün bu acıyı yaşıyor oluşumuzun temel sebebi budur. Yine, Ankara Elmadağ'da Makine ve Kimya Endüstrisinde çıkan patlamada 5 işçi ölmüştü, tutuksuz 6 sanığın davası devam ediyor. Yine, Kocaeli Derince'de Toprak Mahsulleri Ofisinde patlama oluyor ve 7 işçi yaşamını yitiriyor; yine, 6 sanık tutuksuz yargılanmaya devam ediyor. Biz burada bu önlemleri almadığımız sürece bu acılar yaşanmaya devam eder, biz burada taziye mesajları iletiriz ama görevimizi de yapmamış oluruz.

Sayın Başkan, Türkiye'de, maalesef, hukukun her gün çiğnendiği, her gün daha çok şaşıracağımız bir sürece girdik. Bakınız, 45 kişinin katili olan IŞİD'li militanların geçen hafta Yargıtay kararıyla, yattıkları sürenin göz önünde bulundurulmasıyla tahliye edildiklerini öğrendik, Mecliste gündeme getirdik. Sonrasında, dezenformasyon kurumu bir bildiri yayınladı ve "Bu kişiler asıl failler değillerdir, bunlar yan suçları olanlar, bu nedenle tahliye edildiler." diye bir dezenformasyon yaptı ama biz Yargıtayın kararını bulduk. Bakınız, Yargıtay kararı açık, Yargıtay kararı açık, Yargıtayın gerekçesi de açık; Anadolu Ajansı haberlerine göre ve bizim de bildiğimiz 6 sanık -isimleri açıkça yazıyor burada- birinci dereceden fail. Yani anayasal düzene karşı suç işlemek ve kasten adam öldürmek suçundan ceza giymiş 6 fail serbest bırakıldı ve bu kişiler 12 Aralıkta tam da İbrahim Kalın HTŞ lideriyle görüşürken serbest bırakıldı. Yine, aynı şekilde, kimi IŞİD militanlarının serbest bırakıldığını görüyoruz. Dolayısıyla bir defa şu isimler, bakın, Yargıtay kararındaki bu isimler birinci dereceden fail olanlar çünkü asıl katiller bomba patlattıkları için olay yerinde öldüler. Bunlar birinci dereceden failler, salıverilenler birinci dereceden failler; bir defa, bunu ortaya koymak lazım. Dolayısıyla da bu kabul edilebilir bir şey değil. Elbette Türkiye'nin dış politikası olur ama dış politikası gereğince, Türkiye'de 45 kişiyi öldürmüş katillerin, sekiz yıl yattılar diye hem de Yargıtay kararıyla suçun vasfı değiştirilerek serbest bırakılması asla kabul edilemez. Türkiye'nin üçüncü sınıf bir demokrasi ve üçüncü sınıf bir hukuk devleti olmasını asla kabul etmiyoruz ve buradan bu tutumu kınıyoruz ve bu şekliyle Türkiye'nin bir yol yürüyemeyeceğini, böyle dış güçlere boyun eğerek, mahkemelerine talimat vererek Türkiye'nin olsa olsa küçük düşeceğini bir kez de buradan söylemek isterim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine acı bir olay yaşadık ve Sağlık Bakanlığımıza bağlı bir ambulans helikopter Muğla'da yoğun sis altında kalkmaya çalışırken elim bir kaza sonucu düştü; 2 pilot, 1 hekim ve 1 de sağlık görevlisi orada yaşamını yitirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Murat Emir (CHP, Ankara). “Balıkesir'de bu sabah yaşanan patlamaya, işçi sağlığı ve iş güvenliğine, Yargıtayın IŞİD'li militanlarla ilgili geçen hafta verdiği karara, Muğla'da kaza sonucu düşen ambulans helikoptere ve gazetecilere ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2024-12-24-balikesir-de-bu-sabah-yasanan-patlamaya-isci-sagligi-ve-is-guvenligin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=131081

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
