# Gazeteci Alican Uludağ’a, Kuzey Irak’taki IŞİD’lilere, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ve Amerika’nın İsrail Büyükelçisinin açıklamalarına ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Murat Emir (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 24 Şubat 2026
- **Gündem:** Gazeteci Alican Uludağ’a, Kuzey Irak’taki IŞİD’lilere, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ve Amerika’nın İsrail Büyükelçisinin açıklamalarına ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142486
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2026-02-24-gazeteci-alican-uludaga-kuzey-iraktaki-isidlilere-milli-egitim-ba

> Murat Emir (CHP), 24 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gazeteci Alican Uludağ’a, Kuzey Irak’taki IŞİD’lilere, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ve Amerika’nın İsrail Büyükelçisinin açıklamalarına ilişkin açıklaması); konuşma 526 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gazeteci Alican Uludağ'ın tutuklanmış olması yargıdaki çürümüşlüğü apaçık ortaya koyan ve basın özgürlüğünün nasıl yerle bir edildiğini açıkça ifade eden, gösteren bir sonuç olmuştur. Gecenin bir vakti çocuklarının gözü önünde 30'a yakın polisle, çocuklarının gözyaşları içerisinde evi de arayarak -evde ne aradıkları da belli değil- tutukladılar ve İstanbul'a götürdüler. Bir an için Alican Uludağ'ın suç işlemiş olduğunu varsaysanız dahi suç Ankara'da işlenmiştir. "Cumhurbaşkanına hakaret ettin." deniyor, "Yanıltıcı bilgiyi alenen yaydın." deniyor, "Yargıyı küçük düşürdün." deniyor. E, bütün bu işlemler gazetecilik Ankara'da olduğuna göre Ankara'da yapılmıştır. Öyleyse İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının buradaki yetki gasbı nedendir? Niye ısrarla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçmiştir? Niye Alican Uludağ şu anda İstanbul'da yargılanmaktadır ve Silivri Cezaevindedir? Biliyor musunuz ki Alican Uludağ'ın bir eşi ve iki çocuğu var ve o iki çocuğunun ve eşinin onu ziyaret etmesi bile son derece güçtür. Amaç eziyet etmektir, amaç diz çöktürmektir, amaç sindirmek, susturmaktır, amaç Alican Uludağ gibi onurlu, gerçek gazetecilere gözdağı vermektir. Bakın, Alican Uludağ için soruşturma izni istiyorlar Adalet Bakanlığından. Tabii, zamanın İstanbul Başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı, güya Türkiye başsavcısı olan Akın Gürlek bir günde yetki veriyor, bir günde "Soruşturabilirsiniz, yargılayabilirsiniz." diyor. İşte, bu operasyonun siyasi olduğunun ve içerisinde hukuk olmadığının açık kanıtı da buradadır.

Bakın, elimde Alican Uludağ'ın dosyası var, ona sorulan sorular var, atılı suçlar var; 20'nin üzerinde paylaşım bulmuşlar. Niye biliyor musunuz? İçinde suç unsuru olmadığı için. İçinde suç unsuru olsa, gerçekten bir aşağılama, gerçekten bir küçük düşürme olsa 1 tane paylaşım yeter ama bulamadıkları için 20 paylaşım göstermişler, dosyaya koymuşlar. Ben, bir kez de birkaçını buradan okumak istiyorum, içinizde vicdanı olanlar dinlesin, burada bir suç unsuru var mı, yok mu karar versin. Bakın, demiş ki 28 Ocakta: "Hatta Erdoğan, iktidar sürsün diye devlet içerisinde oluşan derebeyliklere göz yummak zorunda bile kalıyor." Doğru. "Halk desteğini yitiren Erdoğan, devlet mekanizmalarını vesayetçi bir anlayışla halka karşı kullanarak iktidarda kalma çabasında." Doğru. 31 Mayısta "Sandıkta kaybettiği yerel iktidarı yargı eliyle geri almaya çalışıyor, işte bu kadar demokrat." diyor, doğru. "Silivri, Erdoğan rejiminin simge mekânı olmuştur." diyor; yanlış mı arkadaşlar, yanlış mı? Şimdi, Silivri'ye Alican Uludağ'ı koyuyorsunuz ve bunu da Komisyonda güya "Demokratikleşelim, basın özgürlüğünün önündeki engelleri kaldıralım." dediğiniz gün -siz dediniz, hep birlikte dedik- o gün yapıyorsunuz. Bunca pespayeliği, bunca antidemokratik tutumu; gazetecilerin, düşünürlerin, siyasetçilerin, belediye başkanlarının böylesine Silivri üzerinden terbiye edilmesini asla kabul etmedik, asla kabul etmeyeceğiz; bunu da böyle bilin. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, Alican Uludağ'ın haberlerinden biri, devamını getiriyorum: IŞİD sevginiz hiç bitmedi, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 6 IŞİD'liyi geçen yıl gecenin bir vakti serbest bıraktı, "Hayır!" diyemediniz, gecenin bir vakti serbest bıraktı ve "Hayır!" diyemediniz. IŞİD'liler daha geçen ay Yalova'da 3 polisimizi şehit ettiler.

Şimdi, anlıyoruz ki Kuzey Irak'ta bizim Büyükelçimizle bir görüşme var ve oradaki IŞİD'lileri Türkiye'ye geri alma durumu var. O hâlde, buradan soruyoruz, ivedilikle cevap bekliyoruz: Bu IŞİD'liler kimdir, yargılanmış mıdır, Türk vatandaşı mıdır, Suriye'ye nasıl geçmiştir, hangi suçlara karışmıştır, Türkiye'deki ortakları kimlerdir, onların Suriye'ye geçişine kimler destek olmuştur? Bunların hepsinin ortaya çıkması lazım. Kaç IŞİD'liyi alıyorsunuz, alınca ne yapacaksınız? Bu sorunun cevabını mutlaka vermek zorundasınız.

Değerli arkadaşlar, bir Millî Eğitim Bakanımız var yani rahatlıkla söyleyebiliriz ki gelmiş geçmiş en kötü Millî Eğitim Bakanı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Murat Emir (CHP, Ankara). “Gazeteci Alican Uludağ’a, Kuzey Irak’taki IŞİD’lilere, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ve Amerika’nın İsrail Büyükelçisinin açıklamalarına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2026-02-24-gazeteci-alican-uludaga-kuzey-iraktaki-isidlilere-milli-egitim-ba (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142486

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
