# Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Musa Uzunkaya (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 23 Şubat 2005
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/musa-uzunkaya-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi-2

> Musa Uzunkaya (AK Parti), 23 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)); konuşma 507 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; geçici 51 inci madde üzerinde söz almış bulunuyorum şahsım adına; bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, 51 inci madde, lisansüstü araştırma görevlileri ve doktora öğrencisi olan, üniversitede gelecekte akademik kadro alacak arkadaşlarımızın söz konusu olan ve olabilecek mağduriyetlerinin giderilmesine matuf bir düzenleme. 1 inci maddedeki hüküm aynen bunun için de geçerli.

Tabiî, hep eleştirilen bir husus var. Değerli arkadaşlar, bir kere, Yükseköğrenim Kanunu dikkatle incelendiğinde görülecektir ki, 33 üncü maddede, araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır. Bunlar, ilgili ana bilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, bölüm başkanı, dekan; enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürlerinin olumlu görüşü üzerine, rektörün onayıyla araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süreyle atanırlar. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunlar, akademik kadrolar için geçerli olan bir değerlendirme.

Lisansüstü çalışma ile doktora çalışmasını yapmakta olan arkadaşlarımızın, çok kere, üniversitelerde, özellikle, zaman zaman kadrolarının yetersiz olduğunu ifade ettiğimiz, vasıflı eğitim elemanına sahip olamadığı için öğretimlerinin de arzu edilen düzeyde bulunmadığını ifade ve iddia ettiğimiz üniversitelerimizi yetiştirilecek kadrolarla alakalı bir değerlendirme; fakat, son zamanlarda görülen o ki, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında bu tip doktora ve lisansüstü çalışmasını yapan arkadaşlarımız, maalesef, birkısım üniversitelerimizin keyfî uygulamaları sonucu, ya bu çalışmalarından menedilmiş veyahut da süreleri keyfî olarak kısaltılarak, hatta dolar dolmaz kapının önüne konmak suretiyle ciddî mağduriyetler yaşanmaya başlamıştır. Son günlerde... Tabiî, bu yasa, bizim bu düzenlememiz halen üniversitede bu tür görev yapan arkadaşlarımıza bir rahatlık getirmiyor, onu biliyorum; ama, burada yeri geldiği için bir hususu, hem iktidar hem de muhalefetin değerli milletvekili arkadaşlarımla paylaşmanın gereğini düşündüm.

Değerli arkadaşlar, maalesef, birçok üniversitemizde bu vasıfta yetişmiş, ciddî çalışmalar yapan, hatta derslere giren, yıllardır derslere giren yardımcı öğretim görevlisi olan arkadaşlarımızın büyük bir çoğunluğu kapının önüne konmak durumundadır. Onlarca doktora yapmış, yardımcı doçentlik kadrosu beklediği halde, sadece rektörlerimizin keyfî uygulaması... Neden keyfî uygulama diyorum; çünkü, geliş biçimine göre de bir keyfî uygulama söz konusu olmuştur.

Şimdi, burada, deminden beri arkadaşlarımız söylüyor; işte, devletin atadığı, devletin rektörü, devletin üniversitesi... Evet, doğrudur. Meclis buna müdahale ederse, bu antidemokratik bir yaklaşımdır.

Arkadaşlar, allahaşkına, ben sormak istiyorum: Rektörlerin bu görevlere geliş biçiminde demokratik bir yapıyı objektif olarak izleyebiliyor musunuz?! Hangi üniversite kadrolarında arkadaşlarımız hakikaten demokratik bir usulle gelmiş, rektör olmuş veya yardımcısı olmuşlardır?! Birçok üniversitemizde... Bakınız, bir önceki dönemde seçildiği veya aldığı oy ile bir sonraki dönemde aldığı oyları üst üste koyun; çok enteresan bir tablo önünüze çıkıyor. Nedir biliyor musunuz; misal olarak söylüyorum: Bir önceki dönemde 100 oy alarak rektör seçilen bir arkadaşımız, farz edin ki, bir sonraki dönemde yine rektör adayı; 300 oy alıyor. Bakıyorsunuz ki -allah allah- bu 200 oyu nereden artırmış?! Akademik kadro olarak atadığı 200 oyun tamamını, yani o dört yıl içerisinde atadıklarının tamamını belirleyerek, yani adrese teslim bir şekilde atamış; rakiplerine değil, kendisine oy veren bir yaklaşımla, daha açığı, ideolojik bir davranışla üniversitede akademik kadrolaşmaya gidilmiştir. Şimdi, böyle bir yapıda, siz, akademik özgürlükten, bilimsel özgürlükten nasıl bahsedersiniz?!.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin bugün yapması gereken, Yüce Parlamentonun yapması gereken...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Musa Uzunkaya (AK Parti, Samsun). “Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/musa-uzunkaya-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
