# Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kuralları kanun tasarısı (s.s.953)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Musa Uzunkaya (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim
- **Tarih:** 3 Temmuz 2005
- **Gündem:** DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZLERİ İLE KORUMA KURALLARI KANUN TASARISI (S.S.953)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/musa-uzunkaya-22-2005-07-03-denetimli-serbestlik-ve-yardim-merkezleri-ile-koruma-kurallari-kanun-t

> Musa Uzunkaya (AK Parti), 3 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZLERİ İLE KORUMA KURALLARI KANUN TASARISI (S.S.953)); konuşma 540 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, bu ve buna benzer yasaları, burada, çok hızlı bir şekilde görüşme durumunda olduk. Bunların eleştirilen tarafları oldu eleştirilmeyen tarafları oldu. Ancak, bugün şu anda görüştüğümüz yasa, cezaevleriyle ilgili yasa, zannediyorum, üzerinde en çok durulması gereken… Yıllarca, dışarıdaki hizmetlerim nedeniyle, cezaevleriyle, eğitimci olarak ilişkilerim oldu. Bu kadrolar, mutlaka ve behemehal verilmesi gerektiğine inandığım çok önemli kadrolardır ve bugünlerde yaptığımız hizmetler arasında en önemli hizmet olduğuna inandığım bu yasanın bir an önce kanunlaşması ve umuyorum, hiçbir sıkıntıya uğramadan, ilgili yerlerden de onayını alarak, hemen yürürlüğe girmesi, cezaevlerinin gerçekten, sadece ceza ve infaz mekânları değil, aynı zamanda bir ıslah mekânı olarak, oradaki insanların topluma yeniden kazandırılması konusunda ciddî katkıların olmasını umuyorum ve bekliyorum.

Değerli arkadaşlar, bu vesileyle, bir husus da sizlerle paylaşmak istiyorum. O da şudur: Tabiî, Meclisimizin çalışma prensiplerinde, bugüne kadar var olan uygulamada bir husus biliniyor; yasalar, ilgili komisyonlarda… Bir kere, hiçbir yasa, herhangi bir komisyonda değerlendirmeye alınmadan Genel Kurula gelmemiştir, gelmesi de mümkün değil.

Aslında, Avrupa Birliği ülkelerinin birçoğunda var olduğunu bildiğim, önergeler, gerek hükümet adına gerek parlamenterler adına gerek diğer ilgili kurum ve kuruluşların önergeleri, talepleri, arzuları, komisyonlarda, hatta, gerekirse, altkomisyonlarında uzun uzun, eski tabiriyle ariz amik görüşülür ve orada metin haline geldikten sonra genel kurullara, tıpkı, benzetmek mümkünse, uluslararası anlaşmalardaki gibi, yasaların geneli üzerinde görüşmeler yapılır ve yasalar oylanır.

Biliyorsunuz, 90'lı yılların başlarından beri Meclis TV canlı olarak buradaki konuşmaları yayınlıyor, ulusumuz bunları dinliyor. Tabiî, burada, zaman zaman obstrüksiyon, yani, engelleme dediğimiz usul muhalefetin kullandığı bir yöntemdir. Buna saygı duymak lazım. Eldeki mevcut tüzük, yönetmelikler, mevzuat buna cevaz veriyorsa, elbette, yapılacak; ama, artık, çağ bir şeyi yakalıyor ve değişiyor.

Değerli arkadaşlar, bunları, ben, özellikle, AK Parti Grubunun grup yönetimine, değerli grup başkanvekillerine, Cumhuriyet Halk Partisi ve diğer grupların da yöneticilerine bir hatırlatma babında, bu çalışma yılımızın son gününde bir hatırlatma olarak ifade ediyorum. Umuyorum, yeni yasama yılının başında, bunu, mutlaka ele almış olalım.

Nedir o; çalışmalarda komisyonlar mutfaktır arkadaşlar. Hem hükümetin hem de ilgili bürokratların bütün çalışmalarının, milletvekillerinin de, İçtüzüğe koyarak… Eğer, katkı sağlamak istiyorsa, hangi yasada neyi sağlamak istiyorsa -artık, internet ortamında her şeyi izleyebiliyoruz- gitsin, önerisini orada versin, önergeyi orada zikretsin, tartışsın, uzun uzun, ilgililerle, bürokratlarla, diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla; ama, o mutfakta yemek pişsin ve buraya hazır olarak gelsin. Ne hükümetin ne parlamenterlerin ne diğer üçüncü şahısların; yani, kitle örgütlerinin vesairenin buraya getirebileceği bir önergenin tartışılacağı yer Genel Kurul olmamalıdır, bunun yeri mutfaktır. Ancak, çok zaruret halinde, tabir yerindeyse, mutfakta hazırlanan yemeğin sadece tuzu ve biberi sofrada verilebilir; ama, siz,mutfakta eti pişirmedin, pirinci koymadın, bulguru koymadın, patatesi koymadın; yemeği sofraya getirdin, masaya koydun, hiçbirisi yok. Değerli arkadaşlar, bizim Parlamentodaki çalışmamızda bugüne kadarki uygulamada yapılan âdeta budur ve yanlıştır. Mutfak, komisyonlardır; onun için, iktidar ve muhalefetin değerli yöneticileri bir araya gelmeli; orada, bu mesele enine boyuna tartışılmalı; Genel Kurula indiği anda, yasanın geneli üzerinde, hem iktidarın hem muhalefetin, görüşleri, lehinde ve aleyhinde olabilir, sayıları, standardı belli olmak üzere grup adına, şahıs adına da olabilir; ama, madde madde, onlarca, yüzlerce maddenin burada tartışılması tekniği, çağın mantığına ve Avrupa'nın mantığına da -ben, Avrupa örneğini sadece oradaki uyum çerçevesinde söylüyorum- pek muvazi düşmeyen, uygun düşmeyen bir yaklaşım tarzıdır. Dolayısıyla, ben, değerli arkadaşlarıma, diğer partililerle, ilgili hukuk kurum ve bürolarıyla görüşerek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Musa Uzunkaya (AK Parti, Samsun). “Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kuralları kanun tasarısı (s.s.953)”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/musa-uzunkaya-22-2005-07-03-denetimli-serbestlik-ve-yardim-merkezleri-ile-koruma-kurallari-kanun-t (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
