# Gençliğin sorunları ve çözüm önerileriyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Musa Uzunkaya (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 25 Ocak 2007
- **Gündem:** GENÇLİĞİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİYLE İLGİLİ
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c145/b055/tbmm221450550238.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/musa-uzunkaya-22-2007-01-25-gencligin-sorunlari-ve-cozum-onerileriyle-ilgili

> Musa Uzunkaya (AK Parti), 25 Ocak 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENÇLİĞİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİYLE İLGİLİ); konuşma 948 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; ben de sözlerime başlamadan önce, değerli siyaset, fikir adamı, eski Kültür ve Dışişleri Bakanlarımızdan merhum İsmail Cem'e Cenabıhak'tan sonsuz rahmet diliyor, ailesine, sevenlerine ve son olarak da bildiğim kadarıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımızın Danışmanıydılar, dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi ve tüm siyaset camiasına başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlar, ben de, bugün, tevafuk, hemen hemen, özellikle Sayın eski İçişleri Bakanlarımızdan Ülkü Güney Bey'in de İnternet kafeler üzerinde temas ettiği konuda olduğu gibi, gençlik sorunları ve çözümleriyle alakalı bir kısım önerilerimi gündem dışı konuşmamla sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi tekrar saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bizim değerlerimize göre beş şeyin kıymetinin bilinmesi ısrarla tavsiye edilmiştir ve bu Yüce Peygamberimizin bize çok önemli bir tavsiyesidir. Yani, bunlar: Meşguliyet gelmeden boş vaktin, hastalık gelmeden sıhhatin, ihtiyarlık gelmeden gençliğin, ölüm gelmeden hayatın ve fakirlik gelmeden zenginliğin, varlığın kıymetini bilmektir. Gençlik, bizim için de, bizim evlatlarımız olan yavrularımız için de çok önemli bir hazine. Belki burada bulunanlar, büyük bir kısmını tükettiğimiz bu gençlik sermayesinin, yeni bir enerji ve aksiyon olarak yavrularımızda, nesillerimizde var olduğunu görmemiz, bizi elbette mutlu kılacak, ama, az önce temas edilen ve hakikaten, her birimizin, âdeta, tüylerini ürperten tablolar içerisinde, eğer bir gençliği kıyıma, yok olmaya sevk edeceksek, bu, bizim geleceğimiz açısından, sadece gençleri ferden ferda değil, ülke olarak kaybetme açısından, ciddi bir felaket olarak değerlendirilmeli ve yorumlanmalıdır. Değerli arkadaşlar, ülkemizin geleceği, yarınlarımızın güvencesi, evlerimizin temel taşı, neşesi, sesi, sadası, hülasa, insanlık adına her şeyimiz, bir güzel ifadeyle reyyanet'ül-cenne (cennet kokusu) ve Vediatullah, Allah'ın bizlere birer emaneti olan yavrularımızın, geleceğin sahipleri olma itibarıyla, onların karşı karşıya bulundukları sorunları çok yakinen bilmek, ailevi, ulusal ve uluslararası karşılaştıkları sorunların çözümüne katkı sağlamak, her alanda olduğu gibi, yüce Parlamentonun temel görevidir.

Az önce Sayın Ulaştırma Bakanımızın Anayasa'nın 58'inci maddesine atıfta bulunduğu gençliğin korunması, 59'uncu maddedeki sporun geliştirilmesi, 41'inci maddedeki ailenin korunması gibi hükümler, Anayasa tarafından, devletimize, yani, anayasal tüm kurum ve kuruluşlara tevdi edilmiştir. Burada, Ulaştırma Bakanlığının da, İçişleri Bakanlığının da, gençlik ve sporla ilgili Bakanlığımızın da, özellikle gençliğin yetiştirilmesinden birinci derecede sorumlu olan Millî Eğitim Bakanlığımızın da, yüce Parlamentonun da, yasamanın, yürütmenin ve tüm kurum ve kuruluşlarıyla devletin bütününü oluşturan varlıkların kurumsal olarak, birey olarak da, fert olarak da ailenin sorumluluğu var. Tabiî, ülkemizde, biliyorsunuz -yanlış hatırlamıyorsam- 1985 yılı, UNESCO tarafından Dünya Gençlik Yılı olarak ilan edilmişti, bundan tam yirmi yedi yıl evvel. Hatırlıyorum, o dönemde çeşitli programlar yapılmış, uluslararası zeminde ve Türkiye'mizde de gençliğin sorunları belli ölçekte tartışılmıştı ve içinde bulunduğumuz yıl, 2007, yine UNESCO tarafından Mevlânâ Yılı olarak ilan edilmiştir.

Mevlânâ, bütün değerleriyle Anadolu'dur, Anadolu'nun ruhunu taşıyan, onda tecessüm eden sevgi, barış, kardeşlik, hoşgörü, dayanışma, akıl, izan ve fıtratın gerektirdiği ne kadar güzellik varsa, eski bir tabirle, kendinde mündemiç olan bir şahsiyettir ve bu şahsiyet aracılığıyla bizim milletimiz, Mevlânâ aracılığıyla kendi kültürümüz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, konuşmanızı tamamlayın.

MUSA UZUNKAYA (Devamla) - ...bütün insanlığa tanıtılmış olacaktır. Ama, ne garip tecellidir ki, yine onun sözüyle, "ol mahiler ki, derya içredir, deryayı bilmezler." Yani, ol balıklar ki, denizin içindedirler ama, denizin ne olduğunun farkında değiller. Bu kadar zenginliğe ve kültüre, güzelliğe sahip olan insanımız, ne garip tecellidir ki, ne Mevlânâlardan ne Yunuslardan ne Hacı Bektaş Velilerden ne o tarihî değerlerimizden gerekli dersi alma imkânına sahip değildir.

Az önce Sayın Bakanımız söylediler: Çocuk ve çocuk istismarına dönük kırk binden fazla sitenin İnternet'te bulunduğu bir dünya konjonktüründe içinde hiçbir tane, Mevlânâ'yı, Yunus'u, Hacı Bektaş'ı, Ahi Evran'ı anlatan, tanıtan bir şuur abidesini bulmanız mümkün değil.

Bunlar, değerli arkadaşlar, bizim gençlik yıllarımızda cemiyetleri değerlendiren, sorgulayan, yönlendiren bir kısım gençlik teşkilatları, kuruluşları vardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Uzunkaya, konuşmanızı tamamlayın efendim lütfen.

MUSA UZUNKAYA (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Şimdi, "karanlık oda yönetimi" diye geçmişte tarif edilen bir şey vardı, artık bir kutuyla gençler yönlendiriliyor, beyinler belli bir fırtınaya esir ediliyor. İnternettir, televizyon ekranlarıdır, televizyon yayıncılığıdır; üzülerek söylüyorum, matbuat ve neşriyatımız da bu konuda üzerine düşeni sorumluluk şuuruyla maalesef yerine getirememektedir, üzülerek söylüyorum getirmemektedir.

Şimdi, ben, sözlerimi toparlarken bir önerimi yüce Parlamentoyla ve değerli bakanlarımla, sizlerle, iktidar ve muhalefetiyle paylaşmak istiyorum, o da şudur: Bilindiği gibi, dünyada gençlikle ilgili bir bayramı bize armağan eden, Millî Mücadele'nin başlangıç noktası olan 19 Mayıs 1919, Gazi Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıdır. Dolayısıyla, biz, bugünü, 1920'lerden beri hep Gençlik ve Spor Bayramı, sonradan değişik isimler aldı ama, bu şekilde idrak ettik ve kutluyoruz. Üzülerek ifa- de etmek gerekir ki, Gençlik ve Spor Bayramlarımızı sadece bir sportif aktivite, bir kısım egzersizler, bir iki şiir ve bir iki seremonik konuşmanın ötesine götürebilmiş değiliz. Bugüne kadar gençlik sorunlarının 19 Mayıs arifesinde, önünde, arkasında tartışıldığı, ele alındığı bir programı ben şahsen hatırlamıyorum elli beş yıllık hayatım içerisinde.

Tabiatıyla benim önerim şudur: Bu yıl, yani 2007, 19 Mayıs arifesi, örneğin 16 Mayıs Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri, üç gün sürebilecek bir gençlik şûrasının, bir gençlik kurultayının, Millî Mücadele'ye, cumhuriyete ve Meclise giden yolun başlangıç noktası olan Samsun'da ev sahipliği yapmak -o ilin bir milletvekili olarak da bunu arz ediyorum- üzere, 81 ilimizin gençlik temsilcileri, üniversitelerimizin, akademisyenlerin, gençlik ve gençliğin karşılaştığı sorunları, sadece burada çeşitli yönleriyle -tabiri bağışlayın, hoş görülürse- filin tarifi gibi, kimisi İnternet'ten, kimisi televizyondan, kimisi işsizlikten, kimisi eğitimden, kimisi iktisadi ve ahlaki nedenlerle konuyu ortaya getirdiği, bu mevzuyu bir bütün olarak bir kurultayda, üç gün sürebilecek, 16-17-18 ve hatta 19 Mayıs Bayramı'nı da, Hükümetimizin, Samsun'da icra edebileceği bir Bakanlar Kuruluyla taçlandırarak, böyle bir değerlendirmenin yapılması, 2007'de, artık küreselleşen gençlik sorunlarının bir gençlik şûrasıyla 19 Mayıs arifesinde, ismine muvafık olan bir il ve bayram döneminde icra edilmesinin doğru olabileceği kanaatindeyim. Aksi takdirde, gençlik, zaten yaşanan yapısıyla ciddi bir sıkıntıyla felakete doğru sürükleniyor.

Bunun önlenmesi konusunda önerimin Hükümet tarafından değerlendirileceğine inanıyor, gençliğimizin sorunsuz, sıkıntısız, geleceğe umutla bakan bir yapıya sahip olması umuduyla hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Musa Uzunkaya (AK Parti, Samsun). “Gençliğin sorunları ve çözüm önerileriyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 25 Ocak 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/musa-uzunkaya-22-2007-01-25-gencligin-sorunlari-ve-cozum-onerileriyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c145/b055/tbmm221450550238.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
