# Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Adıgüzel (CHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mart 2022
- **Gündem:** Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105257
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-adiguzel-27-2022-03-15-diyanet-isleri-baskanligi-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ile-devl

> Mustafa Adıgüzel (CHP), 15 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 620 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerimin başında ben de 14 Mart vesilesiyle iki cümle etmek isterim.

14 yaşından beri sağlığın her alanında -sağlık memuru, doktor, uzman doktor, özel, kamu hastanesi, idareci, hekim- görev yaptım; böyle bir zulmü hiçbir dönemde görmedim. Şimdi, önceki gün kovdunuz; dün, 14 Mart bayramdı, bayramı kutladınız. Bugün artık bayram bitti; yeniden kovabilir, sövebilir, dövebilirsiniz. O yüzden, ben 14 Mart Bayramı’nı bu yıl kutlamadım, kutlamayacağım; bayram bizim neyimize. Biz hekimler, bayramı AKP zulmü bittiğinde yapacağız; bunu da buradan ifade etmek istiyorum.

Şimdi, bu kanunla ilgili, kanunun geneli ve bölümü üzerine arkadaşlar zaten görüşlerini açıkladı. Nitelikli din adamı yetiştirmek bizim de arzumuzdur çünkü aydın din adamından bu ülkeye zarar gelmez, fayda gelir. Ancak Anayasa’da eğitim bir bütündür. Biz her alanda eğitimin, din eğitimi de dâhil olmak üzere, Millî Eğitimden, yükseköğretim kurumlarından bağımsız olmasına karşıyız. Şimdi, mesela, şu üstünde konuştuğumuz 1’inci maddede açılacak Kur’an kursları ve Kur’an eğitim merkezlerinin Millî Eğitim Bakanlığı onayı, denetimi ve iş birliğiyle olmasını önerdik; bu yok. (2)’nci fıkrada deniliyor ki: “İlgili birim, kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaparak…” Kim bu ilgili birim ve kuruluşlar? Belli değil. Millî Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerin ilahiyat fakülteleri ve eğitim fakülteleri burada neden belirtilmiyor?

Yine, (3)’ncü fıkrada belirtilen Kur’an kurslarında ve merkezlerinde okuyan öğrenciler için açılacak yurt ve pansiyonların Millî Eğitim Bakanlığının denetimine alınmasını istedik çünkü denetimsiz yurtların, pansiyonların ne hâle geldiğini, nelere yol açtığını hep beraber görüyoruz. Biz, burada muğlak ifadelere karşıyız.

Bakın, mesela, kanunda çok net belirlenen şeyler var. Anayasa maddesi, deniyor ki: “Milletvekilinin soru önergesine on beş gün içinde cevap verilir.” On beş gün içinde cevap veriliyor mu önergelerinize?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – İki yıl.

MUSTAFA ADIGÜZEL (Devamla) – Hiç verilmeyenler var, iki yıldır verilmeyenler var.

Mesela, Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesi diyor ki: “Millî gelirin yüzde 1’i, çiftçilere destek ödemesi...” Veriliyor mu? Verilmiyor. Ya, kanunda yazan şeyi vermiyorsunuz ki buradaki muğlak ifadeler de tam olarak anlamını bulsun. Eksik bulduğumuz ve belirsiz olan husus, Millî Eğitim ve Yükseköğretim süreçleriyle ilgili yeterli ilinti ve düzenleme olmamasıdır. Şu söyleniyor: “Ya, işte, biz burada iyi şeyler yapmaya çalışıyoruz. Zaten biz Millî Eğitimle, Yükseköğretimle istişare yapacağız, iletişim kuracağız.” Arkadaşlar, cehennemin yolları da iyi niyet taşlarıyla döşelidir.

Kanunun ileriki maddelerinde göreceksiniz, boşlukları hep şöyle doldurmuş efendim: “Kararnameyle düzenlenecek.” “Kararnameyle düzenlenecek.” Şimdi, bu boşlukları dolduracağınız kararnamelerin nasıl çıktığını da hepimiz biliyoruz; zaten kararname devleti olduk, “ağam bilir hükûmeti” tarafından yönetiliyoruz.

Ayrıca, bu Diyanet Akademisi düzenlemesi sonrası mevcut ilahiyat fakülteleri ve imam-hatip liseleri hangi durumda konuşlanacak, belli değil. Buralarda yetişip şu anda görev yapan bu din görevlilerinin neyini eksik buldunuz; onun da belirtilmesi lazım, bunu da konuşmak lazım. Madem Diyanet Akademisi devreye giriyor, yeni ilahiyat fakülteleri açmak konusunda da artık yeni bir değerlendirme yapmak lazım.

Biz, CHP Grubu olarak Komisyonda çok yapıcı olduk yani buna hepiniz şahitsiniz. Gerçi komisyon aşamalarından daha önce de bunlar bize de gelsin, biz de katkı yapalım isterdik ama en azından komisyon aşamasında çok yapıcı olduk, olumlu katkılar verdik. Çünkü din konusu siyasetten tamamen ayrı olmalıdır ve Diyanet ülkedeki tüm dinî inanç gruplarını kapsamalıdır. Cemevlerinin ibadethane sayılmasıyla ilgili hiçbir çalışma hâlâ yoktur, yıllardır konuşulur fakat yapılmaz.

Biz, Diyanet kurumunu Başkanın tavır ve davranışlarıyla tartışmaya sokmak istemeyiz. Neden? Çünkü Atatürk'ün kurduğu bir kurumdur, biz de ona sahip çıkıyoruz ama böyle hassas kurumların başına atama yaparken de atamayı yapan hükûmetin başının da aynı hassasiyeti göstermesini bekleriz. Biz seçilmişler olarak bu özeni gösteriyoruz fakat -Diyanet İşleri kurumunu da tabii ayırarak söylüyorum- burayı yöneten Başkan aynı hassasiyeti göstermiyor. Birçok kültüre ev sahipliği yapmış olan bu kadim coğrafyada bu Diyanet İşleri Başkanının sadece belli bir kesime yönelik tavırları ve iktidarın sözcüsü gibi konuşmaları toplumun sinir uçlarına dokunmaktadır. Sadece farklı inanç gruplarını değil Müslümanları bile ayrıştırmaktadır, ötekileştirici üslubuyla Müslümanlar tarafından da tepki almaktadır, bunun da bilinmesini isterim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Adıgüzel (CHP, Ordu). “Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-adiguzel-27-2022-03-15-diyanet-isleri-baskanligi-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ile-devl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105257

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
