# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Baki Ersoy (MHP, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 6 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91772
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-baki-ersoy-2026-11-06-ham-tutanak-1

> Mustafa Baki Ersoy (MHP), 6 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.747 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA BAKİ ERSOY (Kayseri) - Teşekkür ederim Başkanım.

Sayın Bakanım, değerli Komisyon üyelerimiz, milletvekillerimiz, çok kıymetli bürokratlarımız, basınımızın güzide mensupları; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Öncelikle Sayın Bakanımıza kapsamlı ve bilgilendirici sunumları için teşekkür ediyorum.

Sayın Bakanım, dokuz yıldır bu Komisyonda Bakanlığınızın bütçesini birlikte görüşüyoruz. Bu süre içinde kültür ve turizm alanında attığınız adımları ve bu çalışmaların sonuçlarını yakından takip ettim. Göreve geldiğiniz günden bu yana turizmde peş peşe rekorlar kırdınız. Bu yılın ilk dokuz ayında da 51 milyar 278 milyon dolarla tarihimizin en yüksek dokuz aylık turizm gelirine ulaştık. Turizmde elde ettiğiniz bu başarıyla ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyorsunuz.

Kültür alanında da aynı gayreti görüyoruz. "Geleceğe Miras" projesiyle Anadolu'nun dört bir yanında kazı ve restorasyon çalışmalarını yıl boyunca sürdürüyorsunuz. Yurt dışına kaçırılan eserlerimizin izini sürüyor, onları ait oldukları topraklara kavuşturuyorsunuz. Açtığınız kütüphanelerle çocuklarımıza ve gençlerimize okuyup çalışabilecekleri yeni mekânlar kazandırıyorsunuz. Ülkemize kazandırdığınız eserler ve sunduğumuz hizmetler için size ve bütün çalışma arkadaşlarınıza teşekkür ediyoruz.

Sayın Bakanım, bu toprakların kültürel zenginliğini anlamak için Göbekli Tepe'den bir Anadolu şehrinin asırlık çarşısına, bir yazma eserin sayfalarından bugün hâlâ tezgâhının başında çalışan bir dokuma ustasına kadar geniş bir dünyaya bakmak gerekir. Bunların her biri milletimizin yaşadığı coğrafyayı nasıl tanıdığını, işlediğini ve kendisinden sonraki kuşaklara nasıl emanet ettiğini anlatır. Kültür politikalarımızın başarısı da bu birikimi çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatına ne ölçüde katabildiğimizle anlaşılır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak Türk ilminin, kültürünün ve sanatının bütün zenginliğiyle ortaya çıkarılmasını, yaşatılmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını devletimizin temel sorumluluklarından biri olarak görüyoruz. Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi tarihini bilen, diline sahip çıkan, sanat üreten ve bu birikimi dünyayla paylaşan bir Türkiye anlayışıyla ele alıyoruz. Bu bakımdan, müzeye, kütüphaneye, sanatçıya ve kültürel mirasa ayrılan her kaynak ülkemizin beşerî kalkınmasına yapılan bir yatırımdır.

Sayın Bakanım, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan 13.574 kültür varlığının 2002'den bugüne kadar ülkemize kazandırılması, devletimizin kültürel miras konusundaki takibinin somut bir sonucudur. Müzelerimizin sergi salonları ve depolarındaki 629 bin 122 eserin kimliklendirilmesinin tamamlanması da eserlerimizin izlenmesi, bilimsel araştırmalara açılması ve gelecek kuşaklara güvenle aktarılması bakımından önemlidir. Türkiye'nin, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde 22, geçici listede 80 varlığı bulunuyor. Ülkemizin 2023-2027 dönemi için üçüncü kez Dünya Miras Komitesi üyeliğine seçilmesi de bu alandaki uluslararası sorumluluğumuzu güçlendiriyor. Geleceğe Miras Projesi kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında 42 restorasyon ve çevre düzenleme uygulaması tamamlandı. 2026'da takip edilen 225 kazının 198'ini Türk bilim heyetleri 27'sini yabancı bilim heyetleri yürütüyor. Yabancı heyetlerin yürüttüğü kazıların da on iki aylık programa alınması, arkeolojik çalışmaların sürekliliği açısından yerinde bir adımdır. Taş Tepeler Projesi'nde 40 akademik kurumdan yaklaşık 300 bilim insanı ve öğrencinin bir araya gelmesi, Anadolu'nun insanlık tarihindeki yerinin bilimsel çalışmalarla daha iyi anlaşılmasına imkân veriyor. Müze çalışmalarının yurt dışındaki ayağı da kültürümüzün tanıtımına doğrudan katkı sağlıyor. Berlin'deki Göbeklitepe ve Taş Tepeler sergisinde 89 eser ve 4 replika Roma'daki Troya sergisinde ise Türkiye'den gelen 221 eser dâhil 300'ün üzerinde eser ziyaretçilerle buluştu. Bu sergiler kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin bilimsel veriler ışığında anlatılmasına ve Türkiye'nin kültür turizmi imkânlarının doğrudan tanıtılmasına fırsat veriyor. Depremden etkilenen şehirlerimizde tarihî yapıların onarılmasına ayrıca önem veriyoruz. Hatay Kurtuluş Caddesi'nde çalışmaların son aşamaya gelmesini, Hatay Arkeoloji Müzesinin onarımının sürmesini ve Kahramanmaraş Kalesi'nde ziyaretçi karşılama merkezi ile çevre düzenlemesinin tamamlanmasını kıymetli buluyoruz. Afet sonrasında bir şehrin ayağa kalkması, orada yaşayan insanların hatıralarını taşıyan sokakların, yapıların ve kamusal mekânlarının da yeniden hayat bulmasıyla mümkündür. Restorasyonların, bu anlayışla ve bu yapıların özgünlüğü gözetilerek sürdürülmesini önemsiyoruz.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak mirasımıza sahip çıkmanın en etkili yolunun o mirası taşıyan insanları desteklemek olduğuna inanıyoruz. Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde 32 unsurla 2'nci sırada yer alıyor, Yaşayan İnsan Hazinesi Envanteri'mizde 112 kişi bulunuyor. Bir Usta Bin Usta Projesi kapsamında 47 dalda açılan elli kursta bin usta yetiştirilmesi el sanatlarımızın devamı açısından kıymetlidir. Aynı sorumluluğu sözlü kültürümüz için de taşıyoruz. Türk masal külliyatı kapsamında 81 ilden derlenen 6.269 masaldan 376'sı okurların erişimine açıldı. Bir çocuğun kendi dilinin zenginliğiyle tanışması çoğu zaman evde dinlediği bir masalla, bir ninniyle veya bir tekerlemeyle başlar. Bu birikimin çocuklarımızın kullanabileceği yarınlara ve yapımlara dönüşmesini önemli görüyoruz.

Sayın Bakanım, milleti millet yapan temel unsurlardan biri dildir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak Türkçe'nin eğitimde, sanatta, yayıncılıkta ve dijital mecralarda doğru ve güzel kullanılmasını, millî kültür politikamızın ayrıca bir parçası sayıyoruz. Bu sorumluluğu yerine getirmenin yollarından biri, gençlerimizi nitelikli Türkçe eserlerle buluşturmak ve Türk edebiyatının dünya okuruna ulaşmasını sağlamaktır. Ülke genelinde 1.300'den fazla kütüphanemiz hizmet veriyor. Bunlar arasında 75 bebek, çocuk ve gençlik kütüphanesi ile 78 gezici kütüphane bulunuyor. 2025 yıl sonunda halk kütüphanelerinde yaklaşık 7,2 milyon üyeye ve 39,2 milyon kullanıcıya ulaşılması bu hizmetin ne kadar geniş bir karşılık bulduğunu da ayrıca gösteriyor. Konuşan Kitaplık arşivinin 31 Ağustos 2026 itibarıyla 6.827 sesli kitaba ulaşmasını da kültüre erişim bakımından değerli buluyoruz.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu 2025'te 10.033, 2026 yılının eylül ayı sonuna kadar 10.887 eseri dijitalleştirdi. Bu çalışmaların yazma eserlerimizin korunmasının yanında araştırmacıların ve genç kuşakların bu kaynaklardan daha kolay yararlanmasını sağlaması da önemlidir. TEDA kapsamında ise 2005'ten bu yana 101 ülkeden yabancı yayın evlerinin 70 dildeki 4.832 başvurusu desteklendi. Desteklenen eserlerden 3.847'si 5 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yayınlandı. Türk edebiyatının farklı dillerde okur bulması ülkemizin dünyaya kendi yazarlarının sözüyle ulaşması demektir.

Kültür ve sanat hizmetlerine erişimi genişleten uygulamaları da önemsiyoruz. Kamyon Tiyatrosu 2026'da 15 il ve 39 ilçede 95 temsil vererek 31.115 seyirciye ulaştı. Vagon Sahne aynı yıl 13 il ve 13 ilçede 25 temsil gerçekleştirdi. Devlet Opera ve Balesinin 2001-2002 sezonunda 584 olan sayısı bugün 228'e, seyirci sayısı ise 232 binden 717 bine çıktı. Bu gelişmenin Anadolu'da genç sanatçılara sahne açan ve çocukları sanatla tanıştıran çalışmalarla sürdürülmesini yine önemsiyoruz.

Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 2021 yılında Beyoğlu'nda başlayan yolculuğunun 2026'da 26 ile ulaşması da sanatın yurt genelinde yayılması açısından önemlidir. 2027 için belirlenen hedef ise 32 ildir. 2025 yılında binin üzerinde mekânda, 50 binden fazla sanatçının katılımıyla 9.600'ü aşkın etkinlik gerçekleştirildi. Festivalin ulaştığı şehirlerde yerel sanatçıların kendi izleyicileriyle buluşmasını, gençlerin farklı sanat dallarını tanımasını ve tarihî mekânların kültür hayatına katılmasını önemsiyoruz.

Sinemaya Gitmeyen Çocuk Kalmasın projesiyle 3,7 milyon çocuğumuz sinemayla buluştu, yerli filmlerin izlenme oranı yüzde 8 iken yüzde 54'e yükseldi. Türk dizilerinin 170'ten fazla ülkede izlenmesi yapım sektörümüzün ulaştığı alanı gösteriyor. Milliyetçi Hareket Partisi olarak çocuklarımız için Türkçenin zenginliğini ve kültürel değerlerimizi yansıtan nitelikli çizgi filmlerin ve dijital oyunların desteklenmesini önemsiyoruz. Türk dünyasıyla ortak film ve yapım projelerinin geliştirilmesinin de ortak kültürümüzü genç kuşaklara ulaştıracağına inanıyoruz. Üretimin devamı için sanatçının emeğinin ve telif haklarının korunması da aynı zamanda önemlidir diye düşünüyoruz.

Sayın Bakanım, 2025'te 64 milyon ziyaretçiyi ağırladık. Bu sayının 52,8 milyonunu yabancı ziyaretçiler, 11,2 milyonunu yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımız oluşturdu. Yıl sonunda turizm gelirimiz 65,2 milyar dolara, ziyaretçi başına ortalama harcama 1.008 dolara, gecelik gelir 100 dolara ulaştı. 2026 yılının ilk altı ayında ise turizm geliri 25,8 milyar dolar, kişi başına ortalama 1.20 dolar ve gecelik gelir 109 dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamlar turizmin ekonomimizdeki yerini gösteriyor. Bizim için önemli olan elde edilen gelirin yerel üreticiye, esnafa ve turizm çalışanına daha geniş biçimde yansımasıdır. Bunun için turizmi dört mevsime yayacak imkânları değerlendirmeliyiz. Kültür rotaları, gastronomi, termal kaynaklar ve sağlık turizmi birbirini tamamlayan alanlardır. Eylül 2026 itibarıyla Avrupa Konseyinin sertifikalı 52 kültür rotasının 11'inin Türkiye'den geçmesi ülkemizin farklı bölgelerini kendi tarihî ve kültürel özellikleriyle tanıtmak için önemli bir imkândır. Tanıtım çalışmalarında da aynı çeşitliliği yansıtmak gerekiyor. GoTürkiye'nin 200'e yakın ülkede 10 dilde yürüttüğü faaliyetler bu açıdan geniş bir erişim sağlıyor. İl tanıtım ve geliştirme programının 81 ilde yürütülmesini, şehirlerimizin kendi önceliklerini belirleyerek tanıtıma katılması bakımından değerli görüyoruz. Ziyaretçinin bir bölgeye hangi nedenle, hangi mevsimde geldiğini ve orada ne kadar kaldığını bilmek tanıtım kaynaklarını doğru kullanmak kadar yerelde yapılacak yatırımları planlamak için de önemlidir.

Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar'ın Unesco Yaratıcı Şehirler Ağı'nın gastronomi kategorisinde yer alması, Michelin Rehberi'nin 2026 Türkiye seçkisinin 171 restorana ulaşması mutfak kültürümüzün uluslararası ölçekte gördüğü ilgiyi ortaya koyuyor. Bir sofrada miras temasıyla düzenlenen Türk Mutfağı Haftası'nın da bu birikimin tanıtılmasında katkı sunduğunu görüyoruz. Bir yemeğin kıymeti onu meydana getiren yerel ürünle, o ürünü yetiştiren çiftçiyle ve tarifi kuşaktan kuşağa taşıyan insanlarla birlikte anlaşılır. Gastronomi turizminin bu zinciri güçlendirmesini önemsiyoruz.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolünü sağlık turizmindeki imkânlarımızın farklı alanlarında alanlarda değerlendirilmesi bakımından önemli buluyoruz. Bursa'da termal ve medikal turizminin, Antalyada ileri yaş turizminin, İstanbul'da ağız ve diş sağlığı ile tıp teknolojisinin, Muğla'da sağlıklı yaşam imkânlarının tanıtılması bu çeşitliliği gösteriyor. Bu alanda yaşlı ve engelli bireylerin konaklamadan ulaşıma kadar hizmetlerden rahatça yararlanabilmesi turizmde kalite anlayışımızın bir parçası olmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak turizim yatırımlarında koruma ve kullanma dengesinin gözetilmesine, kıyılarımızın ve doğal varlıklarımızın gelecek kuşaklara sağlam biçimde devredilmesini önemsiyoruz. 2019-2025 döneminde açılan 20 ücretsiz halk plajı vatandaşlarımızın kıyılardan yararlanmasına katkı sağladı. Türkiye de 2026'da 580 Mavi Bayraklı plajıyla dünya 3'üncülüğünü korudu. Antalya ve Muğla'da hizmete alınan atık su ve altyapı yatırımlarıyla konaklama tesislerinin sürdürülebilirlik sertifikasyon sürecini 2030'a kadar tamamlama hedefi de bu çerçevede önem taşıyor. Tanıtımın oluşturduğu talebin yerel altyapının kapasitesi ve doğal kaynakların korunmasıyla birlikte planlanması gerekiyor.

Kültür politikamızın yurt dışındaki çalışmalarına da değinmek istiyorum. Yunus Emre Enstitüsünün 2026 itibarıyla 71 ülkede 95 Türk kültür merkeziyle faaliyet yürütmesi Türkçenin öğrenilmesi kültürümüzün tanınması bakımından geniş bir imkân sunuyor. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın çocuklarının Türkçeyle bağlarının güçlendirilmesi ve soydaşlarımızla kültürel ilişkilerimizin canlı tutulmasını önemli görüyoruz. Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının 2010'dan bu yana soydaş ve akraba topluluklara yönelik yaklaşık 1.480 proje ve faaliyeti desteklemesi bu bağların güçlenmesine katkı veriyor. TİKA'nın Moğolistan'da Bilge Tonyukuk Müzesinin yapım ve sergileme çalışmalarının tamamlamasını Türk tarihinin ve yazılı mirasımızın tanıtılması bakımından çok kıymetli buluyoruz. Srebrenitsa Soykırım Kurbanlarını Anma Müzesinin açılmasını da insanlığın ortak hafızasına karşı duyduğumuz sorumluluğun bir ifadesi olarak görüyoruz.

Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün son yirmi dört yılda 5.930 vakıf eserini ihya etmesi ve bugün 50 bin öğrenciye burs sağlaması ise vakıf geleneğimizin hem eserleriyle hem de toplumsal dayanışmaya katkısıyla yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Bu 50 bin sayısının da artırılacağına ben inanıyorum ama bunu Milliyetçi Hareket Partisi olarak da çok önemsediğimizi belirtmek istiyorum. Türkiye Bursları kapsamında her yıl ortalama 5 bin uluslararası öğrenci destekleniyor. Bugün 15 bine yakın Türkiye burslusu ülkemizde eğitimini sürdürüyor. Türkiye'de öğrenim gören bu gençlerin burada kurdukları dostluklar ve edindikleri tecrübeler mezuniyetlerinden sonra da ülkelerimiz arasındaki ilişkilere katkı sunuyor. Eğitimden kültüre, kültürden bilimsel iş birliğine uzanan bu ilişkilerin kalıcı olmasını önemsiyoruz.

Sayın Bakanım, Kayseri'mizin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak belirlenmesinden duyduğumuz memnuniyeti de özellikle ifade etmek isterim. Bakanlığınızın bu tercihi şehrimizin köklü tarihinin ve kültürel zenginliğinin uluslararası alanda tanıtılması bakımından son derece kıymetlidir. Kayseri'mizin Türk dünyasıyla kültür ve kardeşlik bağlarını güçlendirecek bu önemli buluşmaya ev sahipliği yapmasına sağladığınız katkı ve destekler için şahsım ve hemşehrilerimiz adına size teşekkür ediyorum.

Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri, Sayın Bakanım; Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2027 yılı bütçemizin hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Baki Ersoy (MHP, Kayseri). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 6 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-baki-ersoy-2026-11-06-ham-tutanak-1 (erişim: 6 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91772

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
