# Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılmasına ilişkin gündem dışı konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Destici (Büyük Birlik Partisi, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 23 Temmuz 2020
- **Gündem:** Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılmasına ilişkin gündem dışı konuşması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90536
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-destici-27-2020-07-23-ayasofya-nin-cami-olarak-ibadete-acilmasina-iliskin-gundem-disi-konusm

> Mustafa Destici (Büyük Birlik Partisi), 23 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılmasına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 545 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA DESTİCİ (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Terörün tüm unsurlarına karşı mücadele ederken hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyor, güvenlik güçlerimize üstün muvaffakiyetler diliyorum.

Süper Lig’e yükselme başarısı gösteren Hatayspor’umuzu ve Erzurumspor’umuzu bir kere de bu kürsüden tebrik etmek istiyorum ve başarılar diliyorum.

Kıymetli milletvekilleri, bugün, kurtuluşa ve cumhuriyete doğru gerçekleştirdiğimiz büyük yürüyüşümüzün en önemli adımlarından olan Erzurum Kongresi’nin açılışının 101’inci yıl dönümü. Bugün de takipçisi olduğumuz ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esasları olan “Millî sınırlar içerisinde vatan bir bütündür, birbirinden ayrılamaz.” “Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükûmeti’nin dağılması hâlinde millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir.” “Manda ve himaye kabul olunamaz.” “Kuvayımilliye’yi tek kuvvet olarak tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.” cümlelerinin ve özellikle “millî irade” kavramının ilk kez telaffuz edildiği Erzurum Kongresi’nin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Kongre üyelerini, Millî Mücadele’mizin tüm kahramanlarını saygıyla, rahmetle anıyorum.

Kıymetli milletvekilleri, yarın, 24 Temmuz 1995 tarihinde kaybettiğimiz Batı Trakya Türklüğünün yiğit evladı, ağabeyimiz Doktor Sadık Ahmet’in vefatının 25’inci yıl dönümü. Sadık Ahmet’in Balkan Türklüğünün var olma mücadelesinin sembollerinden biri olmasının yanında Türk tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olduğunu vurgulayarak sevgiyle, saygıyla ve rahmetle anıyorum. Kıymetli ailesi başta olmak üzere Dostluk Eşitlik Barış Partisinin değerli mensuplarına ve tüm Batı Trakya Türklerine saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.

Kıymetli arkadaşlar, her gün milletçe kadınlara ve çocuklara yönelen vahşi suçlarla sarsılıyoruz. Son olarak, gencecik bir kızımızı, Pınar Gültekin’i kaybettik. Öncelikle, zanlının bulunmasıyla ilgili güvenlik güçlerimizi tebrik ediyorum. Bir ülkede bir suça engel olunamıyorsa yapılması gereken ilk işin o suça ait cezaları gözden geçirmek olduğunu tekrar hatırlatıyor, kızımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine ve milletimize baş sağlığı diliyorum.

Tabii, bir kere daha vurguluyorum ki Büyük Birlik Partisi olarak Meclis Dilekçe Komisyonunda 2 milyon imzamız var, verilmiş olan bir Anayasa değişikliği teklif metnimiz var. Biz, iki suç için; işte bu tür kadın cinayetleri ve küçük yaşta çocuklarımızı kaçırıp öldüren cani sapıklar ve bizzat kurşun sıkan teröristler için idam cezasının geri getirilmesini istiyoruz.

Kıymetli milletvekilleri, bilindiği gibi, Danıştay 10. Dairesinin 2 Temmuz 2020 tarihli kararı ve 10 Temmuz 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle Ayasofya Camisi’nin Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmesine ve ibadete açılmasına karar verildi. Öncelikle ve tekrar kararın ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.

Ayasofya, maalesef, cumhuriyet tarihimizde üzerinde en çok tartışılan konular arasında yer almıştır. Geçmişe baktığımızda gönüllerde kırgınlıklara, vicdanlarda rahatsızlıklara sebep olan bu tartışmaların zannedilenin aksine muhafazakâr, dindar kesimlerle sınırlı olmadığını görürüz. Siyasetçilerin, akademisyenlerin yanı sıra Necip Fazıl’dan Osman Yüksel Serdengeçti’ye, Arif Nihat Asya’dan Nazım Hikmet’e çok sayıda ve çok geniş yelpazedeki fikir ve sanat insanlarının Ayasofya’ya dair duygularını dile getirdikleri satırlara rastlarız. Necip Fazıl’ın “Türk'ün kapanış bahtıyla beraber açılmalıdır./ Yalnız manayı anlasak, yalnız onu yerine getirebilsek/ Ayasofya'nın kapıları sabır taşı gibi çatlar, kendi kendisine açılır./ Kendi öz evimizde ruh ve mukaddesat odamız Ayasofya budur!” dizelerine Osman Yüksel Serdengeçti’nin “Putperest Roma'ya yeni bir mezar kazacaklar/ Sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri fezaları yeniden inletecek!/ Şerefelerin yine Allah'ın ve onun Sevgili Peygamberi Hazreti Muhammed'in aşkına ışıl ışıl yanacak/ Bütün cihan Fatih Sultan Mehmet Han dirildi sanacak!” cümleleri eşlik eder. Arif Nihat Asya’nın “Mahzun Ayasofya, ulu mabet/ Neye hicrana büründün böyle?/” sorusuna Nazım Hikmet’in “Hak yerine getirdi en büyük niyazını/ Kıldı Ayasofya'da ikindi namazını./ İşte o günden beri Türk'ün İstanbul/ Başkasının olursa yıkılmalı İstanbul!" diyen dizeleri cevap verir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Destici (Büyük Birlik Partisi, Ankara). “Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılmasına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 23 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-destici-27-2020-07-23-ayasofya-nin-cami-olarak-ibadete-acilmasina-iliskin-gundem-disi-konusm (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90536

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
