# Zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretiminde ve ticaretinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla anayasanın 98 inci, içtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler ve meclis araştırması komisyonu raporu (10/27,34,37,40,102) (s.sayısı: 296)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Enöz (MHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim
- **Tarih:** 4 Kasım 2008
- **Gündem:** ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İLE DİĞER BİTKİSEL YAĞLARIN ÜRETİMİNDE VE TİCARETİNDE YAŞANAN SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA ANAYASANIN 98 İNCİ, İÇTÜZÜĞÜN 104 VE 105 İNCİ MADDELERİ UYARINCA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER VE MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU RAPORU (10/27,34,37,40,102) (S.SAYISI: 296)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-enoz-23-2008-11-04-zeytin-ve-zeytinyagi-ile-diger-bitkisel-yaglarin-uretiminde-ve-ticaret

> Mustafa Enöz (MHP), 4 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İLE DİĞER BİTKİSEL YAĞLARIN ÜRETİMİNDE VE TİCARETİNDE YAŞANAN SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA ANAYASANIN 98 İNCİ, İÇTÜZÜĞÜN 104 VE 105 İNCİ MADDELERİ UYARINCA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER VE MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU RAPORU (10/27,34,37,40,102) (S.SAYISI: 296)); konuşma 982 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ENÖZ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretimindeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Raporu üzerine şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, dünyaya baktığımızda, yüzde 98’i Akdeniz çanağında olmak üzere, 900 milyon kadar zeytin ağacının bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu ağaç varlığının 140 milyon dolayındaki sayısı ülkemizde bulunmaktadır. Ülkemiz, dünyanın önemli zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkeleri arasında yer almaktadır.

Değerli milletvekilleri, ülkelerin ekonomilerinde tarım çok önemli ve özel bir yere sahiptir. Ülkemiz ekonomisine katkısı açısından tarımsal ürünlerimize baktığımızda büyük öneme sahip ürünlerimizden biri de zeytindir. Ülkemiz, dünyada zeytin üretiminde dördüncü, sofralık zeytin üretiminde ikinci ve zeytinyağı üretiminde de beşinci sırada olmasına rağmen, dünya tüketiminde yüzde 2,8 ile tüketici ülkeler arasında en son sıralarda yer almaktadır. Ülkemiz, dünya zeytin üretiminin yüzde 8,48’ini, zeytinyağı üretiminin yüzde 5’ini, sofralık zeytin üretiminin ise yüzde 11,2’sini gerçekleştirmektedir. Kişi başı zeytinyağı tüketimi Yunanistan’da 21, İspanya’da 12, İtalya ve Tunus’ta 9 kilogram iken Türkiye’de maalesef sadece 1 kilogram civarındadır. Bunun sebepleri olarak zeytinyağındaki perakende fiyat yüksekliği ve en önemlisi, halkımızın bu yağı tüketme alışkanlığının olmaması gösterilebilir.

Değerli milletvekilleri, zeytin ve zeytinyağı, Avrupa Birliği tarım sektörü içerisinde bu ülkelerle rekabet edebileceğimiz ürünlerden birisidir. Dünyada çoğu ülke zeytinciliğin gelişmesi için üreticilerine teşvikler vermektedir. Ülkemizde ise zeytincilik yapan üreticilerimiz oldukça zor durumda bulunmaktadır. İzmir, Aydın, Muğla, Balıkesir, Bursa, Manisa, Çanakkale, Tekirdağ, Hatay, Adana illerimiz önemli zeytin üretici illerimizdir. Ülkemizde yaklaşık 500 bin aile geçimini zeytincilikten sağlamaktadır.

Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi zeytin, belirli işlemlerden sonra sofralık zeytin olarak tüketilen ya da belirli yöntemlerle yağı çıkarılmak suretiyle tüketilen gıda maddesidir. Dünyada zeytin ağacı varlığı ve dane zeytin üretimine paralel olarak sofralık zeytin üreten önemli ülkeler İspanya, Türkiye, İtalya, Yunanistan, Fas, Suriye ve Mısır’dır. Türkiye, sofralık zeytin üretiminde AB ülkesi İspanya’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Türkiye, dünya sofralık zeytin üretiminde siyah sofralık zeytin üretimi ile ilk sırada yer alırken yeşil sofralık zeytin üretiminde İspanya ilk sırada yer almaktadır.

Değerli milletvekilleri, zeytin üreticisinin en önemli sorunu olan maliyet dengesini etkileyen belli başlı unsurları kısaca özetlemek ve çözüm önerilerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Zeytincilik, doğal özelliği gereği başka tür ziraatçılığa pek de uygun olmayan, genelde susuz ve yamaç arazilerde yapılmaktadır.

Zeytinciliğin girdi maliyetlerinin yüksekliğinden kaynaklanan sorunlara, ilgili çiftçi kuruluşları ile beraber Hükûmetçe, sorumluluk bilinciyle çözüm üretilmesi gerekmektedir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığının zeytin üretimi ile ilgili, özellikle Gemlik tipi zeytin fidanı dağıtarak uyguladığı politika eksiktir. Bunun yerine, diğer tür sofralık zeytin türlerinin doğal havzalarında yaygınlaştırılarak alternatif çeşitlerin artırılmasının daha doğru bir politika olacağı inancını taşımaktayım.

Ağaç başına düşen verimi artırmaya yönelik çalışmalar yapılması, ARGE faaliyetlerine destek verilmesi, toprak analizleri yapılarak bunlardan elde edilen sonuçlara göre üreticilere yardımcı olunması, il tarım müdürlüğünün sahaya inerek burada çalışmalar yapması, sulama sorununun DSİ ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından müştereken çözümlenmesi ve bu sorunun çözümüyle birlikte damlama sulama yönteminin desteklenmesi gerekmektedir.

Genel tarım politikasıyla ilgili olmakla beraber küçük arazilerin birleştirilmesi, arazilerin böldürülmemesi, sofralık zeytinde destek uygulanması hâlinde bu desteğin satışla da irtibatlandırılarak böylece kayıtlı ekonominin teşvik edilmesi gibi tedbirlerin de alınması gerekmektedir.

Özellikle herhangi bir marka ambalajlı üretim, ülkemiz için değer oluşturma, ekonominin kayıt altına alınması gibi bir sorunu bulunmayan tüccarlar karşısında, kayıtlı çalışan kuruluşlarımız oldukça zorlanmaktadır. Bu nedenle, zeytin teşvik, vergi, çevre ve diğer politikaların oluşturulmasında markalı, ambalajlı ve kayıtlı çalışan kurumlara katkı sağlayacak şekilde program ve düzenlemeler yapılması önem taşımaktadır.

Ülke genelinde kesin toplam zeytin ağacı sayısı bilinmediği için, üretim ve tüketimde bölgelere göre sağlıklı istatistikler yapılamamaktadır. Bu bağlamda, ciddi şekilde bölge ağaç sayımları yapılmalıdır. Sektör hakkında sağlıklı bilgilere ve doğru rakamlara ulaşılması gerekmektedir.

Sofralık zeytin sektöründeki zeytinliklerin küçük ve aile tipi işletmelerden oluşması maliyetleri yükseltmekte, bu da rekabet gücünü azaltmaktadır. Fidan dikiminde bölgelere uygun cins fidanların seçilmesi ve bu doğrultuda dikimlerin yapılması ve de üreticilerin bu konuda bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Gübre kullanımı bilinçsizce yapılmaktadır. Zeytinliklerin bölgelere göre toprak, gübre haritası çıkarılmalı; yapılacak olan toprak ve yaprak analizleri sonuçları doğrultusunda gübreleme prosedürü oluşturulmalıdır.

Zeytinliklerin yüzde 10-15’lik kısmı sulanmaktadır. Sulama yapılan alanlarda da salma sulama yerine damlama sulama yapılması teşvik edilmelidir.

Zeytin üretiminde ağaç başına verim düşüklüğüne yol açmamak için toprağın işlenmesi hususunda üreticilerimiz bilinçlendirilmeli, bunun için öncelikle mazot, gübre ve sair maliyetlerin azaltılması için politikalar üretilmelidir.

Türkiye’de büyük can ve ekonomik kayıplara sebep olan kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelenin en etkili ve ekonomik yolunun halkımızı bu hastalığa karşı uyarmak ve bilinçlendirmek olduğundan hareketle, zeytinyağının vücuttaki ana damarlarda ve kılcal damarlardaki kireçlenmeyi önleyerek damar sertliğinin oluşmasına engel olduğu, ayrıca dolaşımdaki kanda kolesterol parçacıklarının oluşmasını da önlediği bilinmektedir. Bu hususlar da göz önüne alınarak zeytinyağının iç tüketiminin arttırılması amacıyla zeytinin insan sağlığı ve beslenmedeki önemi tanıtım ve reklam kampanyalarıyla sağlanmalıdır.

Sofralık zeytinde kayıt dışının ve standartlara uygun olmayan ürünün piyasaya sunulması kesin ve kararlı biçimde önlenmeli ve haksız rekabet ortadan kaldırılmalıdır. İhracat iadesi yardımları sürdürülmelidir. Sofralık zeytin üretim sektöründe altyapı genelde küçük ve aile tipi işletmelerden oluşmakta ve maliyetleri yükseltmektedir. Bu nedenle yükselen maliyetler karşısında sofralık kalitede olmayan zeytinler, kısa zamanda nakde dönüştürmek amacıyla, hijyenik olmayan koşullarda erken olgunlaştırma uygulamalarına başvurulmaktadır. Bu tür standart dışı üretimin ve yarattığı olumsuzlukların önlenmesi gerekmektedir.

Ayrıca piyasada üretim izni olmadan zeytin işleyip pazarlayanların etkin şekilde denetlenmesi hem tüketici sağlığı hem de sektörün geleceği açısından çok önemlidir. Birliklerin sermaye yapılarını güçlendiren ve finansman sorunlarına çözüm getiren çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda özellikle kooperatif-birlik ayrışmasını engelleyici, mümkün mertebe güçlü bir kurumsal yapı oluşturmaya müsait düzenlemelere yer verilmelidir.

Zeytinyağının sağlıksız koşullarda uzun süreli depolanması sonucu oluşan kalite kayıpları her yıl büyük ekonomik zararlara yol açmaktadır. Bunun için lisanslı depoculuğun teşvik edilmesi gerekmektedir. Zeytincilik ihtisas organize sanayi bölgelerinin bir an önce faaliyete geçirilmesi ve teşvik edilmesi gereklidir.

Zeytinyağı ihracatı 2007-2008 sezonunda bir önceki sezona göre yüzde 60’lık bir düşüşle 34,5 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirilmiştir. Ülkemizdeki ham madde fiyatlarının yüksekliği ve döviz kurlarının düşüklüğü üst üste gelince Türkiye dünya zeytin piyasalarında fiyat tutturamaz ve ihracat yapamaz konuma gelmiştir. Bu konuda hükûmetçe acil tedbirler alınmalıdır.

Bunun yanı sıra ülkemiz pazarlama stratejisini gözden geçirerek yeni pazarlama stratejileri hayata geçirilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Enöz (MHP, Manisa). “Zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretiminde ve ticaretinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla anayasanın 98 inci, içtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler ve meclis araştırması komisyonu raporu (10/27,34,37,40,102) (s.sayısı: 296)”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-enoz-23-2008-11-04-zeytin-ve-zeytinyagi-ile-diger-bitkisel-yaglarin-uretiminde-ve-ticaret (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
