# Yaş sebze meyve ve kesme çiçek ihracatında karşılaşılan sorunlar hakkında (10/81,234,286)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Eyiceoğlu (AK Parti, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 15 Şubat 2006
- **Gündem:** YAŞ SEBZE MEYVE VE KESME ÇİÇEK İHRACATINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR HAKKINDA (10/81,234,286)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-eyiceoglu-22-2006-02-15-yas-sebze-meyve-ve-kesme-cicek-ihracatinda-karsilasilan-sorunlar-hakki

> Mustafa Eyiceoğlu (AK Parti), 15 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAŞ SEBZE MEYVE VE KESME ÇİÇEK İHRACATINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR HAKKINDA (10/81,234,286)); konuşma 949 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA EYİCEOĞLU (Mersin) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; görüşülmekte olan (10/81, 234 ve 286) esas numaralı yaş sebze, meyve ve narenciye üretimindeki ve ihracatındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesi için, önerge sahipleri adına söz aldım; hepinizi saygılarımla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, eminim ki, bu yüce çatı altında birçok sorunların ve yolsuzlukların araştırılması için araştırma komisyonu kurulması noktasında önergeler verilmiştir; ama, şu anki görüşülmekte olan bu önerge, ülkemizin yüzde 30 halkının tarımla uğraştığı, geçim kaynağını, yaşam kaynağını tarımdan kazandığı ülkemizde ve bu yüzde 30'un da yaklaşık yüzde 70'inin, yüzde 80'inin yaş sebze, meyve ve narenciyeyle yaşamaya çalıştığı bu ülkemizde, zannediyorum ki, bundan daha geniş, daha kapsamlı bir konu tartışılmamıştır.

Ben konuşmamı iki konu üzerinde, iki şekilde yapmak istiyorum: Birincisi, sorunun açıklanması. İkincisi, muhalefet partilerden Sayın Özcan ve Sayın Ergin'in bazı iddiaları var, onlara cevap vermek istiyorum; ama, bir gerçek var; ülkemizde üretim var, ülkemizde yaş sebze, meyve var, ülkemizde narenciye var ve bunun bazı problemleri var. Bu problemler zannettiğimiz gibi sadece iç nedenlerden değil, bu problemlerin dış nedenleri de var.

Türkiye yaş sebze ve meyve üretim ve ihracat sektörü, üretim imkânları, coğrafî şartları ve ürün çeşitliliği açısından oldukça geniş imkânlara sahiptir. Bulunduğumuz coğrafî kuşak ve verimli topraklarımız, azimli ve cefakâr Anadolu insanının elinde mahsule dönüşmekte ve tarım konusunda kendi kendine yeten bir ülke olarak bilinmekteydik. Şimdiye kadar uygulanan tarım politikaları bu dengeyi bozmuş ve ülkemizi git gide kendine yetemez bir hale getirmiştir. Tarım sektöründeki ithalat-ihracat dengesinin menfî yöndeki değişiminin Türk ekonomisine de yük getirmesi kaçınılmazdır. Ürettiğimiz 43 000 000 tonluk yaş sebze ve meyve üretiminin 2005 yılı itibariyle yüzde 4,2'lik bir kısmını ihraç ediyoruz. Bu durum yaş sebze ve meyve ihracat sektörümüzün sorunlarını bütün açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Türkiye olarak üretim miktarımız dikkate alındığında, dünya pazarından aldığımız pay, olması gerekenin çok altındadır. Elbette, bunun pek çok sebebi vardır; ancak, bu sebepler arasında, ürün ve üretim kalitemizden kaynaklanan problemler de mevcuttur.

Üretmiş olduğumuz 43 000 000 tonluk yaş sebze ve meyvenin 13 000 000 tonunu yaş meyve ve narenciye, 30 000 000 tonunu da sebze oluşturmaktadır. Türkiye'nin ulaştığı bu noktada, tarımın ve tarımsal sanayi sektörünün payı büyüktür. Türk tarımını dünya kalitesine ve ölçeğine taşıyan en önemli sektör de yaş meyve sebze sektörüdür.

Türkiye, yaş sebze ve meyve sektörünün uygulanabileceği, dünyanın doğal tarıma en uygun coğrafyasında üretim yapmaktadır. Yaş sebze ve meyve, ekiminden ambalajlanmasına kadar Türkiye'de yarattığı istihdam ve getirdiği döviz katkısıyla katmadeğeri yüksek bir sektördür. Bu sektördeki ihracat problemlerinin çözümlenmesi yoluyla köyden kente göç azalacak ve birinci sınıf arazilerin tarım arazisi olarak kalması sağlanacaktır.

Meyve sebze ihracatının artması için, bol, kaliteli ve maliyeti düşük ürünlerin yanında, Avrupa Birliği ülkeleri halklarının tüketim alışkanlıklarına uygun ürünler üretilmelidir. 43 000 000 tonu aşan bir üretimin dünya pazarında hak ettiği yeri almamasında, istenilen kalite standartlarında üretim yapılmadığı sonucu da dikkate değerdir.

Ayrıca, ülkemizde, üretim bazında sağlıklı kayıtlar geçmişte tutulamamıştır. Hangi ürünün ne miktarda ve hangi bölgelerde üretildiği tam olarak geçmişte bilinememekteydi. Buna bağlı olarak, üretim planlaması ve stratejinin belirlenmesi sağlıklı olmadığından, planlı üretim yapılamamıştır.

Değerli arkadaşlar, bildiğimiz gibi, daha ülkemizin kadastral çalışması yapılmamıştır. Kadastral çalışması yapılamayan 21 inci Yüzyıldaki bir Türkiye'nin planlama yapmasının mümkün olmadığını gören AK Parti iktidarı, 2006 yılı sonuna kadar Türkiye genelindeki kadastral çalışmanın bitirilmesi gerektiğini ortaya koymuş ve bu konuda gerekli tedbirleri aldığından dolayı hükümetimize ve Başbakanımıza çok çok teşekkür ediyoruz.

Yaş sebze ve meyve ihracatı yapan rakip ülkeler, üretim konusundaki teknolojik yeniliklerin uygulanmasına yönelik teşvikleri geliştirerek yaygınlaştırmış olmasına karşın, ülkemiz ise, Avrupa Birliği üyesi adayı olmanın avantajını kullanarak, hem nakliye konusunda hem de Avrupa'ya uyum sürecinde aldığı kararlarla ve yasalarla büyük avantajlara sahip bir hale gelmiştir. Bu ülkelere ihracatta geçiş belgesi sorunu yaşanmadığından ve ulaşım mesafesinin kısa olması nedeniyle, daha hızlı ve ucuz ulaşım imkânına sahibiz. Ancak, bu ülkeler, reklam ve tanıtımı çok daha iyi yaparak, kendi mallarının ülkemizde karşıt tüketim alışkanlığını yaratmışlardır. Bize ait olmayan bu tüketim alışkanlığına karşı yerli üretimlerimizin ve yerli ürünlerimiz olan doğal meyve sularının tüketimini artırıcı önlemler ve reklamlar yapmalıyız. Yaş sebze ve meyve ihracatında devlet desteği, üreticilerin de malını değerinden satabilmesi açısından önem arz eder.

Burada, az önce, çok değerli Cumhuriyet Halk Partili Milletvekilimiz bazı konulara değindi. Ben de, bizden önceki dönemlerde ve bizim dönemimizdeki özellikle ve özellikle narenciyeye hükümetlerin vermiş olduğu DFİF'i birkaç örneğiyle sizlere aktarmak istiyorum. AK Parti İktidarının, çiftçiyi ve narenciyeyi tükettiğini ve mahvettiğini iddia edenler, hükümete, halka yeterli desteği vermeyenler, lütfen şu tabloyu bir hatırlasınlar: 1996 yılında, ton başına 50 dolar verilmiş; 1997 yılında ton başına turunçgillere 34 dolar verilmiş, 1998 yılında ton başına 34 dolar verilmiş, 2000 yılında ton başına 60 dolar verilmiş, 2001 yılında 54 dolar verilmiş, 2002 yılında 48 dolar verilmiş.

ALİ OKSAL (Mersin) - Limona ne kadar verilmiş?

MUSTAFA EYİCEOĞLU (Devamla) - Hükümetimizin ise, burada, 2003 yılında verdiği bir rakam var ve 2003 yılında, Türkiye'deki narenciyenin fiyatının ne olduğunu da, özellikle, Sayın Ali Oksal çok güzel bilir.

2003 yılında, ton başına 25 dolar ve 35 dolar vermiş hükümetimiz; ama, o zaman, limon 800 000 ilâ 1 000 000 liraydı, portakal da 600 000'den aşağıya düşmemişti.

ALİ OKSAL (Mersin) - Sayın Vekilim, limonda ton başına 100 dolar, 2000 yılında.

MUSTAFA EYİCEOĞLU (Devamla) - Gelelim, burada…

Şimdi, 2004 ve 2005 yılında Türkiye'deki limon ihracatına ve narenciyedeki ihracata baktığımız zaman, bir rakamları konuşalım. Lütfen, afakî rakamlarla değil, ihracat birliğinin yayımlamış olduğu Türkiye gerçeğini halka anlatalım, halktan hiçbir şeyi saklamayalım.

2004 yılı limon ihracatı 223 000 ton, değeri ise 99 000 000 dolar; 2005 yılında ise, bu rakam tam 359 000 tona çıkmış, tam 120 000 ton artış var. İhracatta 120 000 ton artış, yani yüzde 61, Türkiye genelinin bugüne kadar yaptığı ihracattan daha fazla artış var ve değer olarak da rakam düşmemiş, aksine yüzde 72 oranında artmış ve rakam noktasında da 170 000 000 dolar limondan gelir elde edilmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Eyiceoğlu (AK Parti, Mersin). “Yaş sebze meyve ve kesme çiçek ihracatında karşılaşılan sorunlar hakkında (10/81,234,286)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-eyiceoglu-22-2006-02-15-yas-sebze-meyve-ve-kesme-cicek-ihracatinda-karsilasilan-sorunlar-hakki (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
