# Kamu görevlileri sendikaları kanunu,sosyal sigortalar kanunu ve sosyal sigortalar kurumu kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas.(ss: 613)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2004
- **Gündem:** KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KANUNU,SOSYAL SİGORTALAR KANUNU VE SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN.TAS.(SS: 613)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-06-24-kamu-gorevlileri-sendikalari-kanunu-sosyal-sigortalar-kanunu-ve-sosyal

> Mustafa Gazalcı (CHP), 24 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KANUNU,SOSYAL SİGORTALAR KANUNU VE SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN.TAS.(SS: 613)); konuşma 815 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ölümünün 44 üncü yıldönümünde, büyük eğitimci İsmail Hakkı Tonguç'u saygıyla anmak ve geçen yıl önerdiğimiz bir dileği yinelemek için gündemdışı söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

İsmail Hakkı Tonguç, eğitim görüşleri ve köy enstitüleri uygulamasıyla, ülke ve dünya eğitim tarihine geçmiştir. Tonguç'un yapıtlarıyla ortaya koyduğu görüşler ve köy enstitülerinde uyguladığı bu eğitim sistemi güncelliğini bugün de sürdürmektedir. İsmail Hakkı Tonguç başlangıçta Petalozzi, Kerschehensteiner, Dewey gibi ünlü dünya eğitimcilerinden ve yerli kimi eğitimcilerden etkilenmiştir; ancak, uzun inceleme ve gözlemlerden, uygulamalardan sonra kendine özgü eğitim görüşünü oluşturmuştur.

Fay Kırby "Türkiye'de Köy Enstitüleri" adlı Colombia Üniversitesi için yaptığı doktora tezinde, onun için şöyle bir saptama yapmıştır: "Batının büyük ünlü eğitimcileri görüşlerini kısa deneyler halinde uygulamışlardır; ancak Tonguç'un bir değil, birçok buluşu uzun süre çetin sınavlardan geçmiştir" diyerek, onu, Batı eğitbilimcilerinden bile daha üstün bir yere koymuştur.

Tonguç, Atatürk devrimleriyle amaçlanan çağdaş, üretken, özgür insanı yaratmak için eğitim yoluyla çalışmalar yapmıştır. Onun için, tek başına eğitim sorunu yok, ülke sorunu, insanlık sorunu vardır. Onun eğitim görüşü, insanı ve toplumu içinden canlandıran, bilinçlendiren, özgürleştiren bir eğitim anlayışıdır; okul, ezber bilgilerin aktarıldığı yer değil, yaşamın tam kendisidir.

Tonguç'a göre, uygulanmayan bilgi boş ve gereksiz bilgidir; bilmek demek yapmak demektir.

Onun eğitim ilkesi, Batı'da örneği görüldüğü gibi salt iş üretimine dayanmaz; elin yaptığı işe beyin komuta etmeli, insanı bilinçlendirmeli, insan, aldığı eğitimle özgür, tasarımcı, uygulayıcı olmalı, kendine güvenmelidir. Bunun için, insan, işi kendisi yapmalı, kendisi yönetmelidir, okumalı, paylaşmalıdır. Sonra da, bu bilinçle, Türkiye Büyük Millet Meclisi dahil, ülkenin her alanında yönetime katılmalıdır. Özellikle yoksul halk çocuklarının, fırsat eşitliği içinde, nitelikli eğitim alarak bilinçlenmesi ve ülke yönetimine katılması, onun için temel amaçtır.

Tonguç'un kendisi de bir köy çocuğudur, okumak için binbir güçlüğe katlanarak, doğduğu köyden İstanbul'a gelmiştir. Öğretmen okulunu bitirdikten sonra, devlet, onu, eğitimini yükseltmek için 2 kez Almanya'ya göndermiştir. Yurda döndükten sonra da resim-iş öğretmenliği, müze müdürlüğü, Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü yapmıştır. 1935 yılında, Millî Eğitim Bakanı Saffet Arıkan, kendisini İlköğretim Genel Müdürlüğüne getirmiştir.

O zaman, nüfusun yüzde 80'i köylerde yaşıyordu. Köyler, eğitim bakımından, ekonomik bakımdan, kültürel bakımdan, toplumsal bakımdan çok geriydi. Tonguç, yaklaşık onbir yıl yaptığı genel müdürlüğü sırasında, 61 il merkezinin tamamını, 305 ilçeyi ve 9 150 köyü gezmiş, gözlemiş ve incelemiştir. Sonra, arkadaşlarıyla birlikte, nüfusu az köylerde üç sınıflı okullar için eğitmen kurslarını başlatmıştır. Bu kurslar başarılı olunca da, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün ve Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'in siyasal desteğiyle, yurdun 21 yerinde köy enstitülerini kurmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Gazalcı.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Köy enstitüleri, alışılmış, klasik okullar değildir, ezbercilik, eleyicilik yoktur bu okullarda. Bu kurumlar, başta öğretmen olmak üzere, köye, topluma her yönden yararlı eleman yetiştirmek için kurulan çok amaçlı okullardır. Köy ilkokulundan bölge okuluna, köy enstitülerine, yüksek köy enstitüsüne, İLKSAN Sosyal Yardımlaşma Sandığına, rehberlik hizmetlerine kadar köy enstitüleri bir sistemdir, bir yaşamdır. Tarihimizde ilk kez köy çocuğu, ilkokuldan üniversiteye kadar, yani yüksek köy enstitüsüne kadar, parasız, nitelikli, çağdaş bir eğitimden geçirilerek o zaman yükselebilmiştir. Bu, ilk kez oluyordu; unutulmuş köyler, köy çocukları aydınlığa kavuşuyordu, insan olduklarının bilincine varıyorlardı. Öğrenciler kendi elleriyle 700'e yakın bina yaptılar, sebze, meyve yetiştirdiler, marşlar, türküler söylediler. Kısa sürede köy enstitülerinden 30 000 insan gelip geçti; o okulları bitirenler, gittikleri yerlerde insanı ve doğayı canlandırdılar.

Köy enstitüleri, ekonomik, kültürel ve sanatsal yaşamımızı zenginleştirdi. Bu okulları bitirenler, ülke yönetimine katıldılar, örgütçülüğün öncülüğünü yaptılar, yazın ve sanat yaşamımızı zenginleştirdiler. O yapılan plana göre, onbeş yıl içinde okuma yazma bilmeyen kimse kalmayacaktı Türkiye'de; ancak, aydınlıktan korkanlar, egemen olanlar, yönetimi paylaşmak istemediler. Çeşitli karalamalar ve asılsız suçlamalarla, önce İsmail Hakkı Tonguç'u görevden aldılar, sonra da köy enstitülerini kapattılar. Önce yüksek köy enstitüsünü, sonra ilkelerini yozlaştırdılar, 1954'te de temelli kapattılar; sonuç ortada!..

Bugün, her aşamada ezberci, eleyici, paralı, birliği ve niteliği bozulmuş bir eğitim sistemimiz var. Köyler cılızlaştı; taşıma nedeniyle köylerde artık okul da yok. Sağlıksız göç yaşandı. Her aşamada okullaşma oranı çok düşük. Bugün, UNESCO'nun araştırmasına göre, 10 000 000 yetişkinimiz okuma yazma bile bilmiyor. Aynı oranda insan da açlık ve yoksulluk sınırında.

Bugün, her zamankinden çok, Tonguç'un işe yarar, insanı ve toplumu içinden canlandıran, özgürleştiren eğitim görüşlerine ve bu görüşlerin uygulandığı köy enstitüsü sistemine gereksinim var.

İsmail Hakkı Tonguç, İş ve Meslek Terbiyesi, Köyde Eğitim, Canlandıracak Köy, İlköğretim Kavramı, Öğretmen Ansiklopedisi ve Pedagoji Sözlüğü gibi kitaplar yazmıştır. Tonguç hakkında da yüzlerce eser çıkmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimi bitirirken bir öneriyi yinelemek istiyorum: Artık daha fazla gecikmeden, bilimsel olarak, ülke ve insanlık tarihine, bir özerk kuruluş kurarak -Batı'da örnekleri olduğu gibi- bu eğitim görüşlerini ortaya koymalıyız; o da şudur: İsmail Hakkı Tonguç ve köy enstitüleri araştırma kurumu. Üniversitelerimiz harekete geçmelidir ya da burada özel bir yasa çıkararak, gerçekten, dünya çapındaki bu sistemi, bu eğitimcimizin görüşlerini yaymalıyız. İsviçre Eğitim Ansiklopedisinde tek Türkün adı vardır; o da İsmail Hakkı Tonguç'tur. Böyle bir zenginliği, Türkiye olarak değerlendirmeliyiz, İsmail Hakkı Tonguç ve köy enstitüleri araştırma kurumunu oluşturmalıyız.

23 Haziran 1960'ta yitirdiğimiz büyük eğitimciyi saygıyla anıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Kamu görevlileri sendikaları kanunu,sosyal sigortalar kanunu ve sosyal sigortalar kurumu kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas.(ss: 613)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-06-24-kamu-gorevlileri-sendikalari-kanunu-sosyal-sigortalar-kanunu-ve-sosyal (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
