# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 6 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-07-06

> Mustafa Gazalcı (CHP), 6 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 649 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüştüğümüz Belediyeler Yasası Tasarısının 21 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve kişisel olarak söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, bu madde, belediye meclislerinin gündemiyle ilgili bir madde. Belediye başkanı bir gündem yapıyor; üç gün önceden belediye meclisi üyelerine duyuruyor çeşitli yollarla; katılanların çoğunluğu karar alırsa, gündem değişiyor.

Şimdi, sözde, bir reform tasarısı görüşüyoruz. Bundan önce de aynı şey oluyordu bu konuda, yeni bir değişiklik yok. Zaten, bu tasarı, kamuoyuna sunulduğu gibi ne belediyelerin uzun süreli sorunlarını çözüyor ne de güncel sorunlarına bir çözüm getiriyor. Biraz dil Türkçeleştirilmiş, keşke daha da Türkçeleştirilmiş olsa; ama, öze yönelik, içeriğe yönelik bir sıkıntıları giderme tasarısı değil.

Örneğin bu maddenin, yani, gündemle ilgili maddenin, gerekçesinde birsürü güzel şeyler sıralanmış; katılımcılık, açıklık falan diye. Peki, nasıl bir katılımcılık var eskiye göre; yurttaşlar, doğrudan, kendisini ilgilendiren konularda, gelip görüşlerini açıklayabiliyor mu; hayır.

Değerli arkadaşlar, yerel yönetimler, gerçekten, demokrasinin başladığı yerdir. Orada insanlar kendi sorunlarına en iyi şekilde çözüm bulursa, sağlıklı bir çevrede yaşarlar. Tersi de olur; kendisiyle ilgili, imar konusunda, bir başka konuda karar alınır; ama, yurttaşın, eli kolu bağlanır. O yüzden, özellikle belediye meclisi gündeminin yalnız yurttaşlar tarafından izlenmesi değil, belediye meclisi karar alırsa, o konuda, o gündemde, o yurttaş doğrudan kendi derdini anlatabilmelidir, yasa da buna olanak vermelidir.

Değerli arkadaşlar, bakın, perşembe günü, 14 maddesi oldubittiye geldi. Daha önce, Türkiye'de 340 belediyemizin nüfus nedeniyle belediyelik hakkı için bir teklif verilmişti bir sevgili milletvekili tarafından; ama, o, büyük tartışmalara yol açmıştı, Cumhurbaşkanı geri göndermişti. Ne zaman olmuştu bu; 2003 yılının aralık sonunda ve biz üç ay sonra bir seçim yaptık 28 Mart 2004'te. Orada insanlar gittiler, belediye başkanlarını seçtiler, belediye meclisi üyelerini seçtiler. Şimdi, bir yasa düzenlemesi yapıyoruz, diyoruz ki: "Sizin belediyelik haklarınızı biz yine alıyoruz; her ne kadar, siz, seçime gittiniz, belediye başkanlarını, belediye meclisi üyelerini seçmiş olsanız bile, gelecek seçimden başlayarak sizin tüzelkişiliğinize son veriyoruz." Değerli arkadaşlar, devlet, yurttaşına güven vermelidir.

Bakın, nüfus değişkendir. 2000 yılında yapılan bir nüfus sayımını ölçü olarak alıyoruz burada. Yıl 2004... Bir yıl sonra, sözde, nüfus sayımı yapılacak. Niçin, 2004'te bulunduğumuz halde, 2005 yılında yapılacak nüfus sayımı değil de, geriye doğru giderek, yapılmış bir nüfus sayımını ölçü alıyoruz? Ben, bunun bir haksızlık olduğuna inanıyorum. Denizli'de 29 belediye vardır nüfus nedeniyle belediyeliklerine son verilecek, tüzelkişiliklerine son verilecek. Bir tarihin, bir kimliğin, belediyenin yok edilmesine ilişkin bir karardan 29 belediyemiz etkileniyor; bütün Türkiye'de de 340 belediye. Değerli arkadaşlar, yeni kurulacak belediyeler için bir ölçüt konulmuş; 5 000 nüfus... Tamam, bu doğru; ama, geriye doğru, geçmişte yapılmış bir nüfus sayımından yola çıkarak "senin nüfusun 2 000'in altında kaldı..." Öyle belediyeler var ki, şimdi, nüfusu ikiye katlanmış. Bir de 5 kilometre içerisinde olan belediyeler yutuluyor; onda da, belediye sınırı, bir tartışma götürür. Yaz aylarında, özellikle... Bir Karahayıt Belediyemiz var bizim, Pamukkale'nin yakınında, 15 000 nüfusu var. O nüfus sayımından sonra... Geçende örnek vermiştim; bir Yassıhöyük Belediyesi var, 2 tane fabrika kurulmuş, nüfus sayısı ikiye üçe katlanmış.

Değerli arkadaşlar, şimdi, oldubittiye getirmeyelim. AKP halka hizmet götüreceğine, kazanılmış hakları alıyor, hizmetleri geri alıyor. Bakın, geçen gün, burada, Meclisi, Türkiye'nin birçok ilçesinden gelmiş insanlar doldurdu. Niçin gelmişti onlar; "bizim adliyemizi geri alıyorsunuz; hayır, biz adliyemizi istiyoruz, biz yargılanmak istiyoruz" diye geldiler.

Şimdi, bir Serinhisar İlçemiz var bizim. Değerli AKP'liler, Serinhisar İlçesinde 4 yargıç, 1 savcı ve yeteri kadar dosya da var; Sayın Bakana da söyledim.

Değerli arkadaşlar, ilçeleri kurutuyoruz, belediyeleri kurutuyoruz. Sevgili AKP'liler, bu rüzgâra, bu modaya, özellikle dıştan gelen bir küreselleşme rüzgârına tutulup yurttaşa yıllarca getirilmiş bir hizmeti geri alıyorsunuz. Bakın, önce bankaları kapattınız; yetmedi, Telekomun şubeleri gitti; yetmedi, adliyeleri, yargılanma hakkını alıyorsunuz; adam gitsin başka yerde kullansın, tasarruf diyorsunuz; yetmiyor, şimdi de, belediyeliğini alıyorsunuz; siz mahalle olacaksınız, köy olacaksınız diyorsunuz. Peki, niçin onları belediye yaptık o zaman?!

AHMET YENİ (Samsun) - Yanlış yapmışlar!..

MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Hepsi yanlış!..

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Yanlış yapmışsak, izin verin, şimdi alan yönetimi... Yanlışın bedelini halkımız çekmez.

Bakın, değerli arkadaşlar...

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-07-06 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
