# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-03-23-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Mustafa Gazalcı (CHP), 23 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.258 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 827 sıra sayılı yasa tasarısı üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve kişisel olarak söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

Geçici 4 üncü madde, bu madde, Tekelin 2002 yılı sonuna kadar kesinleşmiş borçlarını, Maliye Bakanlığına olan borçlarına karşılık taşınmazlarının devrini düzenliyor. Yani, Tekelin, Maliye Bakanlığına, kesinleşmiş, çeşitli fonlardan borcu var; taşınmazları alıp, bu borçlar silinecek. Bu, torbanın içerisinden çıkan bir piyango.

Değerli arkadaşlar, Tekel, gerçekten borçlu bir kuruluş mu? Yıllardır zaten böyle bir izlenim yarattı, bu düzenlemeyle de o getiriliyor. Gerçekten de, Tekelin, çeşitli yasalardan kaynaklanan vergi ve kamu fonları olarak, Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Tütün Fonu ve diğer kamu borçlarından gelen bir borcu, 397 trilyon 547 milyar TL dolayında gösterilmiş 2004 sonu itibariyle; ama, bir de, Tekelin alacağı var. Ekici tütün piyasalarını yıllarca desteklemesinden dolayı, 196 sayılı Yasaya göre, Tekelin hazineden alacağı 536 trilyon 412 milyar. Yani, Tekelin devlete borcu 397 trilyon -üstünü söylemiyorum- devletten alacağı 536 trilyon. Elimde, bu konuda resmî belgeler var. Yani alacağı, borcundan fazla Tekelin; ama, biz ne yapıyoruz?.. Tekel, şimdi, dört yıldır Özelleştirme İdaresinin elinde kurbanlık koyun gibi bekliyor. Eh, özelleştirmeden, elden çıkmadan -güzel binaları var, taşınmazları var, kâğıt üzerinde de borçlu görünüyor- oradan, bunları Maliye Bakanlığına alalım deniliyor.

Değerli arkadaşlar, ben, tabiî, hukukçu değilim; ama, bir kurulun, bir kişinin hem alacağı hem borcu varsa, borcu alacağından düşülür. Burada böyle yapılmıyor, bu 4 üncü maddede Tekelin taşınmazları alınmak isteniyor. Tekelin, aslında, biliyorsunuz, iki yıl önce içki kısmı özelleştirildi; şimdi iş sigara kısmına geldi.

Elimde bazı rakamlar var. Bakın, Tekelin nasıl altın yumurtlayan bir tavuk olduğunu, Türkiye çapında değil, dünya çapında kazanç sağlayan bir kuruluş olduğunu size rakamlarla sergilemek istiyorum. 2000 yılında 3,5 milyarlık satış hacminin 2,2 milyar dolarını hazineye devretmiş Tekel; 2001 yılında 3,1 milyarlık satış hacminin 1,9 milyar dolarını hazineye devretmiş; 2002 yılında 2,9 mil-yarlık satış hacminin 1,8 milyar dolarını vermiş. Bütçemizin de yaklaşık yüzde 5'i Tekelden gelen gelirlerle oluşuyor. Daha yeni, Sayın Bakanın yazılı sorumuza verdiği yanıtta "Tekel Genel Müdürlüğü faaliyetleri sonucu 2004 yılında tahakkuk eden 3,3 milyar YTL; hazineye ise 3,3 milyar YTL vergi ödemesi yapmıştır Tekel" diyor. Yani, Sayın Bakan, yazılı soruya verdiği yanıtta da, Tekelin hazineye büyük bir gelir getirdiğini söylüyor. Yani, Tekel, aslında zarar etmiyor, borcu yok; ama, yıllarca, nedense, Türk tütünleri yakılıyor, boşuna para ödeniyor. Tekel de devletin sırtında bir yük gibi düşünüldü ve maalesef, Türk tütüncülüğü büyük ölçüde yaralandı, öldürüldü. O kadar ki, Tekelin eli kolu bağlanırken, başkalarına teşvik ve destek verildi. Tekel, 2000 yılına kadar pazarı kaybede kaybede, pazar payı yüzde 70'lere geldi. 2000 yılından, yani özelleştirmeye geçtikten sonra bugüne kadar, bir yüzde 20'nin üstünde daha pazar yitirdi. Nerede?.. Dünyada değil. Dünyadaki pazarda zaten gitmişiz. Kendi ülkemizde, Anadolu toprağında, Fransız rejisini kovup vatan dediğimiz Tekeli kurduğumuz yerde, Tekel, her yıl pazar yitirerek -çok acı- bugün Tekelin Türkiye'deki pazar payı yüzde 50'nin altına düşmüştür. Yani, oyun içinde bir oyun var. Son perdeye geldik. Ya bu perde yırtılacak, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Halkı yabancı sigara tekellerinin Türkiye'de oynadığı oyunu bozacak ya da teslim olup tütünümüzü öldüreceğiz; Anadolu pazarını da, Türkiye pazarını da yabancı tekellere vereceğiz.

Değerli arkadaşlar, 1980'li yıllarda başlıyor bu oyun. Daha eskisi de var. Ben ilk milletvekili olduğumda da tütün ve Tekel üzerine bir araştırma önergesi vermiştim. Aradan yıllar geçti, yine verdik tütüncülüğümüzü ve Tekeli daha kötü bir durumda bularak.

1984'te, önce dışalım serbestisi getirildi, bir gece yarısı, bir başka madde görüşülürken. Tekel, bütün Anadolu'ya, en küçük bakkala varıncaya kadar yabancı sigaraları dağıttı. Sonra, dendi ki: Yabancılara satmak kaydıyla Tekel ortaklığında sigara fabrikası kurabilirsiniz. Sonra, ortaklık kaydı, koşulu kaldırıldı; yabancılara satma koşulu kaldırıldı. Türkiye'de yabancı tekeller bugün piyasanın istediği biçimde üretim de yaparak, kendi tütünümüze yasak koyarak, Tekeli yenilemeyerek pazarımızın yarısını kaybettik. Şimdi, öteki yarı kalan pazar ne olacak?

Değerli arkadaşlar, önergeler verdik burada sigara üstüne, sigara sanayimiz gidiyor, tütüncülüğümüz gidiyor, Tekel gidiyor diye; ama, nedense AKP'li arkadaşlar, 3 Kasım 2002 seçimlerinden önce tütüncüye verdiği, Tekel işçisine verdiği sözleri çok çabuk unuttular, iktidar olduktan sonra IMF'ye tam teslim oldular bu konuda ve temelli, desteklemekten vazgeçtiler. Şimdi sözleşmeli tütün dikimi var Türkiye'de ve öyle bir sözleşme ki, üretici örgütsüz. Cumhurbaşkanımız bu Tütün Yasasını geri göndermişti, aynı sakıncalara işaret etmişti. Maalesef, tütün üreticisi örgütsüz olduğu için, büyük tekellerin buradaki temsilcilerinin verdiği sözleşmeleri imzalıyor, hiçbir hakkı hukuku yok, nitelikli tütün üreten yerlerde o sözleşmeli tütün dikimi bir ölçüde oluyor; ama, kimi yerlerde tüccar da uğramıyor, ne devlet uğruyor ne tüccar uğruyor. Tütün üreticisi tütünü dikse bile satacak kimse bulamadığı için, açık artıracak bir altyapı olmadığı için, bir pazar olmadığı için, piyasa işlemediği için, işsizliğe, açlığa terkedilmiş durumdadır.

Önergelerimiz kabul edilmeyince, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir tütün Tekel komisyonu kurduk ve iki haftadır tütün üreticilerini dolaşıyoruz, sigara fabrikalarını dolaşıyoruz. Denizli'ye gidildi, Samsun'a gidildi, Tokat'a gidildi, Malatya'ya gittik, Manisa ve Akhisar'a gittik. Keşke AKP'liler de olsaydı yanımızda o köylerde, kasabalarda, yaprak tütün, Tekel işçileriyle görüşürken, Tekgıda-İşle görüşürken.

Değerli arkadaşlar, bakın, Akhisar'dan bir şey anlatacağım size. Akhisar Sigara Fabrikasının temeli 1977'de atılmış. Temeli atılırken oraya alınan kişi emekli olmuş, Akhisar Sigara Fabrikası hâlâ bomboş duruyor. 220 trilyon para harcanmış Akhisar Sigara Fabrikasına. 20 trilyon daha harcansa, Akhisar Sigara Fabrikası, harıl harıl çalışacak, tütüncünün yüzü gülecek, oradaki ürettiğimiz, gerçekten dünyanın ünlü tütünlerinden, katıksız tütünlerinden yapılan sigaralar içpazarımızda söz sahibi olacak, belki dışpazarda söz sahibi olacak; ama, otuz yıldır Akhisar Sigara Fabrikası, kasıtla, bilinçle, işletilmiyor ve komik bir ödenek ayrılıyor, badana boyaya gidiyor, o binalar bomboş duruyor. Bu arada, atı alan Üsküdar'ı geçiyor. Yabancı fabrikalar, durmadan fabrika yapıyorlar ve Tekeli alıp, aslında, sigara fabrikalarımızı değil, markamızı, pazarımızı almak istiyorlar. Bunu sizler de biliyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, Malatya Sigara Fabrikası, yüzde 10 kapasiteyle çalışıyor. Malatya'daki tütün üreticileri, artık tütün dikemiyor. Biraz sonra Malatya Milletvekilimizi de dinlersiniz belki. Onlara, kala kala, tütüncülükten yadigâr olarak borç kalmış.

1990'lı yıllarda, Sayın Bakanım, Tekel, 200 kilo -son zamanlar- tütün almıştı biliyorsunuz. 200 kilo tütün alırken, adamı Bağ-Kurlu olmaya yasa zorunlu kılmış, ilintilemiş Bağ-Kurla ve adam, kendi bilgisi dışında Bağ-Kurun üyesi olmuş, milyarlarca borç gelmiş. Şimdi, tütün dikemiyor. Bir ihbarname geliyor kendisine "şu kadar borcunuzu ödeyeceksiniz" diye. O da yetmiyor, yeşilkartını da iptal ediyor. Bu bir zulümdür arkadaşlar, bu bir işkencedir; halkımıza, tütün üreticisine yapılmış, gerçekten, bir işkencedir.

Şimdi, bu ülkede Fransız rejisi kovulurken, yalnız düşman kovulmamıştır, bizi iliklerimize kadar sömüren, kolcularla öldüren o reji düzeni de kovulmuştur ve işçilerin, Tekel işçilerinin söylediği "Tekel vatandır, vatan satılamaz" dedikleri o kuruluş olmuştur.

Bakın, ben, özelleştirme, belki, sizin siyasetinizde, kimi konularda haklı olabilir; ama, Tekelin özelleştirilmesi, hele yabancılara satılması, çok büyük sakıncalara yol açacaktır arkadaşlar.

Türkiye nüfusu 70 000 000, şu anda 25 000 000 insan sigara içiyor ve 7 katrilyon bir para dönüyor burada, sigara pazarında 7 katrilyon bir para dönüyor. Değerli arkadaşlar, bütünüyle bunu devir mi edeceksiniz?

Bakın, Türk tütünleri, ancak, yabancı sigaralarda, Virginia ve Burley'in içinde yüzde 15 katık olabiliyor; blendet sigara yapılırsa o kullanılıyor. Yani, Türkiye'de en fazla, bundan sonra, olsa olsa yüzde 15'lik kadar bir katık için, harmanlama için tütün kullanılır. Onu da belki Yunanistan'dan getirir; çünkü, Yunanistan'daki tütün üreticisi destek görüyor, bazı ülkelerde destek görüyor.

Bu nasıl anlayış? Değerli arkadaşlar, yılda 3,5 katrilyon Tekel bir gelir hazine veriyor. Şu anda, Tekel'de, maalesef, çıkarıla çıkarıla, 15 000 civarında işçimiz kalmıştır. Bakanın son verdiği rakam, 15 035 işçi çalışıyor. Bir zamanlar, bu, 50 000'di; Türkiye'de 500 000 tütünle uğraşan aile vardı. Şimdi, bunlar, 330 000'e indi. Üretim düştü, işçi düştü; ama, sigara tüketimi azalmadı, sigara tüketimi arttı. Diyebilirsiniz ki, sigara insanlığa zararlı, olmasın varsın, kapatalım; ama, hayır, yine zehirlenecek Türk Halkı. Yabancı ülkelerin sattığı Virginia ve Burley tütünlerinden yapılan sigaralar satılacak. Üstelik, benim halkım, tütüne sigara diye bakmaz, tütüne geçim diye bakar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-03-23-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
