# Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim
- **Tarih:** 29 Nisan 2005
- **Gündem:** TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-04-29-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda-3

> Mustafa Gazalcı (CHP), 29 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)); konuşma 620 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Değerli arkadaşlar, konuştuğumuz konu, bir bilim kurulu ve 1963'te kurulmuş. Şimdi, Sayın Reha Denemeç -öneri sahiplerinden bir arkadaşımız- benim söylediklerimi vehim olarak yorumladı, kendi korkum olarak yorumladı; böyle, sanki, ortada hiçbir şey yok, biz, bu konuları, yani, AKP'nin TÜBİTAK'ı hiç ele geçirme niyetleri yok diye söylemişiz gibi.

Değerli arkadaşlar, belki o arkadaşın kişisel olarak iyi niyeti olabilir; ama, bizim için, olayların dili söz konusudur. Şimdi, bakın, sizi, böyle çok değil, hemen birbuçuk iki yıl önceye götüreceğim. TÜBİTAK, 2003 yılında kendi başkanını seçiyor, oybirliğiyle seçiyor ve hükümete gidiyor -o zaman Sayın Ertuğrul Yalçınbayır Başbakan Yardımcısı ve TÜBİTAK'tan sorumlu- "biz, Başkanımızı seçtik martın başında..." Sayın Yalçınbayır da "işte, bu yakında hükümet değişikliği olacak; etik olmaz; siz, isterseniz, bunu -başkanı- daha sonra getirin" diyor ve 30 Mayısta, Başkanın süresi, Namık Kemal Pak'ın, o zamanki TÜBİTAK Başkanının süresi dolacak. 58 inci hükümet bitiyor, 59 uncu hükümet geliyor ve 6 Mayısta resmen yazıyla bildiriyorlar "başkanımızı seçtik..." Bakın, 30 Mayısta süre dolacak ve kendi aralarındaki o üçte 1 yenilemeyi de yapıp, o adları da bildiriyorlar. Başbakanın yalnız iletme görevi var, bakın; ama, ne yapıyor; sumenin altına atıyor Başbakan. Başbakan yetkiyi kötüye kullanıyor. Bir skandal, bir hukuk devleti skandalı var aslında ve 30 Mayıs oluyor. Bakın, süre doluyor; ama, başkan, bir sorun yaratmamak için, görev süresi dolduğundan, ayrılıyor değerli arkadaşlar; o üyelerin ataması da yapılmıyor.

Şimdi, TÜBİTAK'ın yasasına göre -bu Meclis kabul etmiş- 63'teki yasasına göre, Başbakan, Cumhurbaşkanına götürüyor; kendisi seçiyor Bilim Kurulu arasından ve seçiyor, görevini yapıyor; ama, zamanında atama yapılmadığı için, hükümet diyor ki: "Bu kurum görevini yapamaz duruma geldi ve çoğunluğu düştü."

Şimdi, ben, size soruyorum; zamanında seçim yapılıp atama yapmayan mı suçlu; yoksa, tuzak kurup, atamayı yapmıyorsunuz, bekletiyorsunuz, diyorsunuz ki: "Çalışamaz duruma geldi, bana bir kerelik yetki verin" ve yetkiyi buraya getiriyorsunuz. Biz komisyonlarda kavga veriyoruz, olmaz, yanlıştır diyoruz; burada, Genel Kurulda söylüyoruz, "hayır, hayır" diyorsunuz, "çıkar, olur, yaparız" diyorsunuz aynen bugünkü gibi. Cumhurbaşkanı gönderiyor -burada zamanım üç beş dakikayla sınırlı, onları okumak istemiyorum- Anayasa Mahkemesi gönderiyor. Bu arada, Anayasa Mahkemesi kararları geri dönmez hilesiyle atama yapıyorsunuz oraya.

Bakın, o yasayla, Anayasa Mahkemesinden dönmüş kararla atama yapıyorsunuz -şu andaki yönetim orada vekil olarak bulunuyor- yetmiyor; "asıl olarak atayın" diye Cumhurbaşkanına gönderiyorsunuz. Cumhurbaşkanı diyor ki: "Dur; konu, Anayasa Mahkemesinde; ben asıl olarak atamam." Gerçekten, dediği gibi oluyor, Anayasa Mahkemesinden dönüyor. Bu arada idarî mahkemelere gidiliyor. İdarî mahkemelerden, hem Sayın Namık Kemal Pak hem de öteki...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Bitirmeye çalışacağım.

BAŞKAN - Buyurun efendim.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - ...mahkemelerden kesinleşmiş kararlar alıyor.

Değerli arkadaşlar, eğer bu arkadaşımız, yani, bu öneriyi veren arkadaşımız, bu olaylar hiç olmasaydı, yani, Anayasa Mahkemesinden, Cumhurbaşkanından dönmeseydi, şu anda yargıda kararlar olmasaydı... Daha arada birçok şeyler var... Adam hakkında, görevden düştükten sonra denetlemeye gönderiyorsunuz, suç atıyorsunuz, takipsizlikle sonuç veriyor, hiçbir suç bulunamıyor. Burada "Erdal İnönü'nün adını saygıyla anıyoruz, katkısı oldu" falan diyorsunuz. Erdal İnönü'yü ve adı olan arkadaşları siz mahkemeye sevk ediyorsunuz; yapmayın böyle, etmeyin böyle! Yani "oturum başına 200 000 000 verildi; dolayısıyla, fazla ödeme yapıldı" diyorsunuz, sonra yasa değiştiriyorsunuz, 1 milyara çıkarıyorsunuz oturumu; sonra da, bambaşka gerekçeler söylüyorsunuz.

Bu yasa önerisi ilk değil. Geldiğiniz günden beri, TÜBİTAK'ı ele geçirmek, Bilim Kurulunun bilimsel yayımlarından duyulan rahatsızlık, projeleri kendi taraftarlarınıza bir şekilde vermek, orada kadrolaşmak, bilimi yönlendirmek; bunun altında yatan niyet budur. Bu vehim değildir, bu bir senaryo değildir, bu bir niyet değildir; bu, yaptıklarınızı, mahkeme kararlarını size hatırlatmaktır.

Değerli arkadaşlar, o yüzden ben, bu yasanın aynen öncekiler gibi, Cumhurbaşkanımız, kamu yararına, hukuka, Anayasaya, evrensel kurallara aykırı olduğunu söyleyecek, geri döndürecektir; inanıyorum. Oradan çıkarsa, ikinci kez getirirseniz, yine zaman alırsanız; Anayasa Mahkemesine gideceğiz, oradan dönecek.

Değerli arkadaşlar, arkadaşlarım da söyledi, birçok yasada böyle yapıyorsunuz. Çoğunluk, size bu hakkı vermez; çoğunluk, hukuk devleti yerine geçmenizi sağlamaz; egemenliği...

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-04-29-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
