# Köy enstitülerinin kurucusu ismail hakkı tonguç'un 45 inci ölüm yıldönümü dolayısıyla

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2005
- **Gündem:** KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURUCUSU İSMAİL HAKKI TONGUÇ'UN 45 İNCİ ÖLÜM YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-06-24-koy-enstitulerinin-kurucusu-ismail-hakki-tonguc-un-45-inci-olum-yildon

> Mustafa Gazalcı (CHP), 24 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURUCUSU İSMAİL HAKKI TONGUÇ'UN 45 İNCİ ÖLÜM YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA); konuşma 609 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Peki Sayın Başkanım, çok teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 23 Haziran 1960 tarihinde aramızdan ayrılan büyük eğitimci, köy enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç'u 45 inci ölüm yıldönümünde anmak için gündemdışı söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

İsmail Hakkı, köyünde ilkokulu bitirdikten sonra binbir güçlük içinde İstanbul'a gelerek zamanın Millî Eğitim Bakanı Şükrü Beye çıkmış, okumak istediğini bir dilekçeyle bildirmiştir. Bakanın ilgisiyle önce birbuçuk yıl Kastamonu Öğretmen Okulunda okuduktan sonra İstanbul Öğretmen Okulunu bitirmiştir. Daha sonra, Almanya'ya gönderilerek öğrenimini ilerletmiştir.

Yurda döndükten sonra, Eskişehir, Konya, Adana, Ankara Öğretmen Okullarında resim-iş öğretmenliği yapmıştır. Ankara'da müze ve Gazi Eğitim Müdürlüklerinde bulunmuş, 1926 yılında yapılan ilkokul programının yenilenmesinde büyük katkı vermiştir. 1935 yılında atandığı İlköğretim Genel Müdürlüğünü 1946 yılında görevden alınıncaya kadar sürdürmüştür. Bu görevi sırasında 61 ilin tamamını, 305 ilçeyi, 9 150 köyü bizzat dolaşmış, incelemelerde bulunmuştur.

O, görüşlerini düşünerek, aklın ve bilimin süzgecinden geçirerek araştırmış, gözlemlemiş, eleştirmiş, uygulamış ve geliştirmiştir. Kendi deyişiyle, bütün bu bilgilerini halk denilen tükenmez kaynaktan, memleket denilen gerçeğin taşından, toprağından, suyundan, havasından almıştır. Yaşamı boyunca da halkına hizmet etmiştir. O, köye ve topluma bir şeyler öğretmek için, önce onlardan birçok şeyler öğrenmek gerektiğini söylemiştir ve o da öyle yapmıştır.

Başta Petalozzi, Kerschehensteiner ve Dewey gibi dünya çapındaki ünlü eğitimcilerden, Emrullah Efendi, Satı Bey, Ethem Necat, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Nafi Atuf Kansu gibi yerli eğitimcilerden etkilenmesine karşın, uzun inceleme ve araştırmalarından sonra kendi eğitim görüşünü ortaya koymuştur. Ona göre, köye ve topluma bir şeyler öğretmek aşk olmuştur ve ondan da birçok şeyler öğrenmiştir.

Kendi zamanında kurulan 20 köy enstitüsünün her birine birçok kez giderek, gece gündüz orada kalmış ve oralarda bir şeyler vermiştir.

Küçük köyler için eğitmen kurslarını başlatmış, sonra da köy enstitüleri sistemine geçmiştir. Köy enstitüleri eleyici olmayan, üretici ve toplumu içinden canlandıran kurumlardı.

Gazeteci yazar Ahmet Emin Yalman kimi köy enstitülerini dolaşarak "Yarının Türkiyesine Seyahat" adlı bir kitap yazmıştır. Ne acı ki, çıkarı bozulanlar, Yarının Türkiyesinden etkilenmişler ve köy enstitülerine kıymışlardır. Önce Hasan Âli Yücel Millî Eğitim Bakanı olarak görevinden alınmış, sonra da Tonguç alınmıştır. Önce Talim Terbiye Kuruluna verilmiş, orada da bırakılmamış, öğretmenliğe -çok sevdiği öğretmenliğe- atanmıştır; ama, Demokrat Partinin gelmesinden sonra da Bakanlık emrine alınmıştır. Tam dört yıl, maaşını yarım alarak, maalesef, hiçbir gerekçe de gösterilmeden Bakanlık emrinde kalmıştır ve sonunda, 1954 yılında da emekliye ayrılmak zorunda kalmıştır.

27 Mayıs 1960'tan sonra, yeni Anayasaya eğitimle ilgili, ilköğretimle ilgili kimi konuların girmesi için heyecanlanmış ve bir taslak hazırlamıştır. Tutanaklara geçirmek üzere -zamanımın da çok az olduğunu biliyorum- o hazırlıktan özetleyerek kimi cümleleri okumak istiyorum.

Bakın, 13 maddeden oluşan, Anayasaya girmesini istediği, bugün bile ileri hükümler şunlardır:

"7 yaşına basan kız-erkek her çocuk, 15 yaşını bitirinceye kadar, laik ilkokula, teknik okullara ve kurslara katılmaya zorunludur. Zorunlu öğrenim çağındaki her çocuk, modern bir okulda, koruyucu sağlık olanaklarından ve kitaplıklardan, taşıtlardan parasız yararlanma hakkına da sahiptir" diyor. Ayrıca, ekonomik ve toplumsal yapısına uygun, cumhuriyetçi, laik yurttaşlar olarak yetiştirmek gerektiğini, Anayasaya bir hüküm olarak girmesini istiyor. 200 gün öğretim süresinin olmasını ve 5 saatten daha az ders olmamasını istiyor. "Zorunlu öğrenim çağında bulunan çocuklar devlet okullarından başka okul ve dershanelere gidemez" diyor. Bakılmaya muhtaç kimsesiz çocukların devlet tarafından mutlaka okutulması gerektiğini söylüyor ve ilköğretim harcamasının devlet, il özel idaresi, belediye ve köy bütçelerinden karşılanmasını istiyor. 40 saniyem kaldı, geçiyorum onları.

Onun zamanında, İLKSAN kurulmuştur; ama, bugün, öğretmen sosyal tesisleri bir bir satılmaktadır. Onun, zamanında, taşıdığı bu hükümler ne Anayasaya girmiştir ne de gerçekleşebilmiştir.

Değerli arkadaşlar, Tonguç, dünya çapında bir eğitimcidir, yani kıtalararası bir eğitimcidir. Onun için, ben, bu Mecliste birkaç kere söyledim, İsmail Hakkı Tonguç ve köy enstitüleri araştırma kurumu oluşturulmalıdır. Bu kurum, özerk çalışmalıdır, yalnız Türkiye'ye değil, dünyaya katkı sunmalıdır. Ölümünün 45 inci yılında, gerçekten, önünde saygıyla eğiliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Köy enstitülerinin kurucusu ismail hakkı tonguç'un 45 inci ölüm yıldönümü dolayısıyla”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-06-24-koy-enstitulerinin-kurucusu-ismail-hakki-tonguc-un-45-inci-olum-yildon (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
