# Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 6 Aralık 2005
- **Gündem:** KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-12-06-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d

> Mustafa Gazalcı (CHP), 6 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 1.452 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlar; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, kamu okullarının Millî Eğitim Bakanlığına dönersermayeleriyle birlikte bağlanmasına ilişkin 5 inci maddede söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu 5 inci madde, devredilen okulların personel ve dönersermayesinde çalışan yönetici ve personelin durumlarını düzenliyor; eğer, kadrosu birleştirilen okulda müdürse, müdür yardımcısıysa, korunuyorsa gidiyor, korunmuyorsa yöneticilik görevi bitiyor, öğretmen olarak veriliyor.

İşçiler ise "ben bakanlık değiştirmek istemiyorum" diyorsa, yasal hakları verilip, ayrılıyorlar; ama, fazla çalışma ücreti, ekders ücreti, dönersermaye payı dışında hakları veriliyor personelin; yani, yine de bir kayıp söz konusu.

Biliyorsunuz, bu birleştirmeler, AKP iktidara geldiği zaman, bakanlıklar arasında da yapılmıştı. Kültür Bakanlığı Turizm Bakanlığıyla birleştirildi, Çevre Bakanlığı Orman Bakanlığıyla birleştirildi. O zaman denildi ki: Şöyle bir sinerji doğacak ve verim artacak. Şimdi, aradan, bakın, bunca zaman geçti, Kültür Bakanlığında, Turizm Bakanlığıyla birleşmiş olmanın getirdiği sinerji nedir; bunu anlayamadık. Hatta, Kültür Bakanlığı, bir bakıma gölgelendi, Turizm Bakanlığının gölgesinde kaldı. Çevre Bakanlığı da Orman Bakanlığının gölgesinde kaldı. Yani, bu birleştirmeler, eğer, verilen sözler yerine getirilemezse, birsürü zarara yol açıyor. O zaman da denilmişti, buradaki personel zarara uğramayacak; ama, o bakanlıkların birleştirilmesinde birçok kişiler ayıklandı. Tabiî, iki bakanlık oluyor; tek müdür var, birini müdür ettiler, ötekini kıyıya ittiler; çoğu, ya emekli oldu ya köşede kaldı.

Değerli arkadaşlar, şimdi, okullar birleştiriliyor. Bu birleştirme -geçen konuşmamda da söylemiştim- fizikî birleşmenin dışında, aslında öğretim birliği açısından bir birlik de söz konusu; ama, bizim Millî Eğitim Bakanının en az duyarlı olduğu konu öğretim birliği konusu.

Şimdi, buradaki personel; yani, birleştirilen okullardaki personel, haklı olarak, yine, bir kaygı içinde, ben ne olacağım, biz ne olacağız gibi...

Örneğin, şimdi, benim elimde, bakın, Trabzon'dan çekilmiş bir telgraf var, Turizm Eğitim Merkezinde... İsimlerini vermiyorum, korkuyorum, Bakan bizimle uğraşacağına bu personelle uğraşır diye: 5 inci maddede, söz konusu okul ve personel Millî Eğitim Bakanlığına devredilecek, bizim durumumuz açık değil. Biz, Turizm Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren Turizm Eğitim Merkezinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında yıllardır görev yapan eğitimcileriz. Lütfen, haklarımıza açıklık getirilsin diyorlar.

Bir tane de Antalya'dan, size, okuyayım isterseniz: Yine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli eğitici olarak Kültür ve Turizm Bakanlığında, Turizm Eğitim Merkezinde çalıştık. Bizim hakkımızda da birtakım belirsizlikler var. Lütfen, haklarımızı koruyun ve açık duruma getirin diyor.

Bu maddenin düzenlemesi bu geçişlerle ilgili, arkada birsürü kadrolar var. Eğer oralara bakmışsanız, bu durum biraz daha ortaya çıkacak.

Değerli arkadaşlar, önce, bu birleşen okulların; varsayalım ki, yöneticilerinde, öğretmenlerinde, orada çalışanlarda bir zarara uğrama söz konusu olmadı; isterseniz biraz da içeriye bakalım.

Şimdi, örneğin, Sağlık Bakanlığındaki sağlık meslek liseleri de buraya geliyor, Millî Eğitim Bakanlığıyla birleşiyor.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, 1996 yılında, Sağlık Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurumu, yani, YÖK bir anlaşma yapmış; demiş ki, bundan sonra hemşire yetiştirmeyi YÖK üstüne alacak. Sağlık Bakanlığı da bunu kabul etmiş 1996'da; çünkü, 1995'ten sonra, lisenin üzerine, dört yıl, hemşire eğitimi için bir süre öngörülmüş, çok haklı olarak, kalite gelsin diye. Ama, 2000 yılında, Sağlık Bakanı Sayın Osman Durmuş, tek yanlı olarak, ben bu anlaşmayı bozuyorum ve ben, bu okullara, ara eleman gerekli, eleman alıyorum demiş ve başlamış eleman almaya, 2001, 2002, 2003, almış. Derken, AKP İktidarı gelmiş.

Bu arada, Yükseköğretim Kurulu Sağlık Bakanlığı aleyhinde dava açmış. YÖK kazanmış bu davayı, bu okullara siz eleman alamazsınız diye... AKP de devam etmiş oralara öğrenci almaya.

2005 yılında, Sağlık Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı bu sefer oturmuş, bir anlaşma yapmış. O anlaşmada, ben öğretmen sağlık merkezlerini sana veriyorum, sen de senin bünyendeki okulları bana veriyorsun… Ama, hiçbir zaman, YÖK'ün böyle bir mahkeme kararı olduğu, buralara öğrenci alınamayacağına ilişkin bir şey o anlaşmada geçmemiş mahkeme kararına karşın… O arada, dernekler görüşmüşler Millî Eğitim Bakanlığıyla; ama, öğrenci almaya devam etmişler. Onlar da Danıştaya dava açmış, bu mesleğin mensubu, yüksek hemşire derneklerinin mensupları dava açmışlar ve davayı kazanmışlar. Bakın, demişler ki, sağlık meslek liselerine siz öğrenci alamazsınız. Onun üzerine, şimdi bir yasal düzenleme yapılıyor. Bakanlık bunlardan hiç söz etmiyor bize değerli arkadaşlar.

Şimdi, içerik olarak da, bu tür okullarda, örneğin, hemşire gibi, sağlık alanında çok önemli bir mesleğin mensupları nasıl yetiştirilecektir, bu açık değil. Biliyorsunuz, yıllardır, Türkiye'de, artık, meslekler, ya yüksekokuldan ya da fakülteden çıkmaktadır; yani, lise düzeyinde, meslek veren okul kalmamıştır.

Yani, şunu demek istiyorum değerli arkadaşlar: Millî Eğitim Bakanlığı bu okulları devralırken bir açıklık yoktur ortada. Hatta, daha önce yapılan anlaşmalar, usule uygun, hukuka uygun yapılmamıştır. Yapılmamıştır ki, Danıştay yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. O yüzden de, bu birleşmeden, biçim olarak doğru olmakla birlikte, hem birleşen okullardaki yönetici ve oradaki işçiler bir kaygı duymaktadır, eğiticiler kaygı duymaktadır, haklarının kaybolacağı kaygısı duymaktadır hem de sağlık mensupları, bunlar, alacaklar, buralarda, kendilerine göre bir eleman yetiştirme yoluna gidecekler diye ayrıca bir nitelik kaygısı duymaktadır.

Değerli arkadaşlar, ben, her konuşmamda söylüyorum; bu Millî Eğitim Bakanlığının başarılı olduğu, partizanca kadrolaşmadır. Yani, bunu ben teslim ediyorum, mahkeme kararlarıyla da saptanmıştır.

Bakın, Plan ve Bütçe Komisyonunda söyledim, bir kere daha söylüyorum ve Bakana da birimlerini söylüyorum. Şimdiye kadar, AKP İktidarı döneminde, il ve ilçe millî eğitim müdürlerinin 264 tanesi değiştirilmiş. Değerli arkadaşlar, il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü şube müdürlerinden 294, il millî eğitim müdür yardımcılarından 131, okul müdürlerinden 2 249, müdür yardımcılarından 2 367; yani -tek tek hangi illerden olduğunu Bakan isterse ben verebilirim- 5 305 kişinin yeri değiştirilmiştir, kıyılmıştır veya yerine geçici görevle verilmiştir.

Şimdi, biraz daha somutlaştıralım isterseniz bu kıyım işini, bizi dinleyenler var; yani, şu Millî Eğitim Bakanlığı, mahkemelerden karar alınarak, öğretmenleri kışta kıyamette sürerek, birçok haksızlıklara yol açmaktadır.

Bakın, Millî Eğitimde, 2 temel büyük birim vardır; birisi, Talim Terbiye Kurulu ki, Atatürk zamanında kurulmuş, millî eğitimin programını yapan, millî eğitimin beyni durumunda olan bir kuruluştur. Buralarda toplu kıyım yaşanmıştır; yani, topluca insanlar dağıtılmış, hem yönetim dağıtılmıştır hem de uzmanlar dağıtılmıştır. Ama, ben size, bugün… Talim Terbiyeyi çok konuştuk, kamuoyu da biliyor oradaki kıyımları, önünde insanlar bağırdı, alanlarda bağırdı, mahkeme kararıyla döndü, hatta Bakanlık 3 milyarın üstünde, yalnız o dairede -elimde soru önergesi var- tazminat ödemek zorunda kaldı, oradan dönenler için; Bakan bunları yadsıyamaz.

Ama, ben, başka bir genel müdürlükten söz edeceğim size; Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü. Değerli arkadaşlar, bu genel müdürlük, Türkiye'de üniversite sınavlarının dışında bütün sınavların yapıldığı önemli bir genel müdürlüktür. Bu genel müdürlük, ilköğretimin, açık ilköğretimin, açık lisenin diplomalarının verildiği genel müdürlüktür. Bu Genel Müdürlükte 66 kişi ilk başta... Bakın, Sayın Bakan, liste var, rakam var. Siz de biliyorsunuz bunları. Aşağı yukarı aynı sorularla… Yani, asker mektubu gibi. Eskiden varmış ya! Şöyle şöyle şöyle… Yanlış anımsamıyorsam, AKP'den aday olmuş bir müfettiş de onların başında olarak bu arkadaşlarımızı daha sonra topluca kıydılar. Bunların şimdi yaklaşık 75'i o daireye döndü; ama, görev verilmiyor onlara. Onlara deniliyor ki, siz kıyıda bekleyeceksiniz. Bakın, mahkeme kararıyla dönmüş.

ZÜLFÜKAR İZOL (Şanlıurfa)- Sayın Gazalcı, geçmişte siz yapmadınız mı?!

FAHRİ KESKİN (Eskişehir)- Bostancıoğlu yapmadı mı?!

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)- Elimde bir belge var. O belgeyi ben sizlere okumak istiyorum. Abdülkerim Taşar… Sayın Bakanım, sizin akrabanız ve bir genel müdürün de kardeşi, yakını. Olabilir; yani, Bakanın akrabası olmayacak diye bir şey mi var?! Benim de kardeşim öğretmen, yeğenim öğretmen… Olacak. Olacak da, öyküyü bir dinleyelim şimdi elimdeki kararnamelerle.

Bu arkadaş, Abdülkerim Taşar, Bitlis-Tatvan-Kıyıdüzü Köyü İlköğretim Okulu sınıf öğretmeni ve o okulda Müdür Yardımcısı. Saygıyla selamlarım bütün köy öğretmenlerini.

EYÜP FATSA (Ordu)- Şehirdekileri de unutma.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)- Şehirdekileri de tabiî. Yani, onlar daha güç görev yaptığı için.

Şimdi bir kararname çıkıyor. O kararnamede, Abdülkerim Taşar -kararnameyi size gösterebilirim, burada- demin söylediğim Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne Başyardımcı olarak atanıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun efendim.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)- Uçup geliyor oradan. Yetmiyor. Sen orada kadrolu olacaksın; ama, bu yetmez; İstanbul Devlet Kitapları Dönersermaye Yardımcılığına da gideceksin. Bakın, dönersermaye... Maaş alacaksın, dönersermayeden para alacaksın. Bu, 7 nci ayda. Yetmedi, 10 uncu ayda bir kararname daha çıkıyor; bakın, o da elimde. Bu Abdülkerim'e yürü ya kulum deniyor.

MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum) - Abdulkadir…

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Abdulkadir… Abdülkerim; yanıltma AKP'li arkadaş.

Yürü ya kulum diyor, bu sefer, bakın, bütün açık liselerin müdürü oluyor. Yani, burada, belki de 1 000 000'a yaklaşık öğrenci var; ama, o İstanbul'daki Dönersermayenin de müdürü oluyor bu Abdülkerim Taşar.

AHMET İNAL (Batman) - Verdiğin bilgi yanlış.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, bir yanda toplucu kıyacaksın, onca uzmanı alıp köşelere atacaksın, mahkeme kararlarıyla süründüreceksin sürüm sürüm, atacaksın, sonra birini, benim akrabam tek yakınlığı, belki…

FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - İlk defa mı oluyor?

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Ben kişilerle uğraşmıyorum; ben kurallarla, ormanla uğraşıyorum, Millî Eğitimimizin temeli gidiyor diye kaygılanıyorum.

AKP'li arkadaşlar, araştırma önergesi verdik; bakın, gelin bir masaya yatıralım şu Bakanın yaptıklarını. (AK Parti sıralarından gürültüler) Bir tek... İki daire söylüyorum size. Bu, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünden... Bilgisayarlar nasıl alınıyor, diplomalar nasıl veriliyor, kim var orada, insanlar nasıl bekletiyor, din nasıl sömürülüyor… Bakın, bir tek genel müdürlüğü! Ben, sizin içinizde bile, yarım saatini verse arkadaşlar, isyan edeceklerine inanıyorum. Kararnameler benim elimde.

Sayın Grup Başkanvekili…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-12-06-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
