# (2/610) bağımsızlık haftası ilan edilmesi hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 7 Mart 2006
- **Gündem:** (2/610) BAĞIMSIZLIK HAFTASI İLAN EDİLMESİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2006-03-07-2-610-bagimsizlik-haftasi-ilan-edilmesi-hakkinda

> Mustafa Gazalcı (CHP), 7 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/610) BAĞIMSIZLIK HAFTASI İLAN EDİLMESİ HAKKINDA); konuşma 519 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İstanbul Milletvekilimiz Sayın Ali Kemal Kumkumoğlu'nun, benim de aralarında bulunduğum 134 arkadaşıyla birlikte verdiği, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozanın bağımsızlık haftası olarak kutlanması için yasa önerisinin lehinde söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Lozan Barış Antlaşması, 24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Lozan Kentinde imzalandı.

İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Sırplar, Hırvatlar, Slovenler; yani, müttefik devletler ile Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri arasında imzalanan bir antlaşmadır bu.

Antlaşmaya katılan müttefik devletler ile Türkiye arasında, antlaşmada yer almayan bir dizi ülkeyle de çeşitli konular arasında sözleşmeler yapılmıştır. Örneğin, ABD'yle bir ikili sözleşme yapılmış; bu sözleşme Senatoya gönderilmiş, dört yıl orada bekletildikten sonra 1927 yılında reddedilmiştir; yani, Lozan, Amerikan Senatosu tarafından onaylanmamıştır. Gerekçe olarak da, Türkiye Devleti sınırları içinde bir Ermenistan Devletinin kurulmayışı, öngörmeyişi ve kapitülasyonların kabul edilmemesidir.

Lozan Antlaşmasıyla, bugünkü Türkiye Cumhuriyetinin sınırları belirlenmiş; ekonomik, siyasal ve hukuksal bağımsız bir devlet varlığı uluslararası düzeyde tescil ettirilmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin sınırları misakımillîyle belirlenmiş ve daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmişti. Misakımillî sınırları Mustafa Kemal tarafından belirlenmişti. Bu, Lozanla kabul edilmiştir.

İlk kez, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, 1535'te, Fransa'ya verilen, daha sonra bütün Avrupa ülkelerinin yararlandığı ayrıcalıklar; yani, kapitülasyonlar, 1838'de, ilkin İngiltere'yle yapılan ve daha sonra bütün Avrupa ülkeleriyle imzalanan 1838 Ticaret Antlaşmasıyla birlikte Lozan Antlaşmasıyla kaldırılmış, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığı kabul edilmiştir. Türkiye'nin toprak bütünlüğü bu antlaşmayla kabul edilmiştir; uluslararası bir antlaşmadır bu.

Bu antlaşmanın önemini iyi kavramak için, Sevr Antlaşmasıyla aynı zamanda yürürlüğe giren İngiltere, Fransa ve İtalya'nın üçlü antlaşmasını da iyi bilmek gerekir; yani, Türkleri, Türkiye'yi bölen, parçalayan bir Sevre ve üçlü anlaşmaya karşılık Lozan bir zafer olmuştur. Bugün bile Lozanı içine sindiremeyen, özellikle dışta, kimi çevreler vardır. Örneğin, ABD'de Henze ve Fuller gibi kişiler, Atatürkçü laiklik anlayışının eskidiğini, Lozanda yalnız Müslüman olmayan topluluklara azınlık hakkı tanınmasının bugün için yeterli olmadığını, Müslüman olan; ama, etnik açıdan Türk olmayan toplulukların da azınlık statüsüne alınması gerektiğini öne sürmektedirler. Bununla kalmamakta, Türkiye'nin üniter devlet ya da ulus devlet yapılanmasının eskidiği ileri sürülerek, etnik, dinsel, mezhepsel, olmazsa coğrafî olarak bir federasyon sistemini benimsemesi gerektiğini ileri sürecek kadar küstahça birtakım düşünceler ileriye sürmektedirler.

Biliyorsunuz, Atatürk "ya bağımsızlık ya ölüm" diyerek arkadaşlarıyla birlikte Ulusal Kurtuluş Savaşını gerçekleştirmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmalarda, pantürkizm ve panislamist politikaların gerçekçi olmadığını ortaya koymuştur. Dışpolitikada da, bağımsızlık kararı alındıktan sonra bir barışı öngörmüştür. Oysa, bugün, Lozanı içine sindiremeyen çevreler, Türkiye'ye, hayal edilemeyecek, Türkiye'nin kabul etmesi mümkün olmayan görüşler ileriye sürmektedir.

Değerli arkadaşlar, arkadaşımın da söylediği gibi, Lozan, Türkiye Cumhuriyeti için gerçekten çok büyük, önemli bir anlaşmadır. Bu anlaşmanın genç kuşaklara, okuldaki öğrencilere belletilmesi için 24 Temmuzla başlayan bir bağımsızlık haftasının, bir Lozan haftasının kabulü gerekir. Bu yasa önerisi, tatil olmadan bu görüşü yasalaşsın istiyor, önersin istiyor.

Biliyorsunuz, Lozan, çok çetin görüşmeler sonucunda kabul edilmiştir. İki dönem halinde görüşmeler yapılmıştır. 4 Şubatta görüşmeler kesilmiş; oradaki kesilme nedeni de, Türkiye'nin kapitülasyonları, yani, ayrıcalıkları kabul etmemesidir. Türkiye'nin, kendi vergisini kendi koyma iradesini orada savunduğu için, Mustafa Kemal'in dediği gibi, bağımsız bir ülke olmamızı reddediyorlardı. Yüzyılların hesabını orada soruyorlardı bize. Onun için, bu görüşmeler çetin geçmiştir ve sonunda, İsmet İnönü'nün başkanlığındaki heyet bu başarıyı elde etmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “(2/610) bağımsızlık haftası ilan edilmesi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 7 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2006-03-07-2-610-bagimsizlik-haftasi-ilan-edilmesi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
