# 2003 mali yılı bütçesinde 5 inci tur görüşmeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Ilıcalı (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 5 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ilicali-22-2003-03-25-2003-mali-yili-butcesinde-5-inci-tur-gorusmeleri

> Mustafa Ilıcalı (AK Parti), 25 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 5 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 1.190 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ILICALI (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân Bakanlığının 2003 malî yılı bütçesi üzerinde, AK Parti Grubu ve şahsım adına, görüşlerimi ifade etmek üzere huzurunuzdayım; bu vesileyle, Yüce Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyor ve içerisinde bulunduğumuz sıkıntılı günlerin de bir an önce barış ortamına kavuşmasını temenni ediyorum.

Değerli milletvekilleri, bütçesini görüştüğümüz Bayındırlık Bakanlığı, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü, İller Bankası, Karayolları, Tapu ve Kadastro, Toplukonut, Arsa Ofisi gibi birçok birimi içerisinde barındıran ve son derece önemli görevler yapan bir bakanlığımızdır. Şöyle ki; Bakanlığımız, kamu binalarının inşaatı, imar planları, şehir altyapı tesisleri standartlarının hazırlanması, karayolu ağındaki yolların yapım ve bakımı, toplukonut yapılması, toplukonutların desteklenmesi, bunun dışında tapu sicilinin düzenli bir şekilde tutulması, siciller üzerinde meydana gelen değişikliklerin izlenmesi gibi çok önemli görevler yapmasına karşılık, bütün bu işleri, bütçedeki 2 katrilyon 922 trilyon 717 milyarlık bir genel toplamla yapması gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, Bayındırlık Bakanlığı bütçesi üzerindeki tespitlerimi -sorunlarını ve çözümlerini- sizlere arz etmeye çalışırken, tenkit etmenin kolaylığına ve ucuzluğuna kapılmadan, çözüm üretmenin zorluğunu tercih edeceğim ve bu değerlendirmelerimde de, ulaştırma dalında çalışan bir öğretim üyesi olarak bu konudaki tartışmalara teknik yönden yaklaşarak ve özellikle de Bayındırlık ve İskân Bakanlığı derken, biraz önce sıraladığım birçok genel müdürlük olmasına rağmen, öne çıkan genel müdürlüğümüz Karayolları Genel Müdürlüğü olduğundan, Karayolları Genel Müdürlüğümüzle ilgili gerek 58 inci gerek 59 uncu hükümet programlarında yer alan bölünmüş yollar, duble yollar üzerinde teknik değerlendirmeler yapacağım ve zamanım yettiği sürece diğer bağlı birimler üzerinde de bazı görüşler bildireceğim.

Ulaştırma, insan ve eşyanın yer değiştirmesi olarak tanımlanır. Bu, kara, hava, su, demiryolu ve boru hatları gibi sistemlerden oluşur. Ulaştırma sektöründeki temel amaç, gelişen ekonomik ve sosyal yaşamın gereksinimi olan ulaştırma altyapısını zamanında, ekonomik, güvenli bir şekilde inşa etmek, mevcut altyapının ömrü çerçevesinde en az işletme giderleriyle hayatta kalmasını sağlamaktır. Finansman yetersizliği, ulaştırma sektöründeki yenileme, bakım ve onarım ihtiyaçlarının ilerideki yıllara ötelenmesine ve aynı performansı verecek bir yenileme ve onarım yatırımının çok daha yüksek bedellere ulaşmasına neden olmaktadır.

Ulaştırma alt sektörlerinin birbirlerinin tamamlayıcısı olması gerekir; yani, bunların birbirinin rakibi olmadığını, bir bütün içerisinde ele alınması gerektiğini vurgulamak istiyorum ve bu çerçevede, tabiî, bu ulaşım sistemlerinin dengesini sağlayabilmesi için yapılması gereken, ulaşım ana planlarıdır. Ulaşım ana planlarıyla bu denge sağlanır. Yalnız, bunlar hazırlanırken dikkat edilmesi gereken husus, uygulanabilir olmasıdır. Ulaştırma dalında bir uzman olarak şunu belirtmek isterim ki, 58 inci hükümet döneminde Ulaştırma Bakanlığımız, benim de içerisinde bulunduğum ulaşım ana planı çalışmasını başlatmıştır ve bu, Türkiye'de bu konuda çok sayıda uzman kişi ve bürokratlarla devam etmektedir.

Bu çerçevede ulaştırmanın bir alt sektörü olan karayolu ulaştırmasına bir göz attığımız zaman, bu konuda 1950 yılında kurulan Karayolları Genel Müdürlüğümüzün yapmış olduğu hizmetler oldukça büyüktür. 1960 yılı bütçesinde yüzde 13 pay alan Karayolları Genel Müdürlüğümüze, bugün baktığımızda, bu oran yüzde 1'e düşmüştür. 2002 yılında şehirlerarası yolcu taşımalarının yüzde 95,3'ü, yük taşımalarının ise yüzde 91'i karayollarıyla gerçekleştirilmiştir.

Değerli milletvekilleri, burada önemle altını çizmem gereken nokta şudur: Tartışırken, işte, neden demiryolu yapmıyoruz, neden bölünmüş yollar yapmıyoruz diyoruz, size bazı rakamlar verdiğimiz zaman şunu göreceğiz ki, Türkiye'deki karayolu ağı da, gerek uzunluk olarak gerek geometrik fizikî standartlar olarak yeterli değildir. Bir örnek vereyim; esas alınan bir kritere göre, yani, kilometrekareye düşen yol uzunluğu olarak, bizim otoyolları, devlet ve il yollarını aldığımız zaman, değerli milletvekilleri, bu Türkiye'de 80 metredir; Avrupa'dan bir örnek verirsem, Belçika'da 4 710 metredir. Bu ne ifade etmektedir; yani, yol ağımız, uzunluk itibariyle yeterli değildir.

Diğer taraftan, bu yolların geometrik fizikî standartlarını karşılaştırdığımızda ise, yine gelişmiş ülkelerin çok gerisindeyiz. Örneğin, bölünmüş yollar, duble yollar olarak tartıştığımız yollar, şu anda, Türkiye'de 3 673 kilometre olup, bu, tüm yolların ancak yüzde 9,5'idir. Gelişmiş ülkelerdeki yolların büyük bir kısmı bölünmüş yoldur.

Diğer taraftan, bir de trafik kazalarına bakacak olursak, burada, trafik kazalarında da -çok fazla zaman almamak için- hem taşıt sayısını hem katettiği mesafeyi esas alan uluslararası kriter olan 100 000 000 taşıt/kilometreye göre bir karşılaştırma yaptığımızda, ölüm oranı Almanya'da 1,2 iken, Türkiye'de 9,24, yani 9 katı; yaralanma oranı ise Almanya'da 81,43 iken, Türkiye'de 227'dir. Yani, hangi kriteri karşılaştırırsak karşılaştıralım, trafik kazalarındaki oranlarımız, maalesef, gelişmiş ülkelerin çok üzerindedir.

Peki, bunların oluş nedenlerine baktığımızda ne görüyoruz; bunların büyük bir oranı, karşılıklı çarpışma şeklinde olur. Bu karşılıklı çarpışmayı ortadan kaldırmanın yolu ise, mevcut yolları, yani tek platformlu yolları çift platform haline, bölünmüş yollar haline getirmektir. Bu yolları bölünmüş hale getirdiğimiz zaman, buradaki kazalarda önemli ölçüde azalma olacaktır.

Sizlere, yine önemli bir rakam vermek istiyorum: Bu kazaların Türkiye'ye sosyoekonomik maliyeti, gayri safî millî hâsılanın yüzde 2'si olarak kabul edersek, 2000 yılı fiyatlarına göre, 6 milyar dolardır. Bu çok muazzam bir rakamdır; yani, bu 6 milyar dolarla, bugün, Sayın Bayındırlık Bakanımızın planladığı yolları yapmak mümkündür.

Ülkemizdeki araç sayısına göz attığımız zaman, toplam araç sayısının 7 500 000 olduğunu görüyoruz ki, bu, daha çok artacaktır. Yani, ülkemizdeki kişi başına düşen araç sayısı hareketlilik oranları oldukça düşüktür. Bunların artması durumunda, bu yollarımızın standartlarının yükseltilmesinin ne kadar önemli olduğunu görebiliriz.

Diğer taraftan, yine, Karayolları Genel Müdürlüğümüzün, karayollarımız üzerinde tespit ettiği kaza kara noktaları vardır. Bu kaza kara noktaları, kazaların yoğunlaştığı nokta veya kesimlerdir veyahut da başka bir deyişle, belirli bir nedenle, belirli kazaların yoğunlaşmış olduğu kesimlerdir. Yine, bunları da incelediğimiz zaman görülecektir ki, bu bölünmüş yol projesi çerçevesinde, birçok kara nokta, kara kesim ortadan kaldırılacaktır. Yine, size, bunun önemini vurgulamak için, 75 kara noktanın düzeltilmesinden önce ve sonra yapılan gözlemi arz ediyorum: Önlem alınmadan önceki kaza sayısı 3 661, önlem alındıktan sonra bu sayı 674 olmuş; ölü sayısı 268 iken 17 olmuştur.

Değerli milletvekilleri, demek ki, burada, bölünmüş yolları eleştirirken, teknik özellikleri önplana çıkarmamız gerekir, yani, bunun gerekli olduğunu vurgulamamız lazım. Tabiî, bunlar nasıl tespit edilmiş? Burada, hemen, Karayolları Genel Müdürlüğümüzün bürokratlarını tebrik etmek gerekir; akademik çalışmalarda en fazla kullandığımız yayınlar, Karayollarının yayınlarıdır. Burada, tabiî, konuya yüzeysel olarak bakıldığında, bu 15 000 kilometre nereden gelmektedir? Tabiî ki, bunların birtakım kriterleri vardır. Nedir bunlar; hacim/kapasite oranlarıdır. Yani, bu yollarda, hacim, kapasiteye yaklaşmıştır, yollardaki hizmet düzeyi düşmüştür; D, E, F hizmet düzeyleridir. Bunlar, birinci öncelikli yollardır veyahut da, bir başka açıdan, yıllık ortalama ve günlük trafik değerlerine göre sıralanmış kriterlerdir. İkincisi, uluslararası yol bütünlüğünün sağlanması gereken yol ağımız vardır; ulusal bütünlüğümüzün sağlanması gerekir. Bunlar hacim/kapasite trafik değerlerine göre değerlendirildiği gibi, daha sonra, fayda/maliyet analizleriyle de öncelikleri belirlenecektir; ama, bu konuda çok sayıda proje üzerinde çalışmış bir kişi olarak şunu söylüyorum; birinci öncelikli olarak tespit edilmiş olan, özellikle bölünmüş yollara hiç kimsenin itiraz etmemesi gerekir; ki, yapılacak tüm ayrıntılı analizlerde de bunların önemi ortaya çıkacaktır. O açıdan, kendilerini bir kere daha kutluyor ve bu bölünmüş yol projesinin bir an önce devam etmesini diliyoruz. Tabiî ki, bu arada, kısıtlı bütçe imkânları çerçevesinde, epeyce kilometre bölünmüş yola başlanmıştır. Burada, yalnız, Bayındırlık Bakanlığımız, bunları müteahhide ihaleli şekilde yaptırdığı zaman, maliyetleri oldukça yüksektir. Bu maliyetleri, Türkiye'de daha önce yapılmış otoyolların maliyetleriyle karşılaştırdığımız zaman, burada da şu şekilde eleştiri gelmektedir: 15 000 kilometre yolu bu maliyetlerle nasıl yapacağız? Tabiî ki, Türkiye'de otoyol maliyetlerine baktığımızda, kilometresi 7,5-8,5 milyon dolardır. Buna göre alınırsa, çok yüksek rakamlar çıkacaktır; ama, burada da, Bakanlığımız, içinde bulunduğumuz sıkıntılı durumları göz önüne alarak yeni birtakım yöntemler içerisine girmiştir. Buradaki temel espri, bunun müteahhitlere ihaleli şekilde yaptırılmasının yanı sıra -yatırım programlarında yer alan- diğer taraftan, karayollarımızın, valiliklerde diğer bağlı yatırımcı kuruluşların...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Ilıcalı (AK Parti, Erzurum). “2003 mali yılı bütçesinde 5 inci tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 25 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ilicali-22-2003-03-25-2003-mali-yili-butcesinde-5-inci-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
