# Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Ilıcalı (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 16 Haziran 2005
- **Gündem:** KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM KANUN TASARISI (S.S. 911)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ilicali-22-2005-06-16-kentsel-donusum-ve-gelisim-kanun-tasarisi-s-s-911-2

> Mustafa Ilıcalı (AK Parti), 16 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM KANUN TASARISI (S.S. 911)); konuşma 978 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ILICALI (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Kanunu Tasarısının 2 nci maddesi üzerinde şahsım adına tekrar söz almış bulunuyorum; yeniden, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Burada, bu maddede de söyleyebileceklerimi özet bir şekilde söyleyip, bir daha sizlerin zamanınızı almak istemiyorum.

Yalnız, burada tekrar bahsetmem gereken bir husus var, Cumhuriyet Halk Partisinin değerli sözcülerinin yapmış olduğu açıklamalar karşısında. Türkiye'de oluşan bir Tarihî Kentler Birliği var. Bu Kentler Birliğine çok sayıda ilimiz üye ve burada bu birliğe danışmanlık veren, bu konuların Türkiye'deki çok sayılı uzmanı hocalarımız bulunmakta ve bu Tarihî Kentler Birliğinin buluşmalarına da mimarlar odalarımız, şehir planlama odamız, burada muhalefet sözcülerinin teşekkür ettikleri birçok kuruluş temsilcisi katılmaktadır.

Şimdi -burada tekrar altını çizdiğimiz nokta- biz, eğer şu anda tarihî ve kültürel dokumuz açısından her şeyimiz tamamsa, tarihî ve kültürel mirasımızı ayağa kaldıracak her türlü ortama sahipsek, acaba, bu yasalara niye ihtiyaç var? Bugün burada bulunan değerli milletvekillerinin her birinin bulunmuş olduğu ilde, bu, bence de en fazla zamanı alan konu, Kültür Bakanlığında bu eserlerin veya belediyelerle temaslarda bu eserlerin ayağa kaldırılması. Bunları kaldırmak mecburiyetindeyiz. Bu, bizim mirasımız; ama, bu zamana kadar bu sorunu kökten çözecek bir çalışma yapılamamış, birtakım radikal kararlar alınamamış, yasal düzenlemeler yapılamamış. Yine, ben, Mustafa Ilıcalı olarak söylemiyorum, burada, katılan -hepinizin de çok takdir edeceği- bilim adamlarının görüşünü bir kere daha tekrarlıyorum; diyor ki: "Zaman kaybetmeden, Parlamento, burada üzerine düşen görevi yapsın." Şimdi, bir an için, değerli milletvekilleri, bu dönüşüm tasarısına gerek yok -muhalefetimizin söylediği şeye göre- madem bunu birkaç tane belediyemiz için yapıyoruz, bir rantmış, buna gerek yok! Ne yapacağız biz peki o zaman, nasıl ayağa kaldıracağız? O zaman bir öneri getirmek gerekiyor. Ben bunun acısını, sıkıntısını yaşıyorum. Bölgemizde, tekrar söylüyorum, turizmi canlandırmanın… Kültürel, tarihî mirası, o kadar tarihî bir kimliği var şehrimin; Erzurum şehri; görmüşsünüz. Bu kimlik ortadan kalkmış, kaybetmiş bu kimliğini. Nasıl ortaya kalkacağız?

AHMET IŞIK (Konya) - Konya da öyle.

MUSTAFA ILICALI (Devamla) - Konya aynı şekilde, Amasya aynı şekilde, değerli vekilimin biraz önce söylediği gibi, Kastamonu bu şekilde. Şimdi, buna İstanbul'daki bazı belediye başkanları öncülük etmiş diye kalkıp orayla ilişkilendirmek, bu, büyük bir haksızlık olur. Bizim şuradan yararlanmamız lazım. İstanbul'dan tüm Türkiye'nin yararlanması lazım. Neden yararlanması lazım; İstanbul bir dünya kenti. İstanbul'un yaşamış oldukları ve bugün İstanbul için elde bulunan bu olumlu durumları diğer Anadolu şehirlerine taşımamız lazım. Diğer taraftan, İstanbul'da bulunan tecrübeyi, birikimi diğer şehirlerimize taşımamız lazım. Şimdi, benim keşke bir zamanım olsa, size, İstanbul'u, bir kalksam, anlatsam; yani, İstanbul bu metropolleşmede süreçleri nasıl yaşadı, bu gecekondulaşmadan, tarihî, kültürel dokunun burada zarar görmesine nasıl geldi, bu zamana kadar neler yapıldı, neler yapılamadı; ama, böyle bir zamanım olmadığı için bunlara giremiyoruz. Yalnız, buradan bazı bilgileri vermenin çok yararlı olacağını düşünüyorum.

1960'larda İstanbul'un nüfusu 1 680 000. Kentleşmiş alanlar belediye sınırlarını aşmış. Yeni belediyeler eski köy sınırları içinde hızla oluşmaya başlamış. Yerleşme birimi sayısı merkez belediye sınırları dışında oluşan yerleşmelerle birlikte 49'a çıkmış. 1970'li yıllarda 60'dan fazla yerleşmeyle metropoliten alanın boyutları büyümüş. Tarihî yarımadadaki eski kent dokusunun yaşadığı alanlardaki tarihî, kültürel doku bu gelişmeden olumsuz etkilenmiş. Buna karşılık da, Birleşmiş Milletler tarafından dünya metropolleri arasında metropol dünya kenti ilan edilmiş. Metropoliten planlamadaki yanlışlıklar, tutarsızlıklar yüzünden buradaki tarihî ve kültürel dokudaki olumsuzluklar artarak devam etmiş.

Şimdi, burada yapılması gereken işler var; belediye başkanlarımızın yapacağı işler var, belediye meclislerinin işleri var ve Yüce Meclisin yapacağı işler var. Şimdi, bir kere, kentsel dönüşümü, gelişimi nasıl sağlayacağız? Yani, kentsel gelişmeye yön veren yasal mevzuat ve planlama yaklaşımının, kamu yararını, sürdürülebilirliği, hakçalığı, planlamayla gelen diğer değişikliklerin adil paylaşımını, ilke edinilen, kararlanan, hızla hayata geçirilebilen bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Bunları nasıl yapacağız değerli milletvekilleri; bu tip yasaları hazırlayarak yapacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA ILICALI (Devamla) - Sayın Başkanım, bir daha söz almamak için biraz süre verebilir misiniz acaba?

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

MUSTAFA ILICALI (Devamla) - Değerli Başkanım, teşekkür ederim.

Değerli milletvekilleri, şimdi, siz bu tasarıya eleştiri getirebilirsiniz; yani, şu maddesine şu değişikliği yapabiliriz diyebilirsiniz, önerge verebilirsiniz; ama, tümünden buna karşı çıktığımız zaman, bizim, şu anda, hepimizin, birçok milletvekilimizin elde etmiş olduğu fırsatı taa nerelere ötelemiş oluruz. Biraz önce, ben, size, Kültür Bakanlığının bütçesinden bahsettim, tescilli 72 000 eserden bahsettim, belediyelerimizdeki, özellikle Anadolu belediyelerimizdeki sıkıntılardan bahsettim. Bu işin tabiî ki yasal boyutu yanında, finansman boyutu var; bunları nasıl halledeceğiz? İşte, yasayı derinlemesine incelediğimiz zaman görüyoruz ki, bu, büyük bir avantaj getirecek ve bu işlerde büyük bir hızlanma sağlanacak.

Diğer taraftan, birçok konuşmacı İstanbul örneğini veriyor. Ben, buradan bazı bilgileri değerli bilgilerinize sunuyorum. UNESCO'nun İstanbul'a iki yıl süre tanıdığını hepimiz biliyoruz. Bakın, şuna dikkatinizi çekiyorum: Tarihî eserlerin korunmasında bir ilerleme sağlanmazsa, İstanbul, 2006 yılında, Tehdit Altındaki Dünya Mirası Listesine alınacak. 2006; 2005… Ne yapacağız? Yani, 2006'ya kadar üç ay tatil vereceğiz, Parlamento çalışmayacak. Bir tasarının ne kadar sürede geçtiğini ikibuçuk yıllık tecrübeyle öğrendik.

İstanbul'u 19 yıldır listeye almışlar. Diğer milletvekilleri diyebilir ki, bu UNESCO'nun listesinde sadece İstanbul mu var. Tabiî ki sadece İstanbul yok; Göreme Parkı var, Ulu Cami var, Hattuşaş var, Pamukkale var, Safranbolu var, Truva Arkeolojik Alanı var. Tamam, bundan sonra, 19 yıldır bu listede olan İstanbul'un bu projeleri ve diğer saydığım projeler, 2006 yılına kadar kalıcı çözümler yapılmazsa listeden alınacak.

Şimdi, biz, o halde, demek ki, bu bilgilerle, bu uluslararası bilgilerle, ülkenin gerçekleriyle beraber düşündüğümüz zaman hızlı hareket etmek mecburiyetindeyiz. İşte, bu manada, ben de milletvekili olmadan önce, şehircilikle ilgili, mimarlıkla ilgili birçok sempozyuma, toplantıya katılmış bir milletvekili olarak bu tasarıyı incelediğimde, siyasî kimliğimi bir tarafa bırakarak, bunun, bu ülkemize bu manada son derece katkı sağlayacağına kanaat getirmişim.

Ben, muhalefet partimizden bunun eksiklerinin tamamlanması yönünde destekler beklerken, benim konuşmalarımın bile dinlenmediğini görmek oldukça üzüyor; çünkü, değerli milletvekilleri, iktidarıyla muhalefetiyle, tarihsel, kültürel dokuyu kaldırmak… Ki, ben biliyorum, bu iktidarıyla muhalefetiyle tüm milletvekilleri, özellikle kalkınmamış bölgelerimizin kalkınmışlığı yönünde çok büyük katkı verecektir. Doğu Anadolu Bölgesinin de Güneydoğu Anadolu Bölgesinin de birçok bölgenin de geleceği bu mirasın ortaya çıkarılmasıyla ilişkilidir; çünkü, turizmden elde edeceğimiz gelir, turizm potansiyeli, dağda yapacağımız dört beş tane otele geldiği zaman, oradaki yerel halka şikâyetlerini hepimiz biliyoruz. Şehir merkezlerine getirmemiz lazım.

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Ilıcalı (AK Parti, Erzurum). “Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ilicali-22-2005-06-16-kentsel-donusum-ve-gelisim-kanun-tasarisi-s-s-911-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
