# Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Kalaycı (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 11 Haziran 2009
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2009-06-11-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda

> Mustafa Kalaycı (MHP), 11 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 567 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA KALAYCI (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 24’üncü maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge hakkında konuşmak üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, önergemizde, elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak, süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların belirlenen süreden itibaren on beş gün içinde verilmesi hâlinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezasının hafifletilmesidir.

Esasen bu konuyu Plan ve Bütçe Komisyonunda uzun uzun tartıştık. Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, henüz Maliye Bakanlığınca inceleme kapsamına alınmadan mükelleflerce düzeltme amaçlı verilen beyanname eki bildirilerin cezası olmaması gerektiğini savunduk. Tabii, bu konunun istismar edildiği yönünde Bakanlığımızın açıklamaları üzerine cezada kısmen hafifletme yapıldı ancak yine de şu durumu dikkate almak gerektiğini düşünüyorum: Cezaların kanunilik, orantılılık, ölçülülük, yetki aşımı gibi pek çok nedenle hukuka, hukukun üstünlüğüne, evrensel insan haklarına, uluslararası ceza hukukunun evrensel ilkelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Anayasa’ya, vergi hukukuna ve ceza hukukuna aykırı yönleri bulunmaktadır. Öncelikle, bu cezayla ilgili düzenleme kanun yapma tekniğine aykırıdır. Söz konusu bildirim ve formların ne veya neler olduğu Kanun’da tanımlanmamıştır. Kanunda maddi unsurları tanımlanmamış, idarece BA, BS adı verilen -muhasebeci arkadaşlarımız çok iyi bilirler- alım satımlara ilişkin ve 2008 yılından itibaren uygulanan her ay bildirilmesi zorunluluğu, şimdiye kadar idarece 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’nci maddesiyle sınırlandırılmamış bir yetki üzerine, sık sık değiştirilen şekil ve sürelerle, tutarlarla, daha da önemlisi muğlaklıklar taşıyan genel tebliğlerle giderilmiştir. Dolayısıyla kanunda tanımı yapılmayan bildirimin verilmemesiyle ilgili kanunda ceza öngörüyoruz. Bu nedenle, hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı bir düzenlemedir.

Değerli milletvekilleri, Sayın Başbakanın geçen hafta açıkladığı teşvik paketi ve istihdam paketiyle ilgili kısaca görüşlerimi açıklamak istiyorum. Bir defa, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bölgesel ve sektörel teşvik uygulamasının bir an önce uygulamaya geçirilmesi konusunda yıllardır çağrımız bulunmaktadır. Neden? Çünkü AKP iktidarlarının uyguladığı ekonomi politikaları ithalata, sıcak paraya, tüketime dayalı politikalar olmuştur. Yatırım yapanlar, istihdam yaratanlar, üretim yapanlar gerekli şekilde desteklenmemiştir. Bu konuyu hep eleştirdik ve nihayet 60’ıncı Hükûmetin Hükûmet Programı’nda yer almış idi ancak bugüne kadar da uygulamaya geçirilmedi. En son Sayın Başbakan geçen hafta özünü açıkladı ancak şu an bile henüz uygulamaya geçmiş değil.

Bir defa, bu düzenlemeyle ilgili bazı gayriciddilikler görüyoruz. Bunlara kısaca değinmek istiyorum. Birincisi, bu kriz döneminde, krizden çıkışla ilgili bir düzenleme olmaması gerekir, normal şartlarda uygulamaya konulması gereken düzenleme olması gerekir çünkü krizde firmalar bırakın yeni yatırım yapmayı ayakta durmaya zorlanıyor. Bu şartlar altında yatırıma başlamanın son tarihini de 2010 yılı sonu olarak belirlemek firmaları riskli ve rasyonel olmayan davranışlara itmek anlamına gelebilecektir.

Yine, vergi ödeyicilerine bu teşvik paketinin bir bütçesi öngörülmemiştir. Maliyet yönüyle ucu açık bir kamu politikası olur mu değerli arkadaşlarım? Yük beklediğimizin üstünde gelirse bu teşvikler aniden indirilecek mi? Bu şartlar altında önünü göremeyen müteşebbisin nasıl yatırım yapmasını bekleyeceğiz? Esasen Hükûmet 2006 yılı başından itibaren yatırım indirimini reform adı altında kaldırmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kalaycı, tamamlayınız.

MUSTAFA KALAYCI (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkanım.

Aslında getirilen sistem, indirimli kurumlar vergisi bir anlamda yatırım indirimi uygulamasıyla örtüşen tarafları vardır. Yeni sistemle adı konulmadan yine yatırım indirimi sistemi getirilmektedir. Bu, önceki yapılan işlemden geri dönme, bir özür müdür? Eğer öyleyse, açıkça adını koyup özür dilemek, yanlış yapmışız demek gerekmez mi?

Değerli milletvekilleri, bu sistemde Türkiye dört bölgeye ayrılırken 2000-2001 yılları verileri esas alınmıştır. Burada temel belirleyici 2001 yılı iller bazında millî gelir rakamlarıdır. On yıl öncesinin datasıyla bölgelerin belirlenmesi son derece yanlış olmuştur. Bu dataların bugüne kadar güncellenmemiş olmasının ise ayrıca sorgulanması gerekmektedir.

Sürem elvermediği için… Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2009-06-11-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
