# Kamu finasmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılması hakkında (s.s.386)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Kalaycı (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 17 Haziran 2009
- **Gündem:** KAMU FİNASMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.386)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2009-06-17-kamu-finasmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanunda-degis-2

> Mustafa Kalaycı (MHP), 17 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU FİNASMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.386)); konuşma 951 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) –Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan 386 sıra sayılı Tasarı’nın 1’inci maddesi ile 4749 sayılı Kanun’a eklenen geçici 21’inci maddeye ilişkin Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurlarınızda bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi tekrar saygılarımla selamlıyorum.

Söz konusu geçici 21’inci madde Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün 2009 yılı kampanya dönemi finansman açığının karşılanmasını teminen Hazine Müsteşarlığınca ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senedi ihraç edilebilmesi hususunu düzenlemektedir.

4749 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde, mali yıl içerisinde ikrazen ihraç edilecek özel tertip devlet iç borçlanma limitinin her yıl bütçe kanunlarıyla belirlenmesi öngörülmektedir.

2009 Yılı Bütçe Kanunu’nun 19’uncu maddesinde de bütçenin başlangıç ödeneklerinin yüzde 1’ine kadar ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senedi ihraç edilebileceği öngörülmekte olup, buna göre 2009 yılı ikrazen borçlanma limiti yaklaşık 2,6 milyar Türk Lirasına tekabül etmektedir.

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün 2008 yılı bilançosuna göre 3 milyar liraya yakın görev zararları ve ödenmemiş sermayeden dolayı Hazineden alacağının bulunduğu görülmektedir.

Kurumun Hazineden bu alacakları bulunmakla birlikte yurt dışı ve yurt içi bankalardan kullandığı ticari kredilere ilişkin 3,6 milyar liralık borcunun bulunduğu ve 2008 yılında 325 milyon liralık kısa vadeli borçlanma giderinin olduğu dikkat çekmektedir. Bu durum AKP’nin Toprak Mahsulleri Ofisini bankaların kucağına attığını göstermektedir.

Daha dört ay önce kabul edilen 5838 sayılı Kanun’la görev zararı alacaklarına ve ödenmemiş sermayesine mahsuben Hazinece özel tertip devlet iç borçlanma senedi ihraç edilerek Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğüne 1 milyar lira kaynak aktarılması hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, görüşmekte olduğumuz tasarıdaki hükmün de ikrazen özel tertip iç borçlanma senedi ihraç edilmesi yerine görev zararları ve ödenmemiş sermayeden dolayı borçlarına mahsuben Hazinece kaynak aktarılmasının daha doğru olduğu açıktır. Ancak AKP Hükûmetinin yüksek boyutlara ulaşan bütçe açığını kısmen de olsa düşük göstermek adına bundan kaçındığı anlaşılmaktadır.

Toprak Mahsulleri Ofisinin 2008 yılı bilançosunda dikkat çeken bir başka husus, geçmiş yıllara ilişkin 4,1 milyar liralık birikmiş zarar ve 2008 yılına ilişkin 105 milyon liralık dönem zararıdır. Görev zararları Hazinece karşılanmasına rağmen 2008 yılı sonu itibarıyla 4,2 milyar liraya ulaşan kurum zararının mutlaka sorgulanması gerekmektedir. Görüldüğü üzere AKP’nin yanlış ve tutarsız politikaları sonucu Toprak Mahsulleri Ofisi finansman durumu ve faaliyet sonuçları itibarıyla batık bir kuruluş hâline getirilmiştir.

Toprak Mahsulleri Ofisi esasen yurtta hububat fiyatlarının üreticiler yönünden normalin altına düşmesini ve tüketici aleyhine anormal derecede yükselmesini önlemek, bu ürünlerin piyasasını düzenleyici tedbirler almak üzere kurulmuştur. Türkiye'nin tek müdahale kuruluşu olan Toprak Mahsulleri Ofisi, son yıllarda bu görevini bir yana bırakmış, ithalat ofisi gibi çalışmaktadır. AKP Hükûmetinin müdahalesiyle fındık almakla görevlendirilen kurum, fındıkta da tam bir çıkmaza sürüklenmiştir. AKP İktidarı, daha başta, Toprak Mahsulleri Ofisinin bölge, şube, işletme, ajans gibi birimlerini kapatarak tüccar karşısında üreticiyi çaresiz bırakmıştır. Ayrıca, dâhilde işleme rejimi çerçevesinde, tam hasat döneminde sonsuz ithalata müsaade ederek üreticiyi haksız rekabete maruz bırakmıştır.

Geçtiğimiz hafta Tarım Bakanı, müdahale alım fiyatı olarak ekmeklik buğdayın tonunun, haziran, temmuz, ağustos ayları için 500 lira, eylülde 510, ekimde 520, kasımda 530 lira, buğdaydaki primin de tonuna 50 lira olduğunu açıklamıştır. Açıklanan kasım fiyatları dahi çiftçinin maliyetinin çok altında kalmıştır. Çiftçi ve köylü, bu fiyatlardan dolayı hayal kırıklığı yaşamamıştır çünkü AKP, çiftçinin hayallerini bile yok etmiştir.

Buğday, Türkiye ekim alanlarının yaklaşık yarısında ekilen, 15 milyona yakın insanın geçim kaynağıdır. Tam hasat döneminde buğday fiyatlarının düşük olmasından yakınan Türk çiftçisine AKP, “Buğdayınızı satmayın, kışın daha yüksek fiyattan satarsınız.” gibi telkinde de bulunmaktadır. Hasat dönemini zar zor getiren çiftçi, tüccarın, spekülatörün insafına bırakılarak mağdur edilmekte ve açıkçası, kendi kaderine terk edilmektedir.

Değerli milletvekilleri, AKP yönetiminde geçen ve yedi yıla yaklaşan zaman içerisinde, işçimizden memurumuza, esnafımızdan çiftçimize, emeklimizden yetimlerimize kadar hiç kimsenin fani yaşamında bir iyileşme, rahatlama, mahkûm oldukları sorunlar karşısında rahat nefes almalarını sağlayıcı olumlu bir gelişme görülmemiştir. Bugün çiftçimizin, memurumuzun, işçimizin, esnafımızın cebinde, sadece, son ödeme tarihi geçmiş faturalar, kredi kartı borcu hesap özetleri, icra tebliğleri ve çaresizlik içinde sıkılmış yumrukları vardır. Özellikle bunlar arasında, elbette çiftçilerimizin perişan hâli daha çok düşündürücü olup daha fazla endişe vericidir. Topraktan ekmeğini kazanmak için çırpınan, tarlasından çocuklarının rızkını çıkarmak için didinen çiftçilerimizin çok şikâyetleri olduğunu biliyoruz.

Değerli milletvekilleri, seçim bölgem Konya’ya yaptığım seyahatlerde de çiftçilerimizden çok şikâyetler alıyoruz. Başta elektrik borçları nedeniyle tarlalarını sulayamadıklarından şikâyet etmekteler. Ayrıca banka kredilerini, tarımsal kredileri, tarım kredi kooperatiflerinden kullandıkları kredileri ödeyememekten dolayı şikâyetleri bulunmakta. Bu konuda bizlerden talepte bulunmaktadırlar. Bu konuyu Sayın Tarım Bakanımıza ve Başbakana soru önergeleriyle sordum, gündeme getirdim. Ancak verilen cevaplarda bugün için böyle bir çalışma olmadığını, daha önce bu yapılandırmaların yapıldığını ifade eden cevaplar verildi. Ancak, gerçekten çiftçimiz çok büyük sıkıntıda. Özellikle bu hasat döneminde elektrik kullanamamaktan dolayı tarlasını sulayamaz hâle düşmüştür. Yine banka kredilerini ödeyememekten dolayı tarlası, bahçesi, icra hacizle karşı karşıya kalmak durumuna gelmiştir. O nedenle, bu konuda mutlaka bir adım atmamız gerekmektedir. Aslında Hükûmet ve Sayın Başbakan, gerekse bakanlar ekonomik krizle ilgili alınan yetmişe varan tedbirden bahsetmektedirler. Ancak, bugüne kadar çiftçilerimizi ilgilendiren, çiftçilerimizi rahatlatacak bir adet dahi maalesef bir tedbir getirilmemiştir. Getirilmediği gibi tarımsal destekleme ödemelerinde yüzde 10 kesintiye gidilmiştir.

Bize hep şunu da soruyorlar değerli AKP milletvekilleri: “İktidar partisi vekilleri nerede? Neden gelmiyorlar? Neden hâlimizi, hatırımızı sormuyorlar?” diyorlar çiftçilerimiz. Tabii, ne yapacaklarını bilmiyorum ama sizler için iyi şeyler düşünmediklerini söyleyebilirim.

Değerli milletvekilleri, sadece hububat üreticimiz değil sıkıntıda olan, meyve sebze üreticimiz de sıkıntıda. Geçtiğimiz hafta Akşehir bölgemizdeydim, Seydişehir-Bozkır bölgemizdeydim. Yine, vişne üreticilerimizin, kiraz üreticilerimizin ve çilek üreticilerimizin büyük sıkıntıları var. Dışarıdan resmî ithalat yoluyla veya kaçak yolla giren konsantre, dondurulmuş, şoklanmış vişne, kiraz, çilek gibi ürünler maalesef kendi üreticimizi, çiftçimizi sorunlarla karşı karşıya bırakmakta, büyük darbe vurmaktadır. Bu konuyu da gündeme getirdik. Yalnız Sayın Bakanının verdiği cevapta, maalesef, bu konuda ithalatın bu yükseklikte olmadığını, kendi üreticimize zarar verecek boyutta olmadığını dile getiren bir yazısını aldım ama Sayın Bakanının verdiği cevap gerçeklerden çok uzaktadır.

Değerli milletvekilleri, çiftçimizin öncelikli taleplerinin mutlaka dikkate alınarak… Ki bu konuda Milliyetçi Hareket Partisi olarak getirilecek her türlü önergeye desteğimizi vereceğimizi de söylüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Kamu finasmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılması hakkında (s.s.386)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2009-06-17-kamu-finasmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanunda-degis-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
