# Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Kalaycı (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 1 Haziran 2010
- **Gündem:** KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2010-06-01-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d

> Mustafa Kalaycı (MHP), 1 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)); konuşma 1.008 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 496 sıra sayılı Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 7’nci maddesi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurlarınızda bulunmaktayım. Bu vesileyle, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Tasarının 7’nci maddesi ile 180 Sayılı Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 12’nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (b) ve (c) bentleri yeniden düzenlenerek yapı kooperatifleri ve üst birlikleriyle ilgili olarak Kooperatifler Kanunu ve diğer kanunlar ile Bakanlığa verilen görevleri ve yapı kooperatiflerinin ve üst birliklerinin kurulmasına, işleyişine, tasfiyesine ve denetlenmesine ilişkin iş ve işlemleri yapmak, yapı kooperatiflerinin kuruluş kayıtlarının ve sicillerinin tutulmasını sağlamak ve uygulamaları denetlemek, yapı kooperatifçiliğinin gelişmesi ve işleyişiyle ilgili tedbirler almak, kooperatiflere mali destek sağlanmasına yardımcı olmak, teknik destek sağlamak ve gerekli mevzuatı hazırlamak görevleri, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğünün görevleri arasına alınmaktadır.

Türkiye’de, 2 milyon 150 bin 860 üyeli 59 bin 129 adet yapı kooperatifi, yaklaşık 140 bin üyeli 1.100 adet küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi, 117 bin üyeli 1.928 adet toplu iş yeri yapı kooperatifi olduğu Hükûmet sözcüsü tarafından kamuoyuna açıklanmıştır. Buna göre, yapı kooperatifi sayısı 61.157, üye sayısı ise 2 milyon 407 bin 860 olmaktadır.

Kooperatif türleri içinde en fazla sayıya sahip olan yapı kooperatifleridir. Türkiye’de yapı kooperatifleri, toplam kooperatif sayısı içinde yüzde 79’luk bir payı ifade etmektedir. Hâlen bu kooperatiflerin resmî işlemlerinin ve denetimlerinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapıldığı, bugün ele alınan tasarının yasalaşması hâlinde yapı kooperatiflerinin kuruluşu, denetlenmesi ve diğer işlemlerinin Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca yapılacağı ifade edilmektedir.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığının İnternet sitesinde yer alan bir ankette “Konut yapı kooperatifleri sizce başarılı mı?” diye soruluyor. Verilen cevapların yüzde 24,61’inin “başarılı”, yüzde 75,39’unun “başarısız” olduğu ortaya çıkmıştır.

Yapı kooperatifleri bugün birçok sorun ile karşı karşıya bulunmaktadır. Kooperatiflerle ilgili yargıya intikal eden on binlerce dava derdest durumdadır. Yeterli denetim yapılmamasından dolayı önemli ölçüde mağduriyetler yaşanmaktadır.

Yapı kooperatiflerinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığından alınıp Bayındırlık Bakanlığına devri, yapı kooperatifleri ve ortaklarının hiçbir sorununun çözümüne katkı sağlamayacağı gibi, yetişmiş personeli olmadığı için, denetimlerin istenilen ölçüde ve hiç gerçekleşmemesi sonucunu doğuracak, ana sözleşmenin incelenmesi ve onayı, genel kurul toplantısında temsilci bulundurmak, kooperatiflerin ve üst kuruluşların işlem, hesap ve varlıklarını müfettiş ile kooperatif kontrolörlerine denetlettirmekten de mahrum kalınabilecektir.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığının görevlerinin büyük bir kısmı 2002 yılından bu yana elinden alınmıştır. Görülmektedir ki tasarı ile amaçlanan, Bakanlığa yeni görev alanları yaratmaktır. Ancak bu yapılmak istenirken birçok konu da çözüme kavuşmuş olmayacaktır çünkü sağlıklı bir kooperatifçilik yapısına kavuşmak için bugün ülkemizde kooperatifler mevzuatının uygulamasında öncelikle çok başlılığın ortadan kaldırılması gerekmektedir. Kanunun bazı hususlarda idari düzenlemelere izin verecek esnekliğe kavuşturulması ve yargı süreciyle ilgili olarak ihtisas mahkemeleri ve uyuşmazlık kurulları gibi önerilerin değerlendirme konusu yapılarak acil çözümler üretilmesi gerekli iken tasarı bu konulara çözüm getirmemektedir.

Değerli milletvekilleri, planlama, kentsel dönüşüm projeleri, konut yapma ve satma, arsa ve kredi sağlama konusunda yetkileri ve olanakları ayrıcalıklı bir biçimde güçlendirilen TOKİ, dar gelirlilerin oluşturduğu konut kooperatiflerine karşı arsa ve kredi sağlama görevlerini yerine getirmemektedir. Buna karşılık kentsel rantların yüksek olduğu kamu arsaları hasılat paylaşımı projeleriyle büyük yap-satçı ve fırsatçı firmalara tahsis edilmekte fakat bu arsaların değerlerinin saptanmasında doğru ölçütler kullanılmadığından kamu zarara uğratılmaktadır. Altyapılı arsa üretiminde ve kentsel dönüşüm konusunda yasal düzenlemelerle yetkileri artırılan belediyeler de görevlerini yerine getirmemekte ve dar gelirlilerden oluşan kooperatiflerle iş birliğine girmemekte, buna karşılık üst gelir grubuna yönelik konut yapıp satmaktadır.

Hükûmet, anayasal görevlerini yerine getirmeli, geçmişte olduğu gibi, kooperatiflere imarlı arsa ile uygun koşullarda yeterli toplu konut kredisi sağlamalıdır. Kent kooperatifleri, kentsel alanda yapılan planlama çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri ve diğer tüm uygulamaların içinde olmalıdır. Küreselleşmenin olumsuz etkileri karşısında kooperatiflerin ayakta kalabilmeleri için devlet desteğinin sağlanması ve özel kesime sağlanan olanakların kooperatiflere de sağlanması, ekonomik ve toplumsal kalkınma açısından istihdamı artırma işlevini yerine getirmesi konularında kooperatiflere öncelik tanınmalıdır.

Kooperatifçiliğimizin piyasa koşullarına uyumunu sağlamak ve kooperatiflerimizin kendi kendini yöneterek varlığını sürdürebilen, ortaklarının menfaatlerini arzulandığı şekilde koruyan ve piyasada rekabet edebilen bir konuma gelmeleri için hukuki altyapının yeniden ele alınması gereği bulunmaktadır. Çoğu kooperatifin başarısızlığının temelinde yöneticilerin bilgi ve tecrübe yetersizliği ile ortakların ilgisizliği de yatmaktadır. Bu açıdan işletmecilik ilkeleri, üretim, tedarik ve pazarlama teknikleri, finansman konularında yöneticilerin eğitimi konusu büyük önem arz etmektedir. Hatta yöneticilerin bu eğitimleri almaları ya da bu konularda bilgili ve tecrübeli personel istihdamının zorunlu tutulması gibi çözümlerin getirilmesi gerekmektedir.

Kooperatiflerin iç ve üst örgütlenmelerinde görülen yetersizlikler de başarıyı etkileyen temel nedenler arasındadır. Özellikle kooperatiflerin üst örgütlenmede istenilen düzeye ulaşılmamış olması, kooperatiflere sunulması gereken ve 1163 sayılı Kanun’da öngörülen teknik destek, eğitim, denetim gibi hizmetlerin yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Özellikle rekabetin ön plana çıktığı günümüzde kooperatiflerin verimli ve en az maliyetle üretim yapan kuruluşlar hâline dönüştürülmesi ve bu suretle kooperatiflerde kamu vicdanını ciddi şekilde rahatsız eden yolsuzlukların önüne geçilmesi gerekmektedir.

Kooperatiflerin yönetim ve denetim kurullarınca genel kurul toplantılarına sunulan raporlar herhangi bir şekle bağlı olmadığından çoğu kez gerekli ve yeterli bilgileri içermemesi, ortakların kooperatif faaliyetleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmalarına engel teşkil etmektedir. Bu nedenle söz konusu raporların biçim ve içerikleri konusunda düzenleme yapılarak ortakların bilgi edinme ve karar verme haklarını daha etkin bir şekilde kullanmalarına imkân sağlanmalıdır.

Kooperatiflerde gerek ortakların ve gerekse yönetici ve denetçilerin kooperatifçilik bilinci ve eğitimi konusunda yeterli bilgi birikimine sahip olmadıkları ve bu nedenle ihtilaf ve sorunların ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Toplumdaki ortak çalışma kültürünün çok güçlü olmaması da demokratik yönetim ilkesinin geçerli olduğu kooperatiflerin yönetimini ve öz denetimini zorlaştırmaktadır. Bu durum karşısında, ortaklar ile yönetici ve denetçilerin eğitimi, hak ve yükümlülükleri ile sorumluluklarının neler olduğu hususlarında planlı eğitim çalışmaları yapılması önemli bir ihtiyaç olarak gündeme gelmektedir. Kooperatiflerin başarısı ve yolsuzlukların azaltılması, büyük ölçüde ortaklarının kooperatiflerine sahip çıkmalarına da bağlıdır. Yapı kooperatiflerinde ortakların çok büyük bir bölümünün kooperatiflerine sahip çıkmayarak kooperatifi karşılarında bir müteahhit firma gibi görmeleri, kooperatif faaliyetleriyle yeterince ilgilenmemelerine neden olmaktadır.

Ülkemiz kooperatifçiliğinde ve özellikle de yapı kooperatifçiliğimizdeki suistimallerin mümkün olduğunca azaltılması ve ortakların mağduriyetlerinin giderilmesi için yaygın ve etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulması ve özellikle yapı kooperatiflerinde teknik konuların denetlenebilmesi için tedbir alınması gerekmektedir. Yapı kooperatiflerinde sorunların büyük bir bölümü teknik konularda ortaya çıkmakta, teknik konulardaki denetim yetersizliği sorunların çözümünü de zorlaştırmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2010-06-01-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
