# Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Kalaycı (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 5 Nisan 2011
- **Gündem:** KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini

> Mustafa Kalaycı (MHP), 5 Nisan 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)); konuşma 971 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 746 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurlarınızdayım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Tasarının amaç ve kapsamının belirlendiği bu maddeyle, kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasında dağılımının yeniden belirlenmesi ve kamu görevlilerinin atanma, nakil, görevlendirme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmektedir. Hem önemli, ivedi ve zorunlu bir durumun söz konusu olmadığı şartlarda hem de yetki konusu ve yetki sınırları açık ve net bir şekilde belirlenmeden, sınırları geniş ve belirsiz konularda düzenleme yapmak üzere Hükûmete yetki verilmesi Anayasa’mızın 2, 7, 87 ve 91’inci maddelerine aykırıdır. Bu durum daha önce çıkarılan benzer içerikteki yetki kanunları hakkında Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarıyla da sabittir.

Şimdi soruyorum: Bu maddenin 2’nci fıkrasının (a) bendinin 20 numaralı alt bendinde “Diğer” diye belirtilen kanun ve kanun hükmünde kararnameler nelerdir? Kapsama girecek kurumlar hangileridir?

Şimdi, 19 bentte tadat edip kanunları 20’nci bentte “Diğer” demenin, bu 19 bentte sayılan kanunların bir anlamını ortada bırakmıyor. Bu nedenle bu konu sınırsız ve belirsizdir.

Yine bu maddenin 2’nci fıkrasının (b) bendinin 7 numaralı alt bendinde “Diğer” diye belirtilen kanun ve kanun hükmünde kararnameler nelerdir? Burada hangi görevliler kastedilmektedir? Böyle, konusu belli olmayan konularda sınırsız yetki verilemez.

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nda atanma, nakil, görevlendirme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alma ve emekliye sevk edilme konularında düzenlemelerde bulunmak üzere yetki isteniyor. Acaba ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Yine kamu görevlilerinin emekliye sevk edilme usul ve esaslarında düzenlemelerde bulunmak üzere yetki isteniyor. Kimi veya kimleri hangi amaçla, niçin emekliye sevk edeceksiniz?

Bu soruları hem Plan ve Bütçe Komisyonunda hem de biraz önce Sayın Başbakan Yardımcısına sorduk ama tatmin edici bir cevap alamadık. Özlük haklarından bahsetti, ikramiyelerden bahsetti. Hâlbuki bu tasarı, özlük haklarını, mali ve sosyal hakları kapsamıyor. Bu konuda bir yetki verilmesi söz konusu değil. Bu tasarı hakkında ilgili ve yetkili bakanlık veya kurumlarımızın görüşü de alınmamıştır. Halbuki 17 Şubat 2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesine göre görüş alınması zorunlu olan Adalet Bakanlığının, Maliye Bakanlığının, DPT Müsteşarlığının, Devlet Personel Başkanlığının resmî görüşleri alınmamıştır. Böylesi kapsamlı bir tasarının Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde de, başta Adalet Bakanlığı olmak üzere sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri çağrılmamıştır. Şu anda Sayın Başbakan Yardımcısının yanında yine Adalet Bakanlığı temsilcilerini göremedim, bilmiyorum varlar mı?

Bu düzenleme Anadolu tabiriyle “Ali kıran baş kesen” yetkisi istemektedir. İstediğin bakanlığı istediğin kurumu kuracaksın, istediğini kapatacaksın, birleştireceksin, ayıracaksın, görev, yetki, teşkilat ve kadrolarını istediğin gibi düzenleyebileceksin, istediğin memuru, işçiyi, sözleşmeli personeli, diğer kamu görevlilerini istediğin gibi atayacaksın, istediğin yere nakledeceksin, görevlendireceksin, sürgün edeceksin, istediğini görevden alacaksın, emekliye sevk edebileceksin.

Değerli arkadaşlarım, böyle bir yetki ancak krallarda vardır, diktatörlerde vardır. Bu tasarı burada kabul edilse bile Sayın Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa’ya aykırılıktan dolayı veto edileceğine inanıyorum.

Değerli milletvekilleri, AKP döneminde kamu yönetimi disiplini ve devlet yönetimine ilişkin gelenekler yok edilmiş, kamu yönetimi kurum, kural ve çalışanlar bakımından her yönüyle tahrip edilmiştir. Bugüne kadar kamu yönetimi alanında yapılan düzenlemeler birlik ve bütünlük ilkesinden tamamen uzak, temel dengeleri tahrip eden, eşitliği zedeleyen, adaletsizliğe yol açan düzenlemeler olmuştur. AKP hükûmetleri bir yandan kamu yönetimindeki dengesizlik, verimsizlik ve kalitesizlikten, bürokratik oligarşiden şikâyet etmiş bir yandan da bu düzensizlikleri gidermek yerine kullanmayı, bu yolla kayırmacılık yapmayı tercih etmiştir.

Sayın Başbakanın ve Hükûmetin vücut dilinden anlamayan personel taciz edilmiş, yıldırma politikası uygulanmıştır. Terfilerde kayırma esas olmuş ve idari görevler siyasi yandaşlarla doldurulmuş, siyasi kadrolaşma anlayışı hâkim olmuştur.

Şimdi Hükûmet yetki istiyor. AKP Hükûmeti sekiz buçuk yıldır yan gelip yatmış, bu çarpık sistemden yararlanıp eş dost kayırarak bunca yılı geçirmiş, şimdi de kalkmış kamu yönetimini yeniden yapılandırmak için yetki istiyor. Bunun iyi niyetle bağdaşabilir bir tarafı bulunmamaktadır.

Tasarı gerekçesinde hantallıkla suçladığınız kamu yönetimini bu yapıdan kurtarmak şimdi mi aklınıza geldi? Sekiz buçuk yıldır neredeydiniz? Bunca yıllık iktidar dönemi göstermiştir ki AKP hükûmetleri sorunların altından kalkamamış, üstesinden gelememiştir, birçok sorunun daha da büyümesine yol açmıştır.

AKP tarafından taahhüt edildiği hâlde kamu yönetimi, personel ve ücret rejimine yönelik reformlar gerçekleştirilmemiştir. Bugüne kadar yapılan düzenlemeler de kamu yönetiminin iyileştirilmesi ve kaynak israfının önlenmesine yönelik olmak yerine, kamu arazileri ve malları nasıl talan edilebilir… Kamu yönetimindeki yolsuzluk ve yozlaşma büyük boyutlara ulaşmış, işler çoğu zaman meşru zeminde yürür olmuştur.

Söz verildiği hâlde siyasi ahlak yasası, mal bildirimine ilişkin düzenlemeler, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması konusu hep kulak arkası edilmiştir.

Tasarının gerekçesinde, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesinin amaçlandığı ifade edilmektedir. Bu amacın hasıl olabilmesi için kamunun yeniden yapılandırılması kapsamında eş zamanlı olarak yasama, yargı ve denetim ile merkezî yönetim, yerel yönetimler, bütçe, bölgesel kalkınma ve personel alanlarında reformların gerçekleştirilmesi de gerekmektedir. Yoksa, bakanlıkların kurulması, birleştirilmesi ya da kaldırılmasına yönelik yüzeysel düzenlemelerle kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir.

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunların çözüme kavuşturulması ve her şeyin en iyisine layık olan Türk milletine evrensel normlarda hizmet sunulması, toplumsal dönüşümü sağlayacak kapsamlı bir devlet ve yönetim reformunu gerektirmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi kapsamlı bir şekilde hazırladığı Toplumsal Dönüşüm Sürecinde Devlet ve Yönetim Reformu Projesi’ni milletimize takdim etmiştir. Bu proje, devletin rolüne ve kurumsal yapısına yönelik tercihlerin net olarak ortaya konulmasını içeren devlet reformu, devletin işlevlerini etkin olarak yürütmesinin sağlanmasını içeren yönetim reformu olmak üzere iki temel anlayış çerçevesinde değerlendirilmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi her şeyden önce vatandaş memnuniyetini esas alan, açıklık, katılımcılık ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun, kalite ve sonuçlara yönelik, performansa dayalı bir yönetim kültürünü kamuda hâkim kılmayı, vatandaşa güveni esas alan adil, kollayıcı ve koordine edici bir anlayış ile bunlara yönelik idari yöntemlerin uygulanmasını ve bunu sağlayacak zihniyet değişikliğini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Türk milletinin refah ve mutluluğunun yükseltilmesi temel amacı doğrultusunda, ülkemizin ekonomik ve sosyal alanda gelişmesini sağlayarak çağdaş uygarlık düzeyini aşması ve cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıl dönümü olan 2023 yılında lider ülke olması Milliyetçi Hareket Partisinin ana hedefidir.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
