# İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Kemal Cengiz (MHP, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2008
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kemal-cengiz-23-2008-07-01-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa

> Mustafa Kemal Cengiz (MHP), 1 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 949 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 248 sıra sayılı kanunun 7’nci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum ve yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 7’nci maddesi il özel idareleri ile belediyeler ve bu idarelere bağlı kuruluşların 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun kapsamında tanımlanan;

1) Hazine alacağı niteliğindeki borçlar,

2) İller Bankasına olan borçlar,

3) Sosyal güvenlik kuruluşuna olan borçlar ile prim ve emeklilik kesenekleriyle ilgili yerel idare borçları olarak zikredilmektedir. Bu gibi borçlar, alacaklı idarelerin başvurusuyla borçlu yerel idarelerden Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından borçlu yerel idarelerin aylık paylarından kesinti yapılarak alacaklılara ödenmesi bu maddeyle hedeflenmiştir.

Tasarının 7’nci maddesinde de;

1) Borçların yapılandırılması, yerelde halkına gece gündüz hizmetkârlık yapan yerel yönetimlerin kamu hizmeti yapması, hem işveren hem de hizmet üreten yerel yönetimlerin borç yaratan fasıllarındaki kesintilerin daha makul seviyede tutulması daha doğru bir yaklaşım olacağı kanaatindeyim.

2) 7’nci maddenin dördüncü fıkrasında “Aylık pay tutarından kesinti yüzde 40’ı aşamaz.” denilmektedir. Bir eski belediye başkanı olarak bu tutarın yüzde 20-25’ler civarında belirlenmesi daha doğru ve daha makul bir yaklaşım olacağı kanaati taşımaktayım çünkü devletimizin alacaklı birimleri borç taksitlerini iki üç ay sonra geç alabilirler ama asla borçlarını alamama gibi bir olayla da karşı karşıya kalamazlar. Özellikle gece gündüz hizmet üreten halkımızın yirmi dört saat huzur ve mutluluğu için çalışan belediye başkan ve personelimizin diğer zaruri ve zorunlu hizmetleri olan harcamaları göz önüne alınacak olursa, bu yüzde 40 kesintilerin gerçekleşmesi hâlinde özellikle belediyelerimizde memurlarımız, işçilerimiz maaşlarını alamadıkları gibi, borca sebep bu kamu borçlarının o ayki yeni kesintileri ve ödenmesi gereken tutarlarını bile belediyelerimizin ödeme şansı kalmayacaktır. Bu durum ise, sorunların çok iyi irdelenmediği ve bu kanun tasarısında birazcık olsun belediyelerimiz penceresinden bakılmadığının bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özellikle yerel yönetimlerden gelen biri olarak belediyecilik açısından tasarıyı incelediğimizde şu hususların belediyelerimizce ve onların temsilcisi olan belediye başkanlarımızca tasvip görmediğini ifade etmek isterim:

1) Büyükşehir belediyeleri ile diğer il belediyeleri, ilçe ve belde belediyeleri arasında gerçek manada kaynak, gelir dağıtımı ve paylaşımın adaletle sağlanamadığını tespit etmekteyiz.

2) Büyükşehir belediyelerimizin aldığı pay, diğer illerimizdeki belediyelerimizin kişi başı oranını 3 katı olarak da teşkil etmektedir. Bu da terazinin kantarının büyükşehir belediyeleri lehine ağdırdığını göstermektedir.

3) Kış nüfusu ile yaz nüfusu veya turizm mevsimi ile turizm mevsimi dışındaki belediyelerimizin nüfus hareketliliği, yerel idarelerimizin nüfus artış ve yoğunluğunun tasarıda dikkate alınmaması da çok büyük bir eksiklik olarak tarafımızdan tespit edilmiştir. Özellikle belediye paylarının dağıtımının kriterleri belirlenirken belediyelerimizin yaz ve kış turizmi gibi nüfus artırıcı ve diğer özgün koşullarının kriterler arasında yer alması daha doğru bir yaklaşım olacağı kanaatindeyiz.

İl özel idareleriyle belediye gelirlerinin yeniden düzenlenmesi ve artırılmasıyla ilgili olarak tasarıda, faturanın halkımıza ve esnafımıza kesilmemesi ve onlara da yansıtılmamasını önemli bir yaklaşım olarak görmekteyiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle belediye gelirleri içinde yer alan harç ve vergilere bakıldığında, özetle bazılarından örnek verilirse:

1) İmar işleri ruhsat harçları,

2) İş yeri açma ve çalıştırma harçları,

3) İş yeri hafta sonu çalışma, tatil günleri ruhsatı harcı, işgaliye harcı, emlak vergisi, çevre temizlik ve atık vergisi, belediye hizmetlerine katılım faturası, su faturaları, gaz faturaları ve belediye mülkleri kira faturaları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Harçlar, vergiler, faturalar, o yerleşim biriminde genelde halkımıza ve esnafımıza yüklenmiş belediye gelirleri olarak da her zaman bu kesime yüklenmiş ve bu kesimden tahsil edilmektedir. Halkımızın ve esnafımızın ekonomik travma geçirdiği bu süreçte, yerel yönetimlere kaynak genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılmasını da tasarının belki de en güzel yanı olarak belirlemekteyiz. Özellikle bu tasarının yerel yönetimlere çok büyük katkı sağlaması, yerel yönetimlerin genel bütçe vergi gelirlerinden desteklenmesi noktasında belediyelerimizin ve başkanlarımızın çok büyük bir sevinç kaynağını da görmekteyiz. Fakat bunun yanında, belediyelerimiz bu yasa tasarısıyla sevinirken, halkımızın ve esnafımızın da “Acaba bu payların daha sonra dönüp dolaşıp faturası bize gelir mi gelmez mi; yine, acaba bu fatura seçimlerden sonra bize tahvil edilir mi?” diye de yapmış olduğumuz görüşmelerde de özellikle halkımızın ve esnafımızın bir tedirginliği ve bir şüphesi de bulunmaktadır. Özellikle bu şüpheyi de -inanıyorum- giderecek gene Hükûmetimizdir. Hükûmetimizin, ileride bu faturayı halkımıza ve esnafımıza kesmemesi gerektiği ve daha sonra da bunun, bu bölüme, halka uzatılmaması gerektiğine inanıyoruz.

Artık, devletimizin ve yerel idarelerimizin ellerinin halkın ve esnafın cebine uzanma alışkanlığından vazgeçilmesi, diğer yerel kaynaklara yönelinmesi ve halkın şüphe ve endişelerinin giderilerek, yerel yönetimlerde ülkemizin özgün koşullarının irdelenerek bu özgün koşullar içinde de daha reel kaynaklara doğru uzanılması ve reel kaynakların yerel idarelere doğru kanalize edilmesinin en doğru yaklaşım olacağı düşüncesindeyiz.

Özellikle, belediyelerimize kaynak aktardığımız bu tasarıda da -eski bir yerel idareci olarak- belediye başkanlarımızın, belediye personelimizin ve belediye işçilerimizin, halkımızın mutluluğu ve refahı için gece gündüz, yirmi dört saat hizmet götüren bu personelin düşünülmemesini, bu personelin hatırlanmamasını da burada en büyük eksiklik olarak görmekteyim. Çünkü, imar işlerinden çöpüne, çöpünden kanalizasyonuna ve park bahçe işlerine kadar yirmi dört saat halka hizmet amacı güden yerel idarelerin hem memurları hem işçileri bu tasarıdan beklediğini alamamıştır, bu tasarıda beklediğini görememiştir.

Her ne kadar olumlu yönleri zikredilse de, özellikle bugün memur camiasının -memurların da içinden gelen biri olarak, memurları da temsil eden bir kişi olarak- son zamanlarda, altı yıldan beri memur camiamızın almış olduğu yüzde 6’lık zammın yüzde 25-30 olması gerektiğini hesaplamış bulunmaktayız.

Özellikle bu memurlarımızın, polisinden belediyenin çöpçüsüne kadar, gerçekten çok büyük bir sıkıntı içinde geçinmeye çalıştıklarını ve geçim kaynaklarının daraltıldığını, son beş altı yıldan beri de memurlara ve işçilere yönelik zammın hiçbir kesimi tatmin etmediğini ve tatmin etmemekle birlikte bütün memur kesiminin, işçi kesiminin kredilere ve borçlanmaya yönelik bir tenezzüle veya oraya doğru bir yönelimde olduğunu ve bütün katmanların borçlanmış olduğunu tespit etmiş bulunmaktayım. Bu tasarıyla da acaba bize bir şeyler düşer mi diyen çalışanlarımız da, personellerimiz de buradan, bu tasarıdan aradığını bulamamıştır. Bu tasarıyla da Meclisimiz, Hükûmetimiz memuruna, belediye işçisine…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Kemal Cengiz (MHP, Çanakkale). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kemal-cengiz-23-2008-07-01-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
